Hakkında
Henüz açıklama eklenmemiş!
  • Yaşadığı yer Turkiye
  • Şehir Istanbul
  • Doğum tarihi 24 March
Sayfalar
Etkinlikler
Henüz eklenmiş etkinlik yok!

Sosyal Ağlarda Dikkat Etmeniz Gerekenler

Sosyal Ağların Tuzaklarına Düşmeyin

Sosyal ağları, dijital ortamda en sık ziyaret edilen siteler olarak gözüküyor. Facebook'un bir milyardan, Instagram ve Twitter'ın ise yüzlerce milyondan fazla kullanıcısı bulunuyor. Sosyal ağlar mesaj, fotoğraf, ve kişisel bilgi paylaşımı için kurulmuş sitelerdir. Ancak bu siteler artık organizasyon ve ifade platformları halini almış durumda. Her bu iki aktivite de gizlilik ve anonimliğe dayandırılmaktadır.
Bu yüzden, bir sosyal ağ sitesini kullandığınızda kendinize şu soruları sormanız önemlidir:
Bu siteleri kullanırken kendimi nasıl koruma altına alırım?
Temel gizliliğim?
Kimliğim?
Arkadaş olduğum kişiler ve tanıdıklarım?
Hangi bilgilerimi gizli tutmak istiyorum, ve bu bilgileri kimlerin görmesini istemiyorum?

Durumunuza göre, kendinizi sosyal ağın kendisinden, sosyal ağ kullanıcılarından, veya tüm risklere karşı korumak isteyebilirsiniz.

Hesabınızı Oluştururken Nelere Dikkat Etmek Gerekir ?

Gerçek isminizi kullanmak mı istiyorsunuz? Bazı sosyal ağların zamanla daha gevşek uyguladıkları "gerçek isim poliçesi" isminde kuralları vardır. Eğer bir sosyal ağda gerçek isminizle varolmak istemiyorsanız, olmayın.
Kaydolurken, sadece gerekli olan bilgileri sağlayın. Eğer kimliğinizi saklamak istiyorsanız, ayrı bir e-posta adresi ve ayrı bir telefon numarası kullanın. Bu iki bilgi de kimliğinizi açığa çıkarabilir ve farklı hesaplarınız arasında bir bağ yaratabilir.
Profil fotoğrafı veya görüntüsü seçerken dikkatli olun. Görüntünün çekildiği tarih ve mekan bilgilerini içerebilecek bilgilere ek olarak, görüntünün kendisi de bazı bilgileri açığa çıkarabilir. Bir görüntü seçmeden önce kendinize sorun: Bu görüntü iş yerinizin veya evinizin önünde mi çekildi? Görüntüde bir adres veya sokak tabelası mevcut mu?
IP adresinizin kayıt işlemi sırasında kaydedilebileceğini unutmayın.
Güçlü bir parola yaratın ve mümkünse iki adımlı doğrulamayı etkinleştirin.
"Hangi şehirde doğdunuz?" ya da "Evcil hayvanınızın ismi nedir?" gibi parola kurtarma sorularına dikkat edin, çünkü bu soruların cevapları sosyal ağlarda bıraktığınız bilgilerden bulunabilir. Parola kurtarma cevaplarınızı kasıtlı olarak yanlış seçebilirsiniz. Parola kurtarma cevaplarına yanlış bilgiler yazmanız durumunda, bu bilgileri hatırlamanın en iyi yollarından biri bunları bir parola yöneticisine kaydetmenizdir.

Diğer Yazılar

Devamını Oku
Sosyal Ağlarda Dikkat Etmeniz Gerekenler

Değerler eğitimi ve "Ne derler?" eğitimi

Trabzonspor ile Athletic Bilbao maçında ilginç bir olay yaşanmış. Maç esnasında kaleci Tolga Zengin birden durmuş, yere eğilmiş ve çimlerin üzerinde duran ekmek parçasını öpüp alnına koymuş. Sonra da yavaşça sahanın kenarına götürüp bırakmış.
Tolga olay anını anlatırken şöyle söylemiş; "Bir baktım kalenin önünde ekmek var. Kalecilik hayatımda hiç böyle bir olayla karşılaşmamıştım. Şoke oldum. Somali'de insanlar ekmek bulamayıp açlıktan ölürken, Bilbao taraftarlarının bana ekmek atmasını hayretle karşıladım..."
Trabzonspor kalecisi tam ekmeği öpüp alnına koyarken çekilen fotoğraf da İspanya'da yılın fotoğrafı seçilmiş.
-
Doğan Cüceloğlu bir seminerinde yere bir parça ekmek koymuş ve "Bu ekmeğe basabilecek birisi var mı?" diye sormuş salondakilere.
Hiç ses çıkmamış tabii.
"Sahneye gelip bu ekmek parçasına basana 100 dolar vereceğim" diye devam etmiş.
Salondan yine çıt yok...
Fiyatı artırarak 5000 dolara kadar getirmiş. Bu sırada salonda bulunanlardan birisi, "Hocam, istersen 500 bin dolar ver, yine bize o ekmeği çiğnetemezsin, boşuna uğraşma!" demiş.
Doğan Hocam da, "İşte değerler eğitimi budur" diye noktayı koymuş...
-
Para vererek ekmek çiğnetebileceğiniz insan sayısı yok denecek kadar azken, bedavaya yalan söyleyen, dedikodu yapan insanların bu kadar çok olması biraz garip değil mi?
Acaba yalan söyleme konusunda bu kadar hassas olamaz mıydık? Veya herhangi bir toplulukta birisi gıybet etmeye başladığında herkes tepki veremez miydi?
Yere düşen ekmeği çiğnememek için duyduğumuz hassasiyet, yerlerde sürünen bazı değerlerimiz çiğnenirken niçin kendini göstermiyor acaba?
-
Eskiden zaten öyleydi diyorsunuz şimdi muhtemelen içinizden.
Doğru, eskiden öyleydik. Kapkaranlık medeniyetlerin ortasında değerlerimizle pırıl pırıl parlıyorduk.
Ama toplumsal manada suç sayılan birçok eylemin normalleşmesi o kadar hızlı oldu ki, bir anda söndük.
Dış cephesine aynalı cam giydirilmiş metruk binaların sakinlerine döndük.
Dışarıdan bakınca pırıl pırıl, içeride acil tadilat ihtiyacı...
Değerler eğitimi son yıllarda müfredata girmeyi başardı. Birçok okulda şeklen yapılıyor olsa da, çocuklar en azından değerlerimizi tarif eden kavramlarla tanışıyorlar.
Ama toplumun geneline bakıldığında, değerler eğitiminden çok "Ne derler?" eğitimi yapılıyor gibi...
Eğer bir insan kalabalıklar içindeyken yere çöp atmıyor da, etrafta kimseler yokken atıyorsa bu insanın değer yargıları tam oluşmuştur diyemeyiz.
El âlem ne der diye yere çöp atmayan bir kimse elbette çevreci olamaz.
Ne derler eğitimi belimizi büküyor, farkında değiliz... Asıl hesap verilmesi gereken makamı unutmuş, insanların ne diyeceklerine odaklanmış durumdayız.
Hâl böyle olunca, çevremizdeki insanların doğrusu bizim doğrumuz oluyor.
Eğer doğru insanlarla birlikteyseniz şanslısınız.
Ama çevrenizdekiler yanlış insanlarsa geçmiş olsun!

http://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/salih-uyan/585036.aspx

 

Devamını Oku

Özü damlasındadır zahirin, temsilinde kerh yoktur.
Pınar suyu tatlıysa , başında bekleyen çoktur.

Ahmed Akif Avci

#Maduro #Maradona işbirliği

#OkulDışarıdaGünü
Twitter Trend Topic
#OkulDışarıdaGünü
#OkulDışarıdaGünü

Ahmed Akif Avci