ANKARA, 17/08(BYE)--- ABD'de yayımlanan USA Today gazetesinin 17 Ağustos 2010 tarihli internet sayfasında, Greg Toppo imzasıyla ve yukarıdaki başlık altında yayımlanan makalenin özet çevirisi şöyledir:
Geçen on yılda birbiriyle pek de ilişkisi olmayan Türk-Amerikan eğitimciler tarafından 25 eyalette kamu fonlarıyla sessizce kurulan 100 okul genellikle illerindeki en iyi performansa sahip.
Bu okullarda en az 35 bin öğrenci eğitim görüyor. Hepsi beraber değerlendirildiğinde ise bu okullar ABD'deki en büyük charter okulları ağını oluşturuyor. Bu okullar geçen on yılda ülkeye binlerce Türk eğitimci getirtti.
Ancak bu okulların başarısı, okulların Pennsylvania'da sürgünde yaşayan 60'lı yaşlardaki münzevi Müslüman lider Fethullah Gülen ile bağlantılı olabileceğine dair rahatsız edici şüphelerle zaman zaman gölgelendi.
Ilımlı Türk milliyetçisi, barış savunucusu ve "çağdaş İslam'ın Billy Graham'ı" olarak nitelendirilen Fethullah Gülen, uzun yıllar boyunca İslam'ın Türk toplumunda daha merkezi bir rolü olması için çaba gösterdi. Oregon Üniversitesinden sosyolog Joshua Hendrick, Gülen Hareketi olarak adlandırılan hareketin takipçilerinin 100'ü aşkın ülkede "eğitimde, medyada ve ticari hayatta faaliyetlerde" bulunduğunu söyledi.
Üst düzey yöneticiler, Gülen ile resmî bir bağlarının olmadığını söylüyor. Gülen de okullarla herhangi bir ilişkisi olduğunu inkâr ediyor. Ancak çeşitli vakıfların internet siteleri ve kâr amacı gütmeyen grupların resmî belgeleri, aslında bütün okulların Gülen'in görüşlerinden ilham alan "diyalog" grupları, kâr amacı gütmeyen yerel kuruluşlar tarafından kurulduğunu gösteriyor. Pek çok okulun yönetim kurulu üyeleri ise bu diyalog gruplarının da liderleri olarak hizmet veriyor.
Hareketi yakından tanıyan eğitim yetkilileri, söz konusu okulların Gülen'in Türkiye vizyonunu yaymaya çalışmadıklarını söylüyor. Okulların müfredatlarında genellikle Türk dili ve kültürü yer alsa da okullarda İslam'ın öğretildiğine ilişkin herhangi bir kanıt bulunmuyor.
Washington'da bulunan Ulusal Devlet Charter Okulları Birliği Başkanı Nelson Smith, "aktif" bir şebeke olduğuna dair kanıt olmadığını söyleyerek, "Benim gördüğüm gerçekten etkileyici bir eğitmenler grubudur." dedi.
Amerikalı öğretmenlerin, eğitim kadrosuna alım ve terfilerde, Türk meslektaşlarına öncelik sağlandığı şikâyetinde bulunmalarının ardından Utah Devlet Charter Okulları Kurulu geçen yıl bir soruşturma başlattı.
Kurul geçen nisan ayında Utah'daki Beehive Bilim ve Teknoloji Akademisinin (Beehive Science Technology Academy) anlaşmasını feshetti ve haziran ayında okulun şartlı olarak açık kalması kararına vardı.
Arizona'da öğretmen ve akademisyen alımıyla ilgili pek çok soru gündeme gelmeye başladı. Kayıtlarda beş okul işleten Daisy Eğitim Şirketinin 2002'den bu yana yabancı öğretmen getirtmek için 120 H-1B vizesi aldığı görülüyor. Teksas'taki Harmony okulları ise 2001'den beri aynı vizeyle 731 eğitimci getirterek işe alım konusunda ülke genelindeki bütün ortaöğretim kurumlarını geride bıraktı.
--Çizgiyi Aşıyorlar mı?--
Türkiye bağlantılı okulların sayısındaki hızlı artış, fazlaca serbestlik tanınan charter okullarının ABD'nin K-12 eğitim sistemini nasıl değiştirdiğini gösteriyor.
Bu okullar üstün başarılarından dolayı genellikle az denetleniyor. Bazı okulların dinî gruplarla bağlantıları var. Bazılarının ise farklı eğilimleri nedeniyle çizgiyi aşıp aşmadıklarını, din istismarı yapıp yapmadıklarını kanıtlamaları gerekti.
Örneğin, Minnesota'daki charter okullarından Tarık bin Ziyad Akademisinde öğretmenlerin cuma namazı kılmalarının öğrencilere okulun İslam istismarı yaptığı izlenimini verebileceği düşünüldü ve okulun 2008'de devlet yetkilileriyle başı derde girdi.
Bu okulların giderek artması öyle küçümsenecek bir mesele değil. Charter okullarındaki artış Başkan Obama'nın gündeminde öncelikli bir yer teşkil ediyor.
Türkiye bağlantılı okullar Gülen Hareketi ile her türlü bağı reddetseler de Gülen bu artışa ilham verenin kendisi olduğunu kabul ediyor. Buna rağmen Houston Rice Üniversitesinden William Martin eğitimcilerin Gülen ile "örgütsel bir bağları" olmadığı iddialarının doğru olduğunu ancak İslamcı damgası yememek için Gülen ile ilişkilerini en az düzeyde gösterme çabalarının "gereksiz şüphe" çektiğini belirtiyor. Ancak "Tehdit oluşturduklarını düşünmüyorum." diyor.
Soruları e-postayla cevapladığı bir mülakatta Gülen, bu okullarla doğrudan bağlantısı olduğunu, "Gülen Hareketi" diye bir hareket olduğu iddialarını reddetti. Ancak ABD'de felsefesini takip eden eğitimcilerin olabileceğini ifade etti.
--"Üçüncü Güç"--
Türkiye'de tartışmalı bir isim olan Gülen, Batı ve Müslüman dünyaları arasında iletişimin artması için uğraş veriyor.
Gülen Hareketi üzerine makaleler yazan Oregon Üniversitesinden Joshua Hendrick, Gülen'i "Türkiye'nin en ünlü din adamı" olarak adlandırdı. Gülen Hareketi, ordu ve iktidardaki Adalet ve Kalkınma Partisinden sonra ülkenin "üçüncü gücü" olarak görülüyor.
ABD'de bulunan Türk eğitimciler bağlantılarını ne kadar reddetseler de Hendrick, "Gülen bu okulların açılma nedeni olabilir ancak onlarla hiçbir bağlantısı yok." diye konuştu.