Hakkında
Muhsin Yazıcıoğlu'nun da dediği gibi ; "Haksız bir dava da 'Zirve' olmaktansa, Haklı bir dava da 'Zerre' olmayı tercih ederim"
  • İlgi Alanları: Siyaset,Tarih,Fotoğraf,Teknoloji
  • Yaşadığı yer Türkiye
  • Şehir Isparta
  • Doğum tarihi 05 October
Henüz albüm eklenmemiş!
Sayfalar
Henüz sayfa eklenmemiş!
Gruplar
Henüz grup eklenmemiş!
Etkinlikler
Henüz eklenmiş etkinlik yok!

MESELE “PAPAZ” DEĞİL SİZ HÂLÂ ANLAMADINIZ MI?

 

    Evanjelizm ya da Evanjelikler, İzmir’de ev hapsinde olan Amerikalı Rahip Andrew Brunson kriziyle bir anda Türkiye’nin gündemine oturdular. Evanjelikler, ABD’nin Türkiye’ye uyguladığı yaptırımların ateşleyicisi olarak biliniyor. Peki kim bu Evanjelistler?

*

Evanjelizm “Kutsal kitaba yönelmek” demektir. Evanjelist ise “Hristiyanlık bildirisini yayan kişi” anlamına gelir. Evanjelizm; Hristiyanlığın üç ana mezhebinden biri olan Protestanlığın alt koludur. Protestanlığın çıkışına öncülük eden ve Evanjelizm adını ilk kullanan kişi Martin Luther’dir.

*

KİM BU MARTİN LUTHER?

 “Kimdi bu Martin Luther yaa? İsmi çok tanıdık geliyor” dediğinizi duyar gibiyim sanki. Evet, sizin de hatırlayacağınız üzere ortaokul yıllarımızdan beri derslerimizde gördüğümüz, kendisini “Alman İlahiyatçı, reform hareketinin lideri” olarak tanıdığımız kişinin ta kendisidir.

*

Trump’un ve “koyu bir Evanjelik” olan yardımcısı Mike Pence’in seçilmesinde olabildiğince etkisi olan ve sayıları 100 milyon civarında olan ABD’deki Evanjeliklerin, ABD ve Türkiye arasında yaşanan ateşi körüklediklerini görmemek elde değil. Aynı zamanda Evanjeliklerin bugünlerde Amerikan siyasetine müdahalede bulunduklarını da biliyoruz. (Ne de olsa Amerika’nın 2. ismi kendi adamları.)

*

Değerli okuyucu;

Peki, bu Evanjelistlerin Türk ve İslam düşmanlığı nereden geliyor?

*

Öncelikle şunu söylemeliyim ki; Batı’da ‘Müslüman’ kelimesi çok çok az kullanılır. ‘Müslüman’ ve ‘Türk’ kelimeleri birbiriyle bağdaştırılmıştır. Kısaca Batı insanları ‘Müslüman’ yerine, ‘Türk’ veya ‘Türkiye’ adlarını kullanmaktadırlar. Hiç şüphesiz şunu da biliyoruz ki, Türkiye’nin AB’ye alınmamasının tek sebebi ‘Müslüman’ kimliğidir.

Evanjelikler, bugünlerde içeriği çok tehlikeli bir kitap okuyup, tartışıyor. Evanjelik çevre tarafından tanınan Craig C. White’ın; “Türkiye, İsrail’i İşgal Ediyor: Armageddon’a Az Kaldı-Şimdi Uyanmanın Zamanı” adlı kitabı.

Kitaba göre Türkiye’nin önce Suriye’yi işgal edip sonra İsrail’e yürüyeceğini, bütün bunların İncil’de yazdığını ve bu olaylar sonunda Armageddon savaşının çıkacağı belirtiliyor. (Armageddon savaşı; Evanjeliklerin inanışına göre iyilerle kötüler arasında gerçekleşecek olan bir kıyamet savaşıdır.)

*

Evanjelikler, Türkiye’nin Afrin’e girmesini terörist örgüte karşı verilen bir mücadele olarak değil, Türkiye’nin adım adım İsrail’i işgal etmek için yaklaşma süreci olarak görüyorlar. Sanırım Afrin Operasyonu’nun Batı’da niye bu kadar ses getirdiğini şimdi daha iyi anlıyoruz.

*

Evanjelistler, bu düşmanlığı öyle bir hale getirmişlerdir ki Türklerle ve Müslümanlarla savaşmanın, kendilerinin bir dini vazifesi olduğunu savunurlar. Bu noktada Dr. Ramazan Kurtoğlu’nun şu deyimi bizleri biraz daha aydınlatacaktır. “Evanjelistler, Armageddon Savaşı’nda Deccal’la, yani Müslümanlarla Yahudilerin savaşacaklarına inanıyorlar.” Bu noktada Evanjelik-Siyonistler, Armageddon Savaşı’nda kendilerini iyi taraf olarak Müslümanları ise kötü taraf olarak gösteriyor. Bu nedenle ki Müslümanlara olan kin ve nefretleri her geçen gün kat kat artıyor.

*

EVANJELİSTLER ERDOĞAN’I ‘DECCAL’ OLARAK BİLİYOR

 Burada ilk olarak şunu ifade etmek gerekir ki, tarihte Hristiyanlar Müslümanlar karşısında ne zaman yenilmişlerse, o dönemdeki güçlü Müslüman lideri Deccal olarak nitelendirmişlerdir.

Craig C. White gibi Evanjelik-Siyonistlerin yazdıkları kitaplara ve yazılarına bakılırsa,

Evanjelistler tarihte üç kişiyi ‘Deccal’ olarak nitelendirmişlerdir; Kudüs’ü fethettiği dolayısıyla Selahaddin-i Eyyübi’yi, İstanbul’u fethettiği dolayısıyla Fatih Sultan Mehmet’i, günümüzde ise Trump’ın ABD Büyükelçiliğini Kudüs’e taşıma kararına en sert tepkiyi veren, bu konuda İstanbul’da iki ayrı İİT (İslam İşbirliği Toplantısı) zirvesi’nin toplanmasına öncülük edip önemli kararlar alan, en önemlisi de İslâm ülkelerinin de ‘Ümmetin Lideri’ olarak nitelendirdiği Başkanımız Erdoğan’ı  "Erdogan is the Antichrist! - Erdoğan bir Deccal'dir" yazılarıyla hedef alıp Başkanımızı ‘Deccal’ olarak nitelendirmişlerdir.

Craig, kaynak olarak;

 İncil’in "Vahiy" bölümlerindeki ilgili bazı noktalarından delillendirmeye çalışmıştır.

*

Gelelim Trump’un ve birtakım kesimin son günlerde Türkiye’ye karşı tutumlarına. Sizde fark ettiyseniz Trump son günlerde sanki yangından mal kaçırırmış gibi çok hızlı kararlarla olabildiğince Türkiye’nin üzerine geliyor. Örneğin;

-Pence’in açıklamalarından sonra Dolar ve Euro’nun birden tarihteki zirvesini yaşaması

-Trump’un birden Türkiye’den alınan alüminyumdan %20, çelikten %50 vergi alınmasını onaylaması

-Trump ve yönetiminin, Türkiye ile olan NATO’daki Stratejik Ortaklığını görmezden gelip Türkiye’ye birden tehditkâr dillerle saldırıp yaptırım uygulaması

-Son olarak ta 2 gün önce gördüğümüz diplomasi terbiyesine uyuşmayan iğrenç tehditkâr ifadeler. ABD yönetiminin Başkanımıza olan hitabıyla “Yarın(12.08.2018) akşam saat 18.00’a kadar Rahip Brunson’u göndereceksiniz. Yoksa sonuçlarına katlanırsınız” söylemi.

*

Peki, birden ne değişti de Trump, NATO müttefiki olan Türkiye Cumhuriyetine birden yaptırım uyguladı? Ne değişti de Türkiye Cumhuriyetine çirkin sözlerle saldırmaya başladı?

*

Değerli okuyucu, bu sorunun cevabını bulmak çok zor değil.

Şöyle ki, Trump’un da  Pence’in  de Türkiye’yi küstahça tehdit etmesinin tek sebebi seçimler. Yani “Trump sıkıştı” desek tam yeridir. Evanjelikler blok halinde Trump’ı desteklemişler ve onun seçilmesinde önemli rol oynamışlardı. Kasım’da Kongre ara seçimleri yılın en önemli siyasi süreci olarak büyük önem taşıyor. Cumhuriyetçiler her iki kanatta da üstünlüklerini devam ettirmeyi, Demokratlar ise en az birinde üstünlüğü ele geçirerek 2020 başkanlık seçimleri için avantaj sağlamayı amaçlıyorlar. Bu seçimde Cumhuriyetçilerin durumu kritik ve Demokratların, çoğunluğu elde etme riski var.

Kısaca, Trump koltuğunu kaptırmayıp seçimleri kazanmak için Türk ve İslâm düşmanı olan Evanjelistlerin oylarını, Türkiye’ye ‘Ekonomik saldırıda’ bulunarak güvence altına almayı amaçlıyor.

*

Ne yaparlarsa yapsınlar. Dövizi de arttırsalar, yaptırım da uygulasalar, vergilere zam da koysalar, ekonomik savaşın her çeşitini de deneseler biz bu mücadeleden alnımızın akıyla çıkacağız. Ancak, Atasözünde de bahsedildiği gibi “Kurt kışı geçirir ama, yediği ayazı unutmaz.”

*

Erzurum'da dev bir kalabalığa seslenen Başkan Erdoğan, "Yastık altındaki dolarınızı, euronuzu Türk Lirası'na çevirin, bu oyunu bozalım” dedi. “Ya benim 1 dolarımdan, 1 gr altınımdan devlete ne fayda gelecek yahu” “tek başıma ben ne yaparım, neyi değiştiririm” demeyin!..

Uzun lâfın kısası;

Hiçbir şey yapamıyorsanız,

‘uyuyanlara’ inat, ‘uyanık’ durun!..

‘Yatanlara’ inat ‘oturun!’...

‘Oturanlara’ inat, ‘ayakta’ durun!..

‘Ayakta’ duranlara inat, ‘yürüyün’!..

‘Yürüyenlere’ inat, ‘koşun!’

‘Susan’ lara inat, ‘konuşun!’

‘Okumayanlara’ inat, ‘okuyun!’

‘Bakar körlere’ inat, ‘gözünüzü dört açın!’

Ama, mutlaka bir şeyler yapın!..

Göreceksiniz, çok şey değiştireceksiniz...


Okulumun dereceye girme sebebiyle ödül olarak şahsıma verdiği 1 gr altını “TÜRK LİRASINA” çevirerek üzerime düşen sorumluluğu yerine getirdiğimi düşünüyorum.

BİLMEM SİZ NE YAPARSINIZ…

 

Devamını Oku
MESELE “PAPAZ” DEĞİL SİZ HÂLÂ ANLAMADINIZ MI?

ABD ÇOK ÖZLEDİ. HASRETİNİ ÇEKİYOR.

 

Dolar 5,2 , Euro 6,1 oldu. Türk Lirası şu ülkenin şu parasına karşı değer kaybetti. Yoksa eskiye mi dönüyoruz? Çarşı ve pazarda bir şeyin fiyatını sormaya korkar olduk. Ülkenin anası ağladı bee

Gibi söylemleri yakın zamanda yakın çevrenizden duymuşsunuzdur.

*

Dolar ve Euro, ABD ile Türkiye arasında yaşanan krizden dolayı artmaya devam ediyor. Türkiye, Rahip Andrew Brunson’u ev hapsinde tutması ve ABD’nin Brunson’un serbest bırakılması talebini reddetmesi sonucu ABD Türkiye’ye ve 2 Bakanımıza kendilerince yaptırım kararı uygulamışlardı.

Geçtiğimiz günlerde Cumhurbaşkanımızın;

         “Dün akşama kadar sabrettik. Ben de bugün arkadaşlarıma talimatı veriyorum. ABD'nin Adalet ve İçişleri Bakanlarının Türkiye'deki mal varlıklarını donduracağız” deyimiyle Türkiye’nin de ABD’ye yaptırım uyguladığını duyurmuştu.

*

 Açıkçası ABD eski Türkiye’yi ve Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı’nın karşılarında başını eğip elini ovuşturmasını özlemişlerdi. Hem de çok özlemişlerdi. Öyle bir hasrettiler ki;

Bu hasretin bitmesi ümidiyle soluklarını Dolarda aldılar. Dolarla oynayıp bizleri sıkıştıracaklarını ve kendilerine yalvaracaklarımızı zannettiler. Bunun sonucunda da IMF’in kapılarında borç istediğimiz günlerin düşlerini görmek istiyorlardı.

*

Lakin Hesaba katmadıkları bir şey vardı. Neydi peki?

Ekmeksiz yaşarız, Hürriyetsiz asla” diyen bir milleti hesaba katmadılar.

*

Bizlerin Günde bir tas hoşafa şükür ederek, İngiliz donanmalarını alt edip “Çanakkale Geçilmez” diyen bir ecdadın torunları olduğumuzu unutup bir ABD dolarına boyun eğeceğimizi sandılar. Prof. Dr. Ersan Şen’in de dediği gibi;

 “Emperyalist güçlerin hataya düştüğü bir nokta var. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin sınırları cetvel ile çizilmemiştir. Bu millet Türk milletidir. Bizi başka milletlerle, başka devletlerle karıştırdılar

*

ABD, er geç bir kağıt parçası ve ekonomi gibi şeylerle yaptırım uygulayarak, tehditler savurarak Türkiye’yi alt edemeyeceğini anlayacak. Göreceksiniz! ABD çok yakında yine çark edecek.

*

Değerli Okuyucu;

ABD çark etmesine edecekte, Tarih bu süreçte içimizdeki bazı kesimlerin tutumlarını asla unutmayacak. Bana o kesimi soracaksınız. O kesim kim mi?

- ABD ile Türkiye arasındaki soruna GOL oldu diye sevinen,

- Dolar 5,2 oldu diye sevinç çığlıkları atan,

- Tayyip gitsin de ekonomi ne olursa olsun

Diye alçakça naralar atan bir kesim. İsmet Özel’in de dediği gibi;
Vatansız yaşamayı, namussuz yaşamak sayarız. Biz içeride ki hainlerle de mücadele ederiz, dışarıyla da. Yeter ki talimat gelsin.”

Biz yine de şöyle bir içten dua edelim;

Allah kimseyi ülkesinin bozulan ekonomisine sevinecek kadar Şerefsiz yapmasın!

*

AMİNNN.

*

Değerli okuyucu;

 Tayyip Erdoğan sadece bir isimden ve bir şahıstan ibaret değildir. Prof. Dr. Ersan Şen’in dün gece Habertürk TV’de dediği gibi;

 (Bana neden Ersan Şen’e taktın? Diye sorabilirsiniz. Şöyle ki Ersan Şen Tayyip Erdoğan taraftarı biri değildir. Lakin ABD’nin akla ziyan kararlarıyla Erdoğan üzerinden Türk milletine,81 milyona oynanan kirli tezgâhın farkına varıp Erdoğan’a destek çıkmıştır)

Bu mesele Sayın Erdoğan meselesi değildir. Sayın Erdoğan üzerinden hedef alınan Türkiye Cumhuriyeti Devletidir. 81 milyondur

*

 İster Ak Partili olun ister CHP’li, İster bir partiyi desteklemeyin ister fanatik bir partili olun, İster Türk olun ister Kürt ister Ermeni, İster Müslüman olun ister Gayrimüslim hiç fark etmez eğer ABD bize tehditler savurup yaptırım uyguluyorsa tarafımız her daim TÜRKİYE olsun.

 

*

 Son olarak;

Başlıkta da belirttiğim gibi ABD çok özledi! ABD eski Türkiye’yi, karşısında el ovuşturan eski Türkiye’yi çok özledi. Hasretini çekiyor.

LAKİN ASLA BU HASRETİ GİDEREMEYECEK!!!

 

 

Devamını Oku
ABD ÇOK ÖZLEDİ. HASRETİNİ ÇEKİYOR.