Cumhurbaşkanı Erdoğan: "(Türk askeri Libya’ya gider mi?) Kimseden izin almayız"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Türk askeri Libya’ya gider mi?" şeklindeki soruya, "Libya isterse Türkiye bunun kararını kendisi verir, kimseden izin almayız. Türkiye dışına asker gönderilmesi bakımından atılması gereken adımlarımız var. Libya’ya her türlü desteği vermeye hazırız" dedi. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’a tepki gösteren Erdoğan, "Macron kalkıp ’Bir NATO üyesi nasıl S-400 alır’ dedi. Sana mı soracağım? Bunlar bugüne kadar karşılarında dik duran liderler görmediler" ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TRT özel yayınında gündeme dair soruları yanıtlıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türk askeri Libya’ya gider mi?" şeklindeki soruya, "Libya isterse Türkiye bunun kararını kendisi verir, kimseden izin almayız. Türkiye dışına asker gönderilmesi bakımından atılması gereken adımlarımız var. Libya’ya her türlü desteği vermeye hazırız" şeklinde konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sayın Putin ile bir görüşme talebim var. Önümüzdeki ayın 8’inde Türkiye’de olacak. Ondan önce bu görüşmemizi yapalım. Çünkü Hafter konusu istiyorum ki Rusya ile münasebetlerde yeni bir Suriye doğurmasın. Ocak’taki görüşme ayrı, TürkAkım projesinin açılışını yapacağız. Putin ile Libya ve Hafter konusuyla ilgili telefonda görüşeceğim" ifadelerini kullandı.
Rusya ve ABD ile yapılan mutabakatlara ilişkin açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İdlib her geçen gün daha iyiye gidiyor. Ama asıl bizim derdimiz burada, Tel Abyad buradan Rasulayn var. İkisinin arası 120 kilometre, ama derinlik 30 kilometre. Bizim asıl hedefimiz Derik denilen bir yer var, orası Irak sınırıdır. Biz bütün bu bölgedeki teröristlerin buralardan boşaltılmasını hem Rusya’dan hem ABD’den istedik. 120 ve 150 saatlik anlaşmalarımız oldu. Onlar bu saatlerde boşaltılacağını söyledi. Ama ne Rusya ne ABD bunu gerçekleştirebildi. Biz de tabii kendi göbeğimizi kendimiz keseceğiz dedik. Bizim hedefimiz Tel Abyad ile Rasulayn arasına 1 milyon insan yerleştirmek. Güvenli bölge planlamamız bu. Bir an önce buralarda atacağımız adımlarla bu insanları artık çadırlardan kurtaralım, aynen Cerablus’ta olduğu gibi kendi topraklarına dönmesini sağlayalım dedik. İlk görüşmede hepsi iyi hoş diyor, ama adım atmıyorlar. Dörtlü Zirve’de de bu konuda mutabık kaldık. Tel Abyad ile Rasulayn arasına örnek bir adım Türk milleti atabilir" şeklinde konuştu.

"Biz bu teröristi gördüğümüz, bulduğumuz yerde etkisiz hale getireceğimizi söyledik"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Trump’a izletilen terörist Ferhad Abdi Şahin videosuna ilişkin, "Biz bu videoyu Trump ve 5 tane senatör ile ayrıca bakanlar vardı, hepsiyle paylaştık. Orada güzel bir hava oluşturdu, bakın bu adam yüzlerce, binlerce Türk vatandaşının ölümüne neden olmuş bir teröristtir. Böyle biriyle bir araya gelmek, bizim onu aracı olarak kabul etmemiz mümkün değildir. Üzüldüğümüz şey şu, bir teröristle bir başka teröristi bir araya getirerek bundan medet ummak. Üzücü olan bu. NATO’da da gündeme gelen şey buydu. Teröristin dini, milleti, vatanı kesinlikle yoktur. Peki, bu teröristlerden biz ne bekliyoruz. NATO diyor ki, ’Biz terörü yok edeceğiz.’ Böyle mi yok edeceğiz? Esasında biz bu teröristi gördüğümüz, bulduğumuz yerde etkisiz hale getireceğimizi söyledik" dedi.

"Macron kalkıp ’Bir NATO üyesi nasıl S-400 alır’ dedi, sana mı soracağım?"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biz S-400’den vazgeçemeyiz. Bizim için o sayfa kapandı. Biz hava savunma sistemlerimizi çeşitlendirmek istiyoruz. Bundan kimsenin rahatsız olmaması lazım. Sağolsun NATO Genel Sekreteri de bunu ifade etti. Macron kalkıp ’Bir NATO üyesi nasıl S-400 alır’ dedi. Sana mı soracağım? Bunlar bugüne kadar karşılarında dik duran liderler görmediler" ifadelerini kullandı.
Diyarbakır annelerinin nöbetine ilişkin Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu duruş çok asil bir duruş. Anne kimdir, anne nedir diye tanımlayacak olursanız işte anne budur. O ahlaksızların kaçırılanlara karşı tavırlarını da gördük. Annelerden daha farklı bir yaklaşım beklenebilir mi? Parlamentoda kuru sıkı atanlar önce bunun hesabını verin. Şimdi ili terk ettiniz, niye terk ettiniz kaçacak delik arıyorsunuz. Bunlar da inlere girecekler. İki gün sonra 100 gün olacak. Temennim odur ki inşallah çok daha fazla ilerlemeden burada geri sayım başlar. İnşallah anneler yavrularına kavuşurlar. Biz de elimizden ne geliyorsa her türlü tedbiri alıyoruz, adımları da atıyoruz" dedi.
(İHA)

Devamını Oku

Ticaret Bakanı Pekcan: "Afrika'da Lojistik Merkezleri Kurma Çalışmalarımız Başladı"

İstişare Toplantısı'nın açılışında yaptığı konuşmada, salonda bulunanların Türkiye ile Afrika arasındaki ticaretin gelişmesi için zor bir coğrafyada faaliyet gösterdiğini söyledi.
Afrika'ya verilen önem ve Afrika ile ticaretin gelişmesi için gerçekleştirdikleri faaliyetlere değinen Pekcan, halihazırda Afrika'nın 42 ülkesinde büyükelçilikleri, 26 ülkede ticaret müşavirlikleri bulunduğunu anlattı. 
THY'nin Afrika'da 38 ülkeye uçtuğunu bildiren Pekcan, DEİK'in bu bölgede 45 ülkede iş konseyinin olmasının önemli bir ayrıcalık olduğunu vurguladı.
Pekcan, Afrika'da 5 ülke ile serbest ticaret anlaşmaları (STA) bulunduğunu, 30 ülke ile yatırımların karşılıklı korunması, 13 ülke ile çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmalarına imza attıklarını anlattı.
Pekcan, "Önümüzdeki dönemde de, şu anda planladığımız ancak buna başka ülkeler de dahil olabilir, Fas, Nijerya, Tanzanya, Kenya, Ruanda, Mozambik, Tunus'a bakanlık olarak ziyaret gerçekleştirmeyi planlıyoruz sizlerle birlikte..." dedi.
Ruhsar Pekcan, 2003-2018'i kapsayan dönemde Afrika ile toplam dış ticaretin 5,5 milyar dolardan 23,8 milyar dolara, ihracatın 2,1 milyar dolardan 14,4 milyar dolara çıktığı belirterek, ihracatın yüzde 579 arttığını söyledi.
 
Gelinen noktada ihracat rakamının yeterli olmadığını ve gidilecek daha çok yol bulunduğunu ifade eden Pekcan, "Dünyada bu kadar korumacılık önlemleri ön plana çıkmışken, hedef pazarlarımız odaklı ve Afrika odaklı çalışma yapmamız, buraya yoğunlaşmamız gerekiyor." dedi.
Pekcan, Afrika ile Türkiye arasındaki ticaret hacminin yılın 11 ayında yüzde 7,7 artışla 22,9 milyar dolara çıktığını belirterek, 29 Ağustos itibarıyla açıkladıkları İhracat Ana Planı'nda hedef olarak seçtikleri ülkeler arasında Etiyopya, Fas, Güney Afrika ve Kenya gibi Afrika ülkelerinin bulunduğunu bildirdi.
Bakanlık olarak ihracatçıların arkasında olduklarını vurgulayan Pekcan, "Hedeflediğimiz noktalarda Türk Ticaret Merkezleri oluşturuyoruz ama ondan da önemlisi, Afrika için gözüken o ki birkaç yerde lojistik merkezi kurmamız lazım. Bununla ilgili çalışmalarımıza başladık. Hem Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile hem de TOBB ve TİM ile DEİK'in de buradaki iş konseylerinin katılımı çok önemli lojistik merkezlerinin lokasyonu açısından..." diye konuştu. 
Ticaret Bakanı Pekcan, Afrika ülkeleri ile imzalanan STA'lara ilişkin detaylar verirken, Mısır, Tunus ve Mauritius ile STA'ların tamamlandığını bildirdi. 
Sudan'daki iç karışıklık nedeniyle onay sürecinin geciktiğini belirten Pekcan, Gana'da onay sürecini beklediklerini, Somali ve Seyşeller ile müzakere sürecinde olduklarını, Mozambik ve Moritanya ile tercihli ticaret anlaşması imzalayacaklarını anlattı. 
Pekcan, "2020 sanki Afrika yılı olacak bizim için. Cumhurbaşkanlığımızın ev sahipliğinde nisan ayında muhtemelen Türkiye-Afrika Ortaklık Zirvesi gerçekleştirilecek." dedi.
Bu etkinliğe DEİK ile birlikte sunacakları katkılara değinen Pekcan, Afrika iş konseyleri üyelerinin burada aktif olmasını istedi.
Açılış konuşmalarının ardından basına kapalı devam eden toplantıda, iş konseylerinin başkan ve üyelerinin Bakan Pekcan'a istek ve taleplerini ileteceği öğrenildi.
 

Devamını Oku

VELİLER İÇİN AYLIK BÜLTEN: "BİZDEN"

 
Velileri pratik bilgilerle desteklemek amacıyla hazırlanan "BİZDEN" adlı aylık bülten, velilerine ulaştırılmak üzere öğrencilere dağıtılacak. 
 
"Anne-babaların okuldan beklentileri kabulümüz ancak bizim de beklentilerimiz, önerilerimiz ve tavsiyelerimiz var. Bunun için artık, her ay ilköğretimdeki çocuklarımızın evlerine bu küçük bültenlerden göndermek gibi bir gayretimiz var. Adı 'BİZDEN'. Okuldan aileye, aileden öğrenciye geçen bir etki oluşturması temennimiz." ifadelerini kullanan  Millî Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, "BİZDEN" bülteninin çocuklar aracılığıyla velilere gönderileceğini duyurdu. 
 
Bakan Selçuk, "Bir sonraki sayı için konu öneriniz, merak ettikleriniz, şu konuya da değinseniz iyi olur dediğiniz bir husus varsa içerik ekibine iletirim." çağrısını da yaptı.
 
"Aile, okul, öğrenci ve veli iş birliği yapmalı"
 
Bültenle ilgili, açıklamada bulunan Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, okullarda aile katılımının en çok önemsedikleri konuların başında geldiğini söyledi.
 
Çocukların, günün önemli kısmını okul dışı öğrenme ortamlarında ve evlerinde geçirdiklerine dikkati çeken Selçuk, "Evler ve okullar arasındaki güçlü pozitif bağ, çocukların gelişiminde ve eğitiminde önemli rol oynamaktadır. Okul, öğrenci, veli ve öğretmen arasındaki iş birliğinin güçlü olması olumlu bir okul iklimi oluşturulmasında önemlidir. Okul ve aile bu anlamda iş birliğine gitmek durumundadır." değerlendirmesinde bulundu.
 
Ailelerin çocuklarının eğitimine katılmasının, sadece öğrenim gördükleri okullara gidip öğretmenleri ve okul idarecileri ile görüşmeleri, yaşam koşullarının imkan verdiği ölçüde veli toplantılarına, okullarda düzenlenen etkinliklere katılmaları anlamına gelmediğine işaret eden Selçuk, "Ailelerin, çocuklarının eğitim durumlarını düzenli olarak takip etmeleri, onlarla okuldaki öğrenme deneyimlerini destekleyici aktivitelerde bulunmaları, çocuğun sosyal ve bilişsel ilerlemesini takip etmeleri, öğretmenleriyle iş birliği yaparak öğrenmelerini en yüksek düzeye çıkarmak için onları teşvik etmeleri gereklidir." dedi.
 
Çocukların geleceği temsil ettiğini belirten Selçuk, geleceğin inşasında ailelerle benzer dili konuşabilmek adına bilgi paylaşımında bulunmak istediklerini vurguladı.
 
Selçuk, şöyle devam etti: "Birçok araştırmadan elde edilen bulgulardan hareketle, okul ile ev arasındaki koordinasyonu sağlayarak, çocuklarımızın gelişim ve eğitim sürecinde birlikte hareket etmek, bu sürece aktif ve bilinçli şekilde nasıl katılabilecekleri konusunda rehberlik etmek, okul dışındaki öğrenmelerde birincil kaynaklardan biri olan ailelerin hayat boyu süren öğrenme yolculuğuna katkıda bulunmak amacıyla 'BİZDEN' ismini verdiğimiz bülteni hazırladık. Yaşam koşulları nedeniyle çocuklarının okullarını sıklıkla ziyaret edemeyen ailelerimize de ulaşabilmek için çevrim içi olarak yayınlamaya başladık."
 
Bakan Selçuk, "BİZDEN" bülteni için kaleme aldığı yazıda, mesleği gereği yıllarca okullarda öğrencilerle, öğretmenlerle, velilerle birlikte olduğunu, vazifesinin, meselelere daha yukarıdan bakmasını ve daha derine inmesini sağladığını anlattı.
 
"Koridordaki bir çocuğun gözünün anlattığını, okul bahçesindeki velinin söylediğini, öğretmenin aklından ve kalbinden geçeni de duyduğunu, duymaya çalıştığını" aktaran Selçuk, sık sık okul ziyaretleri yaptığını, öğrencileri kanatlandıran öğretmenleri, çocuklarının hayallerine saygı duyan velileri gördükçe umutlandığını ifade etti.
 
"Teknoloji doğal iletişimin yerini alamaz"
 
Çocukların çantasında evlere ulaştırılacak "BİZDEN" bülteninin ilk sayısının konuları, "bilişim teknolojileri" ile "medya araçlarının güvenli kullanımı" ve "uyku saatleri" oldu. Çocukların çağın üretim aracı olan bilgisayarı ve interneti amacına uygun şekilde kullanmasının Bakanlığın önem verdiği konulardan biri olduğunun altı çizilen bültende, şu uyarılar yer aldı:"Amacına uygun kullanıldığında yararlı, kullanılmadığında zararlı olabilen teknoloji konusunda velilere önerimiz, öncelikle çocuklarına zengin, tatmin edici bir ev ortamı sunmalarıdır. Şu bir gerçek ki, çocukla oyun oynanan, çocuğa değer verilen, konuşulan, etkili sohbet ortamının bulunduğu, kitap okunan ve birlikte nitelikli vakit geçirilen evlerde çocuk kendi doğal akışını yaşar. Bu akışa teknolojinin olumlu kullanımının yararları da olacaktır. "
 
Sadece teknolojinin asla doğal iletişimin yerini alamayacağına da bültende işaret edilerek, "Elektronik aletlerin bebeklerin teknolojik bakıcısı olmasına izin vermek onları eğlendiriyor gibi görünebilir ancak bu durum onların zihinsel gelişimlerini engelleyebilir, gelişimsel sorunlara yol açabilir." uyarısına yer verildi.
 
Çocukları bilgisayarla baş başa bırakmadan önce yapılması gerekenler ise şöyle sıralandı: "Bilgisayarın 'ebeveyn koruma sistemi' açılmalı. Çocuğun internet yaşına uygun sitelere girdiğinden emin olunmalı. Çocuğun kullandığı bilgisayar ailece kullanılan ortak bilgisayar olmalı. Çocuğun interneti nasıl kullanacağına dair sohbet edilmeli. Çocukla teknoloji dışında yeterince vakit geçirilmeli. Teknoloji kullanımında çocuğa doğru bir model olunmalı. Çocuğun internette kısıtlı ve kontrollü vakit geçirdiğinden emin olunmalı."
 
"Düğme iliklesinler, ayakkabı bağlasınlar..."
 
Velilerin mükemmel anne baba olma peşinde koştururken çocuğun ihtiyacı olan anne baba olmayı ıskalayabildikleri belirtilen bültende, "Ebeveynin 5N1K'sı İnce Motor Becerileri" başlığıyla çocukların ince motor becerilerinin geliştirilmesi için kalem tutmak, yazı yazmak, fermuar çekmek, düğme iliklemek, ayakkabı bağlamak gibi hareketleri yapmaları önerildi.
 
İnce motor becerileri sağlıklı gelişmiş çocukların bu yeteneklerini hayatlarının her döneminde kullandıkları, günlük yaşamda, öz bakımlarında ve el becerisi gerektiren işlerde daha başarılı oldukları belirtilerek, burada en iyi rol model ve örneğin anne, baba ve diğer aile büyükleri olduğunu kaydedildi.
 
Sağlıklı yaşam için uyku önerileri
 
Bültende, sağlıklı bir yaşam için hangi yaşta ne kadar uykuya ihtiyaç duyulduğu, çocuklar için uykunun yalnızca bir dinlenme aracı olmadığı konuları da yer aldı.
 
Uyurken çocuğun stres hormonlarının azaldığı ve büyüme hormonu salınımının arttığına dikkat çekilerek, "Çocuklarımızın hangi yaş grubunda ne kadar uyku ihtiyacı olduğunu bilir ve buna göre bir uyku düzeni oluşturabilirsek; çocuklarımızın okulda daha verimli bir gün geçireceğini lütfen unutmayalım." uyarısında bulunuldu.

Devamını Oku
VELİLER İÇİN AYLIK BÜLTEN: "BİZDEN"

Kış lastiği takmayan araçlara 625 lira ceza uygulandı

Türkiye genelinde kış lastiği takmayan bin 742 araca cezai işlem uygulandı.

Emniyet Genel Müdürlüğünden (EGM) yapılan yazılı açıklamaya göre, soğuk hava şartlarında karlı ve buzlu yollarda güvenli trafik ortamının sağlanması, uygunsuz lastik kullanımından kaynaklı trafik kazalarını ve trafik kazası neticesi ölüm ve yaralanmaların en aza indirilmesi amacıyla 3-8 Aralık'ta yurt genelinde kış lastiği kullanımına yönelik denetimler gerçekleştirildi.

 

Denetimlerde, bin 742 araçta kış lastiği kullanılmadığı belirlenerek 625'er liralık cezai işlem uygulandı.

 

Ayrıca, 28 bin 63 trafik kural ihlali tespit edilerek trafik cezası yazıldı, bin 935 araç trafikten men edildi.

Devamını Oku
Kış lastiği takmayan araçlara 625 lira ceza uygulandı

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Haklarımıza rağmen tehdit ettiler ama biz aldırmadık"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Haklarımıza rağmen tehdit ettiler ama biz aldırmadık. Bir sondaj gemisi daha alacağız. Sadece Akdeniz’de değil, Karadeniz’de hatta uluslararası sularda da bu çalışmaları sürdüreceğiz. Bu anlaşmayla Doğu Akdeniz’deki yetki alanımızı maksimum düzeye çıkardık. Ortak arama faaliyetleri gerçekleştirebileceğiz. Yunanistan, Mısır, İsrail ve GKRY bu bölgede Türkiye’nin onayı olmadan doğal gaz hattı kuramaz. Türkiye’nin karşı kıyı ülkesi olan Libya ile anlaşması ile Yunanistan’ın eli kolu bağlandı, Yunanistan’ı çıldırtan bu" dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TRT özel yayınında gündeme dair soruları yanıtlıyor. Libya mutabakatına ilişkin konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Son yılların Kaddafi döneminde bununla ilgili bir adım atmıştık. Fakat attığımız adım Kaddafi’nin ölümü sebebiyle devam etmemişti. Ondan bu yana bir sessizlik vardı. Bu sessizliği de bölgede Mısır, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY), Yunanistan gibi kendileri egemenliği altına alarak, ’Türkiye, Libya buralarda sesleri çıkmayacak, buralarda biz hakimiz, Türkiye sondaj gemilerini gezdiremez’ gibi tehditler savurdular. Bu tehditleri dinlemedik. Haklarımıza rağmen tehdit ettiler ama biz aldırmadık" şeklinde konuştu.

"Bir sondaj gemisi daha alacağız"
Türkiye’nin uluslararası hukuktan kaynaklanan haklarını kullandığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu mutabakat muhtırasıyla Türkiye esasında uluslararası hukuktan kaynaklanan haklarını kullandı. Bir sondaj gemisi daha alacağız. Sadece Akdeniz’de değil, Karadeniz’de hatta uluslararası sularda da bu çalışmaları sürdüreceğiz. Bu anlaşmayı biz Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti ile imzaladık. Yunanistan, Mısır, İsrail, GKRY ciddi anlamda rahatsız oldu. Biz bu adımı atınca bunların oyunları bozuldu. Bu anlaşmayla Doğu Akdeniz’deki yetki alanımızı maksimum düzeye çıkardık. Ortak arama faaliyetleri gerçekleştirebileceğiz. Yunanistan, Mısır, İsrail ve GKRY bu bölgede Türkiye’nin onayı olmadan doğal gaz hattı kuramaz" ifadelerini kullandı.

"Bu bizim için tarihe kayıt düşmektir ve tarihe kayıt düşüyoruz"
Doğu Akdeniz’de en uzun kıyı şeridine sahip ülkenin Türkiye olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biz Doğu Akdeniz’de aslında en uzun kıyı şeridine sahip ülkeyiz, bunlar bunu da görmüyor. Harita çok net, çok şeyleri de açıkça ortaya koyuyor. Bu bizim için tarihe kayıt düşmektir ve tarihe kayıt düşüyoruz. İçeride ve dışarıda bundan çok rahatsız olanlar var" diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerine şöyle devam etti:
"Bugün İstanbul’da Libya’dan bir bayan temsilci nasıl mutlu. Diyor ki ’Sayın Başkanım siz olmasaydınız, biz bu haklarımızı alamazdık. Şimdi biz bu haklarımıza kavuştuk. Libya halkı sizi şöyle seviyor, böyle seviyor’ anlata anlata bitiremiyor. Bundan sonra böyle olmayacak, bizler de haklarımıza sahip çıkacağız. Türkiye hem karşı kıyı ülkesi olan Libya ile anlaşarak uluslararası deniz hukukuna uygun davranmıştır hem de Yunanistan’ın eli kolu bağlandı. Yunanistan’ı çıldırtan bu. Yunanistan’ın itiraz edebileceği bir boşluk yok. Hep bugüne kadar vurdular, aldılar, yok bundan sonra böyle olmayacak, artık bizler de hakkımıza sahip çıkacağız."

"Yunanistan ile diyalog kanallarını yeniden canlandırmaya hazırız"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ülkemizin her zaman barışçıl çerçevede olduğu görülmüştür. Yunanistan ile diyalog kanallarını yeniden canlandırmaya hazırız. Başbakan Miçotakis’e de bizzat ifade ettim, iki ülke arasında taze bir başlangıç olsun dedim. Ancak Yunanistan tarafından olumlu bir cevap alamadığımızı da belirtmek isterim. Libya Büyükelçisini sınır dışı etti. Bu gizli bir muhtıra değil. İki taraf da onay sürecini tamamlayarak yürürlüğe girdi. Şimdi Birleşmiş Milletler’e (BM) gönderdik, tescil aşamasında. Neredeyse oy birliği içerisinde TBMM’den geçti, bir parti hariç" dedi.

"Kıta sahanlığı haklarımızın korunmasına devam edeceğiz"
"Bu anlaşma Türkiye-Libya arasındaki deniz yetki alanlarının sınırlarını belirlemiş oldu" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ortak arama tarama faaliyeti yapabilir. Kıta sahanlığı haklarımızın korunmasına devam edeceğiz. Hem kendi haklarımızı hem de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) haklarını korumaya devam edeceğiz. Eskiden biz böyle sondaj için bir gemi alalım, bırakın kiralamaya muktedir değildik. Şimdi bizim kendimize ait gemilerimiz var. Tüm kıydaş ülkelerle müzakerelere hazırız. Bizim barışçıl biz çözüme destek veren tutumumuz değişmedi, aynı yerdeyiz. Beraber bu çalışmaları yürütebiliriz. Bizim derdimiz düşman kazanmak değil. Muhtıra Rum-Yunan ikilisinin Türkiye’yi Akdeniz’de çevreleme, yalnızlaştırma girişimlerine güçlü bir cevap niteliğindedir" ifadelerini kullandı.
(İHA)

Devamını Oku
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Haklarımıza rağmen tehdit ettiler ama biz aldırmadık"
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Haklarımıza rağmen tehdit ettiler ama biz aldırmadık"
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Haklarımıza rağmen tehdit ettiler ama biz aldırmadık"

İstanbul'da sahte polisler bekçilere yakalandı

Ümraniye ve Şişli'de, polis üniforması giyen ve telsiz kullanan 2 şüpheli gözaltına alındı.

Ümraniye İlçe Emniyet Müdürlüğüne bağlı çarşı ve mahalle bekçileri, Kazım Karabekir Mahallesi Ordu Caddesi'nde durumundan şüphelendikleri bir kişiyi durdurdu.

 

Suriye uyruklu Ahmad A.'ya Genel Bilgi Taraması (GBT) kontrolü yapan ekipler, bir olumsuzluğa rastlamadı.

 

Bekçiler, montunun kabarık olduğunu fark ettikleri zanlının üzerini aradı. Ahmad A.'nın montunun içine kahverengi kamuflaj desenli polis özel hareket üniforması giydiği tespit edildi.

 

Şüphelinin üzerinde bıçak ve kuru sıkı tabanca da bulundu. Gözaltına alınan zanlı, sağlık kontrolünün ardından Ümraniye Şehit Numan Şeref Datlı Polis Merkezine teslim edildi.

 

Şişli İlçe Emniyet Müdürlüğüne bağlı çarşı ve mahalle bekçileri de Abide-i Hürriyet Caddesi'nde sivil montunda İstanbul Emniyet Müdürlüğü arması bulunan ve telsiz taşıdığı görülen bir kişiyi durdurdu.

 

Dizi setinde çalıştığını iddia eden Anılcan Ümit K. gözaltına alındı.

 

Hakkında özel işaret ve kıyafetleri usulsüz kullanma suçundan işlem yapılan Anılcan Ümit K. savcılık talimatıyla serbest bırakıldı.

Devamını Oku
İstanbul'da sahte polisler bekçilere yakalandı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir sondaj gemisi daha alınacağını belirtti ve sadece Akdeniz’de değil, Karadeniz’de, hatta uluslararası sularda çalışmaların sürdürüleceğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir sondaj gemisi daha alınacağını belirtti ve sadece Akdeniz’de değil, Karadeniz’de, hatta uluslararası sularda çalışmaların sürdürüleceğini söyledi.
(İHA)

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Libya ile imzalanan anlaşmaya ilişkin, “Bu anlaşmayla Doğu Akdeniz’deki yetki alanımızı maksimum düzeye çıkardık. Ortak arama faaliyetleri gerçekleştirebileceğiz. Yunanistan, Mısır, İ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Libya ile imzalanan anlaşmaya ilişkin, “Bu anlaşmayla Doğu Akdeniz’deki yetki alanımızı maksimum düzeye çıkardık. Ortak arama faaliyetleri gerçekleştirebileceğiz. Yunanistan, Mısır, İsrail ve Rum Yönetimi bu bölgede Türkiye’nin onayı olmadan doğal gaz hattı kuramaz” dedi.
(İHA)

Tel Abyad ve Rasulayn'da evlere elektrik verilmeye başlandı

Barış Pınarı Harekatı ile terör örgütü PKK/YPG'den temizlenen Tel Abyad ve Rasulayn ilçe merkezlerinde evlere elektrik verilmeye başlandı.

Şanlıurfa Valiliğinden yapılan yazılı açıklamaya göre, Barış Pınarı Harekatı bölgesinde hayatın normale dönmesi çalışmaları kapsamında, huzur ve güveni sağlamanın yanında halkın temel ihtiyaçlarına yönelik sorunların da çözülmesi için yürütülen çalışmalar sürüyor.

 

"Şu anda Tel Abyad ve Rasulayn'da evlere de enerji verilmeye başlandı"

 

Şanlıurfa Valisi Abdullah Erin ve beraberindeki heyet, Tel Abyad ve Rasulayn ilçe merkezlerine elektrik enerjisi verilmesi için yapılan çalışmaları yerinde inceledi ve çalışmalar hakkında yetkililerden bilgi aldı.

 

Erin, ilçelere giriş çıkışı kontrol eden güvenlik birimlerini de ziyaret etti.

 

Açıklamada görüşlerine yer verilen Vali Erin, terör örgütü PKK/YPG'nin bölgeyi terk ederken trafo merkezlerini bombalayarak iletim hatlarına zarar verdiğini belirtti.

 

Bölge halkının elektrik hizmeti alabilmesi için yoğun bir çaba yürütüldüğünü ifade eden Erin, şu değerlendirmelerde bulundu:

 

"Şanlıurfa Valiliği koordinasyonunda TEİAŞ personeli ile Tel Abyad ve Rasulayn Yerel Meclisi tarafından belirlenen 25 kişilik bir ekip tarafından çalışmalar yürütülüyor. Tel Abyad'da şu ana kadar 100 kilometre iletim hattı onarıldı. Rasulayn'da 43 kilometrenin onarımı tamamlandı, çalışmalar devam ediyor. Şu anda enerji Tel Abyad ilçe merkezi ve kırsala ulaşmış durumda. Daha önce hastane, okul, ibadethaneler ve kamu binaları başta olmak üzere enerji sağlıyorduk. Şu anda Tel Abyad ve Rasulayn'da evlere de enerji verilmeye başlandı."

Devamını Oku
Tel Abyad ve Rasulayn'da evlere elektrik verilmeye başlandı

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu: "Libya ile yaptığımız anlaşma uluslararası hukuka uygundur"

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Libya mutabakatına ilişkin, "Bizim imzaladığımız anlaşma uluslararası hukuka uygundur. Kuzey Kıbrıs Tük Cumhuriyeti’nin Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığına ruhsat verdiği alanlara sondaj gemilerimizi göndererek büyük bir oyunu bozduk. Tabii böyle bir hamleyi Türkiye’den beklemiyorlardı. Şimdi dengeler değişti. Büyük bir panik var. Yunanistan’ın ve bazı bölge ülkelerinin anlaşılmaz bir şekilde histerik duygularla tepki gösterdiğini görüyoruz. Örneğin Libya Büyükelçisinin Yunanistan tarafından sınır dışı edilmesi gerçekten kabul edilebilir bir durum değil" dedi.
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Afganistan Dışişleri Bakan Vekili İdris Zaman ile Asya’nın Kalbi-İstanbul Süreci 8. Bakanlar Konferansı’nda basın mensuplarının sorularını cevapladı. Libya mutabakatına ilişkin sorular üzerine Çavuşoğlu, "Doğu Akdeniz’de biz bugüne kadar tüm kıyı ülkeleriyle buna benzer anlaşmaları imzalamak istediğimizi, imzalamaya hazır olduğumuzu vurgulayageldik. Aynı zamanda Türkiye’nin olmadığı herhangi bir anlaşmanın da geçersiz olduğunu sürekli vurguladık ama maalesef bir taraftan Kıbrıs etrafında Rum kesiminin tek taraflı sondaj faaliyetleri devam etti. Diğer taraftan Yunanistan, Mısır, İsrail, Rum Kesimi, bazen Lübnan bölge ülkeleriyle bizi de dışlamaya çalışarak görüşmeler devam etti" şeklinde konuştu.

"Dengeler değişti, büyük bir panik var"
Bakan Çavuşoğlu sözlerine şöyle devam etti:
"Biz öncelikle Kıbrıs etrafına bizim kıta sahanlığımızın dışında Kuzey Kıbrıs Tük Cumhuriyeti’nin de ruhsat verdiği Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığına ruhsat verdiği alanlara sondaj gemilerimizi göndererek büyük bir oyunu bozduk. Tabii böyle bir hamleyi Türkiye’den beklemiyorlardı. Şimdi dengeler değişti. Büyük bir panik var. İşte Avrupa Birliği’nden karar çıkarmaya çalışıyorlar. Diğer taraftan yine Libya ile imzaladığımız bu anlaşmayla birlikte yine Yunanistan’ın ve bazı bölge ülkelerinin anlaşılmaz bir şekilde histerik duygularla tepki gösterdiğini görüyoruz. Diplomatik nezakete ve olgunluğa sığmayan adımlar atıldığını görüyoruz. Örneğin Libya Büyükelçisinin Yunanistan tarafından sınır dışı edilmesi gerçekten kabul edilebilir bir durum değil. Biz Yunanistan’la buna benzer bir anlaşmayı imzalamaya hazırız. Neticede burada Doğu Akdeniz’in zenginliklerini paylaşma konusunda biz bu tür anlaşmayı imzalarsak herkes için yararlı olacak. Bizim yaptığımız, imzaladığımız anlaşma uluslararası hukuka uygundur. Kendi sahanlığımızla Libya’nın kıta sahanlığının kesiştiği noktayla birlikte bu anlaşmayı biz Libya ile imzaladık. Yunanistan’ın yaptığı meşru değil. Örneğin Haftar’la görüşmesi meşru değil. Çünkü Libya’da şuanda meşru olan tek hükümet Trablus’taki Sarac hükümetidir. Eğer Yunanistan da onlarla bir şey yapmak istiyorsa esasen Trablus’a gitmesi gerekiyor, başka yerlere gitmesine gerek yok. Buradaki hükümet, hükümetler arası antlaşma imzalamak için yetkili değil. Fas’taki anlaşma imzalandığı zaman ben de oradaydım ama mutabakat zabtı imzalayabilir istediği ülke ile uluslararası hukuka uygundur. O yüzen desteksiz suçlamalar yerine aklıselim içinde davranmaları gerekiyor ve paylaşmayı öğrenmeleri gerekiyor. Rum kesiminde ve Yunanistan’da bu kültür maalesef yok. O zaman bu kültür yoksa biz de kendi adımlarımızı atarız. Bu adımlara karşı başka önlemler almak istiyorlarsa o zaman da karşılığına hazır olmaları gerekiyor. Biz kimseyle çatışmak, savaşmak istemeyiz ama Kıbrıs etrafındaki gemilerimizi de koruruz. Kıta sahanlığımızı da ve Libya ile imzaladığımız deniz yetki alanlarını belirleyen anlaşmamızın uygulanması bakımından da hangi önlem alınması gerekiyorsa o önlemi alırız."
Bakan Çavuşoğlu, "Nasıl şimdi Akdeniz’de ve diğer bölgelerde Karadeniz de dahil sismik araştırmaları gemilerimiz yapıyorsa öncelikle bu bölgelerde de sismik araştırmalar yapılır, ondan sonra sondaj gemilerimizi de göndeririz ve kıta sahanlığımız içindeki faaliyetlerimizi çalışmalarımızda kimseyle müzakere etmeyiz" şeklinde konuştu.

"Kendi aralarında böyle saçma sapan dayanışma anlayışı var"
Fransa’daki gösterilere ilişkin soruları cevaplayan Bakan Çavuşoğlu, "Fransa’nın son zamanlarda sadece geçtiğimiz bir hafta içinde değil, göstericilere karşı kullandığı şiddet bunun içine basın mensupları da dahil, Macron’un yakın güvenlik ekibinin de müdahaleleri dahil hiçbir uluslararası standartla örtüşmüyor. Öncelikle şunu söylemek isterim, biz Türkiye olarak barışçıl gösterileri tabii ki destekleriz. Hiçbir zaman vandalizme varan ve yağmacılığa varan, şiddet içeren gösterileri desteklemeyiz. Bunun ayrımını çok iyi yapalım. Buradaki aşırıya kaçan gösterileri biz destekliyoruz anlamına gelmesin. Diğer taraftan Fransız polisinin kullandığı aşırı güç gerçekten Avrupa’nın ortak değerleriyle çelişiyor. Şimdi düşünün böyle bir olay Türkiye’de olsaydı Allah korusun polisin kullandığı herhangi bir cisim bir basın mensubunun gözüne gelseydi ve ameliyat olsaydı şuanda dünyada kıyamet kopmaz mıydı? Kopardı. Öncelikle de Avrupa Birliği kıyameti koparırdı. Belki de haklı olarak koparırdı. Çünkü biz de istemeyiz böyle bir şeyi. Fakat Fransa’da olunca hiç ses çıkıyor mu? Hiç ses çıkmıyor. İşte hep anlatmaya çalıştığım bu. Kendi aralarında böyle saçma sapan dayanışma anlayışı var. Bizim üyemiz, biz batılıyız, birbirimizin eksiği olsa da onu görmezden gelelim, yanlışı olsa da aman konuşmayalım. Neden? Dayanışma içinde olmamız lazım. Yanlışta dayanışma olmaz. Haksızlığa uğradığın zaman dayanışma olur" dedi.

"Avrupa’nın gidişatını biz endişeyle takip ediyoruz"
"Macron’un kendi sarayındaki medya ofisini kapattığını daha önce de söyledik" diyen Bakan Çavuşoğlu, "Avrupa Konseyi’nde demokrasinin, insan haklarının ve özgürlüklerinin evi Avrupa konseyi’nin 70’inci yıl kutlamalarında basın bölümünü Macron kapattırdı. Diğer törenlere de aldırmadı, bunu biz yapsak ne derler ’diktatörlük var’, o var bu var. Macron yapınca ne oluyor, tercih mi oluyor veya başka türlü bir demokrasi mi oluyor. O yüzden gerçekten Avrupa’nın gidişatını biz endişeyle takip ediyoruz. Özellikle de Avrupa’nın ortak değerlerini erozyona uğratan sadece bu aşırı ırkçı partilerde görmüyoruz bunu. Merkez partilerinde de başta Macron ve partisi olmak üzere bunu görüyoruz. Dolayısıyla buradaki aşırı güç kullanımını da kınamak zorundayız. Özellikle hiç ayrım yapmaksızın herkese karşı bunu kullanmaları insanı de değik ve demokrasiyle ve ifade özgürlüğüyle de kökten çelişiyor" ifadelerini kullandı.
(İHA)

Devamını Oku
Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu: "Libya ile yaptığımız anlaşma uluslararası hukuka uygundur"
Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu: "Libya ile yaptığımız anlaşma uluslararası hukuka uygundur"
Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu: "Libya ile yaptığımız anlaşma uluslararası hukuka uygundur"
Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu: "Libya ile yaptığımız anlaşma uluslararası hukuka uygundur"