Lutfen havadurumunu goruntulemek istediginiz sehri listeden seciniz.
Geçtiğimiz günlerde Yunanistan'la imzalanan protokoller gayet olumlu ve yapıcı bir dış politika stratejisidir. Komşularla iyi geçinmek her daim güzeldir ve kazançlıdır. Ekonomik,siyasi ve askeri açıdan rahatlık ve pozitif katkı sağlar. Komşu ilişkilerinin önemini(zamanında yaşadıklarıyla) çok iyi bir şekilde anlamış, nadir ülkelerden biriyiz. Bunun için uzun uzadıya komşuluk ilişkilerinin öneminden dem vurmanın pek bir manası yok. Ancak, bir nokta var. Bir kesim, "bugüne kadar Yunanistan'ı düşman bellemek saçmaydı" gibisinden söylemlerde bulunmakta. Peki... Çok değil, bundan 10 sene öncesine kadar Yunanistan'ı can düşmanımız olarak görme sebebimiz neydi? Can sıkıntısı mıydı? Naylon bir düşman yaratma hevesi miydi? Neydi? .... * Ben hatırlatayım. Yunanistan değil miydi,kendi ordusundaki komutanları teröristlere eğitim vermek üzere PKK kamplarına gönderen? Yunanistan değil miydi,bölücü başı lideri Apo'ya kucak açan? Yunanistan değil miydi,Apo'yu Kenya'daki konsolosluğunda saklayan? Yunanistan değil miydi,ajanlarıyla Apo'ya her daim koruma sağlayan? Yunanistan değil miydi,PKK'ya Türkiye'de bomba patlattırıp turizme balta vurmak isteyen? Zamanın Yunanistan hükümeti değil miydi,bizzat sağladığı desteği açıklamaktan utanmayan? * Evet,Yunanistan bugün değişmiştir. Şu andaki Yunanistan Başbakanı Yorgos Papandreu,(tam da ilişkilerin gergin olduğu dönemde )Dışişleri Bakanı Yardımcısı'yken korkmadan barış mesajları vermiş birisidir. Başbakan Erdoğan'da bu fırsatı tepmeyerek, "komşularla sıfır problem" stratejisi doğrultusunda barışçıl bir ilişki yürüttü ve bununda meyvelerini aldı. Ancak, şu unutulmamalı. Dün,savaşın eşiğine kadar gelen Yunan ilişkilerimiz keyfi bir strateji değildi. O dönemin şartlarında belirlenen politikalardı. Sonuçta, sizi kalleşçe vuran bir örgüte resmi olarak desteğini sağlayan bir ülkeye zeytin dalı uzatmak tutarsızca olurdu. Yunanistan'ı, bugünkü barışçıl gözüken haliyle değerlendirip geçmişteki bozuk olan ilişkilerin hesabını sormak yanlış bir yaklaşımdır. Çünkü,hiçbir şey keyfi olarak yapılmadı.
Geçtiğimiz günlerde Yunanistan'la imzalanan protokoller gayet olumlu ve yapıcı bir dış politika stratejisidir.
Komşularla iyi geçinmek her daim güzeldir ve kazançlıdır.
Ekonomik,siyasi ve askeri açıdan rahatlık ve pozitif katkı sağlar.
Komşu ilişkilerinin önemini(zamanında yaşadıklarıyla) çok iyi bir şekilde anlamış, nadir ülkelerden biriyiz.
Bunun için uzun uzadıya komşuluk ilişkilerinin öneminden dem vurmanın pek bir manası yok.
Ancak, bir nokta var.
Bir kesim, "bugüne kadar Yunanistan'ı düşman bellemek saçmaydı" gibisinden söylemlerde bulunmakta.
Peki...
Çok değil, bundan 10 sene öncesine kadar Yunanistan'ı can düşmanımız olarak görme sebebimiz neydi?
Can sıkıntısı mıydı?
Naylon bir düşman yaratma hevesi miydi?
Neydi?
....
*
Ben hatırlatayım.
Yunanistan değil miydi,kendi ordusundaki komutanları teröristlere eğitim vermek üzere PKK kamplarına gönderen?
Yunanistan değil miydi,bölücü başı lideri Apo'ya kucak açan?
Yunanistan değil miydi,Apo'yu Kenya'daki konsolosluğunda saklayan?
Yunanistan değil miydi,ajanlarıyla Apo'ya her daim koruma sağlayan?
Yunanistan değil miydi,PKK'ya Türkiye'de bomba patlattırıp turizme balta vurmak isteyen?
Zamanın Yunanistan hükümeti değil miydi,bizzat sağladığı desteği açıklamaktan utanmayan?
Evet,Yunanistan bugün değişmiştir.
Şu andaki Yunanistan Başbakanı Yorgos Papandreu,(tam da ilişkilerin gergin olduğu dönemde )Dışişleri Bakanı Yardımcısı'yken korkmadan barış mesajları vermiş birisidir.
Başbakan Erdoğan'da bu fırsatı tepmeyerek, "komşularla sıfır problem" stratejisi doğrultusunda barışçıl bir ilişki yürüttü ve bununda meyvelerini aldı.
Ancak, şu unutulmamalı.
Dün,savaşın eşiğine kadar gelen Yunan ilişkilerimiz keyfi bir strateji değildi.
O dönemin şartlarında belirlenen politikalardı.
Sonuçta, sizi kalleşçe vuran bir örgüte resmi olarak desteğini sağlayan bir ülkeye zeytin dalı uzatmak tutarsızca olurdu.
Yunanistan'ı, bugünkü barışçıl gözüken haliyle değerlendirip geçmişteki bozuk olan ilişkilerin hesabını sormak yanlış bir yaklaşımdır.
Çünkü,hiçbir şey keyfi olarak yapılmadı.
"İNSANLIĞIN VİCDANI FİLİSTİN YOLUNDA..." Bu başlık Haber7'ye ait. Herşeyi ne kadar güzel açıklıyordu. İnsanlığın vicdanı, dün Sarayburnu'ndan ayrılıp Filistin'e doğru yola koyuldu. Vicdandan arındırılmış İsrail'li yetkililer ise Filistin'e geçişe izin vermeyeceklerini her defasında belirtmişlerdi. Dileğimiz, bu geçişin sağlanması ve Filistin halkına bu yardımların ulaşması. mertd_34@hotmail.com
"İNSANLIĞIN VİCDANI FİLİSTİN YOLUNDA..."
Bu başlık Haber7'ye ait.
Herşeyi ne kadar güzel açıklıyordu.
İnsanlığın vicdanı, dün Sarayburnu'ndan ayrılıp Filistin'e doğru yola koyuldu.
Vicdandan arındırılmış İsrail'li yetkililer ise Filistin'e geçişe izin vermeyeceklerini her defasında belirtmişlerdi.
Dileğimiz, bu geçişin sağlanması ve Filistin halkına bu yardımların ulaşması.
mertd_34@hotmail.com