16.10.2008 Perşembe 03:12
USD 1.4040     EUR 1.9050     EUR/USD 1.3586     IMKB100 29444 / -1093
 
HAMASET YAZILARI ÇÖZÜM DEĞİL!
04.07.2008 22:34
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Burhan Özbey AKP bitecek, dengeler yeniden yerine oturacaktır. Ancak, ülke büyük bir deprem geçirmeden, taşlar yerine oturursa… Aksini düşünmek bile istemiyoruz…

 

 

HAMASET YAZILARI ÇÖZÜM DEĞİL!

 

İçinde bulunduğumuz şu günlerde,

Ergenokan olayına bağlı,

gelişen olaylarla ilgili,

bir tarafın destekçisi olarak,

hamaset yüklü yazılar yazmanın,

sanırız pek akılcılığı ve yararı yok.

 

Çünkü ülke bazında,

yönetimsel ve siyasi açıdan işi götürenler,

pek çok konuda hayati anlamda karar verenler,

gidişatı kendilerine göre yönlendirenler,

hiç tartışmasız,

görünen o ki,

akıl ve sağduyudan,

önemli ölçüde uzaklaşmış durumdalar…

 

Kendini kaybetmiş,

gözü kararmış,

yenilgi duygularıyla dağılmış bir yönetimden,

(bunu nereden anlıyoruz,

parti sözcülerinin yaptığı açıklamalardan,

Başbakan’ın söylem ve davranışlarından,)

ve o yönetimi temsil edenlerden,

bu saatten sonra,

basiretli,

dengeli ve akılcı davranış beklemek,

ütopyadan ileri gidemez…

 

O halde ne yapılmalı?

Ülke adına,

kabustan ve kaostan çıkmak için,

kimlerden ne beklenilmeli?

 

Önce,

toplumda kanaat önderi durumunda olanlar,

sürekli olarak,

millete sabır, itidal ve sağduyu çağrısı yapmalı…

Hem de bıkmadan usanmadan…

Neden?

Çünkü gidişat iyi değil de ondan!...

 

AKP iktidarı,

ülkeyi hiç tartışmasız,

kamplaşma denilebilecek bir ortamın içine sürükledi.

Partinin lideri ve ülkenin başbakanı,

Tayyip Erdoğan,

ortamın yaratılmasında,

pek çok kişiye göre,

baş sorumlu….  

 

Yaşananlardan sonra,

Tayyip Erdoğan’ın,

toplumda, AKP fanatikleri dışında,

ülkenin yönetsel olarak,

başında bulunan bir kimse konumuyla,

attığı adımlara ve aldığı kararlara,

güven duyulacak bir lider olma vasfından,

büyük ölçüde uzaklaştığını rahatlıkla söyleyebiliriz…

 

Kim ne derse desin,

artık AKP sonun başlangıcındadır.

Kapatılma olayından sonra da,

yeni parti olarak,

siyasi yaşamda yeniden yer almaya çalışsalar da,

akibet açısından,

değişen bir şey olmayacaktır.

 

Zira, AKP Cumhuriyetten bu yana,

kökleşmiş,  Ulu Önder Atatürk’ün var ettiği,

ve yaşama geçirdiği değerlere karşı,

görünür biçimde tavır koymuş,

daha da ötesi savaş açmıştır…

 

Sonuç olarak;

 

AKP bitecek,

dengeler yeniden yerine oturacaktır.

Ancak, ülke büyük bir deprem geçirmeden,

taşlar yerine oturursa…

 

Aksini düşünmek bile istemiyoruz…

 

BURHAN ÖZBEY

 

 

Burhan Özbey Yazıları
KENDİMİ PROTESTO EDİYORUM! (*)
Adam gibi adam olup; Yaşanmaz duruma gelmiş olan toplumsal ve sosyal hayata veda edip; Yazıymış çiziymiş, “köşe yazarlığıymış”, “medyaymış”, “yorumculukmuş” son üç beş yıldır tüm anlamlarını, değerlerini, varlık nedenlerini ve “saygınlıklarını” büyük ölçüde yitirmiş bu aktivite ve kavramları bir kenara bırakıp; alıp başımızı dağ başında bir kulübede, ömrümüzün sonuna değin tek başına “ot gibi” yaşamayı göze alamadığım için!
AKP TÜRBAN VE TERÖR
Ortada yanlış giden bir şeyler varsa, hiç kuşkusuz bunun tek sorumlusu “siyasi iradedir”. Hangi siyasi irade derseniz, ABD’yi dost ve müttefik sanan ve yıllardır onun yörüngesinden ayrılamayan iktidardır… İktidarın kendilerine yönelik suçlamalar karşısında Deniz Feneri olayında ortaya koyduğu müthiş tepkisel refleksi, “terör” konusunda da göstermesini beklediğimizi belirterek yazımıza son noktayı koyuyoruz…
İSYAN VE SAĞDUYU
Her şey yapılsın da, ruhları ferahlatmaktan öte, tam aksi olarak isyan ettiren, öteden beri söylenegelinen şu “kanları yerde kalmayacaktır…” gibi klasik hamasi nutuklar atılmasın!
BANA NE YAV!
Adalet Bakanı Sayın Mehmet Ali Şahin’in, basında çıkan haberlere göre; Deniz feneri konusunda söylediği “bana ne yav!” şeklindeki sözleri karşısında, acaba bu ülkede yaşayan ve biraz olsun normal bilinci olan, tek bir T.C. vatandaşı, “Bakan haklıdır…” demiş midir çok merak ediyoruz?
AÇ KİTLELER İÇİN LAİKLİK FANTAZİDİR
Şu bilinmelidir ki, insanlarda ekonomik güçlülük sağlamadıkça, kısaca zenginlik yaratılmadıkça laiklik olmaz. Laiklik ülkemiz için tabi ki çok önemli. Ancak açların, yoksulların, geliri düşüklerin laiklikle öncelikli ve ciddi bağı yoktur.
HZ. ALİ’DEN TEK PARTİ YÖNETİCİLERİNE ÖĞÜTLER
“Eğer berbat bir yönetim istiyorsanız, size karşı gelen, kendi görüşlerinde ısrar eden, size yanlışlarınızı gösteren, kendi bölümü için çarpışan ya da sizi her hangi bir şekilde rahatsız eden herkesi işten kovun! Yalnızca size boyun eğenleri tutun!” (Çarl Duerr)
MÜFETTİŞLİK VE “TOSUNLUK”
Büyük düelloda Türkiye kamuoyu; neyin ne olduğunu, kimin ne ölçüde doğruyu, doğruları, kibarlığı, yansıttığını kameralar önünde açık ve net olarak gördü. Biz burada ne söylersek söyleyelim, en “büyük jüri” halk; tartışmanın taraflarına hak ettikleri notu verdi.
TÜRKİYE DE BİRİLERİ KONUŞUYOR
Ülke yaklaşık iki yıldır gittikçe artmakta olan bir karmaşanın içersinde. AKP iktidarı 22 Temmuz seçimlerinden sonra, kelimenin tam anlamıyla çöküşe doğru gidiyor. Her yönden önünüze konulacak göstergeler bunu açık açık ortaya koymakta…
“MEDYA GÜVENİRLİĞİNİ YİTİRMİŞ KENDİNİ BİTİRMİŞTİR”
artık ne o AKP eski bilinen AKP, ne de Başbakan eski Tayyip Erdoğan... Her ikisinin de güvenirliği inişe geçmiş durumda. Başbakan’ın son günlerde ki aşırı sinirli ve olur olmaz her şeye tepkili hali zaten bundandır.
SN. BAŞBAŞKAN SİZ DE EŞİNİZİN MAL VARLIĞINI AÇIKLAYIN!
İş söylemde değil, eylemdedir. Her kim olursanız olun, kendinizi tanımlamak için söyledikleriniz eylemlerinizle çakışmıyorsa, yani yaşam biçiminize uymuyorsa, söylenenler boş ve geçersiz laflardır. Her konuda bu böyledir. Devlette, bürokraside, yönetimde önemli görevlerde bulunan, siyasiler başta olmak üzere; herkesin mal varlıklarını “davul zurna ile açıklamaları”, vicdanların kabul edebileceği en ulvi davranış olur
BAŞBAKAN ‘IN TAARUZU DOĞAN’NIN MUARIZLIĞI
Gazetecilik ve köşe yazarlığı kamu görevidir. Toplum, millet, halk, vatandaş adına yürütülen görevdir... Sen pahalı şaraplar içeceksin, gazeteci olarak gerçekleri görmemek için “korkunç tatlı paralar” kazanacaksın diye ülkede yaşanan vahim durumu milletin gözünden kaçırıp, ortalığı tozpembe göstereceksin? Ama millet yoksulluktan, sefaletten kan ağlayacak, yolsuzluklar alıp başını gidecek umurunda olmayacak!... Bu nasıl gazetecilik