Coronavirus (Covid-19)

  • 19,092,228Coronavirus Vaka Sayısı
  • 713,385Ölü Sayısı
  • 6,123,971Kurtulan Sayısı
Son Güncelleme: 19:15

HaberX Anket

Koronavirüs salgını sonrası hayatımız?

Sonuçları görmek için tıklayınız

Popüler Kullanıcılar

Suudi yapımı Game of Thrones

Suudi Arabistan'ın taht oyunları...

Suudi Arabistan'da kraliyet ailesinin bazı mensuplarının Cemal #Kaşıkçı cinayeti sonrası Veliaht Prens Muhammed bin Selman'ın tahta çıkmasını engellemek istediklerini iddia edildi. Haber, adları açıklanmayan kraliyet ailesine yakın 3 kaynağa dayandırıldı.

Reuters'ın özel haberine göre, kraliyet ailesine mensup onlarca prensin taht sırasında değişiklik görmek istiyor. Ancak prensler, 82 yaşındaki #Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz ölmeden harekete geçmeyecek.

Haberde, bu prenslerin, Kral'ın en sevdiği oğlu olan 33 yaşındaki Muhammed bin Selman tahta çıkarmaktan geri adım atmayacağının farkında oldukları belirtildi.

Prenslerin, Kral Selman'ın ölümünün ardından erkek kardeşi Prens Ahmed bin Abdülaziz'i tahta çıkarma ihtimalini diğer aile üyeleriyle tartıştıkları öne sürüldü.

'Prens Ahmed, bazı Batılı güçlerin desteğini alır'

Reuters'a konuşan kaynaklardan biri, Kral Selman'ın hayattaki tek kardeşi olan Prens Ahmed'in aile üyelerinin, istihbarat ve güvenlik birimlerinin, bazı Batılı güçlerin desteğini alacağını söyledi.

Suudi kaynaklar, üst düzey Amerikalı yetkililerin Prens Ahmed'in tahta çıkmasını destekleyeceklerini ima etti.

Bu kaynaklara göre, Amerikalı yetkililer Prens Ahmed'in reformlarda geri adım atmayacağı, mevcut askeri anlaşmaları koruyacağı ve aileyi birleştireceği konularında eminler.

Üst düzey bir Amerikalı yetkili, Amerikalı senatörlerin baskısına ve CIA'in Cemal Kaşıkçı cinayetini Muhammed bin Selman ile ilişkilendirmesine rağmen, Beyaz Saray'ın Veliaht Prens ile arasına mesafe koymak için acelesinin olmadığını söyledi.

Aynı yetkili, Kral Selman'ın Pazartesi günü yaptığı konuşmada Veliaht Prens'in yanında yer almasının Beyaz Saray tarafından kayda geçirildiğini de belirtti.

Suudi Arabistan'da 40 yıl boyunca İçişleri Bakan Yardımcılığı yapan Prens Ahmed, bir süredir kendi tercihiyle İngiltere'nin başkenti Londra'da sürgün hayatı yaşıyor. Kaşıkçı cinayetinin ardından Ekim ayında Suudi Arabistan'a döndü.

Reuters'a bilgi veren iki kaynağa göre Prens Ahmed, 2017 yılında Suudi Arabistan'ın veliaht prensini tayin etmekten sorumlu olan ve Suud ailesinin üst düzey isimlerinden oluşan Sadakat Konseyi'nde Muhammed bin Selman'ın varis seçilmesine karşı çıkan üç kişiden biriydi.

Ajans haberle ilgili olarak görüş almak için Riyad yönetimine, Prens Ahmed ya da yardımcılarına ulaşmaya çalıştığını ancak sonuç alamadığını bildirdi.

Suud ailesi yüzlerce prensten oluşuyor. Avrupa'daki krallıkların aksine, taht babadan oğula geçmiyor. Bunun yerine kral ve ailenin ileri gelenleri, yönetime en uygun gördükleri kişiyi tahtın varisi olarak seçiyor.

ABD Başkanı Donald Trump, Cumartesi günü CIA'in Kaşıkçı'nın öldürülmesi emrini Veliaht Prens Muhammed'in verdiğine dair tahminin henüz kesin olmadığını ama muhtemel olduğunu söylemiş ve bu konuda karar vermek için raporun tamamını beklediğini kaydetmişti.

Suudi kaynaklara göre Amerikalı yetkililerin Veliaht Prens Muhammed bin Selman'dan uzaklaşmasının tek sebebi Cemal Kaşıkçı cinayeti değil. Diğer bir neden de, Veliaht Prens'in yakın zamanda Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı'ndan Rusya'dan alternatif silah arayışına girmelerini istemesi.

Reuters'ın da gördüğü 15 Mayıs 2018 tarihli mektupta, Veliaht Prens bakanlıktan, Rusya'dan S-400 füze savunma sistemi de dahil olmak üzere, alternatif askeri ekipmanları satın almaya ve bu konuda eğitim görmeye odaklanmalarını istedi.

Ajans bu konuda da Rusya Savunma Bakanlığı yetkililerine ve Riyad yönetimine ulaşmaya çalıştığını ancak sonuç alamadığını kaydetti.

Veliaht Prens'e eleştirileriyle bilinen Cemal Kaşıkçı'nın 2 Ekim'de Suudi Arabistan'ın İstanbul Başkonsolosluğu'nda öldürülmesi, müttefiki ABD dahil dünyada birçok ülkenin tepkisini çekti.

Amerikan medyası, #CIA'in gazeteci Cemal Kaşıkçı'nın öldürülmesi emrini verenin Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman olduğu sonucuna ulaştığını öne sürdü. ABD Dışişleri Bakanlığı bu yöndeki haberleri yalanladı.

Suudi Arabistan Başsavcısı ise Veliaht Prens'in cinayetle ilgili hiçbir şey bilmediğini söyledi.

Muhammed bin #Selman ise Veliaht Prens seçilmesinden beri, kadınların araba kullanmasına yönelik yasağı kaldırmak da dahil olmak üzere övgü toplayan bir dizi sosyal ve ekonomik reforma imza attı.

Ancak Veliaht Prens'in, reformlarının yanı sıra muhaliflerini susturmaya çalıştığı da biliniyor.

Kraliyet Ailesi'nin bazı üyelerini yolsuzluk suçlamasıyla aylarca gözaltında tutuldu, mal varlıklarına el kondu.

Reuters haber ajansına göre Muhammed bin Selman önce eski Veliaht Prens ve İçişleri Bakanı Muhammed bin Nayef'i saf dışı bıraktı, ardından eski kral Abdullah bin Abdülaziz el-Suud'un oğlu Prens Miteb bin Abdullah'ı yolsuzluk operasyonu kapsamında gözaltına aldı.

30'a yakın başka prens de gözaltına alındı, itibarlarını kaybetti ve mal varlıklarından oldu. Bu süreçte ise Veliaht Prens Muhammed saraylar yaptırdı, 500 milyon dolarlık bir yat aldı ve Leonardo da Vinci'ni bir tablosunu satın alarak uluslararası sanat pazarında yeni bir rekora imza attı.

Reuters'a konuşan üst düzey bir Suud kaynağa göre, Veliaht Prens Muhammed'in kontrolündeki istihbarat ve güvenlik kurumları varisin değişmesine herhangi bir direnç görmeyecek çünkü onların bağlılığı daha çok aileye. Bu kaynak, "Güvenlik ve istihbarat birimleri, ailenin aldığı karara uyacaktır" dedi.

Reuters'a konuşan Suudi kaynaklar ve diplomatlar, Suudi Arabistan'daki gelişmelerde ABD'nin de rolü olacağına inanıyor.

ABD Başkanı Donald #Trump ve damadı Jared Kushner, Veliaht Prens Muhammed bin Selman ile derin kişisel bağlar geliştirdi. Bir Suudi kaynak, Veliaht Prens'in bu kişilerin desteğini halen aldığına inandığını söyledi.

Ancak Beyaz Saray yönetimi, Suudi Arabistan'ın cinayet nedeniyle cezalandırılmasını isteyen senatörlerin baskısı altında. ABD yönetimi Kaşıkçı suikastıyla bağlantılı olarak Suudi Arabistan vatandaşı 17 kişiye yaptırım kararı almıştı.

'Veliaht Prens, babası için 2 milyar dolara saray inşa ediyor'
Reuters'a konuşan 3 kaynaktan biri, 82 yaşındaki Kral Selman öldüğünde, Veliaht Prens Muhammed bin Selman'ın başa geçebilmek için 34 kişilik Sadakat Konseyi'nin onayına ihtiyaç duyacağını söyledi.

Suudi kaynaklar, Muhammed bin Selman'ın Suud Hanedanı'nın neredeyse 100 yıllık temel taşlarını - aile, din alimleri, kabileler ve tüccarlar - parçaladığını ve bunun aile içinde istikrarsızlaşma olarak algılandığını belirtti.

Reuters'ın özel haberinde, bazı kaynakların, Veliaht Prens'in, babası Kral Selman'ın emekliliğini geçirebileceği 2 milyar dolarlık yeni bir saray yaptırdığına inandıkları da kaydedildi.

500 milyar dolara inşa edilen "NEOM" teknoloji kentindeki bu saray, en yakın şehirden 100 kilometre uzakta.

Kraliyet ailesine yakın bir kaynak, Kral Selman'ın bu şehre taşındığında devlet meselelerinden uzak kalacağını söyledi.

#BBC  #GameOfThrones

Devamını Oku
Suudi yapımı Game of Thrones

Washington Post: CIA, Kaşıkçı'nın öldürülmesi emrini Prens Selman'ın verdiği sonucuna ulaştı

CIA'in, Cemal Kaşıkçı'nın öldürülmesi emrini Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman'ın verdiği sonucuna ulaştığı iddia edildi.

ABD Merkezi Haberalma Teşkilatının (CIA), gazeteci Cemal Kaşıkçı'nın öldürülmesi emrini Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman'ın verdiği sonucuna ulaştığı iddia edildi.
Washington Post gazetesinin konuyla ilgili kişilere dayandırdığı haberinde, "CIA, Prens Bin Selman'ın Kaşıkçı'nın suikast emrini verdiği sonucuna ulaştı." ifadesine yer verildi.

Yetkililerin, "yüksek güvenilirliği" bulunduğunu söylediği CIA değerlendirmelerinde, bunun bugüne kadar Muhammed bin Selman'ı cinayetle ilişkilendiren en belirgin tespit olduğu ve Trump yönetiminin Bin Selman'ın ilişkilerini koruma çabalarını zora düşürdüğü kaydedildi.

CIA'in bu sonuca ulaşırken, Veliaht Prens'in kardeşi #Suudi Arabistan'ın Washington Büyükelçisi Halid bin Selman'ın, #Kaşıkçı ile yaptığı bir telefon görüşmesinin de olduğu birçok istihbarat kaynağını incelediği aktarıldı. İddialara göre, ABD istihbaratının dinlemelerine takılan görüşmede Halid bin Selman, Kaşıkçı'ya İstanbul'daki Başkonsolosluğa gidip belgelerini almasını, bunun güvenli olacağını söyledi.
Yetkililer, Halid'in cinayetten haberdar olup olmadığını bilmediklerini ancak bu konuşmayı Muhammed bin Selman'ın yönlendirmesiyle yaptığının kesin olduğunu ifade etti.

Konuyla ilgili açıklama yapan Suudi Arabistan'ın Washington Büyükelçiliği Sözcüsü Fatimah Baeshen, Halid'in Kaşıkçı ile konsolosluğa gitmesi konusunda herhangi bir görüşme yapmadığını, CIA'in sonuçlarının "yanlış" olduğunu ileri sürdü.

Öte yandan CIA'in incelemesinde, Veliaht Prens'in ülkedeki konumunu da göz önünde bulundurduğuna dikkati çeken ABD'li yetkililer, "Suudi Prens'in konumu, Bin Selman bu konunun farkında olmadan ya da bu konuya karışmadan, bu cinayetin işlenmesine imkan olmadığını gösteriyor." tespitini yaptı.
CIA analistleri, Kaşıkçı skandalına rağmen Muhammed bin Selman'ın tahtını kaybetme tehlikesinin olmadığına inandıklarını dile getirdi.


Haberde ayrıca, ABD Başkanı Donald Trump'ın damadı Jared Kushner'in Muhammed bin Selman ile yakın ilişkisine işaret edildi. Gazetenin haberinde, "Trump'a gizlice Muhammed bin Selman'ın bu işin içinde olduğunun kanıtı gizlice gösterildi ancak Muhammed'in bu cinayetin emrini vereceği konusunda Trump'ın hala şüpheleri vardı" bilgisi paylaşıldı. Öte yandan CIA'in değerlendirmesini bilen kaynaklar, CIA'in Kaşıkçı'nın cesedinin nerede olduğunu bilmediğini kaydederek, "Başkan Trump, CIA ve Dışişleri Bakanlığı yetkililerine Kaşıkçı'nın cesedinin nerede olduğunu sordu, kendisine cevap verilmedikçe de büyük bir hayal kırıklığına uğradı" dedi.

Türklerin elindeki ses kaydının bir kopyasını CIA Direktörü Gina Haspel'e verdiğine ve Haspel'in bunu dinlediğine değinilen haberde, ses kayıtlarının Kaşıkçı'nın konsolosluğa girmesinden kısa süre sonra öldürüldüğünü gösterdiğini aktardı.
Haberde, "Ses kaydını bilen kişiler, Kaşıkçı'nın Suudi Başkonsolos'un odasında öldürüldüğünü, sonra Başkonsolos'un Kaşıkçı'nın cesedinden bir an önce kurtulunması ve konsolosluktaki delillerin temizlenmesi gerektiğini söylediğini aktardı." ifadesi kullanıldı.


CIA ayrıca Kaşıkçı'nın konsolosluktan yapılan bir konuşmayı da incelediğini ve bu konuşmada cinayeti için Suudi Arabistan'dan gelen 15 kişilik suikast ekibinin bir parçası olduğuna inanılan Mahir Abdulaziz Mutreb'in Muhammed'in en yakın danışmanlarından Suud el-Kahtani ile görüştüğü kaydedildi.

Haberde CIA'in Prens Muhammed'in cinayetteki rolüne ilişkin incelemelerinde yabancı ülkelerin elindeki bilgilerden de yararlandığını vurgulandı.
Ayrıca CIA'in, telefon görüşmeleri ve ses kayıtlarının yanı sıra İstanbul'a giden 15 kişilik ekipteki bazı kişileri de Muhammed bin Selman ile doğrudan ilişkilendirdiği belirtildi.

Haberde ABD'nin Kaşıkçı'nın tehlikede olabileceğine dair istihbarat aldığını ancak bu bilgilere Kaşıkçı'nın ortadan kaybolduğu 2 Ekim'den sonra arşivdeki dinlemelerin incelemelerine bakarak ulaştığı aktarılarak, "İki istihbarat yetkilisi, Kaşıkçı ortadan kaybolmadan önce istihbarat yetkililerinin böyle bir durumdan haberi olduğuna ya da onu uyarma şansını kaçırdıklarına dair bir gösterge yok." değerlendirmesinde bulunuldu.

Gazetenin haberinde, "Trump üst düzey Beyaz Saray yetkililerine Muhammed'in görevde kalması gerektiğini çünkü Suudi Arabistan'ın İran'ın kontrol edilmesinde yardımcı olduğunu söyledi. Trump, Kaşıkçı'nın ölümü konusunda Suudi Arabistan'ın petrol üretimini engelleyecek bir tartışma istemediğini belirtti." bilgisine de yer verildi.

Lübnan'ın başkenti Beyrut'ta Saint Hoax adını kullanan sanatçının 'MonuMental' başlıklı sergisinde en çok ilgiyi şişme Trump tankları gördü. Trump, Kaşıkçı vakasında Suudi Arabistan'a yaptırım uygulamayı Askeri teçhizata ve diğer şeylere 110 milyar dolar harcıyorlar ki bu da iş sahası yaratıyor. Anlaşmalar iptal edilirsa Rusya ya da Çin'den silah almaya başlarlar sözleriyle reddetmişti.

Prens Muhammed'in neden Kaşıkçı'yı öldürtmeye karar verdiğine dair sorular olduğuna dikkat çekilen haberde, bu konuda CIA'in inandığı bir teorinin de Muhammed'in Kaşıkçı'nın "Müslüman Kardeşler'e yakınlık duyan tehlikeli bir İslamcı" olduğuna inanması olduğu kaydedilen haberde, Muhammed'in bu düşüncesini Kushner ve John Bolton ile paylaştığına da değinildi.

Bu arada, Amerikan Associated Press (AP) ajansına konuşan ABD'li bir yetkili de "ABD'li istihbarat yetkilileri, Veliaht Muhammed bin Selman'ın Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı'yı öldürme emri verdiği sonucuna ulaştı." ifadesini kullandı.

Suudi Arabistan Başsavcı Sözcüsü Şelan eş-Şelan, önceki gün yaptığı açıklamada, Kaşıkçı'nın öldürülmesi olayında 5 kişinin idamının istendiğini belirtmişti.

Veliaht Prens Muhammed bin Selman'ın cinayetteki rolüne ve bilgisine ilişkin sorulan bir soru üzerine Şelan, Prens'in görevlendirmeyle hiçbir ilgisinin olmadığını, konsolosluk içinde yaşananlara dair kendisine yanlış rapor iletildiğini söylemişti.

Devamını Oku
Washington Post: CIA, Kaşıkçı'nın öldürülmesi emrini Prens Selman'ın verdiği sonucuna ulaştı

Çavuşoğlu: Kaşıkçı cinayeti önceden planlandı, azmettiricilerin ortaya çıkması gerekiyor

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Suudi Arabistan’ın Cemal #Kaşıkçı cinayetine dair bazı açıklamalarını tatmin edici bulmadığını söyledi.

#Çavuşoğlu, cinayet öncesinde Türkiye’ye gelen ve sonrasında #Suudi Arabistan’a dönen 15 kişinin Türkiye’de yargılanması gerektiğini belirtti:

“Bu şahsın ülkelerine geri götürülmesine direndiği için orada öldürüldüğü ifade ediliyor. Ancak bu cinayet daha önceden de açıkladığımız gibi önceden planlanmıştır. Yine bizim bildiğimiz gibi cesedin öldürüldükten sonra parçalandığı söyleniyor. Fakat bu cesedin parçalanması o anlık bir şey değil. O cesedin önceden öldürülüp parçalanması için gerekli cihazlar oraya getirilmiştir.

“Viyana Sözleşmesine göre de bu yargılama ve soruşturmada Türk kanunları geçerlidir, her ne kadar bu cinayet Suudi Arabistan Başsavcılığı'nda işlense de. Daha önce yerel işbirlikçiler konusunda açıklamalar gelmişti. Daha sonra bunlar da inkâr edilmeye başlandı. Şimdi başsavcı yerel işbirlikçilerin olduğunu söylüyor. Bu bilgileri bizim başsavcılığımızla paylaşacağını söylüyor. Ama henüz cevaplanmamış bir soru var. Kaşıkçı'nın cesedi nerede? Talimat verenlerin, gerçek azmettiricilerin de ortaya çıkması gerekiyor, bu sürecin bu şekilde kapatılmaması gerekiyor. Bu işin takipçisi olacağız.''

Devamını Oku
Çavuşoğlu: Kaşıkçı cinayeti önceden planlandı, azmettiricilerin ortaya çıkması gerekiyor

ABD'den Kaşıkçı açıklaması: ABD Dışişleri, cinayete ilişkin herhangi bir ses kaydı dinlemedi

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Heather Nauert, basın toplantısında gazetecilere açıklamalarda bulundu. Cemal #Kaşıkçı'nın öldürüldüğü ana ilişkin ses kaydını ABD Dışişleri Bakanı Pompeo'nun dinleyip dinlemediği sorusuna "ABD Dışişleri Bakanlığı cinayete ilişkin herhangi bir ses kaydı dinlemedi" dedi.
#Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı'nın İstanbul'daki Suudi Arabistan konsolosluğunda öldürüldüğü ana ilişkin ses kaydı gündemdeki yerini korumaya devam ediyor. Kanada Başbakanı Justin Trudeau, isthbarat biriminin kaydı dinlediğini açıklamıştı.
ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Heather Nauert, Salı günkü basın toplantısında gazeteci Cemal Kaşıkçı'nın Suudi Arabistan konsolosluğunda öldürüldüğü ana ait olduğu belirtilen ses kaydına ilişkin, "Dışişleri Bakanı Pompeo Kaşıkçı'nın öldürüldüğü ana ilişkinbir ses kaydı dinlemedi, üst düzey bir diplomat olarak kaydı dinlemesi uygun olmazdı" dedi. Pompeo'nun hafta sonu Suudi Arabistan veliaht prensi Muhammed Bin Selman'la telefonda görüştüğünü söyleyen Nauert, Amerika'nın beklentisinin olayda rolü olanların hesap vermesi yönünde olduğunu bir kez daha yineledi.

Devamını Oku
ABD'den Kaşıkçı açıklaması: ABD Dışişleri, cinayete ilişkin herhangi bir ses kaydı dinlemedi

Kaşıkçı cinayetinde son bilgiler... Canan Barlas ile Gündem'de

Gazeteci Cemal #Kaşıkçı cinayetinde, #Suudi dublörü taşıyan taksici A Haber'e konuştu...  'Suudi dublör' nasıl kaçtı?.. Soruşturmaya yansıyan yeni detaylar Canan Barlas ile Gündem'de

https://www.haberx.com/post/34814#.W-nFY7-K6ns.link

https://www.haberx.com/post/34811#.W-nFY8kzYD4.link

https://twitter.com/cbarlasgundem/status/1062048483807506432

 

 

Devamını Oku
Kaşıkçı cinayetinde son bilgiler... Canan Barlas ile Gündem'de

AP, Suudi Arabistan'a silah ambargosu öngören karar tasarısı hazırladı

Avrupa Parlamentosu (AP) üyeleri, #Suudi gazeteci Cemal #Kaşıkçı'nın öldürülmesi nedeniyle Suudi Arabistan'a silah ambargosu uygulanmasını ve ambargonun Yemen'deki Suudi koalisyonunun tüm üyelerine yayılmasını öngören bir karar tasarısı hazırladı.
Kaşıkçı cinayeti sonrası 1'e karşı 325 oyla kabul ettiği kararda Suudi gazetecinin öldürülmesini en sert şekilde kınayan ve Suudi Arabistan'a AB çapında silah ambargosu uygulanmasını talep eden AP parlamenterleri, ambargo konusunda somut adım attı.
Parlamenterler, hazırladıkları karar tasarısıyla Suudi Arabistan'a silah ambargosu uygulanmasını ve ambargonun Yemen'deki Suudi koalisyonunun tüm üyelerine yayılmasını istedi.

"AP, Suudi Arabistan, BAE ve Yemen'deki Suudi koalisyonunun diğer üyelerine silah ihracatının BM'nin yetkili makamları tarafından tespit edilen bu ülkelerin karıştığı ciddi insan hakları ihlalleri nedeniyle uygun olmadığını düşünmektedir" denen belgede, ambargoya ilişkin ortak politikaya dahil olmayan AB ülkelerine cezai önlemler uygulanmasına yönelik bir mekanizma hazırlanması da teklif edildi.

Devamını Oku
AP, Suudi Arabistan'a silah ambargosu öngören karar tasarısı hazırladı

Kaşıkçı cinayetini 'kaplan takımı' mı gerçekleştirdi?

BBC Arapça'ya konuşan kaynaklar, Cemal #Kaşıkçı cinayetini 2018 yaz aylarında kurulan 50 kişilik 'Kaplan Takımı' adlı ekipten bir grubun işlediğini söyledi. Aynı kaynakların verdiği bilgiye göre bu ekibin başında Muhammed bin Selman'ın sağ kolu Suud el Kahtani buluuyordu. #Suudi yönetiminin tanınmış muhaliflerinden Dr. Saad el Fakih, bu ekip için "Ülke içindeki ve dışındaki muhalileri öldürmekler görevliydiler" dedi.
Suudi yönetiminin tanınmış muhaliflerinden Dr. Saad el Fakih, bu ekip için "Ülke içindeki ve dışındaki muhalileri öldürmekler görevliydiler" dedi.
Fakih, "Rejimin, tutuklayarak ortalığı yaygaraya vermek istemediği insanları öldürmek için görevlendirildiler" dedi.
#BBC Arapça belgeseli ayrıca bu ekibin öldürdüğü tek ismin Kaşıkçı olmadığına dair iddialara da ulaştı. Suudi yönetimi içincen gizli bir kaynak, Muhammed bin Selman'ın 'kara kutusu' olarak nitelendirilen Tümgeneral Ali el Kahtani'nin de dövülerek öldürüldüğünü söyledi. Bu cinayeti de Muhammed bin Selman'ın sağ kolu olarak görülen Suud el Kahtani'nin liderliğindeki ekip gerçekleştirdi.

Devamını Oku
Kaşıkçı cinayetini 'kaplan takımı' mı gerçekleştirdi?

Yasin Aktay: Cemal Kaşıkçı'nın cesedini eriterek yok etmişler

AK Parti Genel Başkan Danışmanı Yasin Aktay, #Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı'nın öldürülmesine ilişkin olarak, "Kaşıkçı’nın cesedinin parçalandığı bilgisi bizde vardı. Fakat şu anda görüyoruz ki parçalamakla da kalmamış, cesedi eriterek yok etmişler" dedi.
Gazeteci Cemal Kaşıkçı'nın Suudi Arabistan İstanbul Başkonsolosluğu'nda öldürülmesine ilişkin soruşturmayı değerlendiren Yasin Aktay, "Bizdeki son bilgilere göre cesedi parçalamalarının sebebi daha kolay eritmek. Cesetten eser bırakmamak amaçlanmış" dedi.
Aktay, #Hürriyet'ten Gizem Karakış'a yaptığı açıklamada özetle şunları söyledi:

— #Kaşıkçı'nın cesedinin parçalandığı bilgisi bizde vardı. Fakat şu anda görüyoruz ki parçalamakla da kalmamış, cesedi eriterek yok etmişler. Bizdeki son bilgilere göre cesedi parçalamalarının sebebi de daha kolay eritmek. Cesetten eser bırakmamak amaçlanmış. Savcılığın ifadesinden de bu anlaşılıyor. Verebilecekleri makul bir cevapları yok. Katillik, masum bir insanı katletmek ayrı bir suç, cesede yapılan muamele ve boyutları ayrı bir suç ve utanç. Mevcut kamera sistemlerinin bizi götürdüğü her yere gidildi, ceset bulunamadı. Ortada deliller var. Cemal Kaşıkçı başına gelecekleri tahmin etseydi başkonsolosluk kapısından içeri girer miydi?

Devamını Oku
Yasin Aktay: Cemal Kaşıkçı'nın cesedini eriterek yok etmişler

Pompeo: Kaşıkçı cinayeti tam olarak aydınlatılmadığı sürece tatmin olmayacağız

ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, ABD tarafının, Suudi gazeteci Cemal #Kaşıkçı cinayetinin tam olarak aydınlatılmadığı sürece tatmin olmayacağını açıkladı.

Bakan Pompeo, bakanlık çalışanlarına e-mail yoluyla Kaşıkçı'nın öldürülmesi ve soruşturmasına ilişkin açıklama metni gönderdi.
#ABD medyasında yer alan e-mailde, Pompeo, "Suudi Arabistan'ın bu konuda ciddi sorumluluklar aldığını görüyoruz ama ne olduğu tam olarak aydınlatılmadığı sürece tatmin olmayacağız" ifadelerini kullandı.

Pompeo, dün Bakanlıkta düzenlediği basın toplantısında da Kaşıkçı'nın ölümüyle bağlantılı 21 #Suudi yetkilinin vizelerinin iptal edileceğini, vize yasağı ve "Küresel Magnitsky İnsan Hakları Sorumluluk Yasası" kapsamında yaptırım uygulanacağını açıklamıştı.

Devamını Oku
Pompeo: Kaşıkçı cinayeti tam olarak aydınlatılmadığı sürece tatmin olmayacağız

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Prens Selman'la görüştü

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile #Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman arasında telefon görüşmesi gerçekleştirildi.
Veliaht Prens Muhammed bin #Selman'ın talebi üzerine gerçekleşen görüşmede, Cemal #Kaşıkçı cinayetinin bütün yönleriyle aydınlatılması için ortak çaba harcanması hususu ve bu çerçevede atılması gereken adımlar ele alındı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Prens Selman'la görüştü