06.09.2008 Cumartesi 09:47
USD 1.2340     EUR 1.7590     EUR/USD 1.4294     IMKB100 39116 / -441
 
BU ÇOCUKLAR NEDEN EDEBİYAT SEVMİYOR?
01.07.2008 23:48
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Kerem Gün

Bu çocuklar neden edebiyat sevmiyor?

 

“Bu çocuklar neden kitap okumayı sevmiyor?” ya da “.... yılından bu yana yaptığımız araştırmalar ortaya koyuyor ki gençlerimiz kitap okumuyor...” gibi bilindik ve mâkus talihimizi anlatan söylemlere ne kadar çok rastlıyoruz değil mi?..

 

Gençlerin ve daha doğrusu insanlarımızın tümünün okumama alışkanlığını bozuk sisteme yüklediğimizde de rahatlıyoruz.  İçimiz, görevini yerine getirmiş bir hizmetli gibi, huzur buluyor; büyük bir sorumluluğu üzerinden atmış bireyler olarak yaşam kargaşasına bıraktığımız yerden devam ediyoruz.  Okumamanın beraberinde cahilliği, karanlığı, düşünce yetisinden eksikliği ve elbette geri kalmışlığı getirdiğini unutarak...

 

Sorunun köküne indiğimizde bozuk eğitim sisteminin büyük payı olduğu görülebilir.  Ancak bu bozukluğun kendi içinde yarattığı bir de anafor vardır.  İlkokul çocuklarına kıyamadıklarından olsa gerek, orta ve lise yıllarında gençlerimize tuğla gibi, okunması ve anlaşılması o çağ için akıllara ziyan dünya klasiklerini dayamıyor muyuz?  Anlasın anlamasın onlara zorla özet çıkarttırıp, sayfalar boyu dönem ödevleri yazdırmıyor muyuz?  Yetmiyor; sevmedikleri kitapları ona buna doğum günü, bayram seyran hediyesi olarak vermelerini öğütlemiyor muyuz?  Amaç ne?  Okuma alışkanlığı kazandırmak.  Doğru amacı saptamak gerekli.  Asıl amaç: Kendimizi kandırmak, bilindik, tuhaf vazifeyi yerine getirmek...

 

Ülkemizde çocuk edebiyatı denildiğinde Cin Ali serisi ya da abuk sabuk karakalem çalışmaların altına sıralanmış cümleler dizisi akla geliyor.  Tüm bunlara inat, yavaş yavaş da olsa kararlı bir biçimde gelişen bir çocuk edebiyatımız var desem...  İnanılmaz gibi görünse de çocuklarımız için nitelikli, akılcı ve elbette modern eğitim ve dünyanın gereklerini karşılayan bir edebiyat var ülkemizde.  Her zaman karşınıza çıkmaz bu türün yapıtları.  Her kitapçıda bulamazsınız; zira bu kitaplar da başka nitelikli eserler gibi arz-talep dengesinin kurbanı olmuştur.  Bozuk eğitim ve kafa sistemimizin dayattığı tuğla yığınlarından değildir bu yapıtlar.  Kimi köklerini çok eski masal ve destanlarımızdan, güzelim halk edebiyatımızdan, şiirimizden ve türkülerimizden alır; kimi dünya edebiyatının çocuklar ve gelişim sürecindeki bireyler için yarattığı edebiyatın seçkin çevirileridir.  Ancak, ne hikmetse bu seçkin yapıtlar,  bozuk sistem ve elbette köhne kafaların ülkemiz eğitim sisteminde tavsiye edilecek kitaplar adı altında (neden kitap tavsiye edilir ve kişi/kişiler bir kalıba göre, tavsiyeler ışığında yetiştirilmek istenir; bunu da doğrusu anlamış değilim ama...) hazırladıkları listelerde yer almaz.

 

Dr. Tacettin Şimşek bir akademisyen.  Atatürk Üniversitesi Kâzım Karabekir Eğitim Fakültesi’nde Türkçe Eğitimi Bölümü’nde öğretim üyesi olan Şimşek geçenlerde yeni bir kitap yayınladı.  Çocuk Edebiyatı adlı bu yapıtta yukarıda değindiğim konuların/sorunların birçoğuna yanıt bulabilirsiniz.  Yalnızca çocuk edebiyatıyla ilgilenmeyen Şimşek’in A.M.Efendi’nin Felâtun Bey ile Râkım Efendi, Samipaşazâde Sezai’nin Sergüzeşt ve Mehmet Murat’ın Turfanda mı Yoksa Turfa mı? adlı yapıtlarını yayına hazırladığını da belirtmek gerekli.  Ancak yazarın ilgi alanının daha çok çocuk edebiyatı ve eğitimi olduğunu belirtmemiz yararlı olur. 

 

Bu kitabı bir başvuru yapıtı olsun diye yaratmış Şimşek.  Kitabın önsöz bölümünde şu sözlere yer verilmiş:  Bu çalışma; özellikle eğitim fakültelerinin Türkçe, Sosyal Bilimler, Okul Öncesi ve Sınıf Öğretmenliği bölüm ya da ana bilim dallarında okutulan Çocuk Edebiyatı dersleri için kaynak kitap olarak düşünülmüş; öğretmenler ve anne-babalar için de başucu kitabı olmasına özen gösterilmiştir.  Çalışmanın ders kitabı formatına uygun düz bir metin olarak rahat okunabilmesi için dipnot ve alıntılara az yer verildi.  Yararlanılan kaynakların tamamı kitabın sonuna ilâve edildi.  Görüldüğü gibi yazarın anne-babalara da kitabını tavsiye ettiği/önerdiği bir gerçek.  Düşünüyorum; acaba kaç tane anne-baba çocuklarına kitap almaya yelteniyor?  Bunlar içinden kaç tanesi alacağı kitabın uygunluğuna, yapısına ve içeriğine dikkat ediyor?  Acaba kaç anne-baba çocuk edebiyatını takip ediyor?  Kendisi gibi 2-3 kuşağı idare etmiş olan ve çocuklarına içeriğini anlasın anlamasın, ben görevimi yapayım da gerisi önemli değil, mantığıyla verilmiş, her evde bulunması muhtemel o eski kitapları revâ gören kaç anne-baba var acaba?

 

Dr. Tacettin Şimşek’in Çocuk Edebiyatı adlı kitabını inceledim.  Tamamını okumak yoğun programım nedeniyle mümkün olmadı.  Bir öğrencimin akrabası olan Dr. Şimşek’in kitabıyla yüne bu öğrencim aracılığıyla haberdar oldum.  Acaba bana haber verilmeseydi duyar mıydım?  Cumhuriyet gazetesinin cuma günleri yayımladığı Kitap eki dışında yeni çıkan çocuk kitaplarına yer veren bir yayın organı var mı diye düşündüm?..  Durum ne kadar vahim...

 

Çocuk Edebiyatı adlı kitap çok iyi bir sırayı izleyerek konu/konuları ele alıyor.  Birinci bölümde çocuk edebiyatı dediğimiz olgunun temelleri kuramsal bakış açısıyla ele alınıyor.  Bununla beraber, çocuk gelişimi, ilgi ve ihtiyaçları göz önüne alınarak çocukların okuma alışkanlıkları ve okul öncesi/sonrası dönemler inceleniyor.  İkinci bölümde çocuk edebiyatının kaynakları, üçüncü bölümde de çocuk edebiyatının türlerine değiniliyor.  Dördüncü yani son bölümde yazar, çocuk edebiyatının tarihi üzerine bilgiler vererek kitabını sonlandırıyor.  Anne ve babaları da ilgilendirdiğini söylediğim kitabın özellikle birinci bölümünün bilinçli aileler tarafından başucu kitabı yapılacak kadar iyi kaleme alındığını söylemeden geçemeyeceğim. 

 

Çocuk Edebiyatı adlı çalışmasıyla Türk yazınında büyük bir boşluğu dolduran ve ileride bu konuda daha çok çalışma yapacağını düşündüğüm Dr. Tacettin Şimşek’e binlerce teşekkür...

 

“Bu çocuklar neden kitap okumayı sevmiyor?” sorusunun sorulmadığı bir ülke dileğiyle...

 

Şimşek, Tacettin.  Çocuk Edebiyatı.  Erzurum: Suna Yayınları, 2004.