Son Haberler
30.05.2012 Çarşamba 03:53
USD 1,7570 EUR 2,3630 EUR/USD 1,3449 IMKB100   59737/%0,00
ISTANBUL Perşembe: 15°C/21°CCuma: 15°C/22°CCumartesi: 14°C/23°C

Havadurumu ayarlari

Lutfen havadurumunu goruntulemek istediginiz sehri listeden seciniz.

"Yüzde 10 zam talep ediyoruz"
Türkiye Kamu-Sen İstanbul İl Başkanı Yrd. Doç. Dr. M. Hanefi Bostan, memur maaşlarına yüzde 10 maaş zammı talep ettiklerini söyledi. 15.08.2010 17:49

(İHA) - Hükümet ve sendikalar arasında 15 gün sürecek olan toplu görüşmeler bugün başladı. Sendikalar tek tek taleplerini ortaya koyarken, Türkiye Kamu-Sen, memur maaşlarına yüzde 10 zam talep edeceklerini açıkladı. Yazılı açıklama yapan Türkiye Kamu-Sen İl Başkanı Yrd. Doç. Dr. M. Hanefi Bostan, toplu görüşmelerin, etkilediği kesimler de dikkate alındığında ülkenin tamamını yakından ilgilendiren, hayati öneme sahip ekonomik, sosyal ve hukuki bir konu olduğunu vurguladı.
Bostan, Türkiye Kamu-Sen olarak, kamu çalışanlarının hak ve menfaatlerinin korunması ve ilerletilmesi, ülkenin her alanda gelişmiş ülkeler düzeyinin üzerine çıkması için ekonomik, sosyal, siyasi tüm gelişmelere duyarlı, etkili ve aktif bir sendikacılık yürüttüklerini kaydetti. Bu noktada yalnızca ücretlere yönelik değil, sosyal ve hukuki konularla, milli kimliğimizin korunması için de önerileri olduğunu anlatan Hanefi Bostan, "Toplu görüşmeler, hepimizin bildiği gibi 2002 yılından beri yürütülmektedir.
Bu süre boyunca her ortamda iyi niyetimizi koruyarak, yasalara uygun şekilde hareket etmeye ve kanunların gereklerini yerine getirmeye çalıştık. Bu süreçte, muhatabımız olan siyasi iradeden de kanunlara karşı aynı hassasiyeti göstermesini bekledik. Ne yazık ki, 8 yıl boyunca siyasi irade kanunları yok saymış, verdiği sözleri yerine getirmemiştir. Bugüne kadar 2005 ve 2008 yıllarında imzalanan 2 mutabakat, kanunlara aykırı bir şekilde savsaklanmış, hükümleri tam olarak hayata geçirilmemiştir. 8 yıl içinde
tam altı kez başvurduğumuz ve 4688 Kanunla kurulan Uzlaştırma Kurulu'nu ise etkisiz bir oluşum haline getirmiştir. Bu nedenle siyasi iradeyi öncelikli olarak kanunlara uymaya ve samimi olmaya davet ediyoruz" ifadelerini kullandı.
Toplu sözleşme aşamasının gerçek anlamda bir toplu pazarlığa dönüşebilmesinin yolunun kamu görevlilerine grevli, toplu sözleşmeli, siyaset hakkı içeren sendikal haklardan geçtiğini söyleyen Bostan, bu yıl toplu görüşme sürecinde gündeme getirecekleri en önemli konunun maaş artışları olacağını belirtti. Hanefi Bostan, kamu görevlilerinin maaş artışları ile birlikte başka birçok sorunu da olduğunu ifade ederek, şöyle devam etti:
"Özellikle son yıllarda kamuda çok çeşitli istihdam şekilleri ortaya çıkmış, 657 sayılı kanunun 4. maddesinin b ve c fıkraları uyarınca çalıştırılan, sözleşmeli, iş güvencesinden yoksun, mali ve özlük hakları kısıtlanmış kamu çalışanları ağırlıklı olarak görev yapmaya başlamıştır. Kamuda asıl istihdam memurluk olduğu halde, bu süreçte işe alınan personelin büyük çoğunluğu sözleşme esasına dayalı olarak çalışanlardan oluşmuştur. Kamuda istihdam yapısını değiştiren, iş güvencesini yok eden 4-b ve 4-c
statüsünde eleman çalıştırma uygulamasından bir an önce vazgeçilmelidir. Bu statülerde çalışan tüm kamu çalışanları kadrolu statüye geçirilmelidir. Mevcut statüde yaşanan tayin, nakil, kadro gibi problemlerin çözümünde bir an önce adım atılmalıdır. Bu bağlamda kamu çalışanlarının iş güvencesinin korunmadığı hiçbir değişiklik çalışmasını kabul etmeyeceğimizi belirtiyoruz."

"EMEKLİ İKRAMİYESİNDEKİ 30 YILLIK SINIRLANDIRMA KALDIRILMALI"
Türkiye Kamu-Sen İstanbul İl Başkanı Yrd. Doç. Dr. M. Hanefi Bostan, kamu personel sisteminde yapılacak değişikliklerin temelinde memur güvencesinin korunmasının olması gerektiğinin altını çizdi. Temeli iş güvencesine dayanan değişikliklere paralel olarak görev tanımı yapılmamış olan kamu görevlilerinin görev tanımlarının bir an önce yapılması, çalışanların görevleri dışında işlerde çalıştırılmalarının önüne geçilmesi ve atamaların bir kurala bağlanması gerektiğini kaydeden Bostan, "Bayramlarda ve hafta
sonlarında tatil yapamayan kamu çalışanlarının da çalışma şartları yeniden gözden geçirilmelidir. Bu nedenle geçtiğimiz günlerde sendikalardan adeta kaçırılarak Meclis (TBMM) gündemine taşınan 657 sayılı Kanunda değişiklik içeren tasarının bazı maddelerinin tasarıdan çıkarılmasını ve çekincelerimizin giderilmesini istiyoruz. 5779 sayılı Belediye Gelirlerini Düzenleyen Kanun'da gerekli değişiklikler yapılarak, yerel yönetimlerde çalışanların maaşlarının zamanında ödenmesi sağlanmalıdır" dedi.
Bostan, Türkiye Kamu-Sen'in taleplerini şöyle sıraladı:
- "Kamu görevlilerinin ek gösterge ve özel hizmet tazminatlarında yaşanan adaletsizliklerin giderilmesi gerekmektedir.
- Ayrıca hastanelerde vatandaşlarımızdan alınan katkı paylarının kaldırılmasını istiyoruz.
- Sağlık Uygulama Tebliği ile vatandaşlarımızın gasp edilen hakları iade edilmelidir.
- Kamu görevlileri emekli olduklarında maaşlarında ortaya çıkan düşüş nedeniyle mağdur olmakta, bu nedenle emekli olmaktan kaçınmaktadırlar.
- Kamu görevlilerinin emekliliklerinde de mevcut ekonomik statülerini korumak için kamu görevlilerinin maaşlarının ve ek ödemelerinin tamamının emekli keseneğine dahil edilerek, emekli maaşı hesaplamasına katılması için gerekli yasal düzenlemenin yapılması gerekmektedir.
- Ayrıca kamu görevlileri kaç yıl çalışırsa çalışsın emekli ikramiyesi en fazla 30 yıl çalışmış gibi kabul edilerek ödenmektedir. Bu da maaşlarla birlikte emekli ikramiyelerinin de son derece düşük kalmasına neden olmaktadır. Bu nedenle emekli ikramiyesindeki, 30 yıllık sınırlandırmanın kaldırılması gerekmektedir."
2008 yılı mutabakat metninde üzerinde uzlaşmaya varılan konulardan birinin de "eşit işe eşit ücret" uygulaması çerçevesinde ek ödemelerin 2012 yılına kadar artırılarak, kamudaki ücret adaletinin sağlanması olduğunu kaydeden Bostan, "Ancak hükümet 2009 ve 2010 yılları ile ilgili olarak bu konuda hiçbir çalışma yapmadığı gibi tek taraflı ve kamu görevlilerini temsil eden sendikaları yok sayarak hazırladığı Yüksek Planlama Kurulu Kararları ile KİT'lerde var olan adaletsizlikleri daha da derinleştirmiştir.
Hükümetin mutabakat metnine attığı imzaya sahip çıkarak, taraflarla işbirliği içerisinde kamuda eşit işe eşit ücret uygulamasını bir an önce hayata geçirmesi kamu görevlilerinin en büyük beklentisidir. Vatandaşlarımızın ağırlıklı olarak kullandığı mal ve hizmet fiyatlarındaki artışlar, memur maaşlarına yapılacak artışlarda temel kabul edilen genel enflasyon oranının üzerinde gerçekleşmektedir. Bu nedenle kamu çalışanlarının ücretleri mal ve hizmet fiyatlarında yaşanan artışlar karşısında her yıl
erimektedir. Kamu görevlilerinin maaşlarına yapılacak artışlarda hedeflenen enflasyon yerine açlık ve yoksulluk sınırının dikkate alınması bir zorunluluktur" ifadelerini kullandı.

"KABUL EDİLEMEZ BİR ÜCRET DEĞİL, ADİL BİR ÜCRET İSTİYORUZ"
Türkiye Kamu-Sen İstanbul İl Başkanı Hanefi Bostan, kamu görevlilerinin, devletin verdiği ağır sorumluluk gerektiren görevleri yerine getirdiklerine dikkat çekerek, şöyle devam etti;
"Buna rağmen bizler yetkililerden kabul edilemez bir ücret değil, insanca bir yaşama yetecek adil bir ücret istiyoruz. Amacımız kamu çalışanlarını açlık sınırından kurtarmak ve insanca yaşayabileceği bir ücrete kavuşturmaktır. Bu noktada Türkiye Kamu-Sen olarak mali haklarla ilgili talebimizi üç ayrı kategoride belirledik. Bunlardan birincisi; ek ödeme oranlarının artırılarak, kurumlar arasındaki ücret farkının aşağıya çekilmesi ve ücret adaletinin sağlanması. İkincisi; kamu görevlilerinin kendileri ve
ailelerinin insanca yaşaması için yetecek düzeyde ücret almalarını sağlamak amacıyla talep edilecek artış. Üçüncüsü ise sendika üyesi olan kamu görevlileri ile üye olmayanlar arasında fark oluşturmak adına sendika üyesi kamu görevlilerine ödenen toplu görüşme priminin yeniden hayata geçirilmesidir."
Bugüne kadar Uzlaştırma Kurulu kararlarının uygulanmaması nedeniyle kamu görevlilerinin 262 TL ile 284 TL arasında kaybı olduğunu kaydeden Bostan, refah payı uygulamasından vazgeçilmesi nedeniyle de 182 TL ile 239 TL arasında kayıp olduğunu vurguladı. Bostan, "Dolayısı ile mali talebimiz öncelikli olarak bu kayıpların karşılanması, 2011 yılı için uygulanacak maaş artışlarının da bu rakama eklenmesi şeklindedir. Buna göre; geçmiş dönem kayıplarının karşılanması için seyyanen 200 TL, 2011 yılı için ise
enflasyon hedefinin üzerine yüzde 2 refah payı eklenmesi suretiyle ulaşılan yüzde 10 maaş zammı talep ediyoruz. Ek ödemeler ile ilgili talebimiz Sayın Başbakanın 2008 yılında verdiği söze dayanmaktadır. Sayın Başbakan 16 Ağustos 2008'de ek ödemelerle ilgili olarak yaptığı açıklamada, kaynağın ayrıldığını ve 2012 yılına kadar bu ödemelerin sürdürüleceğini belirtmiştir. İmzalanan mutabakat metninde de bu hususa vurgu yapılmıştır. Bugün gelinen noktada ek ödemelerin artırılmaması; mali değil etik bir sorundur"
açıklamasında bulundu.
Hanefi Bostan, Türkiye Kamu-Sen'in 2011 yılında kamu görevlilerine uygulanacak zam ve tazminatlar konusundaki mali talebinin en düşük dereceli memur için 310 TL olduğunu vurguladı. "Talebimiz son derece makul ve mantıklıdır" diyen Bostan, "Karşılanmaması için tek engel, siyasi iradenin ekonomik tercihidir. Mutlu bir toplum, adil paylaşımla mümkündür. Adaletin de kalkınmanın da gereği budur. Bugüne kadar kamu çalışanlarının problemlerinin çözümsüzlüğünün ve gerginliğin müsebbibi asla konfederasyonumuz ve
kamu görevlileri olmamıştır ve bundan sonra da olmayacaktır" dedi.
Şu anda yürürlükte olan 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu uyarınca toplu görüşmelere oturduklarını anımsatan Bostan, açıklamalarını şöyle tamamladı;
"Siyasi iradeden de bu pazarlıkları, sonu ve sonucu belli olmayan bir sürece dayanarak sulandırmaktan kaçınmasını bekliyoruz. Bugüne kadar kanunlara bağlı kalmayan, memurları sevmediğini her fırsatta ifade eden, mutabakat metni hükümlerine uymayan, Uzlaştırma Kurulu kararlarını hiçe sayan siyasi irade, referandum öncesinde, toplu görüşme nezdinde son derece ciddi bir sınavdan geçecektir."

YORUMLARINIZ
Henüz bir yorum yapılmamış.
Bu sayfaya yorum yazarak tarihe not düşün.