(İHA) - Prof. Dr. Ortaş, yaptığı açıklamada, Türkiye'nin geleceğinin nitelikli üniversitelerden geçeceğini ifade ederek, dünyanın 17 büyük ekonomisi içindeki Türkiye'nin büyüklüğü ile bilim ve üniversiteye bakışı arasında ciddi bir farklılık olduğunu söyledi. Ortaş, "Hepimizin iyi niyetle geriye bakmadan ileriye yönelik uygulanabilir bir sistem oluşturması gerekir. Mevcut hali adı seçim olan fakat kendisi eğilim belirleme ve atama karışımı yapı, her üniversitede yeni olumsuzlukları oluşturmuş ve üniversiteleri
verimsizleştirmiştir. Yer yer üniversiteleri fakülteciliğe ve kamplaştırmaya götürmüştür. Gözlemlerim ve kanaatim seçim adına üniversitelere verilen zarar belki de on yıllarca düzeltilemeyecek boyuttadır" dedi.
Ortaş, yerel yönetici belirlemeyi andıran ön seçimin yarattığı ilişkilerin bilim insanı ortamına yakışmadığını ve ciddi eleştiri aldığını kaydederek, "Artık bağımsız senatoların oluşması ve nitelikli bilimsel erki yüksek, sosyal ve toplumsal bağları olan üniversite yöneticilerinin seçilme zamanı gelmiştir. Bilimsel geçmişi zayıf olan, bilim yapmamış, herhangi bir bilim kitlesi karşısına çıkmamış, hiçbir sosyal ve temel bilim politikası olmayanlar seçilmemelidir" diye konuştu.
Sorunun çözümünün özerk üniversite ilkesinin yeniden işletilmesine bağlı olduğunu ifade eden Ortaş, üniversitelerde rektör adaylarının yerel yönetimleri andıran ve kişi başına oy yerine nitelikli ve liyakati olan özgür seçimler ile mümkün olacağını belirterek şunları söyledi:
"Üniversite bileşenlerinin oluşturacağı özgür, nitel seçilen delegeler, ilkeler oluşturarak üniversite yönetimlerini oluşturabilir. Bu konuda dünya tecrübesi ve sistemleri uygulanılır. Önerim, üniversite bileşenlerinden oluşan ve iki, hatta üç tura kadar yansıyacak bir seçimin olmasıdır. Örneğin rektör aday adayları, belirli oranda yüzde 60'ı öğretim üyelerinden, yüzde 20'si öğretim görevlilerinden, yüzde 10'u üniversite idari personelinden ve yüzde 10'u öğrencilerden oluşan üniversite delegeler
kurulunun oluşturduğu bağımsız senato tarafından seçilebilir. Senatonun tabandan seçimle bağımsız olarak seçilerek gelmesi ve sorumluluk alması daha yararlı olur. Senato kendi içinde nasıl bir rektör aradığını belirleyebilir. Belirli sayıdaki delegenin kendi içinde seçeceği seçim kurulu, adaylarda aranan nitelikleri değişik formüller ile belirleyebilir. Örneğin bağımsız senato delegeleri adayları 1, 2, 3, 4, 5, 6 diye sıralamaya alabilir. Sıralamada birinci çıkan ilk yüzde 50'nin üzerinde oy almamışsa
ikinci tura kalan ilk üç aday arasında yeniden bir seçim yapılabilir. Böylece üniversitenin yüzde 50'nin üzerinde desteğini alan bir aday, 4 veya 5 yıllığına seçilir. Gönlümden geçen bir defalığına seçilmesidir. Seçilen aday göreve başlarken ne yapacağını belirtmeli ve ayrılırken de aynı şekilde hesap verebilmelidir. Seçilen rektör sık sık hesap vermelidir. Başarısız rektör bağımsız senato tarafından görevinden el çektirilmedir. Amaç üniversitenin kendi kendisini yönetmesi ve hesap verebilmesidir."