MOSKOVA, 16/08(BYE)--- Tirajı günde 51 bin olan liberal eğilimli Vremya Novostey gazetesinin 16 Ağustos 2010 tarihli sayısında, Gayane Movsesyan imzasıyla ve yukarıdaki başlık altında yayımlanan yazının çevirisi şöyledir:
Rusya Devlet Başkanı Dmitri Medvedev, resmî bir ziyaret için 19 Ağustos'ta Erivan'a gidecek. Medvedev, mevkidaşı Serj Sarkisyan'a, Ermeni itfaiyecilerinin Rusya'daki yangınların söndürülmesine yardımcı oldukları için teşekkür edecek. Görüşmeler sırasında, Rosatom şirketinin Ermenistan'da yeni bir nükleer santral inşa etmesi ve yasa dışı göçle mücadele konuları ele alınacak.
1995 yılında imzalanan anlaşmalara göre Gümri'de konuşlandırılmış 102. Rus üssünün kullanım süresinin uzatılmasıyla ilgili anlaşma da gündeme gelecek. Bu konu, Ermenistan açısından çok önemli çünkü temmuz sonunda Moskova'da adı açıklanmayan bir yetkili, Rus yapımı S-300 Favorit tipi füze sistemlerinin Azerbaycan'a teslim edileceğini açıklamıştı.
Ermeni politikacıları ve uzmanlarının bu konudaki görüşleri farklı. Bazıları, askerî üs anlaşmasının uzatılmasının, bölgede Rusya'nın etkisinin artırılmasına yönelik olacağı, Ermenistan'ın çıkarlarına ters düştüğü, Ermenistan'ın egemenliğine karşı tehdit oluşturduğu ve Azerbaycan ile yapıldığı iddia edilen silah anlaşmasını "stratejik ortak olan Rusya'nın bir ihaneti" olarak değerlendirdiler. Bazıları ise Azerbaycan'a güçlü silahların satılması durumunda güç dengesinin bozulacağı ve üs anlaşmasının uzatılmasının Bakü'yü durduracak bir faktör olacağı görüşünde. Çünkü Bakü, Dağlık Karabağ ihtilafını askerî yolla çözeceği konusunda durmadan tehditler savuruyor.
Erivan Kafkas Enstitüsü Başkan Yardımcısı Sergey Minasyan, yaptığı açıklamada, Azerbaycan'ın Karabağ'da yeniden sınır tecavüzünde bulunması durumunda, askerî hareketlerin sadece Karabağ topraklarını değil, aynı zamanda Ermeni-Azeri sınırına yayılacağını ifade etti. Minasyan, Rus üssü ile ilgili yeni hukuki şartların, Azerbaycan'ın hevesini epeyce engelleyeceğini ifade ederek, Azerbaycan'a S-300 füze sistemlerinin teslim edilmesi konusundaki bilgilerin henüz doğrulanmadığını ve büyük bir ihtimalle bunun asılsız olduğunu belirtti. Satış gerçekleşirse Erivan, Moskova'dan somut siyasi ve askerî garantiler alacak. Rusya yönetimine göre, bütün bunlar bölgedeki askerî ve politik dengeyi sağlamaya ve savaşı önlemeye yardımcı olacaktır.
Dağlık Karabağ'ın Eski Dışişleri Bakanı Arman Melikyan'ın görüşü ise farklı. Melikyan, yaptığı açıklamada, Gümrü'deki Rus üssünün, Rus silahlı kuvvetlerinin Ermenistan'daki sembolik varlığı olduğunu ve Türk tarafının, Ermenistan'a karşı anlaşılmayan adımlar atmaması için Türkiye'ye karşı sembolik bir uyarı niteliği taşıdığını söyledi. Bakana göre, Ermenistan ve Karabağ güçlerini birleştirerek Azerbaycan'a karşı koyabilir.
Ermenistan'daki askerî üssün varlığı, Moskova'nın bölgedeki çıkarlarına hizmet etmiyor. Çünkü Gürcistan'ın, Rusya'nın etki alanından çıkması nedeniyle Moskova'nın Azerbaycan'a ihtiyacı var. Şimdi Azerbaycan ile yapılan pazarlıkta "Dağlık Karabağ Cumhuriyeti'nin yasal topraklarından bahsediliyor." Bununla birlikte Rusya, 1991-1994 yıllarındaki savaş sonucunda Karabağ'a geçen bütün topraklarının geri verilmesinin, hem Karabağ hem de Ermenistan'ı kaybetmek anlamına geldiğini anlıyor. Bu nedenle Moskova, Bakü ile yapılan pazarlığı beş-altı bölgeyle sınırlamak istiyor. Moskova, Erivan'a ve Stepanakert'e baskı yapıp, daha önce Azerbaycan'a ait olan bu bölgelerin geri vermeye çabalıyor. Karabağ'ın statüsü ise hâlâ belirsiz kalıyor çünkü Karabağ Azerbaycan'a ait değil. Sözleşmenin belirsizliğine rağmen S-300 füzeleri ile ilgili açıklamalar, Bakü açısından ihtilafta yer alan taraflara karşı bir baskı unsuru olarak kullanılmaktadır.
Melikyan'a göre, Dmitri Medvedev'in bu hafta içinde Erivan'a ve eylül ayında Bakü'ye yapacağı ziyaretler bu politik tutum içinde geçecektir. Fakat bu politik tutum, Rusya için, Ermenistan, Karabağ ve Azerbaycan'dan oluşan üçgeninde hareket etme imkânı verirken, doğal gaz ve petrol boru hatlarının geçtiği Gürcistan ile meydana gelebilecek sorunları çözmüyor. Şimdi Moskova Azerbaycan'a ve Karabağ konusunda fedakârlıkların yapılması için Ermenistan'a baskı yaparken, her iki taraf için eşit oynamaya çalışıyor. Fakat bu politikanın sonuçsuz kalacağını söyleyebiliriz.