Uyuşturucu ve ekonomi
Uyuşturucu ticareti, yasa dışı faaliyetler arasında takip ve tespiti en kolay olanıdır. Milyonlarca kullanıcıdan biri kanalıyla satıcıya ve oradan tedarikçiye ulaşmak mümkündür.
Üstelik bu kullanıcılar her hangi bir örgüt oluşturmazlar ve sır saklama gibi bir eğilimleri ve mecburiyetleri yoktur. Bu kolaylığa rağmen uyuşturucu trafiği devam eder ve bundan sonra da devam edeceği şüphesizdir.
Ancak bu ticareti engellememenin haklı bir nedeni de vardır.
Piyasaya sürülen uyuşturucu bir anda kesilirse milyonlarca bağımlı, uyuşturucu krizi içinde sokaklara dolar. Tek seçenek olan tedavi, hiçbir ülkenin başa çıkamayacağı kadar büyük bir sorun olur ve sosyal bir kaos yaşanır. Kontrollü olarak uyuşturucu satılmasına izin vermek, bireysel olmasa bile, kitlesel bir tedavi anlamı taşır
Devletler bunun yayılmasını ve daha geniş kitlelere ulaşmasını engellemeye dönük politikalar uygular. Kimse bir imkânsızı başarmak, yani uyuşturucuyu bütünüyle ortadan kaldırmak çabasında değildir.
Kaldı ki böyle bir yasaklama birçok laboratuarda yapay benzerlerinin üretilmesine ve kontrolsüz biçimde dağıtılmasına yol açar. Buradan elde edilen kaynaklarda, yine bilinmeyen yerlerde kullanılır.
Bu konuda akılcı bir yol izlenmekte ve bu ticaretin kontrol altında tutulmasına çalışılmaktadır…
Yasa dışı faaliyetler dünyada petrol, otomotiv ve elektrik-elektronikten sonra dördüncü ekonomik sektör konumdadır ve cirosunun 500 milyar dolar civarında olduğu sanılmaktadır. Kaçakçılık, kara para aklama, kadın ticareti, insan kaçakçılığı ve benzerlerinin de yer aldığı bu sektörde elde edilen paraların başı boş bırakılması ciddi sorunlar doğurabilir.
Mesela bu paraları kontrol edenler ülkelerin siyasetini etkileyebilir, ekonomik faaliyetleri yönlendirebilirler. Bu nedenle devletler veya dünyaya yön veren güç odakları, bu paraların rastgele kimseler tarafından kullanılmasına izin vermezler.
Bu durumda elde edilen gelirin belli odaklar tarafından sıkı biçimde kontrol edildiğini ve onlar tarafından yönlendirildiğini kabul etmek gerekir. Daha açık ifade ile ya bu sektörün yasal kurumlarla rekabet içinde olduğunu kabul edeceğiz ya da onların kontrolü altında olduğunu söyleyeceğiz. Ben bu sektörün gizli servislerin denetimi altında olduğunu düşünüyorum.
Bu sektörde çalışanlar, işlerinin zorluğu da göz önüne alınırsa, yüksek ücretleri hak etmektedirler. Burada onların gelirinin bir kazanç değil bir ücret olduğunu bilerek söyledim. Onların üzerinde gözüken servetlerin de sahibi değil gözeticisi olduğunu kabul etmek gerekir.
Elde edilen gelir belli amaçlar için kullanılır. Bir iç çatışmanın finansmanı, iktidar veya rejim değiştirmek için gereken fonlar bu kaynaktan sağlanır.
Türkiye’nin, devlet olarak, bu ticareti kontrol ettiğini sanmıyorum. Bazen devlet görevlerinin bu işte adı geçse bile, bunun uluslar arası nitelik taşıdığını ve kurum olarak devletin bir rolü olmadığını düşünüyorum. Ancak söz konusu ticaretin en önemli transit merkezi olan ülkemizin bu faaliyetten önemli ölçüde etkilendiğini ve hem ekonomik, hem de siyasi operasyonlarda bu kaynakların kullanıldığını sanıyorum.
Son dönemde bu parasal kaynakların ülkemizin yönlendirilmesine tahsis edildiğini ve siyasetin şekillendirilmesinde önemli rol oynadığını sanıyorum. Yazımızı bir soru ile bitirebiliriz: Cari açığı yüksek boyutlara ulaşan ülkemizde döviz fiyatlarının istikrarında bu kaynağın rolü var mı acaba?
x x x
Sevgili okurlar;
Yukarıda okuduğunuz satırlar; Truva yayınlarından piyasa çıkmış olan Mahir Kaynak’ın “ Büyük Ortadoğu Projesi ve Türkiye Üzerine Stratejik Analizler” adlı kitabında aynen yer almaktadır. (Sayfa: 49 – 50 – 51)
Anlaşılıyor ki, uyuşturucu kullanımı tüm devletler genelinde ve ticareti, bilinenin ve tahmin edilenin çok çok üzerinde bir sosyal sorun… Sayın Kaynak’ın yukarda sizlerle paylaştığımız yazısının her cümlesi, üzerinde çok ciddi düşünülmesi gereken bir durumu gözler önüne sermektedir…
Eğer kimi ülkeler uyuşturucu ticaretinin getirmiş olduğu paralarla varlıklarını ve rejimlerini koruyor, finansal dengelerini uyuşturucu paralarının getirileri ile sağlıyorlar durumda iseler, başka ne söylenebilir ki?
Kimi ülkelerde dövizde ki fiyat istikrarı, cari açığın büyüklüğüne karşın, nasıl sağlanabiliyormuş? Uyuşturucu paraları bu başarıyı sağlamada en önemli kaynak olabiliyormuş…
Ne diyor Sayın Mahir Kaynak;
“Söz konusu ticaretin en önemli transit merkezi olan ülkemizin bu faaliyetten önemli ölçüde etkilendiğini ve hem ekonomik, hem de siyasi operasyonlarda bu kaynakların kullanıldığını sanıyorum.”
Bundan daha açık bir söylem olabilir mi?
Başka söze gerek var mı?
Daha ne diyelim ki?
BURHAN ÖZBEY
burhanozbey21@hotmail.com
burhanaozbey@hotmail.com