BYE - Tirajı günde 280 bin olan muhafazakâr sağ eğilimli Die Welt gazetesinin 15 Mart 2010 tarihli internet sayfasında, yukarıdaki başlık altında yayımlanan haberin çevirisi şöyledir:
--İstanbul'da Bavyera Bürosunun Açılması, Koalisyon İçin Kriz Potansiyeli İçeriyor--
FDP'li politikacı, İstanbul'da Bavyera eyaletinin 21. yurt dışı temsilciliğinin açılışını yapacak ve bunu yaparken de CSU'nun kuşkulu bakışlarına maruz kalacak. Zira Türkiye, iki koalisyon ortağı arasında kavga konusu. Çünkü CSU, Türkiye'nin AB üyeliğine karşı. Hatta Dışişleri Bakanı Westwerwelle'nin (FDP) Türkiye ziyareti sırasında kavga çıkmıştı. Zeil'in ziyareti sırasında da katılım müzakerelerinin rol oynaması bekleniyor. Zeil, "Görüşmelerimde bu konunun gündeme geleceğini hesaba katıyorum." diyor.
Çarşamba günü yola çıkılmadan önce bütün katılımcılar nezdinde barışçıl bir hava esiyordu. Bavyera Eyalet Başkanı ve CSU lideri Horst Seehofer, "Çalışma arkadaşımız Zeil, bizi kızdırmayacak şekilde davranacaktır." derken FDP Meclis Grubu Başkanı Thomas Hacker, "Kavgayı tetikleyecek bir neden görmüyorum." ifadesini kullandı. Müsteşar Siegfried Schneider de Zeil'in Ekonomi Bakanı olarak gittiğine işaret ederek "Görevi ekonomik ilişkilerinin derinleştirilmesinin zeminini hazırlamaktır." diye konuştu. CSU ekonomi uzmanı Erwin Huber de "Türkiye'nin ekonomik potansiyeli nedeniyle ekonomik ilişkilerin derinleştirilmesinin mantıklı olduğunu, CSU içinde de kimse inkâr etmiyor. Seyahatin bu amaçla gerçekleşmesi tamamen olumludur." İfadesini kullandı.
Ancak burada sadece ekonomi söz konusu değil. CSU, eskiden beri Türkiye ile yakın ilişkiler istediğini söylese de şimdiye dek yakın ilişkiler kurulduğundan söz edilemez. Bavyera eyaleti, ABD, Hindistan, Vietnam ve 17 başka ülkede kendi ekonomi ofisiyle Bavyera'nın reklamını yaparken CSU'nun tek başına iktidar olduğu dönemlerde, Türkiye'ye bir bakan ziyareti bile gerçekleşmedi. Temsilcilik açılması için ilk kez girişimde bulunan ve açılışı hak ettiği gibi kutlamak isteyen FDP'li Zeil oldu. Kendisi 60 kişilik heyetin yanı sıra bir orkestrayı da beraberinde götürüyor. Zeil, "Ekonomi metropolü İstanbul'da açacağımız temsilciliğimizle Boğaz'da ve Türkiye'nin diğer kesimlerindeki devasa büyüme potansiyelinden Bavyera ekonomisi için faydalanmak istiyoruz." diyor.
CSU'ya kalsa şimdiye kadar olduğu gibi devam edebilir. Erwin Huber, tartışmalı AB üyeliği konusuyla ilgili olarak "Sayın Zeil'e, görüşmelerde bulunurken koalisyon ortağı CSU'nun açık ve yanlış anlamaya mahal vermeyen tutumunu sürekli olarak aklında tutmasını tavsiye ederim." diyor. Zeil ise bu uyarıların kendisini etkilemesine izin vermeyerek, "Bavyera Ekonomi Bakanı olarak nasıl bir sorumluluk taşıdığımın bilincindeyim. Bunun için başkalarının önerilerine ihtiyacım yok." yanıtını veriyor. Zeil şimdi İstanbul'da CSU'yu mu dikkate alacak yoksa kendi partisinin çizgisini mi izleyecek karar vermek zorunda. Şimdiye dek kimsenin varlığını kabullenmediği kavga nedeni, böyle bir durumda çok çabuk oluşabilir.