VEKİL ADAYLARINA ÇAĞRI
12 Haziran seçimi, tartışmasız ülkenin geleceğe yönelik kaderini belirleyecek, bunda kuşku yok... Sonuç ülke adına ya kurtuluş ya da tükeniş olacak!..
AKP giderse kurtuluş, tek başına iktidar olursa tükeniş!
AKP büyük oranda oy yüzde ile iktidar olursa, Anayasa’yı değiştireceğini ilan etti... Daha da ötesi, Başbakan, başkanlık sistemi için referanduma gidileceğini söyledi...
Görülen o ki, AKP yeniden tek başına iktidar olursa, ülkenin temel taşlarını ciddi biçimde yerinden oynatacak... Ülkede ne kadar toplumsal dinamik ve anayasal çizgide olan yapılanma varsa, hepsini kendi ideolojisine göre değiştirecek...
Buna Anayasa’nın değiştirilemez ilk üç maddesinin değiştirilmesi de dahil.
Demek ki, ülkedeki aymazlık ve vurdumduymazlık aynı duyarsızlıkla devam ederse, yandı gülüm keten helva! 13 Haziran sabahında, kaosa dönüşebilecek bir ortama gözlerimizi açacağımız kaçınılmaz olacak...
MİLLETVEKİLİ OLMAK
Milletvekili olmak, hiç kuşkusuz büyük “onur”dur... Tabi “onur”un hakkını verebilenler için! Peki...“Onur”un hakkı nasıl verilecek?
Bunun için süreç, aday adaylığından başlar. Adaylık ve daha sonrasına soyunanlar, önce ülkenin bugünkü kritik durumunu önemle dikkate almalılar...
Ordusu, yargısı, adliyesi, mülkiyesi, sivil toplum kuruluları duvara toslamış bir ülkenin meclisinde görev almak üzere, yola çıktıklarının ciddi biçimde ayrımında ve bilincinde olmalılar!...
Gördüğümüz kadarıyla, her partiden pek çok kişi, aşkla ve şevkle milletvekilliği adaylığına soyunmuş durumda...
Bu işe hazır mıyım, alt yapım var mı? Ülke meselelerine iç ve dış politikada vakıf mıyım? Gündemde olan önemli sorulara yeteri ölçüde yanıt verebilecek gerekli birikimim var mı? Diye düşünmeden. “ben de varım!”diye ortaya çıkanların sayısı şaşırtacak ölçüde çok...
Ülkemizde “ileri demokrasi” yaşanıyor(!)
Tabi ki herkesin ayda 15 milyarlık aylığa talip olma hakkı var(!)
Öyleyse biz de vatandaş olarak düşündüklerimizi ve önerilerimizi çekinmeden ortaya koyalım... Daha doğrusu haykıralım!..
Sayın (aday) adaylar, ayet seçilerseniz:
TBMM’de kurşun asker olmayacağınıza, genel başkanın emir eri durumuna düşmeyeceğinize...
Parmak kaldırıp indiren robotlar olmayacağınıza...
Liderinizin sesine değil, vicdanınızın sesine kulak vereceğinize...
“TÜRKLÜK” ve “VATANSEVERLİK” kavramını her şeyden kutsal sayacağınıza...
ülkemizin bölünmez bütünlüğünü her zaman üstün tutabileceğinize...
MİLLİ ve MANEVİ değerlerimize sonunda değin sahip çıkabileceğinize...
Cumhuriyetin, Atatürk ilkelerinin yılmaz savunucusu olabileceğinize...
Çeteleşmiş cemaat üyelerinden ve önderlerinden ürküp, korkup köşelere sinmeyeceğinize ve onlarla samimi olarak yüreklice mücadele edebileceğinize...
İş ve ihale peşinde koşmayacağınıza, seçildikten sonra sizi Meclis’ gönderenlere sırt çevirip onları unutmayacağınıza dair...
Seçilmeden milletin önünde milletvekili (aday) adayları olarak söz verip ant içebilecek misiniz?
BURHAN ÖZBEY