BAKÜ, 22/07(BYE)--- Tirajı günde 12.000 olan muhalefet yanlısı Yeni Müsavat gazetesinin 22 Temmuz 2010 tarihli sayısında, Elşat Paşasoy imzasıyla ve yukarıdaki başlık altında yayımlanan haberin çevirisi şöyledir:
Azerbaycan iktidarının, PKK'yı terör örgütü olarak resmen tanımaması, Türkiye'nin gündeminden düşmüyor. KKTC'de düzenlenen bir toplantıda konuşma yapan Türkiye Başbakan Yardımcısı ve Devlet Bakanı Cemil Çiçek'in, Azerbaycan da dâhil olmak üzere, Türk Cumhuriyetlerini, PKK'yı terör örgütü olarak tanımamakla eleştirmesi, konuyu daha da güncelleştirdi. Avrupa ülkelerinde PKK'nın terör örgütü olarak tanındığını hatırlatan Çiçek, kardeş ülkelerin bu adımı atmamasından dolayı üzüntü duyduğunu kaydetti.
Azerbaycan Milli Meclisinde defalarca bu konu gündeme getirildi. Fakat yetkililer, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile Türkiye Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün imzaladığı beyannamede, teröre karşı mücadeleyle ilgili maddenin yer aldığını gerekçe göstererek, ayrı bir kanunun kabulüne gerek görmüyorlar. Ayrıca PKK'nın terör örgütü olarak tanınması halinde, adı geçen örgütün Ermeni teröristlerle bir araya gelerek Azerbaycan'a karşı faaliyet göstereceği de bildiriliyor.
Ümit Partisi Genel Başkanı İgbal Ağazade, öncelikle terörle ilgili kanunun kabul edilmesi gerektiği kanısında: "Azerbaycan hükûmeti, bu konuda dikkatli bir tutum sergiliyor. Azerbaycan'ın hassas bölge olarak savaş meydanı haline gelmesini önlemek istiyor. Çünkü PKK, terör örgütü olarak tanınırsa, o zaman el Kaide, Ceyşullah veya diğerlerinin de terör örgütü olarak tanınması gerekecek. Bu, terör örgütlerinin, Azerbaycan ile ilgili bazı kararlar almasına neden olabilir. Fakat Azerbaycan, PKK konusunda Türkiye ile aynı tutumu sergiliyor. Bu nedenle Azerbaycan tarafının PKK'yı terör örgütü olarak tanıması konusunda herhangi bir sorun olduğunu zannetmiyorum."
Çiçek'in malum açıklamasının, Bakü ile Ankara arasındaki ilişkileri gerginleştirebileceği yönündeki soruyu ise Ağazade şöyle yanıtladı: "Türkiye, Azerbaycan'ın tutumunu anlayışla karşılamalı. Ben de zamanında PKK'nın terör örgütü olarak tanınmasını çok talep ettim. Bugün de Azerbaycan'ın bu tür konularda biraz açık olması gerektiğini düşünüyorum. Fakat şimdi bölgede durum değişti. Özellikle terör örgütlerinin Azerbaycan ile ilgili tutumu ve Azerbaycan'da ayrı ayrı gruplarla çalışma planları genişledi. Bu nedenle Türkiye'nin, bu konuda sorun çıkarmaması gerektiğini düşünüyorum."
Yeni Azerbaycan Partisi milletvekili Aydın Mirzezade ise Türk yetkilinin açıklamalarının Azerbaycan ile ilgisi olmadığını düşündüğünü vurgulayarak, "Çünkü Azerbaycan muhalefeti, çeşitli düzeylerde defalarca Türkiye'nin sorununun onun sorunu, sevincinin onun sevinci olduğunu bildirdi. Türkiye, PKK'yı terör örgütü olarak tanıdığı için Azerbaycan da onu terör örgütü olarak görüyor. Bu, tartışılmayacak bir konu. Azerbaycan, her zaman Türkiye'nin sorunlarını kendi sorunları olarak gördü ve bundan sonra da öyle olacak."
Mirzezade, "Bu tutumun parlamento düzeyinde resmileştirilmesine engel olan ne?" sorusuna cevabında, "PKK, Türkiye'de faaliyet gösteren bir terör örgütü olduğu için, Azerbaycan tarafından terör örgütü olarak tanınmasına gerek yok. Terörle mücadele konusunda Azerbaycan, her zaman Türkiye'nin yanında. Azerbaycan, bu mücadelede uluslararası hukuk normları çerçevesinde her zaman Türkiye'ye gerekli olan yardımı yaptı." ifadelerini kullandı.
Diplomat Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Tahir Süleyman'ın, Azerbaycan'da PKK'nın terör örgütü olarak tanınmamasını gerekçe göstererek, PKK'yı terör örgütü olarak görenleri, ülke kanunlarına saygı duymaya çağırdığının hatırlatılması üzerine Mirzezade, "Tahir Süleyman'ın faaliyetinin de, onun Türkiye'de terör örgütü olarak tanınan kurumun propagandasını yapmasının da hukuki açıdan değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum." dedi.