Yiğit Bulut un yiğit yazıları(!)
Haber Türk televizyonunun yiğitçe(!) yazılar yazan genel yayın yönetmeni ve programcısı; Haber Türk gazetesinin gözbebeği köşe yazarı Yiğit Bulut, köşesinde “yiğitçe yazılar” yazmaya devam ediyor (muş)!
Televizyonda ki programlarında ne yapıyor bilmiyoruz çünkü “O(!)” günden sonra, bu zatı muhteremin hiçbir televizyon programını izlemedik, bundan sonra da izlemeye hiç niyetimiz yok! Çünkü izlemeyeceğiz ve yazılarını okumayacağız diye söz verdik…
Yazılarını okumak gafletine düşmüyoruz ama ara sıra internette muhteremin yazılarının altına ne gibi yorumlar “koymuşlar” diye göz attığımızda, bilgisayarımıza vıcık vıcık yağ bulaşıyor!
O ne yorumlar(!)
Gelen pardon “eklenen” yorumları okuyunca, Yiğit Bulut’un ne yeri doldurulmaz, ne yiğit bir köşe yazarı ve televizyon programcısı olduğunu, bu konuda çok cahil kalmış olmamızın ezikliği içerisinde, kendimizden utanarak gerçeği öğrenmiş oluyoruz…
Beyefendinin yazısının altına 46 yorum gelmiş pardon “konmuş (!)” içlerinden bir tane olsun, şahsını ve yazısını eleştiren yorum yok. Bu bir rekor…
Bu durumda birkaç şık ortaya çıkıyor.
Bir…
“O(!)” program gününden sonra, ekrandaki hazin durumunu görüp, isyan noktasına gelmiş, saçını başını yolmuş hemen herkes; inanıyoruz ki muhteremin yazısını artık okumuyor, bırakın okumayı şöyle bir göz atmıyor bile…
O nedenle de bu kesimden büyük olasılıkla yorum gelmiyor. Çünkü gelmiş olsa hepsi sanıyoruz ki ağır eleştiri biçiminde olacak… Öyle yorumları da yazının altına koymak gibi bir gaflete düşülmeyeceği belli…
İki…
Ciddi ve tutarlı eleştirel yorumlar geliyor ama bunlar büyük olasılıkla es geçilip yazı altına eklenmiyor, eklenemiyor… Sanki çocuk kandırılıyor(!)
Üç…
Yazı altına eklenen yorumların tamamı, yağcı ve yalaka takımından olup, büyük bölümü malum cemaatin “yiğitsever” militanlarına ait… Onlar organize hareket etme de mahirdirler. Hanefi Avcı’ nın kitabından bunu açıkça gördük.
Olmuyor Yiğit Bulut!
Sen bu sevdadan vazgeç… Bu taktik ve planlarla bir yerlere varamazsın!
Görünen o ki, büyük olasılıkla yakın zamanda yolunu Haber Türk’ten ayıracaklar… Haklı olmadan, “ hak savunulucuğuna” soyunmak kadar abes bir şey olmaz…
Kısa süre önce kaleme aldığımız ve bu sitede yayınlanan köşe yazımızda, yanlış anımsamıyorsak, zatı alinize şunu sormuştuk:
“Yiğit Bulut! Turgay Ciner’den yani patronundan aldığın (fiili) “aylık” ne kadar?”
Tekrar soruyoruz.
Hükümetle iyi ve uyumlu geçinmek zorunda olan Sayın Patronundan kaç lira aylık alıyorsun, açıklar mısın?
Önce bunu açıkla, sonra AKP’nin ve Başbakan’ın methi senasını yapmaya devam et.
“İt ürür kervan yürür” kahramanlığı ile ortaya çıkarsan, birileri de süreç içerisinde ayni yaklaşımlarla sana ulaşırlar. Bu da hiç hoş olmaz…
Lafla, sözle ve hamaset yazılarıyla yeri dolmaz gazeteci olduğun portresini ortaya koyamazsın! Sözle yiğitlik, yüreklilik olmaz.
Neyle olur?
“Özle olur özleeee!..”
Sonuç…
Köşe yazılarımızda yeri geldikçe hatırlattığımız savımızı bir kez daha hatırlatalım:
Patronlarından onlarca milyar aylık alan gazeteci ve köşe yazarlarının gerçek anlamda ezilen halktan yana olmalarını beklemek, ütopyadan ileri gidemez. İstisnalar kaideyi bozmaz tabi…
Eğer referandum sonuçları iddia edildiği gibi bilgisayar oyunlarıyla (hileleriyle) “yüzde 53 evet” moduna ayarlanmazsa; sahipsiz ve çileli halkın, baskı ve zülüm tehditlerinden kurtulmasına sanırız az kaldı.
Referandumda sandığa oy atacak milyonlarca asgari ücretli vatandaşımız; ayda 20-30-50 … milyar lira gibi aylıklar alan, patron kumandasında ki yandaş gazeteci ve köşe yazarlarının; kime ve neye hizmet ettiklerini bilerek oylarını kullanmaları durumunda; ülkenin “hayır”lı günlere kavuşmasını kimse engelleyemeyecektir!
Son uyarı:
Kimi köşe yazarlarının sürekle hatırlattığı gibi referandumda seçim bilgisayarlarına olabilecek dıştan müdahale olasılığına, biz de önemle ve ısrarla“dikkat” diyoruz!
BURHAN ÖZBEY