Son Haberler
30.05.2012 Çarşamba 04:44
USD 1,7570 EUR 2,3630 EUR/USD 1,3449 IMKB100   59737/%0,00
ISTANBUL Perşembe: 15°C/21°CCuma: 15°C/22°CCumartesi: 14°C/23°C

Havadurumu ayarlari

Lutfen havadurumunu goruntulemek istediginiz sehri listeden seciniz.

VZGLYAD: TÜRKİYE İKİ SANDALYE ÜZERİNDE BİRDEN OTURMAK İSTİYOR
24.08.2010 19:00

ANKARA, 24/08(BYE)--- Rus internet gazetesi Vzglyad'ın 23 Ağustos 2010 tarihli sayfasında, Global Politikada Rusya dergisi Genel Yayın Yönetmeni Fyodor Lukyanov ile yapılan ve yukarıdaki başlık altında yayımlanan mülakatın çevirisi şöyledir:

Milliyet gazetesinin dün yayımladığı bir habere göre Türkiye, Rusya'yı Türk devletini tehdit eden ülkeler listesinden çıkarmak niyetinde. Gazetenin bildirdiği gibi, buna ilişkin bir kararın ekim ayında yapılacak Milli Güvenlik Kurulu toplantısında ele alınması bekleniyor. Bunun dışında, dün Dimitri Medvedev ile Abdullah Gül arasında bir telefon görüşmesi gerçekleştirildi. Rusya Devlet Başkanı, muadilini arayarak orman yangınlarının söndürülmesi konusundaki yardımlarından dolayı Türkiye'ye teşekkür etti. Kremlin Basın Merkezinden alınan bilgiye göre, Medvedev ve Gül aynı zamanda Kafkasya'daki durumu ele alıp bu bölgede barış ve istikrarın tesisine yönelik iki ülkenin ortak çabalarının koordinasyonu konusunda görüş alışverişinde bulundu. Global Politikada Rusya dergisi Genel Yayın Yönetmeni uzman Fyodor Lukyanov, bu gelişmeleri ve yüzyıllarca Rus devleti ile sürdürdüğü rekabetiyle meşhur eski imparatorluğun dış politika rotasındaki bu denli ciddi bir değişikliği Vzglyad'a değerlendirdi.

SORU: Ankara'nın barış dolu ve Rusya açısından memnuniyet verici bu kararına sebep olan nedir?

LUKYANOV: Bu kararın ardında iki faktör mevcut: Birincisi, Rusya ile Türkiye arasındaki ilişkilerin son iki yıl boyunca yoğun bir şekilde gelişmesidir. En başta Başbakan Putin'in çok başarılı bir Türkiye ziyareti gerçekleşti. Sonra bunu Medvedev'in ziyareti izledi. Ekonomik bağlantılar genişlemeye, enerji alanındaki bağlantılar ise görüşülmeye devam ediyor. Gerçi, farklı türden bazı sorunlar hâlâ var. Bununla birlikte Rusya sadece bir devlet olarak değil, Türkiye'nin, Avrupa'nın güneydoğusundaki enerji güzergahlarının geçtiği en büyük merkez olmaya yönelik stratejisinin unsuru olarak da Türkiye için çok önemli bir ortaktır. İşte bu türden bağlantıların geliştirilmesi bağlamında bazı geleneksel endişeler yumuşuyor.

Diğer yandan Türkiye, son yıllarda gözle görülür bir şekilde dış politikasında düzeltmeler yapıyor. Daha önce Türkiye için ABD ile ilişkiler büyük bir öneme sahipti, şimdi çok daha bağımsız ve müstakil bir şekilde hareket ediyor. Bu, Türkiye'nin ABD ile bağlarını kopardığı anlamına gelmiyor. Zaten böyle bir şeyin mümkün olmadığını düşünüyorum. Fakat eskisine nazaran şimdi Türkiye'nin eli kolu o kadar bağlı değil ve karar alması süreci bakımından Türkiye bugünlerde daha fazla özgürlüğe sahip. Tabii ki bu açıdan bakıldığında, Soğuk Savaş dönemine ait bir takım ön yargıların varlığını devam ettirmek anlamsız olurdu.

SORU: Geçtiğimiz haftanın başında Financial Times gazetesi, ABD'nin, İsrail ve İran'a karşı tutumunu gözden geçirmemesi hâlinde Türkiye'ye yapılan silah ihracatının durdurulması gibi bir tehditte bulunduğu iddiasına yer vermişti. Fakat sonra Beyaz Saray bu haberi yalanladı. Bu durumda söz konusu haber kimin çıkarını görüyordu?

LUKYANOV: Daha önce söylediğim gibi, Türkiye ile ABD arasındaki ilişkiler şimdi bir değişim geçiriyor. Eskiden Türkiye, en sadık NATO üyeleri arasında yer almasına ve NATO ve ABD ile müttefik olmanın güvenliğin teminatı olarak kabul edilmesine karşılık, şimdi bu ülkenin bazı çıkarları ABD'ninkiyle uyuşmaya devam ederken, bazıları ise hiç örtüşmüyor. Son dönemde Türkler ABD'nin Türkiye'yi görmek istediği bir rotadan kayda değer bir ölçüde uzaklaştıran bir dizi adım attılar. Bir yandan İsrail ile ilişkilerinde kopma noktasına kadar tırmanan bir gerilim, diğer yandan ise İran ile yakınlaşma var. İran'a gelince; mesele sadece Türkiye'nin bu ülkeye karşı Amerikan yaptırımlarını desteklemek istememesinden ibaret değil. Türkiye ile ABD arasında farklı düzeylerde zaten oldukça ciddi ihtilaflar yaşanıyor. Bu açıdan bakıldığında ABD memnun değil, çünkü dayanabileceği bir müttefik olarak Türkiye'yi kaybetmek istemiyor. Bu arada şunu hatırlayalım: Irak savaşı sırasında ABD, kullanabileceği bir zemin olarak Türkiye'ye bel bağlamışken Türk hükûmeti buna katılmayı kesinlikle reddetmişti. Bence her iki taraf da birbirine, her şeyin çok değişken olduğunu ima etmeye çalışıyor; özellikle de Amerikan tarafı. ABD, Washington ile ilişkilerin Türkiye için ne kadar önemli olduğunu ve Türkiye'nin neyin aracılığıyla bu ilişkileri yıkabileceğini mutlaka gösterecektir.

SORU: Türkiye'nin ve Rusya'nın çıkarları nerede çatışabilir?

LUKYANOV: Türkiye'nin Güney Kafkasya'da gösterdiği hareketlilik -ki Türkiye'nin orada daha etkin bir rol oynamak istediği açık- bir yere kadar Rusya'nın işine ters gelmiyor. ABD'nin ilham kaynaklığını yapmadığı her türlü hareketliliğin işimize ters gelmemesinin ardında ne sebep varsa bunun ardında da aynı sebep yatıyor. Fakat tarihe bakılır ve Rusya ile Türkiye arasında bu bölgede yaşanan birkaç yüzyıllık rekabet dikkate alınırsa çıkarlarımız mutlaka çatışacaktır. Çıkarların çatışacağı gerçeği, büyük devletler arasındaki ilişkilerin karakterinde var. Günümüzde Küçük Asya'da ve Kafkasya'da mevcut durum çok farklı. Rusya, Türkiye için Sovyet döneminde olduğu gibi bir tehdit oluşturmuyor. Buna rağmen, iki ülke arasındaki ilişkilerin tamamen sorunsuz olacağını düşünmüyorum. Çıkar alanları kesişen iki büyük hırslı devlet olarak Rusya ile Türkiye arasında sürtüşmeler olacaktır. Bu sürtüşmeler Ermeni-Azeri ilişkileri, Karabağ, Türkiye'nin Güney Kafkasya'daki rolü ile ilgili olacak.

İkincisi, Küçük Asya'da enerji ihracatının merkezi hâline gelmek arzulayan Türkiye'nin, birbiriyle rekabet eden projelerin bolluğunda biraz kafası karıştı. Bir yandan, Rusya ile muhatap olmak ve Güney Akım ve Mavi Akım gibi projelerin aracısı ve yüklenicisi olmak istiyor, diğer yandan hâlâ gerekli doğal gazın nereden bulunacağı belli olmayan Nabucco projesini kaçırmak istemiyor. İşte burada Türkiye iki sandalye üzerinde oturmak istiyor. Böyle bir durum onun çıkarları ile örtüşüyor. Fakat bu, er ya da geç Rusya'nın çıkarları ile çelişecek. Kısmen bunu görüyoruz zaten, çünkü verilen sözlere rağmen Türkiye'nin Güney Akım'a katılmasını öngören belgeler hâlâ imzalanmadı, yani nihai bir anlaşmaya varılmadı.

SORU: Rusya ile Türkiye arasındaki ilişkiler bugünlerde nasıl? Bu ülkeler rakip mi, ortak mı yoksa dost mu?

LUKYANOV: Büyük ülkeler için "dost" kelimesi zaten kullanılamaz. Böyle bir şey, büyük politikanın dışında kalıyor. Kuşkusuz rakip de değiliz. Rusya ve Türkiye önemli ortaklar. Üstelik her iki taraf bu ortaklığın önemini kabul ediyor ve bunun kıymetini biliyor. Bununla birlikte, bazı alanlarda Rusya ve Türkiye rakip olmaya devam edecek. Geniş çıkar yelpazesine ve kökleri geçmişe uzanan büyük devlet geleneğine sahip iki ülkeden bahsettiğimizi düşünürsek böyle bir durum son derece normal.

YORUMLARINIZ
Henüz bir yorum yapılmamış.
Bu sayfaya yorum yazarak tarihe not düşün.