07.09.2008 Pazar 06:14
USD 1.2340     EUR 1.7590     EUR/USD 1.4294     IMKB100 39116 / -441
 
BAŞBAKANI AĞIRLARKEN
04.05.2008 12:07
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Canan Barlas Can Paker’in evinde başbakanı bir gazeteci gurubu ile ağırlarken, gerçeklerle gazetecilerin bilgileri arasında farklılıklar olduğunu gördüm. Medya duayenleri başbakanın kendinden aldıkları bilgilerin, basında çıkanlardan farklı olduğunu gördüler. Çok temel konularda spekülasyonlardan kaçılmıyor. Kapatılma ve Ergenekon konularında şefaflaşan Başbakan, şaşkınlığı atmış, gözüküyor. AK Partinin sosyolojik birikimini ve mücadelesini sürdüreceğini düşünüyor. Cumhurbaşkanlığını ikram etmiş bir Başbakan olarak gelişmeleri nasıl yorumlayacağını düşünüyor. Bence belli kararlılıkları da var. Ama kendine güveni de hiç sarsılmamış. Halka güvenirken de artık düzlem değiştirmiş gibi duruyor.
İnsanlar başbakan da olsa önyargısız topluluklarda var olmayı istiyor.Bir tür dostluk arayışı vahşi siyaset ortamında önemli oluyor.
Yazılmamak kaydı ile verilen bilgiler gazeteci ekibini heyecanlandırıyor.
Bilgi hala medyada değişime uğrayabiliyor. Bu durumu gazeteciler de gözlüyor.. Sabah!ın satışı ve Ergenekon konularında gerçekler ilgi çekici. Pek de medyada anlatıldığı gibi değil.
Emine Erdoğan mütevazi , güzel, ilgili içten biri. Kocasına ayak uydurmuş. Olan bitenden haberdar, ama yaşamsal ilkeleriyle bağdaştıramıyor.
Siyaseti ailesinin önünde tutmuyor.
İnançlı ve modern çizginin temsilcisi.
Yargılamıyor, ilgileniyor.
Başbakan sinirli değil ama yer yer kızgın.Sonuçda çok çalışan bir insanın duygusallıklarını taşıyor, kırılmış olsa da kabadayı duruyor.
Yaptıklarına inanıyor.
Canan Barlas Yazıları
BODRUMDA SARI YAZ
Bodrum yarımadası son yaza da veda edip kendi sarı yazını yaşamaya başladı.Kirletilmiş koylar henuz temizlenmemiş.Metropol olmaktan, ilçe olmaya dönüşüyor.Biraz daha rezerve,biraz daha bohem,..Ancak Bodrum koylarında buranın kültüründen o kadar uzak yaşam tarzları var ki, bu deforme lüksü sevmek kolay olmuyor.Bazen dünyanın en büyük kentlerin ortasındaki otel mimarilerinin taşınmış görüyorsunuz.Bodrum içsel kültüründen , yaşam tarzından artık pek ses yok.İklim den başka herşey inanılmaz bir değişim içinde.Yaşamımda gördüğüm en büyük değişim bu yarımadada gibi geliyor.3O yılda bir caddeden, bir yarımada metropolüne gelindi.Bir sonraki 3O yıl böyle bir değiişime Bodrum ne ölçüde ayak uydurur bilemiyorum.Yinede bu mevsimde kıştan kaçanlar için beyaz günler sürüyor.
TVLERDE EVLİLİK
İletişim dünyasındaki yoğunluk aile hayatına girdi.TV programlarında evlilikler çoğalırken, bu tür programlar da reyting artırıyor.Hem eğlenceli hem de Türk toplumunda yeşeren yeni ölçümler hakkında bilgi veriyor.Şişmanlık konusu neredeyse para kadar önemli.Kadınlar en az erkekler kadar seçici bu programlarda.Yani kadın doğadaki makamını doldurup seçim sahnesine girmiş duruyor.TV lere kadar başvuran kadın tercih koymak durumunda olduğunu da düşünmüş olarak katılıyor.Erkeklerin bakımlı olanları tercih ediliyor.Yaşlanmış kadınlar bile eş aramak konusunda cesurlar.Maddi güvence arayanlar kadar, arkadaş arayanların da sayısı çok.Ancak TV ekranları kadınlara önceden makyaj yaptığı için , bazı kadınların kendi duruşlarının dışına çıktığını görüyorum.Velhasıl bu ekranlar sosyolojik olarak büyük labaratuarlar oluşturuyorlar.Değer ölçümleri, modernleşme, değişen yaşam tarzları, kadın erkek duyarlılığı hepsi burada var.
ERTUĞRUL ÖZKÖK BAŞBAKANIN MASASINDA İÇKİ İÇİLDİĞİNİ BİLMİYOR MUYDU?
Ertuğrul Özkök bir meyhane kültürü olayı ile gündemi doldurdu.Oysa Başbakan Recep Tayip Erdoğan’nın masasında içki içildiği bilinen bir tarz.Başbakan ,Başbakanlığından önce de içki içen insanlarla birarada oldu.Şarap markalarını ve yıllarını ezberlememiş olabilir..Ama çevresindeki insanları içki içip içmediklerine göre seçmediği kesin.Hatta çok özel davetlerde bile içki içilip içilmediğini sormadığını gördüm. Hoş ve boş gündemler , karrmaşık Ergenekon polisiyesi içinde sürüyor.Tepeden bakınca komik ve çocukca..Ancak bu Başbakının döneminde darbelerin derinliği anlaşılırsa türkiyenin önü açılmış olacaktır.
BÜROKRATİK ÇETELEŞMEYİ GÖRMEZDEN GELEN SOLDAN NE HAYIR GELİR?
Türkiye AB yolunda ilerlerken,Türk Solu pozisyon alamadı.Bu durum Ergenekon çetelerinin de gözardı edilmesine kadar vardı.Solcu ve laikçi kesim anladığım kadarı ile komik buluyorlarmış.Gerçekten üst bürokrasinin bugüne kadar düştüğü durum çok komik.Çocuk masalı bile olamaz.Ama binlerce failimeçhul cinayet düşünülürse dudaklardaki bu tebessümü sürdürmek kolay olmayabilir. Ergenekonun yüzde onu ayıklansa ülke netleşir.Ancak 28 şubatın bütün sahnelerinin de netleşmesi lazım.Ergenekona girse de girmese de.Zira bu dönemin hesaplaşması bitmedi..Şu sırada faturayı medya sahibi işadamları ödüyor.Siyasiler ortada yoklar.Bal tutup parmağını yalayanlar da mutlular. Ergenekon ile birlikte 28 şubat Derin Devletinin ilişkileri de mutlaka açığa çıkmalı..
AMERİKAN HASTAHANESİ DÜNYADAKİ ÖRNEKLERİNİ ARATMIYOR
Tıp merkezi olmak da zaman alıyor.Yıllardır kendi alanında iddialı olan Amerikan Hastanesi sonunda ciddi bir tıp merkezi olmayı başarmış.Eğitimli hemşireler, doktorlarla yakın işbirliği halinde hastalarını takip ediyorlar.Araştırma cihazları ve labaratuarlarıda aynı anda iştirak ediyor.Hastalar heran gözaltında tutuluyor ve hasta şikayetlerine önemle yaklaşılıyor. Hijyen ve servise de önem verilirken,doktorlararası konsültasyon sıklıkla yapılıyor .Sağlık alanında örnek aranıyorsa bu rahatlıkla Amerikan Hastanesi olabilir.
FADİME ŞAHİN TÜRKAN ŞORAYDAN DAHA ETKİLİ OLDU
28 şubatın Fadime Şahin’i Türkan Şoraydan daha etkili bir aktrist oldu.Bir ay içinde barlardan çıkıp, Ali Kalkancı ile tüm TV kanallarında sahne aldı.Kanallar da onun sayesinde reyting aldı.Amaç Türk Demokrasisine darbe vurarak yeni bir cinayet işlemekti.Başarıldı.Başa getirilen koalisyon ülkeyi batırdı.Ama darbecilerin dişinin kovuğunda bile kalmamış olacak ki Ergenekonla darbe iştahı sürdürülmüş.Yeni dönemin artisti yok..Şimdiki aktörler yine eli kalem tutan senaristler.TV kanalları bu adamları senaryolar için kullanabilirler.Fantazi seviyeleri yüksek Derin Devletçilerden yararlansınlar.28 şubatçı gazeteler ve gazeteciler daha bin yıl iktidarda kalabilirler, ama artık zihinleri karıştıramayacaklar.
BUGÜN BENİM DOĞUM GÜNÜM
Bizim kuşağın gazetecilik terbiyesinde kendinden bahis edilmez. Böyle bir yazıyı yazıişleri kovar.. Ancak bizden sonra öyle değişik bir gazetecilik kuşağı oluştu ki , özel yaşamlarını bile yazdılar. Mahremlerini bile.. İşte ben de bugün içimdeki mahremin, bilinmezlerdin, korkuların şefaflaştığı bir dönemeçde hissediyorum kendimi.. Türkiye son bir haftada daha sivilleşti, son bir yıldır daha şefaflaştı, hatta zenginleşti. Bodrum’un dar sokakları bile asfaltlanıp çiçeklendirilmiş ve ışıklandırılmış. Ülke zenginleşiyor, netleşiyor, uygar standartlar arıyor.Ergenekona inanmayanlar en fazla hoşuma gidenler, demek ki faili meçhul cunayetleri hiç izlememişler. Yeni yaşım bana bu karmaşık masalları düşündürdü..
SON DARBENİN SONU MU?
Karışık günler sonunda son darbenin sonunu getiriyor olabilir mi?Bir yandan sivil demokrasi zafer kazanırken, öte yandan Derin Devlet bir ölçüde sallanıyor.Bütün bunlar çocuklarımıza daha özgür yarınları vaad ediyor.Yine de bunca kargaşa ya gerek yoktu..Tam Sezen Aksunun şarkısı gibi oldu’’ alaturka..Oysa alaturkanın ulaşılmaz derinlikleri var.Ama geçtiğimiz günler alaturkanın sefaleti oldu.
HABER X YENİLENDİ
Yeni görselliğine bugün kavuşacak olan HaberX kendi bünyesi içinde tarafsız kalmayı, özgürlüklerden yana olmayı, sivilliği,savundu. Gelişen dünyanın ayak seslerini kollamaya çalıştı.Haberlari abartmadan, sadelik içinde, ucuzlatmadan değerlendirdi. İnternet medyasındaki yerini aldı. Güvenilirlik, sadelik, tarafsızlık, ve yenilikcilik.. HaberX kısa ve net içeriği ile ortaya çıkarken gazeteci değerlendirmelerini de gözardı etmedi. Yani her zaman bir manşeti oldu..
AHMET ALTAN’IN NAİVLİĞİ
Basında Taraf Gazetesi ile fırtınalar yaratan Ahmet Altan Türkiyenin en iyi romancılarından .İnsan olarak parlak biri.Ancak uzun yıllar medyadan uzak romanları ile başbaşa kaldı.Medyada ki cambazlıkları uzaktan izledi.Şimdi kızıyor’ Susurluğa karşı çıkanlar nerede’ diyor .Ahmet Altan dürüst mantığını Tarafa taşıyor..Sanırım günün birinde medya dansörlerinin romanını da yazacaktır.Bu Türkiye için çok önemli bir belge olacak..Tarafı kutluyor, Türkiye için gösterilen cesarete teşekkür ediyorum.
AVRUPALILAŞTIRAMADIK LARINDANIZ
AB kriterlerini bu güne kadar gündeme getiren en önemli parti AK PARTİ olmasına rağmen daha içten olması gerekiyordu. Aksi halde kapatılmaya kadar varan engellerle karşılaşıldı. AB yolunda kendilerini iyi ifade edemediler. Ancak Ergenekon darbe tasarısı, ’Post Modern’ bile olamadan ortaya çıktı. İçinin boş olmadığı belli, ancak parti kapatılması ile karşı karnşıya kalınca yine Türk usulü oldu. Velhasıl Avrupalılaştıramadık larından olduk...