Yuvarlama dehşeti
Durum hiç iyi değil!
Böyle giderse - ki gideceği de açıkça görülüyor- ülkede ve toplumda gerginlik, gerilim çok geçmeden had safhaya varacak!
Başbakan Erdoğan’ın. Hürriyet gazetesi köşe yazarı Tufan Türenç’e yönelik, yazmış olduğu köşe yazısından ötürü, bir toplantıda ki konuşması sırasında üstü kapalı biçimde söylediği sözler “ürkütücü!”:
“Ben rakamları yuvarlamayı sevmem ama yanlış yapanları yuvarlamayı severim!”
İnanın televizyon karşısında “açıklamayı” izlerken şaşırdık kaldık. Acaba yanlış mı duyduk diye bir an düşündük…
Yazar yanlış bir şey yazmamış ki…
Başbakan, Baykal’ın Maliye Bakanlığı yaptığı dönemde ki faiz oranını, hükümet programını okurken yüzde 40 diye aktarmış, Baykal’da kürsüye çıkıp cevaben hayır yüzde 40 değil yüzde 9’du demiş. Bunun da doğru olduğu Merkez Bankası kayıtlarına göre kanıtlanmış.
Başbakan’da sonradan yaptığı bir konuşması sırasında, hatasını sürçi - lisan ettik diyerek kabullenmiş… Bu kabullenmeyi de televizyonlardan milyonlarca insan izlemiş…
Yazar peki ne demişti?
“Başbakan rakamları yuvarlamayı seviyor…”
Başbakan bunu yazan yazara ne diyor?
“Rakamları yuvarlamayı sevmem ama yanlış yapanları yuvarlamayı severim.”
İnanın, adına sert konuşma mı denir, tehdit mi denir, ne denecek bilemiyoruz ama hâlâ Sayın Başbakan’ın tepkisini bu denli “şok edici” biçimde ortaya koymuş olmasını anlayabilmiş değiliz…
Başbakan’ın çıkışını, salt Tufan Türenç’e yönelik olduğunu düşünmek ve bu yönde değerlendirmek yanlıştır tabi…
Çıkışın muhatapları; köşe yazarı olarak, ileride Sayın Başbakan’ı şu ya da bu nedenle eleştirmeye kalkacak olanlardır… İster istemez durum böyle anlaşılıyor…
Köşe yazarı olarak, şahsen biz Başbakan’ın yaptığı “sert konuşmayı” hiç tereddütsüz bu anlamda değerlendirmekteyiz…
Hangi konuda ve her ne şekilde olursa olsun;
Yazmayın ki, başınız ağrımasın…
Yazmayın ki, rahatınız kaçmasın…
Yazmayın ki belki de haksız yere suçlanmış olmayasınız…
Yazmayın ki, patronunuzla aranız bozulmasın…
Yazmayın ki, işinizden olmayın…
Ne yazık ki, ortaya böyle bir tema çıkıyor…
Pek çok yazar, bundan sonra ben kimim ki, cürmüm ne ki, hiç yoktan başıma bela almayayım, çoluğum çocuğum var diye köşesine çekilmeyi düşünürse, kimi suçlayabilirsiniz ki…
Tabi ki insanlar önce, kendilerini ve doğaldır ki ailelerini düşüneceklerdir…
Kimseyi çıkıp ortaya şövalyelik yapmadı diye suçlayamazsınız!
Diyeceksiniz, yazarlık bundan böyle şövalyelik mi olacak?
Bizim bu yönde bir yargımız yok…
Fakat, “ortada ki hassasiyet” de açıkça kendini gösteriyor…
Bu satırların yazarı, sayın Başbakan’ın “….yanlış yapanı yuvarlamayı severim” şeklinde ki sözlerinin neyi içerdiğini, yuvarlama işleminin “ne olduğunu” ya da “nasıl yapılacağını” tekrar ediyoruz henüz anlayabilmiş değil.
Sayın Başbakan’ın böyle bir konuşma yapmış olmasını üzülerek söylüyoruz ki, hem kendisi hem de yazar camiası adına büyük talihsizlik sayıyoruz, tabi ki yanlış anlaşılmaya çok müsait bir söylem olduğu için…
Kısaca, istemeden de olsa, söylem bazında ortada bir “yuvarlama dehşeti” yaşandı!
Kimse görünen açık gerçeği hafife almaya kalkmasın!
Keşke yaşanmasaydı…
Keşke söylenmeseydi…
BURHAN ÖZBEY
burhanaozbey@yahoo.com
burhanozbey21@hotmail.com