07.09.2008 Pazar 06:04
USD 1.2340     EUR 1.7590     EUR/USD 1.4294     IMKB100 39116 / -441
 
’KAPATMA DAVASI’NIN SAVCISI’YDI, ERGENEKON’UN AVUKATI OLDU !...
05.07.2008 19:29
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Hikmet Genç Meclis oturumlarına katılıp vaktini heba etmek yerine, Anayasa Mahkemesi kapısında nöbet tutmayı tercih eden CHP, hukuk tekniğini oldukça geliştirmiştir..

 

Aynı martavalları okuyup durdular...

 

İrtica geliyor !...

 

Laiklik elden gidiyor !...

 

Hiç bir sosyal politika üretemeyen muhalefetin en iyi becerdiği şeydi bu..

 

Toplumu germek, korku ve tedhiş...

 

Sonra da utanmadan kutuplaşmadan söz ettiler...

 

Aslında dillerine pelesenk ettikleri bu ’kutuplaşma’ ne menem bir şeydir iyi anlamak lazım...

 

Biraz felsefi bir sosyolojik tahlil olacak ama;

 

Fikrî ayrılıklar, farklı yaşam tarzı, farklı kültür olarak değerlendirildiğinde;

 

‘Kutuplar’, bir kuşun iki kanadı gibidir, dengeyi sağlar...

 

Üstelik kutuplaşma olmadan nötrleşme de olmaz...

 

Ancak ’darbecileri savunanlar’ ile ’darbecilere karşı olanlar’ için kutuplaşmadan söz edemeyiz...

 

Devlet kurumlarının mutlak saltanatında hayat bulan statükocular yani azınlık, çoğunluğa tahakkümü baki kılmak için darbeyi meşru görür..

 

Dolayısıyla bir denge söz konusu olmadığı için, burda bir kutuplaşma yoktur...

 

Ayrışma vardır...

 

Darbeseverler, demokrasiseverler !...

 

***

 

Ergenekon’ soruşturması kapsamında son gözaltılarla birlikte ( ki bunlar muhtemelen diğerlerine nazaran daha üst düzey(!) ergenekoncular ) canhıraş çığlıklar yükselmeye başladı...

 

Başta CHP olmak üzere, ulusalcı medya ‘Ergenekon’ soruşturmasından oldukça rahatsız.

 

Onca gözaltı ve tutuklama gerçekleşiyor...

 

Son olarak iki emekli orgeneral, ATO Başkanı ve ‘Genç Subay Rahatsızlıkları Mütehassısı(!)malum gazeteci gözaltına alınıyor...

 

Ve bundan rahatsız olanlar akıllara ziyan açıklamalarda bulunuyorlar ;

 

“Bu tamamen hayali bir soruşturmadır...”

 

“Örgüt hayalidir... Masal bunlar..”

 

Baykal sahip çıkıyor ergenekonculara...

 

Hadi biz bilmiyoruz, iddianame henüz ortada yok, dava açılmamış...

 

Bekleyip göreceğiz...

 

Peki siz nerden biliyorsunuz, herşeyin düzmece olduğunu ?

 

Onca döküman, baskın, gözaltı, binlerce emniyet görevlisi, vs...

 

Bunların hepsi ‘hayal’ ise,

 

Savcılar kafa mı buluyor bizimle ?!...

 

Peki ya bütün bu iddialar doğruysa, ne halt edeceksiniz ?...

 

***

 

Dedik ya, Baykal sahip çıkıyor ergenekon zanlılarına ...

 

Haklı aslında !..

 

Bir çoğuyla ‘teşriki mesai’si var Baykal’ın.

 

İçlerinde ‘miting’ arkadaşları var !..

 

Ee, ‘serdedarbecilik de var !..

 

Bir avukatlığını yapmadığı kaldı..” diyecektik ki, onu da yapacağını ilan etti Baykal :

 

“ Savcısı Başbakan ise, Baykal da avukatı olur ! ”

 

Yakışır !..

 

Becerir de...

 

Zira, Meclis oturumlarına katılıp vaktini heba etmek yerine, Anayasa Mahkemesi kapısında nöbet tutmayı tercih eden CHP, hukuk tekniğini oldukça geliştirmiştir...

 

Baykaldan avukat da olur, savcı da olur, yargıç da olur !...

 

Davalı AK Parti olunca savcılığa soyunan Baykal, davalı darbeciler’ olunca avukat olur...

 

Zaten Baykal darbecilerin avukatlığına soyunmasaydı, bu vefasızlık olurdu...

 

Olur da, mazallah Ergenekoncular’ın derin, çeteci, terörist bir örgüt olduğu ortaya çıkar, ispatlanırsa, Baykal’ın avukatlık kariyeri ne olur bilemeyiz..

 

Ama en önemlisi bu süreç sonunda ‘derin çeteciler’ etkisiz hale getirilirse, CHP’yi kim savunacak ?

 

Hele gün gelir de ’sandık davası’(!) başlarsa, ve ‘Halk’, darbecilerden ’davacı’ olursa, CHP’nin avukatı kim olacak ?...

 

Orada savcı da, yargıç da halk...

 

Belli ki, dava yine aynı şekilde sonuçlanacak...

 

KARAR :

 

CHP’nin ’müebbet muhalefet cezası’na çarptırılmasına.....

Hikmet Genç Yazıları
"ULUSALCILIK ve KEMALİZM", "KÜÇÜK YAŞAR(!)" YÜZÜNDEN İRTİFA KAYBEDİYOR !
’Kuvve-i natıka’sına ’girift tezyinat’ edası kesbettirmek için Osmanlıca ve Arapça kelimeleri, garp lisanıyla harmanlayan ’mütebahhir(!)’ hocaefendi, inançsal ritüelleri değersizleştirip, dini, kozmik düşünce ve pozivist bir yaklaşım ile betimleyerek ’Kemalist İslam’ı keşfetmiştir !!!... ( İşte böyle cümleler kurabilen Yaşar Hoca için bir çok kaşalot; ’Vay be !.. Ne kadar çağdaş ve entelektüel bir hoca..’ demektedir.. Halbuki benim gibi ’ortalama Türk yazarı(!)’ dahi bu tür girift cümleler kurabilmektedir. Bu da demektir ki ’ortalamanın altında’ yeteri kadar dangalak mevcuttur !...)
CHP’Lİ OLMANIN DAYANILMAZ AĞIRLIĞI !...
Hele benim gibi anti-kemalist, ulusalcı karşıtı, muhafazakar demokrat, aynı zamanda ikinci cumhuriyetçi, biraz liberal ve ucundan da solcu olup polemikçi bir yazarsanız malzeme sıkıntısı asla çekmezsiniz... Zira hiç bir düşünceye sahip olmadığı için fikir üretemeyen, kendini geliştiremeyen ve bu sebeple gerekli gereksiz, her zaman ve her yerde sadece ’Atatürk Vecizesi’ okuyan fikir fukaraları mebzûl miktarda mevcuttur bu ülkede...
RUSYA GÜRCİSTAN SAVAŞI, ABHAZYA VE OSETYA GERÇEĞİ...
Yeryüzü şimdiye dek böyle bir savaş görmüş müdür acaba ?.. Sen git ‘topraklarımı genişleteyim’ diye seni tanımayan ve senden olmayan küçük özerk bir ülkeye saldır... Önce çoğu sivil olmak üzere 2000 kadar insanı katlet.. Sonra da 3-4 gün içerisinde kendi topraklarının yarısını kaybet... Ardından ‘aman yetişin dostlar ülkemi işgal ettiler’ diye feryat et... Var mı böyle 5 günlük bir savaş tarihte ?!... Demek ki, herşeyin hızlandığı çağımızda, sınırlar da hızla değişebiliyormuş !...
YALNIZLAŞAN CHP’NİN YAŞADIĞI TRAVMA !...
Ancak şunu unutmamak lazım.. Aynı süreçte ‘Tescilli cuntacılar’ın avukatlığını yapanların da cuntacılığı ‘tescil’ edilmiştir... Zamanı gelince, partileri sicillerine göre değerlendirip, uygun gördüğü yerlere tayin eden halktır. Çünkü halk, demokrasilerde ‘nihai tescil makamı’dır... Tabi bu CHP’yi pek de ilgilendirmiyor.. Çünkü ‘demokrasi’ CHP’nin ilgi alanına girmiyor...
AK PARTİ’YE "ÇELİK KORSE" BİÇENLER, ’JARTİYER’ DE GİYDİRMEK İSTEYECEKLERDİR !...
“Siyasi irade başkadır, milli irade başkadır... Sizinki ‘sandık demokrasisi’dir.. Değil yüzde 47, yüzde 97 olsa ne yazar !..” diyecek kadar anti demokrat olan kökten laikçi cumhuriyetçilerle nasıl anlaşacaksınız ?!.. Kemalist ideoloji ile yoğrulmuş faşizan statükocular kendilerini ülkenin tek sahibi ilan etmişler... “ Darbe bile, AK Parti iktidarından ‘evlâ’dır ! ” diyen kaşalotlarla ‘asgari müşterek’te buluşmak mümkün olabilir mi ?...
ULUSALCILAR SUKUTUHAYALE UĞRADI !...
“Sandık demokrasisi hava civadır” deyip halkın iradesine posta koyanların, büyük bir hayal kırıklığına uğradığı ortada...
Peki Bu Dağ Fare Doğurur mu?!...
Ülkede ’irtica var’ paranoyasını yaymaya çalışan ve kendisini Ulusalcı-Kemalist olarak tanımlayan terör örgütünün gidip camiye bomba atacak hali yoktu... İrticanın hortlaması, laikliğin elden gitmesi için pek tabii ki, kökten laikçi, ultra-ulusalcıların saldırıya maruz kalması gerekirdi... Üstelik sürekli "Tehlikenin Farkında mısınız?!" uyarısı yapan Cumhuriyet biçilmiş kaftandı..
Baykal, Lâiklik ve Haminnem...
Bu ülkenin tek derdi, ya da bütün dertlerin tek çözümü laiklik mi ?!..
AHMET HAKAN, DENİZ BAYKAL’IN AVUKATLIĞINI YETERSİZ Mİ BULUYOR ?!..
‘Ulusalcı Medya’nın eksantrik kalemşörü oldu. Halkın neredeyse yarısını “bidon kafalı, göbeğini kaşıyanlar..” olarak gören, “Kent soylu olamamış, ‘telmaşa elitist’ yazarlarla” aynı sütunları paylaştı Ahmet abi...
DANIŞTAY SALDIRISI, “ERGENEKONCU İŞİ” ÇIKARSA !..
Bu dava, şimdiye kadar yaptıkları yanlarına kâr kalan ’darbecilerle, derin devletle’ yüzleşmektir. Bu saatten sonra, ne klasik, ne de post-modern bir darbeyi bu ülke kaldırmaz !..
367 SABİH ve TÜLAY TUĞCU’dan ‘TERS HAMLELER’ !...
“ Bugün Anayasa Mahkemesi’nde bir ölçüde siyasallaşma mümkündür.. Bir siyasi partiyi kapatacaksınız, bir kanunu iptal edeceksiniz ve bu siyasallaşma olmayacak. Mümkün değil !...”