Başından bu yana söz verdiğim gibi, sizlere hep olayların perde arkasını ak
tarmaya çalışıyorum. Anlattıklarım ne teori ne de kahinlik. Size, her şeyi en doğru şekilde, yaşadığımız olaylar doğrultusunda aktarmaya çalışıyorum. Ve inşaAllah da aktarmaya devam edeceğim...
Size yazdığım neredeyse her şey ortaya çıktı. Gizli CHP-BDP işbirliği, MHP-BARZANİ işbirliği, APO-CHP işbirliğinin hepsi ortaya çıktı. Bu görüşmelerde MHP'nin eksik olabileceğini düşünmüyorum.
Çıkan ses kayıtları neredeyse her şeyi ispatlar nitelikteydi.
Ayrıca size söylediğim gibi YARGI'nın kimlerin elinde olduğu net bir şekilde ortaya çıkmış oldu.
Daha neler olacak neler!
(Başından bu yana yazdığım hiçbir yazım niteliğini kaybetmemiştir. Tavsiyem tüm yazılarımın dikkatlice okunmasıdır. Emin olun çıktı almak istediğiniz pek çok yazı bulacaksınız.)
***
Türkiye'deki gündem referanduma kitlenmiş durumda. Gündeme kitlenmişken bir kaç hususa dikkat çekmek istiyorum:
(Ama öncelikle şunu söylemek istiyorum: ne AKP yandaşıyım, ne CHP ve MHP'ye antipatim var ne de başka bir şey. Benim kimseyle bir alıp veremediğim yok. Benim derdim bu ülkenin menfaatini düşüneceğine kendi menfaati peşine düşmüş olanlar ve derin devlet yapılanmasına maşa olmuş insanlardır.)
Derdim; bir Hz. Ebubekir, bir Hz. Ömer, bir Hz. Ali, bir Hz. Osman'nın adaletinden eser olmayan bir yönetim biçimi ile yönetilmemiz.
Kısaca bu açıklamaları yaptıktan sonra konuma geri dönebilirim.
***
Başta Amerika olmak üzere birçok ülkenin bize karşı stratejisi değişmiş durumda. Ummadık bir şekilde Amerikalı general ülkemize gelip Genelkurmay Başkanımızı ziyaret ediyor. Eski köye yeni adet geliyor. Tabii ki bunun çeşitli nedenleri var. Hiçbir şeyin nedensiz olamayacağı gibi bu da nedensiz bir ziyaret değil.
İnanıyorum ki; gizli görüşmelerde kesinlikle birilerine izlenilmesi gereken strateji hakkında talimatlar verilmiştir.
Nitekim güçlü bir Türkiye, başta İsrail olmak üzere tüm dünyayı tehdit eder.
Bunun olmasını istemeyenler çeşitli yollarla Türkiye'nin gelişmesine engel olmaya çalışacaklar.
Türkiye'nin en büyük engeli içimizde yaşattığımız derin devlettir.
Maalesef birçok (gerçek) aydın yazar ve gazetecimiz bunu göz ardı ediyorlar.
İçimizdeki derin devleti bitirdikten sonra işimiz inşaAllah çok daha kolay olacak ve Türkiye'nin süper güç yolunda ilerleyişi büyük bir ivme kazanacaktır.
Bunun farkında olan bir tek ben değilim. Bunu benim bildiğim kadar derin devlet ve derin devlet maşaları da çok iyi biliyorlar. Ona göre de adımlarını dikkatlice atıyorlar.
Her gün yeni bir konu ile Ergenekon davası sabote edilmeye çalışılıyor. Hem de türlü türlü yollarla. Acaba bunu neden yapıyorlar dersiniz?
Hanefi Avcı'nın öyle bir zamanlamada kitap çıkarttı ki; referanduma günler kala tüm medyayı sarstı. Sarsmakla da kalmayıp, hazır gündem referandum gündemiyken, çıkarttığı kitap birilerinin işine gelmiş!
İkinci ''Ergenekon'' davasının tutuklu sanıklarından Serdar Öztürk, İstanbul Cumhuriyet Savcısı Zekeriya Öz ile Hasan Hüseyin Özese'nin de aralarında bulunduğu 4 hakim hakkında suç duyurusunda bulundu.
Öztürk tarafından hazırlanarak, Beşiktaş'taki İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına verilen dilekçede, ''İrtica ile M
ücadele Eylem Planı'' davasına bakan İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi heyetinde görevli hakimler Hasan Hüseyin Özese, Sedat Sami Haşıloğlu, Hüsnü Çalmuk ile ''arama, el koyma, inceleme, yakalama'' kararı veren nöbetçi İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi hakimi Metin Özçelik ve soruşturmayı yürüten Savcı Zekeriya Öz hakkında ''örgüt üyesi olmak'', ''suç örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etmek'', ''kişiyi hürriyetinden yoksun bırakmak'', ''görevi kötüyü kullanmak'' suçlarından dava açılması istendi.
Dilekçesinde, ''yargılama ve soruşturma yapan kişilerin bir hakim veya savcı değil, örgüt üyesi olduklarını, örgüt tarafından illegal olarak yargıya sızdıklarını ve örgütün talimatları doğrultusunda hukuka aykırı hareket ettiklerini'' ileri süren Öztürk, bu hususların Emniyet Müdürü Hanefi Avcı'nın ''Haliç'te Yaşayan Simonlar/Dün Devlet Bugün Cemaat'' adlı kitabında da detaylarıyla açıklandığını iddia etti.
Gözüktüğü üzere kitap referandum gündeminden yararlanarak, sessizce ve sinsice Türkiye'nin gizli gündemini etkilemeye çalışmış.
Sadece bunla da kalmayıp, "Genel Af" gündeme getirildi...
Siz bunların bir rastlantı olabileceğini düşünüyor musunuz?
***
Bölgenin istenmeyen ülkesi Türkiye, bazıları için tam bir kabus. Özellikle kurumların içindeki gizli teşkilatlanmaların deşifre edilmesi ile birlikte Türkiye'nin gelişmesi ve kendi adına karar verebilmesi için önündeki engelleri kaldırmış oldu.
Siyonist yapılanmanın etkin olduğu Amerika, Türkiye ile daha da samimi olmaya çalışacak.
Öyle ya; New York'da İkiz Kuleler'in yerine büyük bir Camii inşası da işin cabası olsa gerek. Nedense böyle bir şeye siyonist yapılanma sessiz kalıyor. Amerikan Başkanı Obama, kendini birilerine kanıtlamak isteyip, kendisini birilerine yakın göstermeye çalışması hiç de normal değil. Hadi diyelim ki öyle olsun, yaşatılması mümkün değil...
Bunu bir yakınlık babında kullanmak isteyen Amerika, aynı zamanda Türkiye'deki Anadolu Kartalı Tatbikatı'na önce İsrail'in katılmamasını sebep göstererek, sonrada "ABD güçlerinin bu yıl Türkiye ile iki tatbikata katılması ve uçaklarının başka görevleri olmasından dolayı, ABD Ekim ayında yapılacak tatbikata katılmamayı uygun görüyor" denildi.
Birileri bizi saf yerine koymaya çalıştığı aşikar. Ama yüzlerini kara çıkartmadığımız da bir gerçek...
***
Türkiye'nin tüm bu engelleri kaldırabilmesi için bir referandum sürecine girecek. Fakat bu referandumu öcü gibi göstermek isteyenler aldıkları talimatlar neticesinde bunu yapıyorlar.
"Referanduma 'Evet' derseniz ülke batar, AKP kendi adamlarını yerleştirir, öyle olur, şöyle olur..."
Yahu milleti kandırmayı bırakın Allah aşkına!
Türkiye'nin tüm kurum ve partilerinin içinde yığınla MOSSAD, CIA, KGB, BND, M-16 adamları varken varsın AKP'nin adamları yerleşsin!
En azından PKK'nın arkasındakiler olmasın!..
***
BDP'li Osman Baydemir'in korkusunun nedeni: referandumda "Evet" çıkmasının kendilerine ve arkasındakilere ne kadar büyük sıkıntılar açacağını bildiği için, halkın çoğunluğu "Evet" derse istifa edeceğini açıklamıştı.
Nitekim referandumda çıkacak "Evet" belli gizli teşkilatlanmanın sonunu getirecek...
Bugüne kadar kendi iradesi doğrultusunda karar verememiş ülkemizin artık kendi iradesi doğrultusunda hareket etme zamanı!
******************
"Gün gelecek; geçmiş günler bir daha asla gelmeyecek."
Eşref Zeki PARLAK
******************
Eşref Zeki PARLAK / HaberX
e.zekiparlak61@hotmail.com
-------
Yazarı Twitter veya Facebook'dan takip etmek için tıklayınız:
http://twitter.com/#!/ezekiparlak
http://www.facebook.com/#!/pages/Esref-Zeki-PARLAK/136981359657247
-------