Wikileaks belgeleri ve ürküten iddialar
Türk Kurtuluş Savaşı’nın önderlerinden Merhum İsmet İnönü’nün karar verme konusunda bir tavsiyesi vardı. “karar vermeden ve icraata geçmeden önce 24 saat düşünün” Çok önemli konularda bu sürecin 48 saat olması gerektiğini söyleyenler de var…
Günler öncesinden “ben geliyorum…” diye bas bas bağıran Wikileaks internet sitesi sonunda geldi. Nasıl geldi kimileri için hoş gelmedi ama “pir geldi…”
Wikileaks’ın açıklamalarından sonra Dünya karıştı…
***
Yayınlanan gizli belgelerin ait olduğu devletler ve şahıslar; şimdilik tedbirli bir sessizlik içinde “taşların eteklerden dökülmesini (!)” bekliyorlar…
Dostlar alışverişte görünsün diye kimilerince yapılan cılız çıkışlar; “önümüzdeki süreçte Wikileaks’ın yayınlacağı ileri sürülen diğer belgelerde daha vahim durumlar olabilir” düşüncesiyle cüretkarlık ve sahte kahramanlık yapma noktasına gelemiyor,,,
Öbür devletleri bilmeyiz ama “Dü bakali ne olcek…” tutumu ülkemizde özenle ve dikkatle sürüyor… Açıklanan belgelere dönük, yapılan itidalli açıklamalar, sütre gerisinde vahameti izleyen kimi yüreklerde şiddetli kalp çarpıntılarına neden olduğu tahminden uzak değil…
İsviçre bankalarında Başbakan Tayyip Erdoğan’ın 8 ayrı hesabı olduğu şeklinde ortaya atılan iddianın, Türkiye açısından “çok önemli” olduğunu belirtmeye gerek yok.
Tabi ki iddianın doğru ya da yanlış olduğu konusunda şimdilik kesin hüküm verebilmek zor… Bu konuda Başbakan’ın yapacağı açıklamayı beklemeden olumlu ya da olumsuz düşünce üretmek ve tavır alıcı duruma girmek yanlış olur.
Kuşku yok ki, Tayyip Erdoğan gerekli açıklamaları gecikmeden yapacaktır. Bekleyelim görelim bakalım…
***
Wikileaks’te yayınlanan ve peyderpey yayınlanacağı ileri sürülen belgelerin doğruluğu kesinlik kazanana kadar, iddialara ihtiyatla yaklaşılması gerekir…
Köprülerin altından sular akıp, taşlar yerli yerine oturtulunca birde bakarsınız ki, şahıslar ve devletler bazında işler kötüye gittiği için, “biz şaka yapmıştık” diye ortaya çıkıverirler… Gerçi biz de bunu yazarak şaka yaptık ama gülmeyin ülke ve dünya siyasetinde olmaz olmaz yoktur…
***
Bülent Arınç, Abdülkadir Aksu hakkında ileri sürülen iddialarda yenilir yutulur gibi değil.
Türkiye iki günden beri bu konuda hassas bir noktada olduğu ve milyonlarca kişinin iddiaların mahiyetini basından ayrıntısında kadar okuduğu ve öğrendiği için, şahıslara dönük iddiaları yeniden tek tek belirtmek gereğini duymuyoruz…
ABD’nin belgelerin doğruluğunu kabul etmesi, konunun kolay kolay gündemden düşmeyeceğini gösteriyor…
ABD aşağı sakal, yukarı bıyık sıkıntısını yaşıyor. Belgelerin doğruluğunu yadsıyamadığı gibi, gizli belgeleri düzenleyen diplomatlarının gönderdikleri bilgi ve iddialara da “hayal ürünü” diyemiyor…
***
Wikileak belgeleri uzun süre tartışılmaya devam edecek…
Türkiye hakkında 7 bin küsur belgeden 30’u yayınlanmış. Geriye 7 bin küsur belge daha var. Bunların tamamının gerçek dışı ve boş iddialar olduğunu söyleyebilmek ve iddia etmek olanaklı mı?
Kim bilir geride daha ne bombalar var?
Konuyu uzatmayalım bu başlangıç olsun… Yorumlarımız süreç içerisinde devam edecek…
***
Bakalım yazı altlarına sürekli yorum gönderen ahlaksız, seviyesiz, ağzı bozuk, saldırgan, militanlaşmış yalakalar, yandaşlar ve cemaat çeteleri gelişmeleri nasıl değerlendirecek ve köprü altı ağızlı saldırılarına ne yüzle devam edecekler göreceksiniz…
Tabi gerçek anlamda fikirlere dair yorum ve eleştiri yapan düzeyli yorumcularımızın, okurlarımızın indimizde yerinin ayrı olduğunu, onlara her zaman saygı duyduğumuzu önemle ve içtenlikle belirtmek isteriz…
Kimse konuyu saptırmasın ya da saptırmaya kalkmasın. Kimleri daha doğrusu hangi tür yorumcuları kastettiğimiz açıkça belli!..
Bir yanda nadide kır çiçekleri, öbür yanda ısırgan otları… Aralarında hiç çok önemli fark olmaz mı? Durum bu kadar net!...
BURHAN ÖZBEY