13.10.2008 Pazartesi 17:24
USD 1.3980     EUR 1.8990     EUR/USD 1.3610     IMKB100 28962 / 466
 
GERÇEKÇİ OLMAK GEREK!
08.06.2008 01:10
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
’Türkiye, son beş yılı tek parti iktidarında istikrar içinde geçirmiştir. Hangi yöne ilerlerse ilerlesin, eminim ki bu istikrarını sürdürecektir.’

 

GERÇEKÇİ OLMAK GEREK!

 

 

     KANMAYIN DEMOKRATLIKLARINA

 

Tüm Dünya ABD’de ki seçimlerde, Obama’nın demokratların adayı olarak çıkmasını “tarihi bir olay olarak naklediyor.

 

Bir anda ABD demokrasi yuvası oldu!

 

Nedeni malum, ABD’de tarihten günümüze kadar siyahlara aşırı ırkçılık yapılmasına karşın, siyahî biri şimdi başkanlık yarışındaydı.

 

Doğrudur, bu tarihi bir olaydır!

 

Doğrudur, bu ABD’nin demokratlığını göstermiştir!

Ama nasıl?

 

Yüzeysel olarak.

 

Yani görünüş itibari ile.

 

Yoksa yaşanan bu gelişmelerin ABD derin devletinin kontrolü dışında olduğunu sanmayın.

 

ABD derin devleti her zaman ki gibi ipleri elinde tutuyor.

 

Japonya’ya resmi ziyarette bulunan Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, NHK televizyonuna verdiği röportajda gayet olumlu ve ümit verici(görünen) demeçler vermiş.

 

Gül diyor ki:"Türkiye, son beş yılı tek parti iktidarında istikrar içinde geçirmiştir. Hangi yöne ilerlerse ilerlesin, eminim ki bu istikrarını sürdürecektir."

 

"İslam ve laiklik arasında bir bir çatışma söz konusu değil. İslam diniyle, siyasetin din işlerinden ayrılması yönündeki ulusal politika uyumludur ve aralarında kesinlikle hiçbir çelişki yoktur."

 

Burada kafamıza takılan soru şu; Gül,”Kimse Türkiye’nin geleceğinden şüphe etmesin” diyor.

 

İyi güzel de…

 

Ancak ne var ki, insanın buna inanabilmesi için bazı somut adımlar atıldığını görebilmesi lazım.

 

Peki, hükümet ve muhalefetten bu somut adımları görebileniniz var mı?

 

Peki, bu adımların atılacağına dair ümidi olan var mı?

 

Yok!

 

O zaman bazı demeçleri verirken, gerçekçi olmak gerekir!

 

 

 

 

mertd@haberx.com

 

 

Mertcan Demir Yazıları
Biz 17 Ağustos’ta İnsanlığın İki Farklı Yüzünü Gördük
Biz 17 Ağustos’ta İnsanlığın İki Farklı Yüzünü Gördük
Mesele Çok Derinlerdedir!
Mesele Çok Derinlerdedir!
GERÇEKÇİ OLMAK GEREK!
’Türkiye, son beş yılı tek parti iktidarında istikrar içinde geçirmiştir. Hangi yöne ilerlerse ilerlesin, eminim ki bu istikrarını sürdürecektir.’
DENİZ BAYKAL OLDU CHP CEO’SU!...
Desenize,bundan sonra Deniz Baykal’a CHP Genel Başkanı demeyeceğiz , CHP CEO’su diyeceğiz!... Genel Başkan oldu, CEO!
BAKAN ÇELİK’İN TUTARSIZLIĞI!
Yahu bu Bakan Çelik’te bir âlem! Hangi Çelik mi? Faruk Çelik. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanımız. Öbürünü(Hüseyin Çelik) hiç sormayın. O zaten başka bir âlem!
NE İDİK, NE OLDUK
Hani bazı durumlar vardır. İnsan içlene içlene “Vay be nereden nereye geldik.” der. Kendi kendine hayıflanır. İsyan eder. İşte geçtiğimiz günler de bana da bu hayıflanmaları, bu içerlemeleri, bu isyanları ettiren bir gelişme oldu. Nasıl mı?
SİYASETÇİLİĞİN CİLVESİDİR “180 DERECE ÇARK ETME” MESELESİ
Bugün Avrupalılara rest çeken ve bu doğrultuda da pasif kalan AKP’yi hainlik derecesine varan ithamlar ile suçlayan Bahçeli dün AKP ağzıyla konuşuyordu. Acaba Demirel’in dediği gibi “Dün dündür, bugün bugündür” mü?
NAFİLE BİR UĞRAŞ=AB
Sonucu önceden tasarlanarak aleyhinizde yazılmış bir yarışta, çalışmak/çabalamak ne kadar acı verici bir durumdur değil mi? Düşünsenize… (Birileri tarafından tayin edilmiş)Sonuç belli. Ve siz de belki bilerek, belki de bilmeyerek sonu belli olan bu yarışı kazanabilmek için var gücünüz ile uğraşıyorsunuz. Ne kadar vahim,ne kadar üzücü,ne kadar nafile bir uğraş değil mi?
BİR ÖYLE BİR BÖYLE OLMAZ!...
Bugün Avrupalıları iç işlerimize karışmakla suçlayıp (bu duruma)haklı olarak ateş püskürenler, 16 Şubat 1999’da bu açıklamalar yapılırken neredeydiler?
KUYRUĞA GEL VATANDAŞ!...
Herkes kuyruklarda. Kan ter içinde…(Resimlerde gördüğünüz gibi) Yorgun ve bitkin bir şekilde… Sessiz bir isyan içinde.
SİYASİ kuş mu?
Ortalık toz duman. Haliyle gündem de harıl harıl kaynıyor. Biraz olsun dindi dediğimiz gündem SABAH ve ATV’nin (bir kesime göre kuşkulu bir şekilde) satışı ile tekrar hararetlendi. Neydi peki bu satışta belli bir kesimi rahatsız eden durum? Hemen hatırlayalım.