YALANLAR VE GERÇEKLER
29 Mart’a adım adım yaklaşıyoruz.
Siyasi partiler, mitinglerinde meydanları doldurmak için kıyasıya yarışıyorlar. Alanları dolu göstermek için, çekim tekniklerini kullanarak aldatıcı oyunlara başvurulduğu iddiaları yaygın.
Meydanları olduğundan fazla dolmuş göstermek için yapılan teknolojik oyunların hiçbir yararı olmayacağı kesin.
Ülkemizdeki seçmenler, her ne kadar gelişmiş ülkeler seçmenleri ölçüsünde bilinç ve sorumluluğuna yeteri kadar ulaşmamış olsa da, belli ölçülerde dahi olsa dikkatli ve seçici olmanın bilincine ulaşmış durumdalar.
Seçim yarışı ülkenin büyük bölümünde AKP ile CHP arasında sürüyor.
Diğer partilerin seçimde fazla şansı görünmüyor.
Bu değerlendirmelerimize iki parti dışındaki öbür partilerin yetkilileri ile üyeleri ve seçmenleri kırılıp tepki gösterebilirler ama bu olacağı ve gerçeği değiştirmez.
Son anketlere baktığımızda, eğer taraflı ve sipariş karşılığı yapılmamışlarsa – ki bu her zaman mümkündür – AKP yine ülke genelinde büyük ölçüde belediye başkanlığını kazanacak…
İstanbul ve Ankara için yapılan kamuoyu araştırmaları Topbaş ile Gökçek’in yerlerini koruyacağını gösteriyor…
Ancak, siyasete ve ülke meselelerine duyarlı pek çok kişi bilir ki, politikada son dakikaya kadar kesin konuşmak ve “çok bilici(!)” tahminlerde bulunmak yanıltıcı olabilir…
Seçim konuşmalarına baktığımızda, liderler meydanlarda giderek artan biçimde tabir caizse iyiden iyiye belden aşağıya vurmaya başladılar. Üslupları gerçekten kendilerinin de ifade ettiği gibi, ekranlardan küçük çocukların uzaklaştırılmasını gerektirecek denli üzücü…
MAL VARLIKLARI
Burada dikkatinizi çekeceğimiz bir husus ta, adayların mal varlığı açıklamalarıdır....
Bu durum bizi hiçbir zaman tatmin etmeyen ve yaşamımız boyunca kesinlikle inanmadığımız bir uygulama olmuştur.
Gerçekte trilyonlarca mal varlığı (serveti) olabilen bir adayın mal varlığını, yaptığı açıklamada çok mütevazi göstermesi her zaman olanaklıdır.
O nedenle, biz siyasilerce kamuoyuna deklare edilen mal varlıklarının çoğu zaman doğruluğuna inanmayız ve bu yönde yapılacak açıklamalara itibar etmeyiz…
Yıllarca devlette müfettişlik/başmüfettişlik/teftiş kurulu başkanlığı yaptık.
Kamuda bürokratların mal varlığı açıklamalarının ne yolla yapıldığına ve ne denli işlevsiz olduğuna sürekli tanık olmuş bir kişiyiz.
25 yıllık müfettişlik yaşamımızda; memurların, bürokratların; yasa gereği her beş yılda yaptıkları, kapalı zarflar içerisinde ne oldukları bilinmeyen, senelerce tozlu raflarda saklanan mal beyanlarından ötürü, tek bir kamu görevlisi hakkında işlem yapıldığına, daha da açık ifade ile hesap sorulduğuna tanık olmadık.
İsteyen istediği gibi servetini rahatlıkla gizleyebilir kendisini masum ve sudan çıkmış ak kaşık gösterebilir.
Lütfen ukalalık saymayın!
Uzun yıllar yaptığımız mesleğin bize kazandırdığı birikim ve önsezisi ile; -Ki müfettiş arkadaşlarımızın çoğu için de ayni şeyi söylememiz mümkün - bir bürokratın ve siyasetçinin mal varlığı konusunda gerçekte ne kadar dürüst olduğunu; halinden, tavrından, dışa yansıttığı çeşitli biçimdeki konumlarından az çok anlayabileceğimizi rahatlıkla söyleyebiliriz.
Bir kere mal varlığı konusu açıldığında; 15 – 20 dakika kendisi ile yüz yüze olun, bakışlarını, ten rengini sürekli izleyin, elini ayaklarını nereye koyduğuna bakın, size az çok gerçeğin mesajları ulaşacaktır.
Son söz:
Siz siz olun her kim olursanız olun – kimseyi isim ve parti vererek kastetmiyoruz – siyasetçilerin mal varlıklarına bakarak, onları bir yere oturtmayın.
Mal varlıkları açıklamaları, çok az istisna dışında, hiçbir zaman gerçeği yansıtmaz. Bunu ısrarla ve iddia ederek söylüyoruz.
Tabi siyasete yeni atılmış ya da yeni bürokrat olmuş işin başında ki “çıbır” lar değerlendirmemiz dışındadır... Konumlarında belli mesafeler kaydetmiş, çok önemli görevlerde bulunmuş, büyük paraların harcanmasında rol almış yetki sahibi bürokrat ve siyasetçilerin mal varlığı açıklamalarından söz ediyoruz.
Sonuç olarak.
Bizler ne söylersek söyleyelim ya da yazalım.
Son söz seçmendedir.
Tarihler 29 Mart saat 20.30 ları göstermeden, sonuç hakkında kesin tahmin yapmak söz konusu olamaz.
Gerçek, o gün ve o saatlerde ortaya çıkacaktır.
Bekleyip göreceğiz…
BURHAN ÖZBEY