Hakkında
Henüz açıklama eklenmemiş!
Henüz albüm eklenmemiş!
Sayfalar
Henüz sayfa eklenmemiş!
Gruplar
Henüz grup eklenmemiş!
Etkinlikler
Henüz eklenmiş etkinlik yok!

DEVA İL BAŞKANLIĞINDAN TOPLUMSAL MUTABAKAT DERNEĞİNE ZİYARET 

DEVA İL BAŞKANLIĞINDAN TOPLUMSAL MUTABAKAT DERNEĞİNE ZİYARET 

Belediye Başkanı, Kanaat insanı, Milletvekili ve Siyasi Partilerin Toplumsal Mutabakat Derneğine nezaket ziyaretleri devam ediyor.

DEVA Partisi Diyarbakır İl Başkanı Av. Cihan Ülsen  bir kısım il yönetimi ile Toplumsal Mutabakat Derneği'ni ziyaret etti. Dün akşam saatlerinde TMD Genel Merkezinde gerçekleşen görüşmede TMD Başkanı Mahmut Şimşek ve arkadaşları misafirlerini kapıda karşıladı. Yaklaşık 130 dakika süren nezaket ziyaretinde DEVA il başkanı Ülsen, partisinin 20 konsepten oluşan iktidar paketinin açıklanan 5 bölümünden  tarım, teknoloji, ekonomi, demokrasi ve eğitim konularının bölgesel kısımlarını satır başlarıyla dile getirdi.

İKİNCİ ÇÖZÜM SÜRECİ DEMOKRASİMİZ İÇİN BİR İHTİYAÇTIR


TMD Başkanı Şimşek ise; "biz demokrasi bahçesinin aşılı meyve ağaçlarının partiler, aşısız doğal meyve fidelerinin ise Stk’lar olduğuna inanıyoruz. Takdir edersiniz ki, siz siyasetin profesyonel dünyalıları olsanız da biz amatör dünyalıların lojistik desteğine ihtiyacınız var. Doğal yaşamı dar sokaklardan bulvarlara çıkaran pusula sivil derneklerdir" dedi. Şimşek ve Ülsen sohbette yeniden istikrar için "ikinci bir çözüm süreci" demokrasimiz için bir ihtiyaç olduğunda antat kaldıkları ve ülkesel bir toplumsal mutabakatın geçiktirilmemesini  dile getirdiler.

HAK ARAYANI DİNLEMEK, ANLAMAK VE YAŞATMAK GEREK

Şimşek: "Ayrıca kabul etmek gerekir ki, bu sistemin iki hak arayanı yüzyıldan beri kırılgandır ve mutsuzdur. Bunlar  Müslümanlar ve Kürdlerdir. Bu mutsuzları ve kırılganları siyasi demokrasimizin ve inancımızın obezi yapmamak gerekir. Bu mutsuz ve kırılgan kesimlerin demokratik teamüllere göre İslam'i ve Kürd hakları eksik ama onu da bu iktidarın ancak de facto olarak kısmi iyileştirdiğini ama kimi çevrelerce çıkmaza sokulduğunu" dile getirdi. "Elbette bu düşünceler ulus devlet anlayışına göre değil, toplumsal mutabakatla üniter demokratik devlet yapısı temelinde siyasiler arasında yeniden dillendirilmelidir. Hak arayanları dinlemek, anlamak ve yaşatmak gerekir. Bunun için tüm partiler ulusal mutabakatı değil, eşitlik için toplumsal mutabakatı sağlamaları gerekir.

BAŞKANLIK SİSTEMİ DEMOKRATİK CESARET VE ORTAK SORUMLULUK İSTER 

Başkanlık sistemini de yasal alt yapısını sağlamak ve geciktirmemek gerkir. Bu sorumluluk ortaktır ve bu işin iktidar veya muhallefet partisi olmanın şartı yoktur. Tüm mesele demokratik cesaret ve ortak sorumluluğun farkında olmaktır." diyen Şimşek;" Başkanlık sistemi daha referandumda kimi eksantrik parti liderlerinin hesabına gelmedi belki ama artık tüm partiler ileri demokrasi için başkanlık sisteminin alt yapısının iyileştirilmesi için çalışmalı. Parlamenterizme u dönüşü ülkeyi çeyrek yüzyıl uğraştırır, geriletir. Bugün de öne çıkan; Ekmek ve Kürd iki temel sorunumuzdur. Bunu da profesyonel çözümleyiciler olarak gördüğümüz partiler çözer. Yenisiniz ama yeni söylemlerinizi ve farkındalığınızı duyurmalısınız. Siyasetinizin stratejik yol işaretlerini tanımlarla belirlemenizi naçizane öneririz. Başkanlık sistemini önermesiz, karartma, koparma çabaları doğru çabalar değil. Dünyada parlementerizmin hantal yapısına yer kalmadi. Siz de başkanlık sisteminin alt yapısına yerel demokrasi ve bölge halkınız için düşüncede katkı sunmalısınız "dedi.

ŞOVENİZM İLE BİR YERE VARILMAZ

DEVA İl Başkanı Ülsen ise; " Şimşek Başkan, başkanlık sisteminin bölgemiz ve Kürt ve Müslüman halkımiz, üniter yapımız için gerekli olduğuna ben de inanıyorum. Ancak inatlaşma, demokratik alt yapısısz ve ulusal şövenizm ile bir yere varılmayağı anlaşılana kadar, herkesin işi zor. Biz özellikle ideolojik değil, sizler gibi demokratik duruşu olan stk'larla ve tüm partilerle görüşmeleri sürdürmeyi arzuluyoruz. Kentimizin diğer partileriyle diyalogtayız. Biz de yeni "Çözüm Süreci" başlamalı diyoruz" dedi. 
Başkanlar iyi dilek temenileriyle sohbeti bitiriken Şimşek; " Değerli Başkan ve değerli arkadaşlar, bizi onurlandırdınız. Çok teşekkür ediyoruz... Biz de Toplumsal Mutabakat hareketi olarak en kısa sürede ziyaretinize geleceğiz" dediği  öğrenildi.

Devamını Oku
 DEVA İL BAŞKANLIĞINDAN TOPLUMSAL MUTABAKAT DERNEĞİNE ZİYARET 

BU SİSTEMDE ADAMIN VARSA, ADAM OLMANA GEREK YOK.
Mahmut Şimşek
(Siyaset üzerine Aforizmalar syf:78)

İKİNCİ ORTADOĞU YA DA AVRASYA

İKİNCİ ORTADOĞU YA DA AVRASYA

“Gözüyle düşünen birey ve toplumların beynini hangi zaman diliminde kullanacağını kestiremezsiniz” diyesim var ama hem saygı sınırını aşmamayı hem de dijital teknolojinin çoğu zaman sapla samanı karıştırmamıza çanak tutarak, bizi kontürpide bırakarak nasıl yanılttığını da unutmamak gerekir. Eskimeyecek düşünce ve önsezilere teknolojinin tahammülsüzlüğüne günümüz insanının da tahammülü yok. Ama insanlığını unutmayanlara da buradan selam olsun diyesim var. Sıkı bir takipçi arkadaşım arayarak,” Mahmut Ağabey iyi günler diliyorum. Sizi bir konuda tebrik etmek, bir konuda da sizden özür dilemek için arıyorum” dedi. Hayırdır dememe fırsat vermeden;” Çok önceleri bir aforizmanızda daha sonraları bir röportajınızda ‘Avrasya İkinci Ortadoğu’ olacak tanımını kullandığınızda gıyabınızda size dudak bükmüştüm. Onlarca yıldır yara bere içinde bırakılan Afganistan yerli bir terörist gruba teslim edildikten sonra ve Kazakistan’da da halk sokağa çıkınca bu tanımınızı ve size yaptığım gıyabi haksızlığı hatırladım. Ne yalan söyleyeyim, “Avrasya İkinci Ortadoğu” tanımını ilk sizden duydum ama dediğim gibi gıyabınızda size dudak büktüm. Sizden özür dilemeye ve çayınızı içmeye geleceğim Mahmut Hocam” dedi. Diyarbakır’da Aydın iş insanı olarak da tanınan arkadaşıma buyurun gelin dedik elbette. Bu tanımı daha önceleri de yıllara asarih  başka yerlerde de konuşup yazdığım gibi “Siyaset Üzerin Aforizmalar” çalışmamın on yedinci sayfasında da;” Ortadoğu’dan sonra Avrasya coğrafyası da muhtemelen emperyal ve bölgesel eşek arılarının üşüştüğü Diyarbakır karpuzuna benzemeye adaydırdemişliğimiz var. İş İnsanı arkadaşımızın önce bize pek inanmayıp dudak bükmesi, Kazakistan olaylarıyla bizi bir kahin değil, bir öngören olarak onure edip yiğitçe özür dilemesi onurluca bir şey...

Benim,05.10.2021 tarihinde Ankara’da Yeni Journal’e verdiğim bir röportajda bu konuda şöyle demiştim; “Amerika, Avrasya’da ikinci Ortadoğu’ya hazırlanırken merkezi Afganistan, emanetçisi Taliban’dır. Gözüne kestirdiği alanı ise Afganistan’ın etrafındaki küçük ama doğal kaynaklar denizidir. Eğer yanılmıyorsam bunun için; Taliban’ı siyaseten vaftiz ederek, bir gecede terör örgütü listesinden çıkararak Afganistan’da emanetçisi olarak bırakması herkesin dikkatinde…”  Bu öngörümüzü daha önceleri bir televizyon programında dile getirmiştik. Toparlarsak; dünya denilen gezegende keşfedilmeyen, dokunulmayan yer yok gibi ama az kullanılan yerler hâlâ var. Avrasya da jeoenerji anlamında az dokunulan yerlerden biridir…

Bunun için günümüz dünyasında gözümüzden ziyade beynimizle perde arkasında olup biteni görmek ve anlamak gerekir. Peki, Avrasya denilen yerde koca koca devletlerle komşu bir hinterlanda bulunan küçük küçük devletlerin jeopolitikalarından (siyasetten) önce jeostratejik (coğrafi) konumlarını insanlarıyla beraber İrak gibi, Suriye gibi Avrasya'yı kimler hedefine aldı?

Avrasya kimlere rağmen, kimlerle beraber ikinci Ortadoğu olacak, düşüncesini beynimizin dimağına yapıştırdı.

Kazakistan’da olan ve olacak gelişmelere bölge devletlerini de katarak bir yolculuk hikayesinde bizim Kürd’ün Laz’ın sırtına binme sırası geldiğinde söylemeye henüz başladığı “ninna”dır. Önümüzdeki on yıllarda bu işi emperyal stratejilerin “tırninna”sı olarak bitmeyen nakaratın sataşmaları ve kavgaların manevraları olarak göreceğiz. Şu an ki Avrasya periferisinde Amerika’yı Taliban sayarsak, Rusya-Çin coğrafik avantajlarla rahat açıklamalar yapıyor. Rusya asker göndererek, Çin devlet başkanı Xi Jinping açıklamalarla Kazakistan’ın bugünkü hükümetini ve liderini desteklediler.

 Kazakistan istikrarının katalizörü olarak Rusya’yı davet edebiliyor. Ancak Amerika ve ABD (Avrupa Birleşik Devletleri)nin dışarıdan Nato üzerinden tedirgin açıklamalarla yetiniyor. Özellikle Amerika yeni stratejisini henüz açıklamamakla beraber partnerlerini ve konuşlanma stratejisini tespit ettiğinden kimsenin şüphesi olmasın.  Son yıllarda Ortadoğu’da İran, Türkiye, Rusya ve Amerika açık açık kendi ulusal stratejileriyle hareket ettikleri biliniyor. Zaten Rusya’ya oranla buraya tekrar gelebilecek Amerika Afganistan’da Taliban’ı veya yeni müttefiklerini nasıl ve ne kadar elde tutar bilinmez ama bu gibi yerlerde Amerika’nın stratejisi artık netleşmiş gibi; “sahada savaşma, yerel güçleri savaştır” formülünden bayağı hayır görmüş gibi. Buradan hareketle Avrasya’da yani İkinci Ortadoğu’da olacak gelişmelerde taraflar ve tarafların Koçbaşları kimler olacak? Elbette bu yeni savaşta ölecek askerlerin öncelikle Amerikalı olmayacağı belli. İkinci Ortadoğu devletlerinin etrafındaki komşular bu kez deneyimli,  örgütlü ve ultra güçlü emperyal devletler. ABD ve ABD(Av. Birleşik devletleri) burada bölgesel partner veya Ortadoğu’da işlemediğini sandığımız BOP gibi dönemsel koçbaşlarını bulmak ve kullanmak zorunda kalacaklarıdır. Muhtemelen başlangıç rauntları için bu koçbaşları hemen görünmeyebilir. Ama bugün aceleleri yoktur. Yarın varlıkları şarttır.

Avrasya’da kartların karılması on yılları alacağını her ilgili siyaset erbabı bilir. Evet, Yenidünya düzeninin yeni çantasında Avrasya ile ilgili yaptığımız jeostratejik ve jeopolitik tespitler var. Avrasya’da Afganistan’ın Taliban’a tesliminden sonra Kazakistan olayları bizi güney ve güneydoğu Avrasya hinterlandına yeniden bakmaya ve Türkiye’yi de içine alan yeni tespitler yapmaya yöneltecektir.  

 

Mahmut Şimşek                          

Siyasi Analist

Devamını Oku

Dünyevi ve uhrevi insan hakları kadar, haddini bilmeyen varakpare, ırkçı profesörün yönetileni olmamak için onu medya yoluyla Pavlov'un deneği gibi biz eğiterek protesto edelim..."

Mağdurlar ve mazlumlar dünyanın hiç bir yerinde sorun değildir.

 Mağdurlar ve mazlumlar dünyanın hiç bir yerinde sorun değildir.

Toplumsal Mutabakat Derneği(TMD), "Nezaket Ziyaretleri"ni seri bir şekilde sürdürüyor.

Yeni kurulan ve kurulduğundan bu yana da sivil örgütlenmeler hakkındaki yenilikçi tanımlarıyla, partilere, sivil örgütlere, ittifaklara bakışları ve ortaya attıkları sivil Ombudsman Platformu tezini ciddiyetle Dkk (Demokratik kitle Kurluşl), Stk, Vakıflarla bir araya gelerek siyasi partileri etkilemenin yol işaretlerini görüşmenin, konuşmanın ve tartışmanın bir zorunluluk olduğunu ve bu konudaki görüşlerini her ziyarette dile getiren Başkan Şimşek ve arkadaşlarının bu görüşmelerde ayrıca ve özellikle vurguladıkları bir önerileri daha var ki, çok dikkat çekmektedir.

Şimşek  ve arkadaşları: "Mazlum halkımız kendi kendilerine sorun gözüyle bakmamalıdırlar. Bu anlamda yerel siyasetçilerimizin de eşitlikçi bir demokrasi için yüz yıllık ezberlerini artık bozmaları gerektiğini, özellikle  vurguluyorlar. "Kürt sorunu", "Kürt Meselesi" tanımları yerine "Kürd Demokratik Hakları" tanımının kullanılmasını öneriyorlar. Bu tanımın zihinsel olarak yumuşak bir iklim ve diyalog arz ettiğinin altını çiziyorlar. Sivil  yapıları ziyaretlere devam edeceklerini söyleyen Toplumsal Mutabakat Derneği (TMD) Başkanı Mahmut Şimşek ve beraberindeki üyeler sivil ve resmi mercilere "Nezaket Ziyaretleri"ni seri bir şekilde sürdürerek hafta boyunca ziyaretlerini sırasıyla;

TÜRKİŞ 7.Bölge Başkanı Bahri Karakoç ve Yönetimini, 

İnsan Hakları Derneği( İHD) Başkanı Av.Abdullah Zeytun ve yönetimini, 

Amed TV. Yön.Kur. Başkanı Ferat Mehmetoğlu ve  çalışanlarını

DİSİAD Başkanı Nurullah Edemen ve yönetimini,

MÜSİAD Başkanı Mehmet Bozkuş ve yönetimini ziyaret eden TMD Genel Başkanı Mahmut Şimşek ve arkadaşları, “şehrimizde ve ülkede Sivil Ombudsman Platformu(SOP)nun oluşması için toplumsal mutabakatı sağlamaya hep beraber çalışacağız. Bu nedenle ziyaretlerimiz yoğun bir şekilde  devam edecektir" dedi.

Devamını Oku

Bu dünyada paranın ve güçlünün adamı yoktur, kölesi vardır.

Mahmut Şimşek
Aforizmalar syf:74

Sıcağımız serindir.