Ya dinci olacaksın ya da yalaka!
Günün modası “hidayet”
Ramazan ayı, her devrin adamı olmayı beceren mahir soytarıların ibret alınacak marifetlerinin ortaya çıkmasında önemli vesile oldu.
Düne kadar, bulundukları ortamlarda en mahrem yerlerine kadar oralarını buralarını açmayı ve teşhir etmeyi yaşam biçimi haline getirmişler, şimdilerde birden bire “hidayete” erdiler! (*)
Açın sabahları televizyonlarınızı görün ekranlarda yaşanan rezaletleri!
Hemen her kanalda; din, iman, Müslümanlık ve kitap üzerine derin söyleşilerden(!) geçilmiyor.
Kimler yapıyor bu son derece derin ve yararlı söyleşileri?
Yakın zamana kadar, televizyon programlarında göğüs dekolteleri konusunda birbirleri ile yarışan, anlı şanlı sunucular ve yeri doldurulamaz derin eğitimli, yapmış oldukları programlarla topluma önemli katkılar sağlayan kadın – erkek sanat dehalarımız…
Şimdilerde nasıl olduysa pek çoğu “takva” yı yaşar oldular…
Dillerinden cami, türban, din iman düşmez oldu…
Sevgili okurlar;
Döneklik ve yalakalıkla ilgili her gün gördüklerimiz, duyduklarımız karşısında inanın ne söyleyeceğimizi ve yazacağımızı bilemez duruma geldik.
Günlük yaşamda: “değişim”, “döneklik”, “yapaylık” ve “yalakalık” at başı gidiyor. Adeta herkes birbirinden nefret eder duruma geldi…
Çünkü, toplumda özyapısına güvenilebilecek “dönek olmayan” o denli az insan kaldı ki, sayısal azlıkları nedeniyle, onların da üstün insan olmalarının kıymeti harbiyesi kalmamış durumda…
AKP’nin, 22 Temmuz seçimi sonucunda büyük oy oranı ile yeniden iktidar olması, “uyanık” ve “çıkarcı” şahıs ve çevreleri, görünürde dindar, gerçekte “din sömürücüsü” yaptı…
İşini yaptırmak isteyenlerle, işini yitirmekten korkanlar, “zoraki ve yapay muhafazakâr” olmanın “utandırıcı” ve “tiksindirici” örneklerini vermekte adeta birbirleriyle yarışır duruma geldiler…
Türbanlı ya da başörtülü olmak kadınlarda “model insan” sayılmanın gerekçesi ve tanımı olarak algılanır oldu…
Ulusal ve yerel gazete ve televizyon sahibi medya patronları; çalıştırdıkları basın mensuplarını; “yoğun baskı altına almanın” tarihi başarısı(!) içerisindeler. Kimseye gıklarını çıkarttırmıyorlar…
AKP hakkında olumsuz yazı yazmak, Başbakanı ya da çevresini hafifte olsa eleştirmek, gazeteci, köşe yazarı ve televizyoncular için “babayiğitlik”le eşdeğer tutulur duruma geldi…
Ya “dinci” gözükeceksin ya da mahir bir “yalaka” olacaksın!
Daha doğrusu ikisini bir arada götüreceksin!
Ya da oturup yerine etliye sütlüye karışmayacaksın. Ağaca bağlanmış büyükbaş ölçeğinde etkisiz ve zararsız olacaksın!
Yoksa biliniz ki; gazeteci ve televizyoncu olarak “hayat damarlarınız” er ya da geç tıkanacaktır… Daha da açıkçası tıkayacaklardır. Bundan sakın kuşkunuz olmasın! Çünkü durum ve gidişat onu gösteriyor…
Yaptıkları işlerle topluma eğitim ve üstün ahlâk konusunda büyük katkıları olan, örnek insan konumunda ki değerli ve anlı şanlı kadın – erkek sanat dehalarımız, yetenekli işadamlarımız vs. neden umumun görüp bileceği şekilde birdenbire “hidayete” erip “takva” cı oldular?
Hiç tiksindiniz mi?
Pardon!
Hiç düşündünüz mü?
Son söz:
Kim ne söylerse söylesin; duruma bakıldığında, ülkede siyasi tansiyon ve sosyal fotoğraf hiç iyi görünmüyor!
Neler olacak, bekleyip hep birlikte “yeis” içerisinde göreceğiz!...
(*) T.D.K. ‘ ya göre; Doğru yol, hak olan Müslümanlık yolu
BURHAN ÖZBEY
burhanaozbey@yahoo.com
burhanozbey21@hotmail.com