LEFKOŞA (ANKA) - Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, Türkiye'nin Kıbrıs'ta yılsonuna kadar çözüm istediğini vurgulayarak, "Bu yılın sonuna kadar Rum tarafı ve onu destekleyenler, bu meseleyi bir çözüme kavuşturamazlarsa herkes kendi yolunda gitmeye devam edecektir. Çünkü bu, ilânihaye sürdürülecek bir konu değildir. Rum tarafı da artık denizin bittiğini idrak etmeli, üzerine düşeni yapmaya karar vermeli ve adil ve kalıcı çözüm için gerekli adımları atmalıdır" dedi.
Çiçek, Kıbrıs meselesini Türkiye'nin önüne Avrupa Birliği üyeliğinin ön şartı olarak koyanlara Lefkoşa'dan seslendi ve tercihlerinin her zaman Kıbrıs olacağını vurguladı.
Kıbrıs Türk halkına verdiği sözleri tutmayan AB'nin sınıfta kaldığını belirten Çiçek, Türkiye ile KKTC ilişkilerinin dünyada eşi, emsali olmayan, karşılıksız bir ilişki olduğunu; gönülden, tarihten ve maziden geldiğini söyledi.
Cemil Çiçek, güçlü, sağlıklı, sürdürülebilir bir ekonomik yapı için meselelerin üzerine cesaretle gidilmesi gerektiğini vurgulayarak, "Bu gelecek nesillere borcumuzdur, hep birlikte başarmak zorundayız. Türkiye her zaman olduğu gibi bu uzun soluklu mücadelede Kıbrıs Türkü'nün yanındadır. Hükümetimiz için ve bütün TC hükümetleri için Kıbrıs Türk halkının refahı ve ekonomik başarısı öncelik arz etmektedir" diye konuştu.
Çiçek, "Bizim KKTC'yle ilişkilerimiz, bir menfaat ilişkisi, bir ekonomik ilişki değildir. Dünyada eşi, emsali olmayan, karşılıksız bir ilişkidir. Gönülden, tarihten, mazimizden gelen bir ilişkidir" dedi.
-"HEPİMİZ İÇİN MUTLU GÜN"-
Cemil Çiçek, Lefkoşa'da Dr. Fazıl Küçük Bulvarı'ndaki törende yaptığı konuşmada, 20 Temmuz 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı'nın 36. yıldönümünde KKTC'de bulunmaktan, bu gururu paylaşmaktan duyduğu mutluluğu ifade ederek, "Anavatan Türkiye ve hükümeti adına hepinizi sevgi saygıyla selamlıyorum. Bugün hepimiz için mutlu bir gün. Kutlu olsun" dedi.
Barış Harekâtı'nın Kıbrıs için olduğu kadar, Türk milleti için de tarihi dönüm noktası olduğunu ifade eden Çiçek, Kıbrıs Türk halkının hür yaşama, adanın sahibi olarak varlığını sürdürme mücadelesinin en şerefli günü olduğunu belirtti.
Çiçek, 36 yıl önce bugün uluslararası anlaşmalardan doğan haklarını kullanan kahraman Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Kıbrıs Türkü'nü yok etmeye tarih sahnesinden silmeye yönelik teşebbüsü akim bıraktığını kaydetti.
Kıbrıs Türk halkının Barış Harekâtı'ndan güç alarak hukuk ve eşitlik mücadelesini güven içinde sürdürme kararlılığıyla bugünlere taşıdığını belirten Çiçek, Kıbrıs Türkü'nün ve Türk milletinin çabasının boşa gitmediğini, hak ve hukukunu her zeminde arayıp koruyacağını dünyaya gösterdiğini söyledi.
-BOYNUMUZUN BORCU-
Çiçek, "Kıbrıs Türkü'nün güvenliği eşitliği hukuku ve refahı Anavatan Türkiye'nin ve bütün cumhuriyet hükümetlerinin en öncelikli görevidir ve boynumuzun da borcudur. Bunu herkes böyle bilmelidir" diye konuştu.
KKTC'nin tüm bölge için örnek bir demokrasi ortaya koyduğunu, insan hakları ve hukukun üstünlüğü üzerine yükselen KKTC'nin bölge barışı ve istikrarı içi de çok önemli kazanım olduğunu vurgulayan Çiçek, "Kıbrıs Türk halkı artık mücadelesini varlığını sürdürebilme endişesiyle değil siyasi ve ekonomik sahalarda daha başarılı olma, refah seviyesini artırma, dünyada layık olduğu yeri alma hedefi doğrultusunda yürümektedir" dedi.
Çiçek, Kıbrıs Türkü'nün bu hedefleri yakalamak için gerekli bilgi, tecrübe ve donanıma sahip olduğunu; Anavatan'ın da bu mücadelede Kıbrıs Türkü'nün daima yanında olduğunu ve olmaya devam edeceğini vurguladı.
Türkiye'nin kuruluşundan bu yana Atatürk'ün ilkeleri doğrultusunda her zaman istikrardan, barıştan, işbirliğinden yana olduğunu, bölgesinde güvenlik ve refahı hedeflediğini, hukuk, adalet ve eşitlik temelinde ulaşılacağına inandığını kaydeden Cemil Çiçek, Kıbrıs Türk halkı ta işin başından beri kendisine verilen sözlerin tutulmamasına rağmen yapıcılığından ödün vermediğini, adil kalıcı çözüm için üzerine düşeni aynı kararlılıkla yerine getirdiğini; bugün de Türkiye'nin desteğiyle bu çabalarını sürdüğünü anlattı.
-"RUM TARAFINDA ÇÖZÜM İRADESİ YOK"-
Türkiye'nin Kıbrıs İşlerlinden de Sorumlu Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, Kıbrıs sorununun çözümünün ulaşılamayacak bir hedef olmadığını belirterek, yarım asırdır BM gündeminde bulunan meselenin çözümünün parametreleri ortaya çıktığını ve yerleştiğini kaydetti. Adada kalıcı barış olacaksa "adada iki eşit halk, iki ayrı devlet, iki ayrı demokrasi bulunduğu" parametrelerine dayanacağını vurgulayan Cemil Çiçek, "Çözüm için gereken siyasi irade bizde var, KKTC'de var ama Rum tarafında bu irade maalesef yoktur" dedi.
-"BİR DEFA DAHA YANILDIKLARINI İYİ BİLMELİDİRLER"-
Çiçek, Rum tarafının da üzerine düşeni yaparak çözüm yolunu açması, Kıbrıs Türkü'nün çözüm çabalarına aynı iyi niyetle cevap vermeyi başarması gerektiğini kaydederek şöyle konuştu:
"Müzakereleri uzatmak, çözüm ilkelerini aşındırmaya çalışmak, Türk tarafının önerilerini karşılıksız bırakmak çare değildir, çözüm hiç değildir. Dün en sert baskılardan yılmamış Türk tarafını bugün köşeye sıkıştıracaklarını, adanın gerçekleriyle bağdaşmayan formülleri dayatabileceklerini, Türkiye'yi ahdi ve tarihi vecibeleri hilafına Kıbrıs Türkü'nü feda etmeye zorlayacaklarını düşünenler varsa, bir defa daha yanıldıklarını ve yanılacaklarını iyi bilmelidir. Kıbrıs'ın eşit sahiplerini ikinci sınıf hayata mahkum edeceklerini umanlar varsa, bilmelidirler ki yine ve sonsuza kadar yanılmaya ve hüsrana uğramaya devam edeceklerdir."
-"BİZ ÇÖZÜM İSTİYORUZ"-
Türkiye'nin Kıbrıs İşlerlinden de Sorumlu Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, çözüm istediklerini ve bunun için çalıştıklarını vurgulayarak, adil ve kalıcı çözüm sözlerinin arkasında durduklarını, şimdi verdikleri sözün arkasında durması gerekenlerin başkaları olduğunu söyledi.
Kıbrıs meselesini, Türkiye'nin en temel politikaları önünde engel olarak görenler, engel çıkarmaya çalışanlar, hatta vazgeçilmez şart koymaya çalışanlara daha önce de söylediklerini bir kez daha söylemek istediğini belirten Çiçek, şunları ifade etti:
"Hiçbir zaman Anavatan Türkiye verdiği sözlerden cayan bir ülke olmamıştır. Biz her defasında burada adil ve kalıcı bir çözümü istedik, istemeye devam ediyoruz. Bütün bunlara rağmen Kıbrıs meselesini AB'nin ön şartı olarak önümüze koyanlara, koymak isteyenlere ve bu şartta ısrar edenlere demek istiyoruz ki, eğer TC'ye "ya Kıbrıs ya AB, bu ikisinden birini seçeceksiniz' diyorlarsa, böyle bir açmazın, üçgenin içine sokmak istiyorlarsa Türkiye'nin her zaman tercihi, her defasında tercihi, her hükümetin tercihi Kıbrıs'tır, Kıbrıs olacaktır
Elbette Türkiye olarak kalıcı barışı istiyoruz, en evvel, en kısa sürede istiyoruz, mümkünse bu yılın sonuna kadar bu işin bitmesini istiyoruz. Bu ilânihaye devam edecek bir süreç değildir. Bu yılın sonuna kadar Rum tarafı ve onu destekleyenler, bu meseleyi bir çözüme kavuşturamazlarsa herkes kendi yolunda gitmeye devam edecektir. Çünkü bu ilânihaye sürdürülecek bir konu değildir. Rum tarafı da artık denizin bittiğini idrak etmeli, üzerine düşeni yapmaya karar vermeli ve adil ve kalıcı çözüm için gerekli adımları atmalıdır."
-"AB BU SINAVDA SINIFTA KALDI"-
"Eğer uluslararası toplumda adalet, ahde vefa, verdiği sözün arkasında durma varsa, AB bu sınavda sınıfta kalmıştır" diyen Cemil Çiçek, AB'nin ve Rum kesimine destek çıkanların tutumlarını bir daha gözden geçirmelerinde fayda gördüğünü ifade etti.
Çiçek, uluslararası toplumun "çözüm fırsatı geçmişte olduğu gibi bir kez daha harcanırsa, Kıbrıs Türk tarafının tüm samimi çabaları karşılıksız bırakılırsa, BM'nin 2010 sonuna kadar çözüm hedefi Rumların ve onları destekleyenlerin tutumu yüzünden bir daha kaçarsa ne olur" soruları üzerinde çok iyi düşünmesini istedi.
Kıbrıs Türklerine verilmiş sözlerin gereği yerine getirilmediğini; 21 yüzyılda çok ilkel, insafsız, vicdansız tecrit politikasının halen sürdürüldüğünü hatırlatan Cemil Çiçek, bunu Türkiye'nin ve Kuzey Kıbrıs Türk halkının kabul etmesinin mümkün olmadığını; bu gerçeği söyleme sorumlulukları olduğunu kaydetti.
-SU PROJESİ-
Cemil Çiçek, KKTC'nin, hatta Kıbrıs'ın su ihtiyacını karşılayacak projenin dün imzalanmasının anlamlı olduğunu hatırlatarak, uzun zamandır hayal edilen projenin hayata geçmeye başladığını, Türkiye'de ihale sürecinin devam ettiğini; daha sonra baraj yapılacağını, iki baraja su bağlayacak boruların deniz altından geçirileceği projenin 4 yıl sonra hayata geçeceğini; Türkiye'nin bu projeye 450 milyon dolar kaynak ayırdığını ifade etti.
Enerji ihtiyacının karşılanması için deniz altından enerji hattı geçirilmesi projesinin de yoğun çabayla devam ettiğini kaydeden Bakan Çiçek, "Bizim KKTC'yle ilişkilerimiz, bir menfaat ilişkisi, bir ekonomik ilişki değildir. Dünyada eşi, emsali olmayan, karşılıksız bir ilişkidir. Gönülden, tarihten, mazimizden gelen bir ilişkidir" diye konuştu.(ANKA)
(TAK/HM/ÖMR)