Yaşamın kıyılarında...
Bitmez ki kıyıları yaşamın...
Pupa yelken bayrak diktiğin yahut parçalanmış, batmış ömür kayığının en ufak tahtasıyla vardığın kıyıların, ardı arkası kesilmez ki...
Tek parça, zaferle, onurla adını kazıdığın kumsalların, sessizliğine ve yalnızlığına esaretin hiç yok olmaz ki...
Yüz üstü düştüğün kumsalların, yalnızlığına ve sessizliğine mahkumiyetin hiç son bulmaz ki...
Dev bir okyanustur hayat...
Sabahın kör ışıkları refakatinde halatı çözer, çapayı toplarsın demirlediğin limandan, koydan bazen...
Bazen, göğün en romantik tonlarında olur yolculukların, sakin, düşünceli, uysal, huzurlu...
Çetin hamlelerinle durup dururken, hırçınlaştırırsın bazen dev hayat okyanusunu...
Ve gündüz kafa tuttuğun yerde gece, sürükleyen kasırgalar başlar...
Koca bir dalga alır kucağına seni, köpük köpük başka kıyılara götürüverir...
Bazen beklediğindir, bazen hiç tahmin etmediğin...
Bitmez ki kıyıları yaşamın...
Benzersiz günah kıyılarından, anlatılmaz pişmanlık koylarına savrulursun ufak çapta dalgalanmalarla bile...
Her bir kum tanesinin koca bir mutluluk sayıldığı kıyılardan, bir bakmışsın yalnızlık adalarına ağaçtan evler yapmışsın...
Yeşermiş her bir yaprağına dua ettiğin, duayı o kadar bildiğin sahillerden, ansızın adsız kayalıklara hapsolmuşsun öyle kopmuş fırtına...
Çakılları, kumları, ağaçları ve hatta böceklerinin varlığı için uğraştığın, hiç bitmezmiş gibi görünen uzun şeritli senin kıyılarından, bir şey olmuş, öyle şey olmuş, dönmemecesine gitmişsin denizde gördüğün, ufukta tam seçemediğin belli belirsiz bir ışık yüzünden...
Bitmez ki kıyıları yaşamın, bir sonsuz okyanusta...
Savruldukça, tanımaya başlarsın hayatı...
Umarım ve inşallah, dev okyanusa veda edeceğiniz kıyıyı çok seversiniz...