EUR 2.1450
EUR/USD 1.4009
IMKB100 36798 / %-0,65
EUR 2.1450
EUR/USD 1.4009
IMKB100 36798 / %-0,65
Bileti kesilmiş yolculuk, üçüncü gurbeti de tanımış.
Hastane önündeki incir ağacı alışmış. Cerrahpaşa türküsü yakasına yapışmış,
Ses çıkmadan, yürek söylemiş, kimse duymamış, kimseler bilmemiş.
Nerden bilsinler? Adına maneviyat desinler..
Ellerini, ayaklarını soğuk su ile yusunlar..
Olsunlar..Bitsinler..Tükensinler..
Yinede görmesinler, bilmesinler, duymasınlar..
BİLETİ KESİLMİŞ YOLCULUK “GÖÇ”
Şebinkarahisar dönüşü, yağmurun ince, ince yağışı,
Yanaklardan süzülüşü gibi oldu.
As Bayburt firmasının otobüsü, başkent yollarına dalışı,
Gurbet ışıklarının yanışı, bir başkaydı şimdi.
Mutlu olmak için umudu görmek, umudu yaşatmak için hissedişi sezmek,
İnanabilmek için cesareti görmek gerekti.
Bulamayınca bir mum ışığı kadar sevinci, yollardan geri dönmekte gerekti.
Var olanla yetinmesi bilmek, İşte buydu nefes alıp vermek.
Daha çok istemesini bilmek yetmezlik demekti.
Kimdi gelişecekti, kalkınacaktı, başın göğemi değecekti.
Aferin mi alacaktı, yıldızlı yüz üzerinden yüz..
Çifte koşacak hale gelmiş bir çift öküz,
Saçlar kesilmiş kalmamış topuz, bizler var iken binlerce, şimdi memlekette yokuz..
Gurbete yolcuyuz..Yorgunuz..kendi memleketinde yorgunlar var,
Yorgunluktan durgunlar var..
Konup ta göçecek fanilerde, takatsiz bir şekilde umut yerine yetindirme var.
Otur oturduğun yerde… Para diyorlar her çare derde,
Gözümüzün önünde kocaman bir perde,
Kaldırana bir topuz değil bir öküz yetmez tarlasını sürmeye.
Gören göz görmeye, duyan kulak duymaya..
Varsa gücün bastır paraya, dönsün çöller ovaya…
Ödenek olsun ödenek, siyasette kocaman bir yürek,
Hani kim soracak nerde? Manastır kıyastır, sanki burası Milas’tır,
Kulaklar kıyastır. Hastır, yastır, gücün var ise bastır. Niyazdır.
Anlamaz kimi beyinler, küçüktürler. Cevizin içi gibidir. İki loptan oluşur.
Daha fidan iken bulamadığı topraktır, insandır, yeşermek için atan bir candır.
Bulamadığı memleketinde, uyuyanı kendi insanıdır.
Yalandır, riyadır sevdim deseler de aldanma sevmeyen namerde muhtaç dır.
Hayattır, memleketinde çok işler bayattır.
Kimi yatar, kimi aşar, kimi cukkasından parası dışarılara taşar..
Sınırları yüreğini aşar, duygusallığı cebinde başlar, orda yaşar,
Ordan alır bilinmedik diyarlara koşar..
Yadigar dediği ata toprakları, yılda bir kez dahi olsa üzerinde koşulmayı,
Koklanmayı, yaşanmayı, nefes almayı arzular..
Bileti kesilmiş yolculuk, üçüncü gurbeti de tanımış.
Hastane önündeki incir ağacı alışmış. Cerrahpaşa türküsü yakasına yapışmış,
Ses çıkmadan, yürek söylemiş, kimse duymamış, kimseler bilmemiş.
Nerden bilsinler? Adına maneviyat desinler..
Ellerini, ayaklarını soğuk su ile yusunlar..
Olsunlar..Bitsinler..Tükensinler..
Yinede görmesinler, bilmesinler, duymasınlar..
Yazdığımız yazılarda gizli en güzel duygular,
Fışkırmayı bekleyen kaynak sular, onunla akar daralan boğazımızdan..
Yazın serinletirken, kışın ısıtır..
Yollar ve Caddeler yürünmek için varlar..
Ya sokaklar neden sessizler..Sokaklar çıkmaz sokaklar..
İki dal fidandan ağaçları gölgelik yapacak sokaklar..
Yorgun ve bitap düşmüşlere sıcağın altından geçerken,
Geçerken durdurup gölgesinde serinletecek ağaçlar,
Yine bu sokaklarda boy atacaklar..
Kesilse de dalları, kurusa da dalları, yeşertecek suları ve insanları,
Elbet bir gün bulacaklar..
Sahiplerinin terk ettiği marur yapılar,
Taşının, toprağının, sacının, sokağa döküldüğünü gördükçe,
Sıkılacaklar ama, sahipleri yine hatırlamayacaklar..
Akan gözyaşları gibi kalacaklar, kuruyacaklar.
Kim bilir? Çöpçülerde bir gün yeter artık deyip yıktıracaklar..
Kaleye çıkamadım, kale yüreğime çıktı.
En son merdiveninden aşağı baktı,
Yaşta kemale yanaşmıştı. Kafa ise çok karışıktı.
Uğruna 1997 yılında yazdığım şiir aklıma geldi..
Dimağım durdu.
Yazının sonunda elveda demeden yazının içinde kendini buldu.…
ŞEBiNKARAHiSAR
Kayaların koynunda,
Hisar’ın altında,
Büyüdükçe serpildin.
Güzel GELiN oldun Karahisar.
Kanatlarının altında,
Uçurdun bizi gurbet’e
Gurbette dar geldi bize,
Duydum ANA oldun Karahisar.
Dikmen’in tepesinde,
Sivri selam durur.
Karahisar kalesine tekbir verir.
Bir ezan sesidir.
Kozluca’dan gelir.
Kayadibi asayiş berkemal der.
Avutmuş, Kadıoglu, canın ferin,
Tamzara, Baglar’ın alın terin,
Arada bir gelir,
Gurbetten de torunların,
Acı, tatlı dillerin bal oldu.
Duydum BABA oldun Karahisar.
Sene dokuzyüzotuzüç te almışlar yüzüğünü,
Yetim bırakmışlar kurt’unu, kuş’unu,
Yorulmadan çıktık dik yokuşunu,
Garezlenme bir gün ak gerdanına,
Takacağız incileri,
Duyacagız iL oldun Karahisar.
Güven der; ben’de Meykel’den torunun,
Alnımıza ter oldu, tozların dumanın.
Bir karış toprakta yatar,
Orda Atalarım.
Ecdadımın yadigarı,
Canım Karahisar.
18.05.1997”