VEREMLİ KALKINMA(!)
Türkiye kalkınıyor…
Sessiz devrim yaptık…
Fert başına gelir artıyor…
Ülkede makro düzeyde işler iyi gidiyor…
Bekleyin üç yıl sonra cebiniz para görecek…
Yirmi çeyrektir büyüyoruz…
Enflasyonu tek haneye düşürdük…
İhracatı artırdık…
Siz ithalatı kafaya takmayın ve görmezden gelin…
Cari açığı ve dış borçları da dert etmeyin…
Satılmadık hiçbir milli değer kalmadı, onu da mesel yapmayın…
Keyfinize bakın, ülke çok iyi gidiyor…
Peki kime göre?
Satılmış, işbirlikçi basının yazdıklarına göre…
X
Sayın Başbakan! Lafla peynir gemisi yürümüyor!..
Her şey çok iyi gidiyor da, neden ülkede verem hastalığı gittikçe artıyor?
Verem demek, yoksulluk demektir…
Aç ve gıdasız kalırsan, yani sürünür gibi hayat yaşarsan verem olursun!
Millet aç, aç!
Ülkede 20 milyon kişi yoksulluk içinde yaşıyor!...
Dağıtılan kömürle, pirinçle, bulgurla… ülkeyi dev boyutunda “düşkünler evi”ne çevirdiniz…
Yoksulluk diz boyu ve her geçen gün de artıyor!
Millet verem olmasın da ne yapsın?
X
Haber1’in konuyla ilgili (14 Ocak 2008) haberini birlikte okuyalım.
“Verem hastalığı yükselişte
Verem hastalığının 2002 yılından itibaren artışa geçmesinin en büyük nedeni yoksulluk.
Türk Tabipler Birliği tarafından konuyla ilgili yapılan açıklamada şu noktaların altı çizildi.
Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre işgücünün %12’si işsizdir. Bu koşullarda verem hastalığının yeniden yaygınlaşması beklenmedik bir durum değildir.
Yoksulluğun ve eşitsizliklerin derin olduğu kırsalda, orta Anadolu, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde olgu sayısının az olmasının nedeninin kayıt ve tespit sistemindeki yetersizlikler olduğu bilinmektedir.
Son beş yılda ticarethaneye dönüşen kamu hastanelerinin, verem tedavisi için ayırdıkları yataklarını azalttıkları görülmektedir. Bunun nedeni verem yataklarının getirisinin diğer hastalıklara göre daha düşük olmasıdır.
Veremin en yaygın olduğu İstanbul’da (6.336 olgu) Heybeliada Göğüs Hastalıkları Hastanesi ve Beykoz Saray Hastanesi getirileri düşük olduğu gerekçesiyle geçtiğimiz yıl kapatılmışlardır. Sağlık sunumunun neredeyse tamamen özel sektöre devredildiği İstanbul’da veremle etkin bir mücadele yürütülemiyor olmasına şaşırmamak gerekir. Türk Tabipler Birliği”
X
Konjonktürün yarattığı avantajla ve halkın anlık psikolojisinin getirdiği tepkiye bağlı olarak 22 Temmuz 2007 seçiminde alınan yüzde 46’lık oyun, gerçek anlamda kıymet-i harbiyesinin olmadığını, önümüzde ki süreçte daha iyi anlayacaksınız…
Millet üzüntüden, çaresizlikten, arkasından güvenle gidebileceği bir lider ve parti bulamamaktan ötürü kanser olurken, bir de halkın yakasına “verem” yapıştı…
Sözü uzatmayalım iki göstergeye bakmak durumun ne boyutta olduğunu açıkça gösteriyor.
Bir… kredi kartları borcu 2002 yılında 2,5 katriliyon iken bugün 94 katriliyona çıkmış durumda yani 94 milyon YTL ye…
ki… Esnaf tarihinin en kötü dönemini yaşıyor. Alış veriş ve ticari yaşam tam anlamıyla durmuş vaziyette… Çünkü kimse de para yok.
Yukarıda da dedik ya;
Böyle bir durumda millet verem olmasın da ne yapsın?
BURHAN ÖZBEY
· Finans
· Künye |
· Favorilerime Ekle |
· Açılış Sayfam Yap |
· Sitene Ekle |
· www.haber1.com Anadolu Ajansı ve ANKA abonesidir.