Yenilgi ve pişkinlik
CHP’de hiddet ve şiddet doludizgin…
Herkes birbirine saldırıyor…
Saldırılanların başında tabi ki Baykal var…
O da yıllardır olduğu gibi, kahramanca bir dayanıklılık, direnç ve pişkinlik içerisinde koltuğunu korumayı sürdürüyor…
“Partiyi yüzde 4,5’lardan aldım, Yüzde 20’lere kadar taşıdım, bu bir başarı değil midir?” söylemiyle kendisini aslanlar gibi savunmaya (!) devam ediyor
Pekiii Sayın Baykal, AKP ile aranızda ki 25 puanlık fark nedir? Bunu nasıl izah edeceksiniz?
O da soru mu yani diyeceksiniz!...
Biiiir… Tarkikatlar…
İkiiii… İmamlar…
Üüüç… İkinci Cumhuriyetçiler…
Dört… Batılı odaklar…
Beeeş.. ABD….
Altııı.. AB….
Yedi… Dağıtılan. Kömürler, gıdalar…
Daha saymaya gerek var mı, suçlu bulunmadı mı, bunlar yetmez mi?
Öyle ya… Baykal ne yapsın bu denli kuşatma karşısında! Onun ne suçu olabilir ki! Suçlular yukarıda sayıldı. Zaten Baykal’ın iktidar olmak gibi bir hedef ve hevesi hiçbir zaman olmadı ki onu suçlayalım…
CHP’de sosyal demokratlara özgü, birbirinin önünü tıkamak… Ayağından çekip alaşağı etmek… Hesap vermekten öte hesap sormak… Her zaman ve her dönemde canlılığını ve varlığını korumuştur…
Yarım asırdan fazla bir süredir, ülke doğru dürüst tek başına bir sol iktidar görmedi… Bunun vebali kimdedir? Sola oy vermeyen halkta mı, yoksa halka bir türlü güven vermeyen sol partiler ve liderlerinde mi?
Halk, ardından gidilecek parti ve kendisine güven duyulacak lider bulduğunda, hiç tereddütsüz görevini yerine getirmekte ve güven duyduğu parti ve lidere gidip oyunu vermekte…
Ülkede yaşı elliyi geçmiş insanlar, ömürlerinde adam gibi bir sol partiyi iktidarda göremeden yaşamlarının sonuna gelmişlerdir…
Milyonlarca insana, on yıllardır iktidar olamamanın özlem ve acısını çektirmiş olan liderlerin hiç mi vicdanları sızlamamakta!
Ömür dediğiniz, göz açıp kapayana dek rüzgâr gibi gelip geçiyor…
Sayıları on milyonlara varan umudu tükenmiş insanlar, artık açıkça biliniyor ki, kolay kolay CHP’yi iktidarda görebilme şansından çok uzaktadırlar…
Mezarlıklar, sol bir partiyi (CHP) yi iktidarda hiç göremeden ömrünü tüketmiş insanlarla dolmakta…
Ne diyelim…
Beraber kahrolduk bu yollarda!...
Bari oğullar, torunlar ayni şansızlığa uğramasalar!
Değil mi Sayın Baykal!...
Ne dersiniz?
Siz de hiç mi kabahat yok!...
Burhan ÖZBEY