06.09.2008 Cumartesi 22:03
USD 1.2340     EUR 1.7590     EUR/USD 1.4294     IMKB100 39116 / -441
 
’Ergenekon’lu bir yazı
05.07.2008 01:58
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Tansu

Yazacağım yazacağım diyorum ama elim bir türlü klavyeye gitmiyor. Şu Ergenekon meselesi  işte. Nereye varacağı henüz belli olmayan, iddianamesi de eli kulağında, ha tamamlandı, ha tamamlanacak olan...

Nerede başlamıştı unuttuk gitti gayrı. Hafızalarda el bombaları falan vardı onları da, nedendir bilinmez,  ele geçirdikten birkaç gün sonra mahkeme kararıyla imha edilmiş. Delil imhasına da ancak Türkiye’de rastlanır desek yeridir. Ya sanıklar delillere itiraz ederlerse ne olacak sorusu imhayı düşünenlerin aklına gelmemiş midir acaba. Ya da dava sonuçlansa bile bu işin bir de temyiz bölümü  olduğu, delillerin orada da gerekli olacağı. Ben anlayamadım umarım anlayan birileri vardır ve bizi de aydınlatır.

Neyse bunlar ortalıktaki toz dumandan teferruat gibi kalıyor sanırım. Ucu emekli kuvvet ve ordu kumandanlarına kadar uzanan bir soruşturmada milat kabul edilen 20 küsur el bombasının lafı mı olur artık.

HaberX’de konuya ilişkin bir anket düzenledi okurlarının “Ergenekon” hakkında ne düşündüğünü belirleyebilmek için.  Yazımı yazdığım sırada gördüğüm sonuçlar aşağıdaki gibi:

ERGENEKON

 

"Ergenekon örgütü" ile ilgili ne düşünüyorsunuz?

Darbeci, zaralı bir örgüttür
82,3%

Böyle bir örgüt olduğuna inanmıyorum
11,7%

Fikrim yok
3,2%

Vatana faydalı bir örgüttür
2,9%

 

Görüldüğü gibi HaberX okurları, “Ergenekon” konusunda oldukça net.

Ama yazı yazarken de hayat akmaya da devam ediyor, soruşturma sürüyor.  Gözaltına alınan Emekli Orgeneral Şener Eruygur’un rahatsızlandığı, hastaneye kaldırıldığı ve durumunun iyiye gittiği; bununla birlikte 9 kişinin de tutuklanma istemiyle nöbetçi mahkemeye sevk edildiği ajanslardan düşüyor.

Operasyonların zamanlamasıyla ilgili yapılan geyiklere hiç girmeye gerek yok sanırım. Yok sabahın 7’siymiş, yok koluna girilmiş, yok kendileri gelirmiş gibisinden söylemler. Eğer varsa hukukun çiğnendiği hareketler, elbette koca paşaları orduevinden alabilen  adalet ve emniyet teşkilatımız, hukuku çiğnediği iddia edilenlerin de yakasına yapışarak, hesabını görecektir. Öncelik ,varsa suçluları tespit etmek ve gereken cezayı kendilerine vermektedir.

Ama "suç" var bir de değil mi? "Suç" ve "suçlanmak" nedense bu coğrafyada birbirinden bağımsız hareket edebiliyor pek çok zaman.

Her gün birilerinin başına geliyordur,  başına gelmeyenler de etrafından duyuyordur eminim. Bizim hukuk sistemimizdeki bir sorunu da bu soruşturma süreciyle birlikte ele almakta fayda var sanırım. Neden bizim ülkemizde hakim “suçsuzdur” diyene kadar “suçsuz” olunamıyor.  Mesela birileri hakkınızda bir suç duyurusunda bulunuyor, bunu ciddiye alan savcı hakkınızda dava açıyor ve mahkemeye gidiyorsunuz ya da hiç haberiniz yokken götürülüyorsunuz. Eğer hapis yatmayı gerektiren bir iddia varsa mahkeme gününe kadar cezaevinde  tutuluyor, mahkeme günü de suçsuzluğunuzu kanıtlayabilirseniz serbest kalıyorsunuz.  Hemen her adli vakada süreç böyle işliyor. Ama bu işleyişin doğru olup olmadığı büyük operasyonlar dışında gündeme gelmiyor.  Kişi suçsuz ise mağduriyetinin, itibar yitikliğinin giderilmesi konusunda bir mekanizma da maalesef bizde işlemiyor.  Bir de işin içine medya karışınca, ki bu devirde karışmama ihtimali yok gibi. Suçsuzken, en azından toplumun bir kesiminin gözünde, suçlu konuma düşüyor, üzerinize sürülen lekeyi ömür boyu taşımak zorunda kalıyorsunuz.

Bazen “yargıç”, bazen “savcı” bazen de “avukat” olabilen siyasilerimizin bu soruna da dahiyane çözümler bulacağına eminiz!

Bazı tarım ürünlerine taban fiyat açıklayarak üretim karşılığı ücret ödemek yerine, “sen üretme ben sana toprağın karşılığı para vereyim” diyebilen siyasetçiler halen aramızda. Ya da yıllık geliri ve kazancı özelleştirme taksitlerinin birkaç kat üzerinde olan tesisleri, “tekel konumundan kurtardık” diye özelleştiren, ama halen tekel konumunu sürdüren kuruluşlara ses çıkartmayan siyasilerimizin hala var olduğu gibi. Bir işletmeyi 5 kuruşa satıp, o işletmeyi 2 yıl içinde 15 kuruşa başkalarına satıldığını gördüğü halde, satışı gerçekleştirenlerin hesaplama kuvvetlerine sonuna dek güvenen siyasilerimiz de halen aktif.

Evet,aktif siyasetçilerimizden öncekileri mumla aratacak çözümler bekliyoruz.
Tansu Yazıları
Sizi bilmem ama benim umurumda
Her olaydaki umusamazlığımızın bir başka türü neden oldu, en az 17 körpenin aramızdan kayıp gitmesine.