YALAN DOLAN SÜRECİ BAŞLADI
Yerel seçimler yaklaşıyor dolayısıyla vatana, millete hizmet aşkı da dayanılmaz biçimde artmaya başladı. Kimler de bu asil duygular oluşmaya başladı derseniz, onu da söyleyelim.
Belediye başkanlıklarına,meclis üyeliklerine aday olanlarda tabi..
Bunca yaşın insanıyız. Kaç seçimde oy kullandık ve kaz kez seçtiğimiz partilerden ve adaylardan ötürü zokayı yuttuk anımsamıyoruz.
Artık duygularımız nasırlaştı. Anladık ki biz de bu ense, siyasilerde de o tokatlar olduğu sürece, yaşamda var olduğumuz yılarda ensemizde epeyce daha boza pişecek.
2009 Martına doğru yol alırken, durumda hiçbir değişiklik yok.
Hangi adayı ya aday adayını görsek, millete müthiş bir hizmet aşkı ile yanıp tutuşuyor. En küçük çıkar beklentileri, köşeyi dönmek, aileyi, eşi dostu ihya etmek vs. gibi konularda zerre kadar düşünceleri yok.
Akıllarında, zihinlerinde var olan vatana, millete daha doğrusu kent büyük hizmetlerde bulunmak.
Öyle sülalemi bahtiyar edeyim, ihaleleri yandaşlarıma vereyim, şu kısa ömürde dünyalığımı yapayım, gecekondulardan villalara taşınayım diye en küçük düşünce plân ve arzuları yok.
Hiçbirinde görkemli makam arabalarına ve makam koltuklarına kurulmak gibi yanıp tutuşan bir iç volkan patlaması yok.
Siz aldanmayın, bundan önce gördüğünüz; yiyip içen, köşeyi dönen, başta kendi çocukları ve yakınları olmak üzere sülalelerini ve eşini dostunu sersefillikten çekip “tatlı hayata” sokan, dünyalığını yapmış belediye başkanlarının durumuna ve onların halkı aldatmalarına…
Önümüzde ki yerel seçimlerde bir yerlere aday olan tüm siyasiler; yukarıda da belirttiğimiz gibi sadece halka hizmet aşkından başka bir duygu ve hesap peşinde olmayan insanlar.
Bekleyin bir süre sonra, sinekkaydı tıraşlarını çekip, en yeni esvaplarını giyinip, çok nazik, çok insancıl ve çok sempatik görüntüler içerisinde kapınızı çalıp karşınıza çıkıp sizlerden “bir zahmet” oylarınızı isteyecekler.
Kimileri sizleri çok düşündükleri için, kışta kıyamette soğukta donmamanız için kapınıza kömür yığacak; evlerinizi pirinç, bulgur, fasulye, mercimek vs ile dolduracaklar.
Sakın ola, öyle sizden bir beklentileri olduğunu sanmayın. Yaptıkları bu iyilikler sadece “Allah rızası” için olacak.
Çünkü bu iyilikleri yapanlar; içlerinde Allah korkusu olan, başı secdeden kalkmayan, din ve Allah diye samimi olarak her daim yanıp tutuşan (!) gösteriş için oruç tutup Hac’ca gitmeyen, halktan topladıkları yardımları, hayırseverlerden aldıkları büyük büyük paraları cebellezi etmeyen (!), “dini bütün”, öbür dünya da hesap vermenin ne denli ağır olduğunu bilen insanlar.
Hiç tereddüt etmeden, onların bu “büyük iyilikleri” karşısında oyunuzu, bu zatı muhteremlere gözünüz arkada kalmadan kaptırın pardon verin.
Şoför mahallerinde valilerin oturacağı kamyonlarla evinize getirilen kömürler, pirinçler, bulgurlar, fasulyeler, mercimekler vs. için de vesile olanlara bol bol dua edin. Bu az mı gurur sizler için (!)
Sonra yapılan zamları, özellikle doğalgaza, elektriğe suya yapılan BÜYÜK ZAMLARI hiç dert etmeyin.
Çocuklarınızın geleceğinin tüketildiğini, son beş altı içerisinde ülkeye tek bir yatırım yapılmadığını, fabrika adı altında üretim yerleri açılmadığını filân da hiç dert etmeyin kendinize.
Sizin çocuklarınız perişan oldu ve geleceksiz kaldı ama hiç olmazsa yönetenlerin çocukları üç beş sene de ihya olup köşeyi dönmediler mi?
Onlarla teselli olun. Yöneticilerimiz bizleri en iyi sömürdüler pardoın yönettiler ve yönetmeye de devam ediyorlar diye şükredin. Göğsünüz kabarsın…
Çok değil üç beş ay sonra sizin ve çalışan çocuklarınızın işsiz kalacağını, halkın tam bir çaresizlik içine düşeceğini kafanıza takmadan; vatanı milleti kurtarmak için yollara düşmüş olan, içleri asil duygularla yüklü, çıkar peşinde koşmayan(!) “takvalı” siyasileri sevgi ve şefkatla kucaklayıp bağrınıza basın.
Çünkü onlara buna layık…
Gerisini düşünmeyin…
Zaten düşünseniz de bundan sonra yapabileceğiniz bir şey yok…
BURHAN ÖZBEY