Hakkında
Henüz açıklama eklenmemiş!
Sayfalar
Henüz sayfa eklenmemiş!
Gruplar
Henüz grup eklenmemiş!
Etkinlikler
Henüz eklenmiş etkinlik yok!

NİNENİN ÖLMÜŞ EŞİNE MEKTUBU...

Son GÜNLERDE; bir surat bir surat ki GELİNDE, çayımı bile yarım dolduruyor BEY. Allah'tan KULAKLARIM ağır işitiyor da, duymuyorum ne söylediğini…! Ama yinede HİSSEDİYORUM..! Beni, bu evde galiba istemiyor artık.

Hey gidi günler heeey…! OĞLUNU bilirsin, vur kafasına al lokmayı. İki ara bir derede ne yapsın…? ANA bu, atsa atılmaz; satsa satılmaz. Bana artık gizli gizli sarılıyor bey...!

Dün akşam, UYURKEN öptü beni biliyor musun? Nasıl ağırıma gitti nasıl…! Artık AKİDE ŞEKERİDE getirmiyor. Hani dişlerim yok ya, güya yerken garip sesler çıkarıyormuşum da; çocuklar İĞRENİYORMUŞ benden. Yok; vallahi yalan bey, hiç yapar mıyım ben öyle şey..?

GELİN; çocuklara masal anlatmamı da yasakladı. Üstelik seninle konuşuyormuşum diye, duvardaki resmini bir yere sakladı. Olsun, koynumdaki resminden haberi bile yok..! Yine de BEDDUA edemem bey, oğlumun karısı; torunlarımın anası o…!

Geçenlerde üst KOMŞULAR geldi. Ne konuştuklarını duymayayım diye, kapıyı üstüme kilitledi. Duymadım, duyamadım; lakin hissettim. DÜŞKÜNLER EVİNE yatıracaklarmış önümüzdeki ay beni.

Ne yalan söyleyeyim epey ağırıma gitti, epey…! Ha, SEN ne diyorsun bey..? Hani bir görünsen OĞLUNA…! Ne de olsa babasısın, seni dinler. Bu odada oturur, vallahi hiç dışarı çıkmam. Akide şekeri de istemem. MASALDA anlatmam artık çocuklara.

Ne olur, AYIRMASINLAR beni bu evden. Yaşayamam, nefes bile alamam. Sana ait anılardan uzak ne yaparım ben, ne yaparım..? Şu camın PERVAZINDA hayalin durur, çekmecelerde el izin.
BASTONUN hala duvarda asılı.

İstemiyorlar beni artık, istemiyorlar hasılı...!
HEY GİDİ GÜNLER HEY..!
Hani DİYORUM, bir çağırsan..!
Yoksa, yoksa sendemi UNUTTUN beni bey…?

Unuttuğunuz ANNENİZ Mİ VAR?
Yoksa kalbini kırıp tarumar edip kenara ATTIĞINIZ BABANIZ MI?
Yarın belki son günleri yâda sizin son gününüz.

Öpün o pamuk elleri...
Sarılın boynuna..
Dayayın başınızı onun omzuna...
Ağlayın...
Beraber doyasıya...
Ve...
HELALLİK İSTEYİN...
DUA İSTEYİN...
Yoksa....

Selam ve dua ile.
Bülent ERTEKİN


Devamını Oku
Bülent Ertekin

HDP, İP VE DİYET!!!

Meclis...
Seçilmişler...
Cumhur ittifakı...
Millet ittifakı...
Ortaya bir bomba düşer....
BOOOOOOOOM!!!
Hiç bir kimsede ne panik nede bir korku...
Sadece ÇENELER VE ELLER ÇALIŞIYOR.(!)

Bir kaç gün öncesinde Meclis Genel Kurulda HDP ile İYİ Parti arasında yaşanan bir tartışma oldu. Akşam haberlerini açtığınızda hemen hemen bütün kanallarda bu haberi gördünüz.

Hatırlayalım, HDP Grup Başkanvekili Fatma Kurtulan İYİ Parti'ye yönelik " ŞU AN KOLTUKLARINIZDA HDP'NİN OYLARIYLA OTURUYORSUNUZ" sözlerini sarfetti. Bombanın fitili çekilmiş bir anda mecliste ve o çatı altında özellikle İP milletvekillerinin sırasında patlayıvermişti.
Sonrası...
Valla iyi bir senaryo yazardım. Lâkin buna gerek yok.
Zira, HDP'li milletvekilin sarfetmiş olduğu tehdit kokan bu ifadeler bana çocukluğumda okuduğum Kemalettin TUĞCU'nun eşsiz hikayelerinden DİYET i hatırlattı.

31 Mart ve 23 Haziran seçimleri öncesinde millet ittifakının nasıl kirli, düşmanca ve haince bir plan ve ittifak içerisinde olduğunu bu planın ülkemizin, belediyelerin ve bu kurumlarda çalışanların nasıl bir tehlike içerisinde olduklarını dilimiz döndüğü, kalemimizinde yazdığı çerçeve içerisinde dertlerimizi sıkıntılarımızı ifade etmiş idim.

Amaç ve gayeleri, sadece ve sadece Erdoğana hasar vermek ve akabinde 2.3.4.5. planlara geçerek ülkede tekrar 80 öncesi bir tabloya dönmek yaşamak ve yaşatmak idi. Tabii ki bu KİRLİ İTTİFAKIN sonunda bir taraf, diğer tarafa bu ittifakın bedeli olarak bir
DİYET ÖDEYECEK, ÖDETECEKLERDİ.
Aksi bir durumda;
YAN YATTIM ,
ÇAMURA BATTIM gibi bir bahane sunarlarsa da bunu SURATLARINA SURATLARINA VURACAKLARDI.
Oldumu???
Hemde o biçim oldu.
Bütün Türkiye, meclis çatısı altında PAZARLIĞIN NERELERE GELDİĞİNE ŞAHİTLİK ETTİ.

Kemalettin TUĞCU'nun DİYET hikayesini şayet okumamış olanlar varsa bi ara okuyun.

Kirli ittifakın içerisinde veya dolaylı yollardan her ne şekilde olursa olsun destek verenler UNUTMAMALIDIR Kİ, tıpkı İP olduğu gibi sıra size de gelecek.

Millet adına siyaset yaptığını söyleyip katillerle işbirliği içerisinde olan CHP ve ona destek veren bu KİRLİ ittifak içerisinde olanlarda:

"ŞU AN KOLTUKLARINIZDA HDP'NİN OYLARIYLA OTURUYORSUNUZ,
DİYETİNİZİ ÖDEYİN
sözü ve ithamına hazır olsunlar.

Haaa dediğim gibi şu Kemalettin TUĞCU nun DİYET hikayesini sakın ola ki unutmayın.
Zira diyet ödemenin;
bir gurur,
bir onur,
bir inanç
en önemlisi ise KARAKTER MESELESİ olduğunu net bir şekilde anlayacaksınız.

Selam ve dua ile.
Bülent ERTEKİN


Devamını Oku
Bülent Ertekin

BAŞARAMADINIZ!!!
BAŞARAMAYACAKSINIZ!!!


Türkiye, coğrafi konumu nedeniyle ticari, ekonomik, askerî ve siyasi çeşitli uluslararası kuruluşlara üyedir. Bu nedenle bulunduğu durumdan dolayı bölgesel ve küresel bir öneme sahiptir.

Kısa ve öz olarak "nedir bunlar?" dediğimizde

-Asya, Avrupa ve Afrika kıtalarının birbirine en çok yakın olduğu alanda yer almaktadır.

-Petrol merkezi olan Orta Doğu jeopolitik bölgesi ile sanayi merkezi olan Avrupa ülkeleri arasındaki en kısa demir ve karayolu Türkiye’den geçmektedir.

-Bu ülkeler arasındaki transit ticarette ve enerji aktarımında Türkiye’nin önemi büyüktür. Örneğin Hazar jeopolitik bölgesi, petrol ve doğal gaz bakımından çok zengindir. Bu nedenledir ki Doğal gazı Avrupa’ya taşıyacak olan boru hattı Türkiye’den geçecektir.

-Orta Doğu petrolleri ile Hazar Denizi kıyısındaki petrollerin de Türkiye üzerinden taşınması, Türkiye’nin önemini artırmaktadır.

-Trans Kafkasya Ulaşım Koridoru’nun açılmasında Türkiye anahtar ülkedir.

-Karadeniz ülkelerini açık denizlere bağlayan İstanbul ve Çanakkale boğazları her dönemde önemini korumuştur.

-Yeralti ve yerüstü kaynaklarımızıda teğet geçmemek lazım.

Tüm bu hayati önemlere haiz Coğrafi konumu nedeniyle ülkemiz, tarih  boyunca olduğu gibi gelecekte de ulaşım koridoru olma özelliğini koruyacaktır.

Peki bu kadar stratejik bir öneme haiz olan bir ülkenin yönetimini BİZE bu ÜLKENİN İNSANINA BIRAKIRLAR MI?
Hayır.
Bırakmadılar...
Bırakmayacaklar...
İşte size geçmişten bu güne gelinceye kadar ülke tarihinin utanç tablosu hükmündeki ihtilallerin bir seceresi.

1913 Bab-ı Ali Baskını...
27 Mayıs 1960 İhtilali...
22 Şubat Ayaklanması...
12 Mart 1971 Muhtırası...
1980 Askeri Müdahalesi...
28 Şubat Süreci...
27 Nisan e-muhtırası...
15 Temmuz 2016 Darbe Girişimi.

Peki bitti mi?
Yoksa bittiğini mi düşünüyorsunuz?
Şayet "evet bu kadar" diyorsanız emin olun kendinizin bilerek veya bilmeyerek GAFLET ve İHANET içerisinde olduğunuzu düşünebilirsiniz.

Zira, darbeler ile ülkemi bölüp parçalamak ve kurda kuşa yem etmek isteyen ÇAKALLAR SÜRÜSÜNÜN B, C, ... planları illaki vardır.

Darbelerle deviremedikleri hükümeti soğan ve patates üzerinden ekonomik olarak algı oluşturmak suretiyle devirmeye çalıştılar,
Oldu mu?

Akdeniz’de gelecek yüzyılın oyunu kurgulanıyor ama karşılarındaki Türkiye’yi aşamıyorlar.
Olacak mı?
Oda olmayacak!!!

Kendi uçağını ve kendi silahını üretiyoruz diye adeta kuduruyorlar. Silah mühimmat ve tüm askeri malzemeleri bizden alacaksınız diye her türlü ekonomik ve siyasi müeyyideleri uygulayacaklarını utanmadan, sıkılmadan pervasızca söylemediler mi? İçerideki işbirlikçi hainlerin alkışlamalarına, ALMAYIN, YAPMAYIN, ETMEYİN demelerine rağmen başarılı oldular mı?
Hayır!
Olmadılar..
Olamadılar...
Olamayacaklar.

-Kur üzerinden belini bükmeye çalıştılar mı?
Çalıştılar.
Peki başardılar mı?
Başaramadılar.

Daha onlarcasını sayabileceğimiz faaliyetlerimiz, planlarımız ve projelerimiz batı dünyasını ve onlardan geri kalmayan leş yiyicileri delirtiyor.

Kudurun...
Emin olun bu yeni başlangıç.
Ve uzun yıllar kudurmaya devam edeceksiniz.
Ve ne yaparsanız yapın bu ülkenin
BİRLİĞİNİ...
BERABERLİĞİNİ...
İNANCINI...
KUTSAL DEĞERLERİNİ...
Hangi oyun ve oyuncular ile yok etmeye çalışırsanız çalışın
BAŞARAMADINIZ
BAŞARAMAYACAKSINIZ!!!

Selam ve dua ile.
Bülent ERTEKİN


Devamını Oku

EĞER KİM DİYOR İSE "DARBE ARTIK OLMAZ", BUNU BİR KEZ DAHA DÜŞÜNSÜN ....!!!!!


Rasulü Ekrem sallahü aleyhi ve sellem’den mealen şöyle bir hadisi şerif rivayet ediliyor.

“Müminin ferasetinden sakının!. Çünkü o Allah’ın nuruyla bakar.” (Tirmizi, Tefsiru’l-Kur’an, 16, Suyûtî, elĞCâmiu’sĞSağir, 1, 24)

Bu hadis-i Şerifi güçlendiren Buhârî ve Müslim'in beraberce naklettiği bir hadîste Peygamber Efendimiz (sav): "(Akıllı ve olgun) Mü'min aynı delikten iki defa sokulmaz, ısırılmaz." (Buhârî, Edeb, 83; Müslim, Zühd, 63) buyurmuştur.

Yânî akıllı ve olgun mü'min, dîn ve dünyâ işlerinde sakınılacak şeylerden sakınır, ihtiyâtlı, tedbirli ve uyanık hareket eder, bir defa aldatılsa bile gaflete düşüp ikinci defa aynı hataya düşmez. 

Evet mümin feraset sahibidir. Onun ferasetinden korkun, sakının rivayet edilir.
Oysa bir önceki yazımızda ülke tarihimizin ihtilaller sayfasına baktığımızda nerede ise her 10 yılda bir ihtilal ve ihtilalciler ile yüz yüze gelmişiz.

15 Temmuz hain darbe girişiminden ve onun işbirlikçilerini TSK ve girdikleri tüm deliklerden temizlenme çalışma ve gayretlerine rağmen en son İBB başkanlığı seçimlerinde askeri personellerin ikamet ettiği lojmanlardaki sandıklardan çıkan oy sonuçlarına baktığımızda İHTİLALİN VE İHTİLAL DÜŞÜNCESİNİN VE PLÂNLAYICILARIN BİTMEDİĞİNİ BİTEMEYECEĞİ gerçeğini anlama şuuruna erdik.

25/06 19:30 Askeri Lojmanların da Seçim SONUÇLARI

Sandık. Ak Parti Chp
1192. 64. 204
1193. 52. 228
1194. 59. 238
1195. 42. 253
1196. 64. 220
1197. 68. 218
1198. 54. 219
1199. 56. 232
1200. 49. 234
1201. 44. 206
1202. 72. 214
1203. 43. 247

*Toplam oy 3308*
Chp. 2683
Akp. 625

Akp %18,9
Chp. % 81,1
Kapıcı ve dışarıdan lojmandaki sandıklarda oy kullanmaya gelen siviller de değerlendirildiğinde
*Subaylar arasında bu oran %5'e, %95 şeklindedir.

Devlet ve onun resmi kurumları darbecilerle 28 Şubat/15 Temmuz Davalarında sanıklar/hainlerle uğraşadursun Milli Güvenlik açısından tablo değişmiyor.

Yani ;
28 Şubattan 15 Temmuza geçen 20 yılda
"Batı Cephesinde değişen bir şey yok"
Sivrisineklerle uğraşmayı bırakıp , bataklığı kurutmaz isek tarih tekerrür etmeye devam edecek ...
Vesselam

Eğer kim diyor ise darbe artık olmaz, diyen adam bunu bir kez daha düşünsün...!!!!!
"Yok artık, güçleri yok" falan filan kelimelerine sakın olaki kanmayın.


Son söz:
MÜ'MİN AYNI DELİKTEN İKİ DEFA SOKULMAZ, ISIRILMAZ.

Selam ve dua ile.
Bülent ERTEKİN




Devamını Oku
Bülent Ertekin Bülent Ertekin

ÖZÜR DİLERİZ!, DİLEYEBİLECEKMİSİNİZ?

Ne hakaretler...
Ne hainlikler...
Ne satılmışlıklar..
Neler neler...
Gördük.
Bu zamana kadar yaptıkları bütün yalan ve iftiralarını; resimlerle, ses ve görüntü kayıtları, belgeler ile yüzlerine vuruldu ise karşımızdaki cibilliyetleri bozuklardan ne bir utanma, ne bir yüz kızarması, ne de bir ÖZÜR DİLERİZ! duyduk.
Bizim ki biraz hoşgörü(!), biraz da FANTAZİ (!) olsa gerek. Zira, dedik yaaaa...

Malum G20 zirvesi ve ABD başkanı ile yapılan ikili görüşmeye kadar gündemde olan sıcak konulardan birinin de Rusya'da alınan S-400'ler idi.

Cumhur İttifakın, karşı cephesinde âdeta bir savaş halinde olan Millet ittifakı üyelerinin sınırları koruma ve kollama hususunda hayati bir önem arz eden S400 füzelerinin ALINMAMASI konusunda KUTSAL İTTİFAK içerisinde olmaları ve her ortamda ALMAYIN! diye adeta bir savaş çığırtkanlığı içerisinde olmaları idi. Oysa bir kaç gün öncesinde G20 zirvesinde bizzat ABD başkanı Trump''ın

“Cumhurbaşkanı Erdoğan, Obama yönetiminden Patriot almak istedi fakat izin verilmedi. Obama döneminde Türkiye’ye adil davranılmadı” diye konuşması ile

DİK DURMANIN...
MİLLİ MENFAATLERİ SAVUNMANIN...
VATAN, BAYRAK SEVDASININ...
ne kadar da önemli olduğunu bir kez daha öğrenmiş olduk.

Oysa, adı MİLLET İTTİFAKI olan cephenin dana dişi (!) gibi kurmayları ve liderleri ne demişlerdi.

HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli,

"Tek sığındığı şey savaş politikaları. Oysa siyaset çözüm üretmektir. Çözüm üretemedikçe bu iktidar Türkiye gündemine sürekli silahlanmayı sokuyor ve kamu kaynaklarını harcıyor. İşte önümüzde S-400 var. Ne işe yarayacağı belli değil. Türkiye'yi bu gerilim hattına mahkûm ederek....

CHP Lideri Kılıçdaroğlu da, "Birbirine uyumsuz silahların olumsuz sonuçlar doğuracağını söyleyerek." S-400 alımına karşı çıkmıştı..

HDP milletvekili Garo Paylan ise,
"Ekonomimiz bu kadar kırılganken S-400 füzesinin alınması yangına benzin dökecektir. Acilen S-400 füzesi alımından vazgeçilmeli" dedi.

Bunlara, bugün olaki bu ülkeyi kazaen veya bilerek İKTİDARA Bİ DERS VERELİM ve BUNLARI ALAŞAĞI EDELİM deyip de ÜLKEYİ TESLİM EDERSENİZ emin olun 100 yıldır prangaları boynuna geçirilmiş bu millete, bu vatan toprağındaki insanımıza bıraķın 100 yıl emin olun kıyamet kopuncaya kadar öyle bi prangaları bağlarlar ki nefes dahi alamazsınız.

Evet. Dünyanın bir numaralı teröristi, haydutu, kan emici devleti olan ABD ve onun başkanı dolaylı yoldan da olsa S400 ler ile alakalı olarak,

"SİZ VATANINIZIN SELAMETİ İÇİN KAYGILARINIZDA HAKLISINIZ.
YAPTIĞINIZ BU ALIŞVERİŞ DE
SİZİN EN DOĞAL HAKKINIZ demeye getirdi.

Şimdi
ALMAYIN...
BAŞIMIZI DERDE SOKMAYIN...
NE İŞİMİZ OLACAK...
diyen sözüm ona MİLLET adını kullanarak MİLLET İTTİFAK(!) ını kuranlar bu milletten

ÖZÜR DİLERİZ!, DİLEYEBİLECEKMİSİNİZ?

Hayır...
Hayır...
Hayır...
Sözümüzü de, makalemizi de Hasan ÖZTÜRK ün
"Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı ve heyetlerimizin duruşuyla G-20’nin en zengin ülkelerinden biri olmasa da en aktif ülkelerinden biri olduğunu göstermiştir.
(Hasan ÖZTÜRK Yeni Şafak 39/6/2019)
ifadesi ile bitirelim.

Selam ve dua ile.
Bülent ERTEKİN



Devamını Oku
Bülent Ertekin

YAKINDA KIYAMET KOPUYOR (!)

Gene "nereden çıkarıyorsun bunları" diyorsunuz değilmi? Eh az çok başlığa bakınca gayri ihtiyari hepimizin ağzından böyle bir cümle çıkmış olabilir. Sakın olaki "bir duyum aldın" veya "bir yerlerden haber geldi" falan gibi aslı astarı olmayan düşünceleri de aklınıza getirmeyin.

Eeeeeee!!!
İşin aslına gelelim mi?
Buyrun.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, G20 Zirvesi kapsamında gittiği Japonya’da kadınların eğitimine öncelik veren Mukogawa Kadın Üniversitesi’nden Fahri Doktora Unvanı aldı. Kadınlara Batılı tarzda modern eğitim vermeyi amaçlayan ve sadece kadınların kabul edildiği 80 kadın üniversitesinin bulunduğu Japonya’nın Türkiye için de örnek oluşturabileceğini söyleyen Erdoğan “Sadece kadınların gittiği üniversiteler iyi bir örnek” dedi.

Eminim ki bu konu bir kenara yazıldı ve yakın bir zamanda da gündeme gelecektir.
Gündeme gelir gelmesine de işte o zaman yazının başlığında olduğu gibi YAKINDA KIYAMET KOPUYOR (!) diyebiliriz.
Nasıl mı?
Hızlı cumhuriyetçiler...
Gezi zekalılar...
Laikçiler...
Kemalistler...
Vatanseverler...
Çağdaş yaşamı destekleyenler (!)...
Çağdaş kadınlar (!)...
Dönmeler...
Barolar...
vs vs vs
Koro halinde
VATAN ELDEN GİDİYOR TÜRKİYEM(!)
diyerek hep bir ağızdan başlıyacaklar tencere tava resitallerine(!)
Vay efendim,
sadece kadın üniversitesi olurmuymuş...
Cumhuriyetin temel ilkelerine aykırıymış...
lâik düzenin sarsılması imiş...
birazda mış lar ile ortalığı toz duman kaplayacaktır.

Tabii iş burada bitmiyor.
Zira Erdoğan,

“Şartlar ne olursa olsun Türkiye olarak etnik kimliğine, inancına, teninin rengine bakmadan mazlum ve mağdurlara sahip çıkmayı sürdüreceğiz. (Japonya’daki) 80 kadın üniversitesini incelemek suretiyle ülkemde de bunun adımını atacağız.” diyerek yakında KADIN ÜNİVERSİTELERİN AÇILACAĞI müjdesini üstü kapalıda olsa vermiş oldu.

Vay anam vay.
Vay ki vaaaaaaay.
Dedik yaaaaa.
Bekleyin...
Birazda sabredin...
YAKINDA KIYAMET KOPUYOR (!)

Selam ve dua ile.
Bülent ERTEKİN




Devamını Oku
Bülent Ertekin

PARA BENİM KEYF BENİM. MENFAATLERİMİZ NEYİ GEREKTİRİYOR İSE BASARIZ PARAYI, ALIRIZ ONU.

PARA BENİM KEYF BENİM. MENFAATLERİMİZ NEYİ GEREKTİRİYOR İSE BASARIZ PARAYI, ALIRIZ ONU.

Son günlerin en önemli konusu; uluslararası ikili ilişkilerin gerildiği, restleşildiği ve en önemlisi ABD nin Rusya'dan aldığımız S400 savunma füzelerinin İPTALİ için resmi dil ile ülkemizi tehdit etmesi idi.

Malumunuz ülkemizi savunma konusunda sınırlarımızı en iyi ve en güvenli bir biçimde savunacağımız sistem S400 sistemidir. Bundan dolayıdır ki bu füzelerin siparişi verilmiş ve kısa bir zaman içinde siparişi verilen bu füzeler ülkemizin stratejik yerlerinde konuşlandırılacaktır.

Tabii konu burada bitmiyor zira kutsal müttefikimiz (!) ABD bu füzeleri aldığımız zaman F35 son sistem savaş uçakların ülkemize teslim edilmeyeceğini hatta eğitim için bu ülkeye giden pilotlarda eğitimlerin verilmeyeceğini ilan etti.

Ülkeme ve vatandaşımıza âdeta kan kusturmak için her türlü siyasi ve ekonomik rezilliği yapan ABD nin, 5. Nesil savaş uçağı olarak alınması yönünde adeta ensemizde boza pişirmeye çalışılan bu savaş uçakları gerçektende anlatıldığı kadar kusursuz ve mükemmel mi?

Bizzat bu projenin içerisinde makina mühendisi olarak vazife yapan bir büyüğümden konu ile alâkalı olarak biraz bilgi vermesini rica ettiğimde bana,

"F35 sonra gelir diyorlar ama F35 o kadar da övdükleri kadar iyi değil. 20 kusur senedir uğraşıyorlar ama problemler bitmiş değil,

-Radara yakalanıyor Suriye'de S300 'le yakalandılar ve vurdular,

-Turbo motorda hızdan dolayı aşırı ısınma var ,

-Fanları çatlıyor,

-Uçma maliyeti yüksek,

-Çok fazla yakıt harcıyor.

Bizim kendi uçağımızı yapıncaya kadar uçak lâzım, ayrıca teknoloji ihtiyacımız var, bunlardan eksikliklerimizi tamamlarız ancak...

Çinliler F35'in bütün bilgilerini çalmışlar ve onlarda F35 i yaptı ama aynı kaliteyi tutturamadılar. Biraz daha büyük ve birazda yavaş.

Ayrıca geçenlerde Azerbeycanla ortak tatbikat yapıldı orada Türk pilotları SU serisi uçakları kullandılar onların bilgisi de alınır herhalde..."

Evet Avusturalya'dan yazan sevgili büyüğümün F35 ile ilgili (bizzat içinde bulunması hasebiyle) yazdıkları bunlar.

Buna karşılık Gutenev Rus haber ajansı Ria Novosti’ye yaptığı açıklamada, “Hiç şüphesiz ki, bizim beşinci nesil uçağımız Amerikan F-22 ve F-35 uçakları ile rekabet edebilir. Bununla birlikte benzer özelliklerde 2,5 kat daha ucuz. Hatta manevra gibi bazı özelliklerde üstün gelir” ifadesini kullanarak F35'e karşılık bir ALTERNATİFİN OLDUĞUNU açık ve net bir şekilde beyan ediyor.

O halde illa bu keferelerin tehditlerine boyun mu eğeceğiz? Yoksa eşdeğer konumda olan bir başka 5. nesil savaş uçağı olan SU-57 leremi yöneleceğiz.

Derler ya hani,
PARA BENİM, KEYF BENİM.
MENFAATLERİMİZ NEYİ GEREKTİRİYOR İSE BASARIZ PARAYI, ALIRIZ ONU.

Tabii bunuda yapacak;
mangal gibi bir yürek,
altı okka .... gerek.
Varmı böyle bir yiğit?
Var.
Olmaz mı?
Olur
Adres?
Anladınız siz onu.

Selam ve dua ile.
Bülent ERTEKİN

 

Devamını Oku
PARA BENİM KEYF BENİM. MENFAATLERİMİZ NEYİ GEREKTİRİYOR İSE BASARIZ PARAYI, ALIRIZ ONU.

BEKLEYELİM VE GÖRELİM.

Bu sütunlarda yazmış olduğumuz bir makale vardı.
SIRADA NE OLA Kİ!!!

31 Mart yerel seçimler ile birlikte bazı il ve ilçelerde belediye başkanlığını kazanan CHP nin seçimden sonra ki yaptığı ilk icraatları burada sıralamış ve makalenin sonunda da

" İcraatlarınızın bu kadarla kalmayacağını sırada bekleyenlerin olduğunu gayet iyi biliyoruz.
-Hadi söyle efendi. Söyleki bizi de merakta bırakma.
-Yoooo. Yok öyle üç kuruşa 5 köfte.
BEKLEYİN!!!!
ONLARI DA GÖRECEĞİZ!
BİRAZ SABIR.
demiş idik.

Evet 31 Mart üzerinden 83 gibi bir zaman geçti seçimin neticesi biraz daha güçlü, biraz daha oy çokluğu ile CHP nin adayında kaldı. İstanbul 5 yıl süre ile İmamoğlu ve ekibine teslim edildi. Hayırlı olsun.

Asıl çalışma/lar işte bu saatten sonra başlayacak. Lâkin kazanılan başarının ardından, 24 Hazirandan sonra kulaklarımıza PİS VE KÖTÜ KOKULAR GELİYOR.
İşte o, PİSLİKLER.
.................

CHP'nin İBB Meclis Grupbaşkanvekili Doğan Subaşı dün katıldığı bir toplantıda CHP’lilere şunları söyledi:

• 3 ay içinde tüm kadrolar değişecek hiçbir AKP’li kalmayacak.

• Belediye 4 parçaysa 2’si CHP’nin 1’i İyi Parti’nin 1’i HDP’nin yönetiminde olacak.

• HDP’lilere verdiğimiz sözleri tutmak zorundayız. İyi Partili arkadaşlarımızın buna karşı çıktığını görüyoruz ama İyi Partili arkadaşlarımız şunu bilmeli ki İstanbul’u HDP’lilerin oyları ile kazandık onlar olmasa kazanma ihtimalimiz yoktu.

• 2 veya 3 belediye şirketinin yönetimini HDP’lilere vereceğiz bu konuda görüşmeler sağlandı.

• Dışardan bazı partilerden de istekler var onlara da belki yardımcı olabiliriz ama bunun için AKP’li (AK Parti) tek bir yönetici ve idareci belediyede kalmamalı.

• AKP’lilerin işten çıkarılması tepkilere neden olabilir bunun için profesyonel iletişim desteği alacağız işten çıkarmaların tamamında toplumun tepkisinin azaltılacağı haberleri ve belgeleri servis edeceğiz.

• Medyayı güçlendirme kararı aldık. Alternatif yabancı kaynaklı Türkiye’deki medyayı da destekleyeceğiz. AKP’liler İstanbul’da tasfiye edilirken çok farklı konularda ülke gündemi meşgul edilecek.

• Tek bir zarfı (ihaleleri kast ediyor) dahi AKP’liler alamayacak. Bölüşümleri Canan Hanım diğer partilerin il başkanları ile belirleyecek. Gerekirse İzmir, Eskişehir veya Güneydoğu’dan (HDP’li şirketleri kastediyor) hakedişi olan şirketlere zarflar verilecek.

• İBB’nin güvenlik personellerini çok hızlı değişeceğiz. Her partiden bu konuda katkı bekliyoruz özellikle HDP’den cv ler gelmeye başlamış. Bu konuda arkadaşlarımız çalışıyorlar. Biliyorsunuz İBB güvenliği otomatik silah dahi taşıyabiliyor. Bu birim partilerin güvenliği için önemli!

• İBB’de varolan bir işleyiş var bu işleyişi bozmak istemiyoruz işler gayet güzel bir şekilde devam ediyor. İyi bir sistem kurulmuş. Düşündüğümüzden daha iyi bir durumda İBB. Eğer hata yaparsak halk bize kızar. Sabırlı olmamız lazım. Hatta bu sistemi İzmir’e taşımak lazım.

• Onun için işleyişi değil işleyişi yönetenleri değiştireceğiz var olan bu düzeni kendimize yazacağız. İBB konusunda yaptığımız eleştirileri azaltacağız çünkü iş yapma durumları projeler bizim düşündüğümüzün çok üstünde onun yerine basın üzerinden maddi tartışmalar çıkaracağız.

• Ekrem beye yurt dışından yaz içinde ziyaretler olacak. İstanbul belediyeciliğini CHP olarak Avrupa’ya ihraç edebiliriz. Bu da bize ciddi PR sağlayacak. Ajansımız görüşmeleri sürdürüyor. Avrupada AKP’ye konulan rezervler bize kalkıyor. AKP’lilerin işlerini CHP olarak pazarlayacağız.

• Vakıflar üzerinden tartışmaları büyütmemiz gerekiyor bir sonraki seçimlerde kendi tabanımızı mutlu etmezsek başarısız oluruz bunun için İBB’nin destek verdiği vakıfları itibarsızlaştırıp yerlerine kendi vakıf ve derneklerimizi koyacağız.

• Aynı zamanda siyasal İslam’ın beslendiği asıl yer de vakıflar cemaatler bunlara itibarsızlaştırmak sorunun kaynağını kurutmak demek olacak. Bu vakıflardan 1-2 tanesine göstermelik desteklerimizi devam ettireceğiz diğerlerini de özellikle medya ve sosyal medyada döveceğiz.

• HDP’lileri kaybetmezsek hiçbir sorun yaşamayız. İstanbul’da CHP için kilit parti HDP diğerleri değil. Diğer arkadaşların HDP ve HDP ideolojisi konusunda hiçbir yorum yapmamasını istiyoruz. Sabırlı olmamız lazım. AKP’ye karşı kazanmak istiyorsak HDP’yi hoş göreceğiz.

• Ekrem bey ortalık sakinleşince Demirtaş’a teşekkür ziyaretinde bulunacak. Necati bey görüşmeleri yapmış Avrupadaki dostlarımız da Demirtaş’ın sürekli gündemde tutulmasını istiyorlar bu ziyaret bunun için de önemli.

• Şunu biliyoruz klasik medya haber siteleri artık yeterli değil sosyal medyanın gücü tartışılmaz. Bu nokta da ajansı olan arkadaşlar İldeki medya başkanlığımızla temasa geçsinler fon desteği sağlayacağız.

• Kriz anlarında sosyal medyadan bir taş atıyorsunuz sonra 40 akıllı bunu çıkarmaya çalışıyor olay hakkında gerçek çıkana kadar herkes algıya zaten inanıyor. Önemli olan artık gerçek değil algı. Bu seçimlerde Ekrem bey bunu ispatladı.

Ne diyelim.
BEKLEYELİM...
GÖRELİM...

Selam ve dua ile.
Bülent ERTEKİN

Devamını Oku
Bülent Ertekin

ACELE ETMEYİN. NEYİN HAYIR , NEYİN ŞER OLDUĞU ZAMANLA ORTAYA ÇIKAR.

Bir seçim daha bitti. Hor görülen(!), bidon kafalı(!), diye hitap edilen seçmen sandıkta iradesini kullandı. Çıkan sonuç vatana ve millete tekrar hayırlı olsun.

Seçimin bitmesi ile beraber her iki tarafin seçmenlerinden bol bol yorumlar geldi. Herkes bir bakış, bir pencere açarak "şöyle oldu, böyle oldu, olacak cak cak.... diyerek kendince ifadeler ile şimdiden gelecek adına yorumlarda bulundu.

Acele etmeyin, etmeyelim.
Zira; NEYİN HAYIR , NEYİN ŞER OLDUĞU ZAMANLA ORTAYA ÇIKAR.

Aşağıda okuyacağınız yazı belki bu saatten sonra siyasi meselelerde biraz daha düşünerek konuşmamızı ve hitap etmemizi gerektirecek.
Buyrun okumaya başlayalım.

Köyün birinde bir yaşlı adam varmış. Çok fakirmiş ama Kral bile onu kıskanırmış. Öyle dillere destan bir beyaz atı varmış ki, Kral bu at için ihtiyara büyük bir servet teklif etmiş ama adam satmaya yanaşmamış. “Bu at, sadece bir at değil benim için; bir dost. insan dostunu satar mı?” demiş. Bir sabah kalkmışlar ki, at yok. Köylü ihtiyarın başına toplanmış: “Seni ihtiyar bunak, bu atı sana bırakmayacakları, çalacakları belliydi. Krala satsaydın, ömrünün sonuna kadar beyler gibi yaşardın. Şimdi ne paran var, ne de atın” demişler.

İhtiyar: “Karar vermek için acele etmeyin” demiş. Sadece at kayıp” deyin, “Çünkü gerçek bu. Ondan ötesi sizin yorumunuz ve verdiğiniz karar. Atımın kaybolması, bir talihsizlik mi, yoksa bir şans mı? Bunu henüz bilmiyoruz. Çünkü bu olay henüz bir başlangıç. Arkasının nasıl geleceğini kimse bilemez.”

Köylüler ihtiyara kahkahalarla gülmüşler. Aradan 15 gün geçmiş ve at bir gece ansızın dönmüş. Meğer çalınmamış, dağlara gitmiş. Dönerken de, vadideki 12 vahşi atı peşine takıp getirmiş. Bunu gören köylüler toplanıp ithiyara gidip özür dilemişler. “Babalık” demişler, “Sen haklı çıktın. Atının kaybolması bir talihsizlik değil adeta bir devlet kuşu oldu senin için, şimdi bir at sürün var.”

“Karar vermek için gene acele ediyorsunuz” demiş ihtiyar. “Sadece atın geri döndüğünü söyleyin. Bilinen gerçek sadece bu. Ondan ötesinin ne getireceğini henüz bilmiyoruz.” Köylüler bu defa açıkça ihtiyarla dalga geçmemişler ancak içlerinden “Bu ihtiyar sahiden saf” diye geçirmişler. Bir hafta geçmeden, vahşi atları terbiye etmeye çalışan ihtiyarın tek oğlu attan düşmüş ve ayağını kırmış. Evin geçimini sağlayan oğul şimdi uzun zaman yatakta kalacakmış. Köylüler gene gelmişler ihtiyara. “Bir kez daha haklı çıktın” demişler. “Bu atlar yüzünden tek oğlun, bacağını uzun süre kullanamayacak. Oysa sana bakacak başkası da yok. Şimdi eskisinden daha fakir, daha zavallı olacaksın” demişler. İhtiyar “Siz erken karar verme hastalığına tutulmuşsunuz” diye cevap vermiş.

“O kadar acele etmeyin. Oğlum bacağını kırdı. Gerçek bu. Ötesi sizin verdiğiniz karar. Ama acaba ne kadar doğru. Hayat böyle küçük parçalar halinde gelir ve ondan sonra neler olacağını asla bilemezsiniz”

Birkaç hafta sonra düşmanlar hanedanlığa çok büyük bir ordu ile saldırmış. Kral son bir ümitle eli silah tutan bütün gençleri askere gönderme emrini vermiş. Köye gelen görevliler, ihtiyarın kırık bacaklı oğlu dışında bütün gençleri askere almışlar. Köyü matem sarmış. Çünkü savaşın kazanılmasına imkân yokmuş, giden gençlerin ya öleceğini ya da esir düşeceğini herkes biliyormuş.

Köylüler, gene ihtiyara gelmişler. “Gene haklı olduğun kanıtlandı” demişler. “Oğlunun bacağı kırık ama hiç değilse yanında. Oysa bizimkiler, belki asla köye dönemeyecekler. Oğlunun bacağının kırılması,
talihsizlik değil, şansmış meğer…”

“Siz erken karar vermeye devam edin” demiş, ihtiyar. “Oysa ne olacağını kimseler bilemez. Bilinen bir tek gerçek var. Benim oğlum yanımda, sizinkiler askerde. Ama bunların hangisinin talih, hangisinin
şanssızlık olduğunu sadece Allah biliyor.”

Çinli filozof Lao Tzu, öyküsünü şu nasihatla tamamlamış:

“Acele karar vermeyin. Hayatın küçük bir dilimine bakıp tamamı hakkında karar vermekten kaçının. Karar; aklın durması halidir. Karar verdiniz mi, akıl düşünmeyi, dolayısı ile gelişmeyi durdurur. Buna rağmen akıl, insanı daima karara zorlar. Oysa gezi asla sona ermez. Bir yol biterken yenisi başlar. Bir kapı kapanırken, başkası açılır. Bir hedefe ulaşırsınız ve daha yüksek bir hedefin hemen oracıkta olduğunu görürsünüz.”

Kıymetli okucularım bizler olayların sadece görünen kısmını görür anlar ve ona göre yorum yaparız. Halbuki olayların bizim bilmediğimiz nice hikmetleri vardır. Bunu ancak Allah(cc) bilir. Bize düşen ye’se kapılmadan, Vardır bunda da bir hayır diyerek Allaha teslim olmaktır. 

Selam ve dua ile.
Bülent ERTEKİN

Devamını Oku

YÜREĞİNİZE OTURMAYACAK İSE F35 LERİ SİZ ALIRSINIZ. VARMISINIZ?  (2)

Bir önceki yazımızda YÜREĞİNİZE OTURMAYACAK İSE F35 LERİ SİZ ALIRSINIZ. VARMISINIZ?   demiş sonunda da bir not yazmış idik O NOT: Yarın 500 BÜYÜK SANAYİ DEVİ FİRMALARI VE YILLIK CİROLARINI YAZALIM MI?  idi.

Sağolsun müdakkik okuyucularımız gerek messenger dan, gerekse özelden attıkları mesajlar ile "ehh bu firmaları bilmezsek ayıp olur, kim miş bu cengaverler( gerçi o cengaverler (!) bu yazıdan bi haberleri yok ama olsun bakarsın birileri kulaklarına bi kar suyu damlatıverirde VER MEHTERİ VEEEEER der(!)) diye bize kapı açtılar. Sağolsunlar.

Bu arada hemen şunu da belirtmekte tabiiki fayda var, Türkiye’nin de program ortağı olduğu Lockheed F-35 jet uçağının fiyatı yüzde 6 ucuzlayarak 90 milyon doların altına indi. ABD ile 141 uçak satışı için anlaşma imzalayan Lockheed Martin hayalet uçağın en yaygın modeli olan F-35'in fiyatını Şubat 2017'deki anlaşmaya göre yaklaşık yüzde 6 düşürerek 94,3 milyon dolardan 89 milyon dolara geri çekti. Bugünkü kura göre, yuvarlak hesap (90.000.000×6.000=540.000.000 yani bir uçağın TÜRKİYE'YE maliyeti 540 TRİLYON)

Şimdi lafı daha fazla uzatmadan Türkiye’de ilk defa CİRO KRİTERİNE GÖRE CAPITAL 500 sıralamasına göz atalım. Biz burada sadece bir kısmının cirolarına göz gezdireceğiz.

1-Tüpraş Kocaeli Enerji-Petrol

34.854.851.000₺       34 KATRİLYON

2- Petrol Ofisi İstanbul Enerji-Petrol

30.800.000.000₺       30 KATRİLYON

3-Türk Hava Yolları İstanbul Ulaştırma

29.468.000.000₺       30 KATRİLYON

4-Opet Petrolcülük İstanbul Enerji-Petrol

20.533.669.475₺       20 KATRİLYON

5- BİM Birleşik Mağazalar İstanbul Perakende

20.071.717.000₺       20 KATRİLYON

6-Ford Otosan İstanbul Otomotiv

18.289.107.267₺       18 KATRİLYON

7- Shell&Turcas Petrol İstanbul Enerji-Petrol

16.825.264.000₺        17 KATRİLYON

8-Türk Telekom Ankara Telekom

16.108.594.000₺        16 KATRİLYON

9- Arçelik İstanbul Elektrik-Elektronik

16.096.172.047₺         16 KATRİLYON

10- Turkcell İstanbul Telekom

14.285.561.000₺         14 KATRİLYON

11-Tofaş Oto Fabrika İstanbul Otomotiv

14.235.951.000₺          14 KATRİLYON

12- Enerjisa Enerji İstanbul Enerji-Petrol

12.565.000.000₺          13 KATRİLYON

13- Doğuş Otomotiv İstanbul Otomotiv

11.925.176.000₺           12 KATRİLYON

14- Ereğli Demir Çelik Zonguldak Demir-Çelik

11.636.504.000₺           12 KATRILYON

15- Oyak Renault İstanbul Otomotiv

11.465.524.257₺           11 KATRİLYON

16- Migros İstanbul Perakende

11.059.000.000₺           11 KATRİLYON

17- Vodafone İstanbul Telekom

10.667.000.000₺           11 KATRİLYON

18-Toyota Otomotiv Sakarya Otomotiv

10.644.290.000₺          11 KATRİLYON

19- Enka İnşaat İstanbul İnşaat

10.581.750.000₺          10 KATRİLYON

20- Anadolu Efes Biracılık İstanbul Gıda-İçecek

10.420.257.000₺           10 KATRİLYON

21- İçtaş İnşaat Ankara İnşaat

10.118.155.000₺            10 KATRİLYON

22- JTI Tütün Ürünleri Pazarlama İzmir Tütün

9.576.926.762₺              10 KATRİLYON

23- Vestel Elektronik Manisa Elektrik-Elektronik

9.540.494.000₺             10 KATRİLYON

24- LC Waikiki Mağazacılık İstanbul Perakende

9.538.187.277₺.            10 KATRİLYON

25- Mercedes Benz Türk İstanbul Otomotiv

9.488.307.048₺               9 KATRİLYON

26- Polimeks İnşaat İstanbul İnşaat

8.811.070.294₺               9 KATRİLYON

27- Hyundai Assan Otomotiv İstanbul Otomotiv

8.763.659.231₺               8 KATRİLYON

28-Selçuk Ecza İstanbul İlaç

8.643.408.122₺               8 KATRİLYON

29- Şişecam İstanbul Cam-Seramik

8.421.668.181₺               8 KATRİLYON

30-Kibar Dış Ticaret İstanbul Dış Ticaret

8.194.000.000₺               8 KATRİLYON

31- İÇDAŞ Çelik Enerji İstanbul Demir-Çelik

7.841.200.023₺               8 KATRİLYON

32- Coca-Cola İçecek İstanbul Gıda-İçecek

7.050.000.000₺              7 KATRİLYON

33- Aygaz İstanbul Enerji-Petrol

6.748.761.000₺.             7 KATRİLYON

34- İstanbul Altın Rafinerisi İstanbul Kuyum

6.544.767.497₺              6 KATRİLYON

35- İskenderun Demir Çelik Hatay Demir-Çelik

6.470.668.000₺             6 KATRİLYON

36- İGDAŞ İstanbul Gaz Dağıtım İstanbul Enerji-Petrol

5.637.838.963₺             6 KATRİLYON

37- BSH Ev Aletleri İstanbul Elektrik-Elektronik

5.497.197.624₺            6 KATRİLYON

38- Otokoç İstanbul Otomotiv

5.275.048.924₺            5 KATRİLYON

39- Petkim İzmir Kimya

4.532.590.622₺            4 KATRİLYON

40- CarrefourSA İstanbul Perakende

4.492.266.037₺            4 KATRİLYON

41- Unilever İstanbul Hızlı Tüketim

4.410.460.396₺            4 KATRİLYON

42- Bursa Otomotiv

4.297.105.064₺             4 KATRİLYON

43- THY Opet İstanbul Enerji-Petrol

4.245.109.486₺             4 KATRİLYON

44- Hayat Kimya İstanbul Hızlı Tüketim

4.233.848.353₺             4 KATRİLYON

45- Mapa İnşaat Ankara İnşaat

4.107.910.434₺              4 KATRİLYON

46- Ülker Bisküvi İstanbul Gıda-İçecek

3.921.686.855₺              4 KATRİLYON

47- TUSAŞ-Türk Havacılık Ve Uzay Ankara

3.803.379.396₺             4 KATRİLYON

48-Indeks Bilgisayar İstanbul Bilişim

3.793.602.651₺              4 KATRİLYON

49- Tosçelik Profil Ve Sac Hatay Demir-Çelik

3.768.734.674₺              3 KATRİLYON

50- Aselsan Ankara Elektrik-Elektronik

3.768.116.000₺              3 KATRİLYON

51- Pegasus Hava Taşımacılığı İstanbul Ulaştırma

3.707.471.135₺              3 KATRİLYON

52- Mey İçki İstanbul Gıda-İçecek

3.692.633.340₺               3 KATRİLYON

53- Çalık Enerji İstanbul Enerji-Petrol

3.551.574.000₺               3 KATRİLYON

54- Aytemiz Akaryakıt Dağıtım İstanbul Enerji-Petrol

3.478.490.175₺                3 KATRİLYON

55- TAV Havalimanları İstanbul Ulaştırma

3.450.223.000₺                4 KATRİLYON

56- Türk Traktör Ankara Otomotiv

3.443.477.897₺                 3 KATRİLYON

57- Güneş Ekspres Havacılık Ankara Ulaştırma

3.281.487.264₺                  3 KATRİLYON

58 Tiryaki Agro Gıda Gaziantep Tarım

3.253.247.855₺                  3 KATRILYON

59 Aksa Enerji Üretim İstanbul Enerji-Petrol

3.178.201.840₺                  3 KATRİLYON

Şimdi gelin bunların bir alt toplamını alalım ve kaç KATRİLYON YAPTIĞINA ve
KAÇ ADET
BAĞIŞ İLE F35 YAPABİLECEKLERİNE BAKALIM.

TOPLAM:                      545 KATRİLYON
Ve bu parayla
TOPLAM.          1.000 ADET F35 ALINABİLİYOR.
Ne diyelim?
Yazının başlığı ile bitirelim o hâlde

YÜREĞİNİZE OTURMAYACAK İSE
F35 LERİ SİZ ALIRSINIZ.
Bari VATAN İÇİN BIR HAYIR İŞLEMİŞ OLURSUNUZ.

Selâm ve dua ile.
Bülent ERTEKİN 







Devamını Oku