BAKÜ, 13/07(BYE)--- Tirajı günde 12 bin olan muhalefet yanlısı Yeni Müsavat Gazetesi'nin 13 Temmuz 2010 tarihli sayısında, Ferhat Memmedov imzasıyla ve yukarıdaki başlık altında yayımlanan haberin çevrisi şöyledir:
Ermenistan'da ve Türkiye'de, sınırların Eylül ayında geçici olarak açılabileceğine dönük söylentiler dolaşıyor. Bunun nedeni, Türkiye Dışişleri Bakanlığı'nın, Ermenistan'la sınırı olan bölgelerin valilerine, sınırların açılması için teknik sorunların ne kadar sürede çözümlenebileceğine dair mektup göndermesi.
Diğer bilgilere göre, Türkiye'nin Ermenistan'la sınırı olan bölgelerde karayolları tamir ediliyor ve demiryolu istasyonunda çalışmalar yürütülüyor. Sanki her şey, sınırların açılması için yapılıyor. Geçtiğimiz günlerde Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun, ülkesinin tutumunun değişmediğine dönük açıklamasına rağmen, tüm bunlar, Ankara'nın Zürih protokollerinin onaylanması konusunda Karabağ şartına sadık kaldığı şeklindeki tutumuna ters düşüyor.
Hükümete yakın basın yayın organları, önümüzdeki aylarda Türkiye-Ermenistan ilişkilerinin normalleşmesi sürecinde ciddi gelişmeler beklendiğini yazıyor. Bazı yazarlara göre, paralel olarak Azerbaycan topraklarının boşaltılması konusunda da net sonuçlar sağlanacak. Ancak, Zürih protokollerinin onaylanması ve sınırların açılması önümüzdeki aylarda mümkün olmasa da, sorunun başka bir çözüm yolu olduğu söyleniyor. Bu, Türkiye'nin Ermenistan'a yeni bir jest olarak Eylül ayında sınırları geçici olarak açması olabilir. Türkiye, restorasyon çalışmalarından sonra Van'da müze olarak faaliyet gösteren eski Ermeni kilisesi Surp Haç'ın ibadet için açılmasına izin verdi. 19 Eylül tarihinde kilisede, Ermenistan'dan gelecek olan çok sayıda ziyaretçinin ve din adamının katılımıyla ayinler yapılacak. 19 Eylül'de Türkiye tarafının, Ermenistan'dan gelenlerin sayısının çok olmasını göz önünde bulundurarak, sınırların üç gün açılmasına izin verebileceği bildiriliyor.
ABD'nin Erivan Büyükelçisinin yardımcısının Türk asıllı eşi, ünlü analizci Amberin Zaman da, Zürih protokollerinin onaylanmasının önümüzdeki aylarda mümkün olmamasından dolayı Ankara'nın, Ermenistan'la ilişkileri normalleştirme sürecini canlandırma yönünde bazı adımlar atabileceğini düşünüyor. Bu adımlardan biri de, Eylül'de Van kilisesine ibadet için gelenlere sınırların açılması. Zaman, Türkiye'nin başka adımlar da atabileceği, örneğin Ermenistan'dan elektrik enerjisi ithal edilmesi, Kars-Gümrü Demiryolu Hattı'nın hizmete girmesi, Ermeni Patriği II. Karekin'in Akdamar Kilisesi'ne ibadet için davet edilmesi, Erivan'da ticaret ofisinin kurulması ve Van'daki eski Ermeni anıtlarını ziyaret etmek için gelecek Ermeni turistler için vize uygulamasının kolaylaştırılması gibi adımlar atabileceği kanısında.
Peki, Ermeni tarafı, bunun karşılığında hangi adımları atabilir?
Zaman'a göre, Ermenistan, ordusunu Karabağ'dan ve çevresindeki topraklardan çıkarmaya hazır olduğuna yönelik üst düzey bir açıklamada bulunmalı. Erivan, aynı zamanda Türkiye'nin mevcut sınırlarını tanımalı. Türkiye'yi Azerbaycan'la birleştiren ve Nahçıvan'dan geçen demiryolu hattının kullanımına izin vermeli.
Tüm bu müzakerelerin, ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton'un bölgeye yaptığı ziyaret sonrasına rastladığını belirtmekte yarar var. Clinton, Erivan'da, Türkiye'ye Zürih protokollerini onaylama çağrısında bulunmuştu. Clinton'un, Bakü'de de Türkiye-Ermenistan ilişkilerini müzakere ettiği bildiriliyor (Kendisi bu konuda hiçbir açıklamada bulunmadı).
Peki, Clinton'un ziyaretinden sonra Ermenistan-Türkiye sınırının geçici değil, tamamen açılabileceğine yönelik tartışmaların ortaya çıkması ne anlama geliyor? Bakü'nün, bu konuyla ilgili tutumunu değiştirmesi ve sınırların açılmasını engellemeyeceğini açıklaması mümkün mü?
Konuyla yakından ilgili olan kaynaklar, önümüzdeki aylarda, ABD'nin de çabalarıyla Karabağ ihtilafının çözümüne yönelik müzakerelerde önemli bir gelişme yaşanması halinde, Bakü'nün, sınırların kısmen açılmasına karşı çıkmayacağını söylüyorlar. Aynı zamanda Türkiye Hükümeti de, Azerbaycan'ı bu konunun dışında bırakmanın mümkün olmadığını gördü. Demek ki, sınırların açılmasına yönelik müzakereler yapılması, Karabağ görüşmelerinde herhangi bir sonuç elde etme ihtimalinin artmasından kaynaklanıyor. Yani Ankara'da, Karabağ müzakerelerinde önümüzdeki aylarda anlaşma sağlanabileceği şeklinde haberler dolaşıyor.