Sakarya'daki patlamaya ilişkin 3 kişi hakkında gözaltı kararı

Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığı'nca Hendek ilçesindeki havai fişek fabrikasında yaşanan patlamaya ilişkin 3 kişi hakkında gözaltı kararı verildi.

Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığı'nca olaya ilişkin soruşturma tüm yönleriyle sürdürülüyor.

Soruşturma kapsamında sorumlu müdür ile 2 ustabaşı hakkında gözaltı kararı verildi.

Hendek ilçesi Yukarıçalıca mevkisinde yaklaşık 15 dönüm alan üzerine kurulu havai fişek fabrikasında dün saat 11:15'te meydana gelen ve yaklaşık 50 kilometre uzaklıktan, kentin birçok noktasından duyulan patlamalarda 4 kişi hayatını kaybetmiş, 114 kişi yaralanmış, 3 kişinin de kayıp olduğu bildirilmişti.

Devamını Oku
Sakarya'daki patlamaya ilişkin 3 kişi hakkında gözaltı kararı

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan asker uğurlama uyarısı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Asker uğurlamalarında salgın tedbirlerine aykırı olarak yaşanan görüntülere tepki gösterdi. Erdoğan, "Valime de söyledim, bunlara kesinlikle müsaade etmeyeceğiz, böyle bir uğurlama olduğunda toparlayın götürün" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan asker uğurlama uyarısı

Bakan Koca: Son vakaya kadar ülkemiz de bu riskin altında

Bakan Koca, Kartal Dr. Lütfi Kırdar Şehir Hastanesi'nin açılış töreninde yaptığı konuşmada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın sağlığa verdiği önem ve sürekli artan desteğiyle Türkiye'nin bugün alt yapısıyla iftihar edilen bir sağlık sistemine sahip olduğunu söyledi. 

 

Başta gelişmiş ülkeler olmak üzere tüm dünyanın zor bir sınav verdiği pandemi döneminde bunu her zamankinden daha iyi fark ettiklerini belirten Koca, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderliğinde herkesin sağlık hakkının korunduğunu, ihtiyaç halindeki tek bir vatandaşın bile vaktinde ve kaliteli sağlık hizmetine erişimde sorun yaşanmayan bir Türkiye hedefine adım adım ilerlediklerini ifade etti.

 

Koca, hala tüm insanlığın mücadele ettiği COVID-19 pandemisinin dünyaya çok şey öğrettiğine işaret ederek, şöyle devam etti:

 

"Sağlığa yapılan yatırımların ne kadar yerinde olduğunu ve sağlık yatırımlarının özellikle bu dönemde ne kadar önemli olduğunu görmüş olduk. Güçlü bir sağlık sistemi, gelişmiş bir alt yapı ve fedakarlıktan kaçınmayan yetkin bir sağlık ordusu, böyle zamanlarda toplumun ihtiyaç duyduğu en önemli unsurlar olmaktadır. İstanbul son dönemde birer birer açılışını yaptığımız yüksek teknolojili hastanelerimizle, sağlık hizmetlerinde kamu hastaneleri açısından yeni bir döneme girecektir."

 

"Deprem anında bile hizmet kesintiye uğramayacak"

 

Sağlık Bakanı Koca, "Sismik izolatörlerle güçlendirilmiş Kartal Dr. Lütfi Kırdar Şehir Hastanesi de deprem anında bile hizmeti kesintiye uğramayacak şekilde inşa edilen bu hastanelerimizden birisidir. Hastanenin yeni binası 2 bölüm halinde 4 bloktan oluşuyor. Binanın oturma alanı 55 bin metrekare. 826 araçlık kapalı otoparkı mevcut. 302 bin metrekare kapalı alanda 153'ü yoğun bakım olmak üzere, 1105 yataklı. Tam teşekküllü 45 ameliyathane hizmet verecek." bilgisini verdi.

 

"Son günlerde göstergelerimiz tedirginliğimizi artırmakta"

 

Koca, içinde bulunulan günlerin, tüm dünyanın ortak bir kaygıda birleştiği ender bir zamana şahitlik ettiğini hatırlatarak, "Dünyayı etkisi altına alan koronavirüs salgını ile mücadelede ülkemiz tüm dünyaya örnek bir başarı sağladı. Ancak tehlike henüz geçmiş değil, son vakaya kadar ülkemiz de vatandaşlarımız da bu riskin altında. Son günlerde göstergelerimiz tedirginliğimizi artırmaktadır. Vatandaşlarımızdan beklentimiz, normalleşme döneminde tedbirlere daha bir hassasiyetle uymalarıdır. Tehdidin karşısına tedbiri koyalım. Kısaca temizlik, maske, mesafe diye özetlediğimiz tedbirlere ısrarla ve sebatla uyalım" diye konuştu.

 

Bakan Koca, herkesin risk altında olmasına rağmen, mücadelede ön safta yer alan sağlık çalışanlarının bu riski daha fazla taşıdığını, bu yüzden başta doktorlar olmak üzere sağlık çalışanlarından bazılarının hayatını kaybettiklerini anımsattı.

 

Dr. Lütfi Kırdar Şehir Hastanesi'nin de pandemi hastanesi olarak hızla hizmete alınan tesislerden biri olduğuna işaret eden Koca, "Hastanemizde çalışan sağlık personelimizin 166'sı ise hastalara hizmet verirken bu hastalıktan muzdarip oldu. Bu konudaki en büyük tesellimiz bu kurumda sağlık personelimizden can kaybı olmamasıdır. Bu vesile ile başta hocalarımız olmak üzere, görevi başında yitirdiğimiz sağlık personelimizi minnetle rahmetle yad ediyorum" diye konuştu.

 

Bugün yeni binası hizmete alınan Dr. Lütfi Kırdar Şehir Hastanesi'nin adıyla yakın tarihin içinde burukluk bırakan sayfalarını da hatırlattığını ifade eden Koca, sözlerini şöyle sürdürdü:

 

Lütfi Kırdar'ı övgü ile andı 

 

"Kerkük'te hayata açılan gözlerden, Bağdat'ta tamamlanan orta öğrenime, oradan da İstanbul Tıp Fakültesine uzanan bir biyografi. Daha tıbbiye eğitimi esnasında katıldığı Balkan Savaşı ve ardından Birinci Dünya Savaşı. Erzurum Kongresinde ve Kurtuluş Savaşındaki aktif mücadelelerden istiklal madalyasına uzanan bir ömür. Milletvekilliğinin ardından 12 yıl süren Valilik ve Belediye Başkanlığı döneminde İstanbul bugüne yansıyan hizmetlerine şahittir. Bu hizmet dolu hayat ne yazık ki Sağlık Bakanı olduğu dönemde 27 Mayıs darbesi ile sonlanmış ve Yassıada mazlumları arasına adını yazdırmıştır."

 

"Türkiye'nin adını sağlık ülkesi olarak yazdıracağız"

 

Koca, "Her geçen gün güçlenen sağlık sistemimiz, 21. yüzyıl dünyasında Türkiye'nin adını sağlık ülkesi olarak yazdıracaktır" diyerek, bu vizyonun ortaya konmasında ve hayata geçirilmesinde öncülük eden başta Cumhurbaşkanı Erdoğan olmak üzere, İstanbul Valiliği Proje Koordinasyon Birimi'ne, tesisin inşasını üstlenen yüklenici firma çalışanlarına ve tüm katkı verenlere şükranlarını sundu.  

Devamını Oku
Bakan Koca: Son vakaya kadar ülkemiz de bu riskin altında

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye'yi üç kıtanın sağlık merkezi yapacağız

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul'da Kartal Dr. Lütfi Kırdar Şehir Hastanesi açılışında yaptığı konuşmada, Türkiye'yi üç kıtanın sağlık merkezi yapacaklarını söyledi.

"Yeni hastenemizin İstanbul'a yakışır bir eser olmasının yanı sıra çevreye duyarlı, depreme dayanıklı olmasını özellikle istedik. Hastane, bina zemininde bulunan 855 adet izolatörle İstanbul'un depreme en hazırlıklı en dayanıklı tesislerinden birisi olmuştur" diyen Erdoğan, hastanade yılda 3,5 milyon ayakta, 150 yatan hastanın tedavi edilmesini planladıklarını, yılda 100 bin ameliyat yapılmasını öngördüklerini söyledi.

Devamını Oku
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye'yi üç kıtanın sağlık merkezi yapacağız

RTÜK, Halk TV ve TELE 1'e verdiği beş günlük yayın durdurma kararına ilişkin açıklama yaptı

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Halk TV ve TELE 1 kanallarına yayın ilkelerinin ihlal edilmesi gerekçesiyle verdiği beş günlük yayın durdurma kararları ilgili basın açıklaması gerçekleştirdi.

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), Halk TV ve TELE 1'e verdiği beş günlük yayın durdurma kararına ilişkin olarak açıklama yaptı. Açıklamada, 'kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi açısından bu açıklamanın yapılmasının gerekli görüldüğü' belirtildi.

RTÜK açıklamasında şunlar kaydedildi:

"* RTÜK, yaptırım kararlarını 6112 sayılı Kanuna göre almaktadır.

* Kararlar Yasada belirtilen yayın ilkelerinin ihlal edilmesi durumunda verilmektedir.

* İzleme uzmanları sorumlu oldukları yayınları hem bağımsız olarak hem de ALO 178 RTÜK İletişim Merkezi gibi çeşitli kanallardan gelen vatandaş, Kurum ve Kuruluş şikâyet ve bildirimleri üzerine değerlendirmekte ve raporlarını hazırlamaktadır.

* Tanzim edilen raporlara ilişkin kararlar ise TBMM'de grubu bulunan siyasi parti kontenjanından seçilen 9 Üst Kurul Üyesi tarafından alınmaktadır.

İki farklı televizyon hakkında verilen yayın durdurma kararlarının özeti şu şekildedir:

13.03.2020 tarihli Halk TV yayınında,

‘Medya Mahallesi’ programına konuk olan Ahmet Şık'ın

‘…Türkiye Suriye’de. …başka bir ülkenin toprağında tam adıyla işgalci bir güç olarak, bir gücün temsilcisi olarak birileriyle savaşmaya ve ölmeye gönderilmiş yani.’ şeklinde ifadeler kullandığı uzman raporuyla tespit edilmiştir.

* Yayında sarf edilen sözlerin Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin sınırlarını korumakla ve halkın güvenliğini sağlamakla görevlendirilmiş kahraman Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarını rencide edici ve hafife alıcı nitelikte olduğu aşikârdır.

* Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmanın yüklediği sorumluluğu aşar nitelikte yapılan yorumlar, devletimizin ulusal güvenlik politikasına göre başarıyla yürüttüğü operasyonları karalama çabasından öteye gitmemiştir.

* Kendi hudut güvenliğini sağlamaya çalışan devletimizin Suriye topraklarında işgalci olarak gösterilmeye çalışılması hiçbir şekilde onaylanabilecek bir tavır değildir.

* Program sunucusunun da Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne karşı böylesine ifade ve suçlamalara müdahale etmemesinin kamusal sorumluluk anlayışı ile bağdaşmadığı ortadadır.

Yayının 6112 sayılı Kanun'un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan; ‘Türkiye Cumhuriyeti Devletinin varlık ve bağımsızlığına, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne, Atatürk ilke ve inkılâplarına aykırı olamaz.’ hükmünü ihlal etiği Üst Kurul tarafından sabit görülmüştür.

Halk TV'ye 6112 sayılı Kanun’un 32'inci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan ‘8'inci maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (d) bentlerindeki ilkelerle dördüncü fıkrasına aykırı yayın yapılmasını müteakip verilecek yaptırım kararının tebliğinden itibaren bir yıl içinde aynı ihlalin tekrarı halinde, medya hizmet sağlayıcı kuruluşun yayınının on güne kadar durdurulmasına; ikinci tekrarı halinde ise, yayın lisansının iptaline karar verilir.’ hükmü uyarınca işlem tesis edileceği yapılan tebligatta bildirilmiş ve yayınlarda daha hassas davranmaları talep edilmiştir.

Söz konusu bildirime rağmen 16.06.2020 tarihinde yayınlanan aynı programın başka bir bölümünde sunucu Ayşenur Aslan ‘..ne zaman ki içerde sıkışılsa hemen gözleri dışarıya çevirirler. Dün mesela Pençe Harekatı, Kuzey Irak’a bomba atmışız, ben bu Pençe Harekatlarını, Kartal Harekatlarını, efendim işte Şahin Harekatını ne derseniz onun adına.…..artık yani ben utanıyorum’ cümlelerini kullanmış konuk Hüsnü Mahalli de ‘ …ya kardeşim Türkiye Libya’da ne yapıyor? Yani neyin peşinde?… Şimdi dolayısıyla Mısır’ı karıştıralım, Sudan’ı karıştıralım, Cezayir’de İslamcılar var Cezayir’i…’ ifadelerini dile getirmiştir.

Ayşenur Arslan: Halk TV için 5 gün ekran karartma cezasına CHP ne dedi? Medya nerede?Ortalığı inletmeleri gerekmiyor mu?
Yayındaki ifade ve yorumların Kanunun 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendini yeniden ihlal ettiği kanaatine varılmıştır.
Üst Kurulumuzun 01.07.2020 tarihindeki toplantısında ihlalin ağırlığı, ihlalin mahiyeti, anılan madde ile korunmak istenen kamusal menfaat göz önünde bulundurularak, idari tedbir olarak Halk TV'nin yayınlarının beş (5) gün durdurulmasına karar verilmiştir.

23.03.2020 tarihinde TELE 1'de yayınlanan,

‘Gün Başlıyor’ programında sunucu Can Ataklı'nın koronavirüs nedeniyle geçilen uzaktan eğitim kapsamındaki derslerin birinde başörtülü bir öğretmenin yer almasının çok yanlış ve facia olduğu şeklinde yorumlar yaptığı izleme uzmanlarının raporlarına yansımıştır.

Üst Kurul söz konusu programda, başörtülü insanların dini tercihleri nedeniyle ayrımcılığa maruz bırakılarak, karşılıklı hoşgörü üslubunu zedeleyebilecek nitelikte, kin ve nefret temelinde kışkırtıcı, ayrıştırıcı ve hedef gösteren nitelikte yayın yapıldığını belirlemiştir.

6112 sayılı Kanun'un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan; ‘Irk dil, din, cinsiyet, sınıf, bölge ve mezhep farkı gözeterek toplumu kin ve düşmanlığa tahrik edemez veya toplumda nefret duyguları oluşturamaz.’ hükmünü ihlal eden yayını değerlendiren Üst Kurul, %5 oranında idari para cezası uygulanmasına ve idari tedbir olarak program yayınının beş (5) kez durdurulmasına karar verilmesini takdir etmiştir.

Tele 1 logolu medya hizmet sağlayıcı kuruluşa, 6112 sayılı Kanun’un 32'inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca işlem tesis edileceği hususu yapılan tebligatta bildirilmiş ve yayınlarda daha hassas davranmaları talep edilmiştir.

Söz konusu bildirime rağmen Tele 1 ‘Ana Haber Bülteni’nde program konuğu Cemil Kılıç, şu ifadeleri kullanmıştır: ‘Türkiye'de teokratik bir rejim kurulmaya çalışılıyor, Diyanetin yaptığı bütün açıklamalar bu anlayışı destekliyor. Türkiye'de kurulmak istenen teokratik halife sultan rejimi Diyanet tarafından takviye edilmeye çalışılıyor. …Belki aynı şekilde Cumhurbaşkanı'nın inanç dünyasını da İslam'ın içerisinde görmüyorum.’
24.05.2020 tarihinde ise, ’Karanlıktan Aydınlığa’ isimli programa katılan aynı konuk bu yayında da ayrımcı bir üslup kullanmaya devam etmiş, toplumda kin ve düşmanlığa sebebiyet verebilecek türden ifadeler kullanmıştır.

Cemil Kılıç'ın Kur'an-ı Kerim'i güzel okuma yarışmasıyla ilgili olarak ‘Şimdi ilginç olan burada Allah yazısının altında Cumhurbaşkanı'nın resminin yansıtılmış olması. Bakın hepsi ellerini bağlamış sanki namaza duracaklarmış gibi ve hepsi Sayın Cumhurbaşkanı'na doğru dönmüşler’ sözlerini kullanmıştır.

Söz konusu programlarda ifade özgürlüğü hakkı kullanılırken uyulması gereken kurallardan ve sorumluluktan uzak şekilde, ayrıştırıcı bir dille, toplumun dini duygularını örseleyecek kelimelerin seçildiği, yürüttükleri hizmetler nedeniyle kurumların zan altında bırakıldığı, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a ve Diyanet İşleri Başkanlığı'na yönelik toplumda kin ve nefret duygularına sebebiyet verebilecek nitelikte çok ciddi suçlamalarda bulunulduğu görülmüştür. Program sunucuları da herhangi bir müdahalede bulunmayıp aksine söylenenleri onaylayan bir üslup ve tavır takınmıştır.

Yayında, 6112 sayılı Kanun'un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan; ‘Irk dil, din, cinsiyet, sınıf, bölge ve mezhep farkı gözeterek toplumu kin ve düşmanlığa tahrik edemez veya toplumda nefret duyguları oluşturamaz.’ hükmünün tekraren ihlal edildiği tespit edilmiştir.

Üst Kurul Tele 1 logolu medya hizmet sağlayıcının yayınlarının beş (5) gün durdurulmasına karar vermiştir."

Devamını Oku
RTÜK, Halk TV ve TELE 1'e verdiği beş günlük yayın durdurma kararına ilişkin açıklama yaptı

Bahçeli'den baro açıklaması: Gayri ahlaki ayrıcalıkları sorgulanmalı

MHP Genel Başkanı Bahçeli, "Yıllardır baroları kendi çiftlikleri haline getirenlerin, ideolojik saplantılarla dar kadroculuk yapanların gayri ahlaki ayrıcalıkları sorgulanmalı, nihai olarak sonlandırılmalıdır" dedi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, il başkanlarıyla bir araya geldi. Bahçeli'nin konuşmasından satırbaşları şöyle:

 

Savunmayı savunuyoruz, bahanesiyle sokaklara dökülen baronlaşmış bazı baroların kanun dışı yol ve zorlamalara tevessül etmeleri Türkiye’nin belini bükmeyi amaçlayan çevrelere koz vermektir.

 

Yıllardır baroları kendi çiftlikleri haline getirenlerin, ideolojik saplantılarla dar kadroculuk yapanların gayri ahlaki ayrıcalıkları sorgulanmalı, nihai olarak sonlandırılmalıdır.

 

MHP'nin 14 Mart 2021'de yapacağı 13. Olağan Büyük Kurultayı’nın ana teması tespit edilmiştir. Çağrımız zamanlar üstü bir kavrayış ve kader ortaklığının özetidir: İstiklal için birlik, istikbal için dirlik, kazanan Türkiye olacak.

Devamını Oku
Bahçeli'den baro açıklaması: Gayri ahlaki ayrıcalıkları sorgulanmalı

Canlı Tv Keyfini Full Hd Yaşayın

En güzel şekilde sizde artık televizyon kanallarını yakından takip edebilir ve her daim hiç bir kanalda ki programları kaçırmadan istediğinizi anında hd olarak da izleyebilirsiniz. Türkiye'de bir çok kişi için artık kanalları internet üzerinden takip etmek hem daha kolay ve hemde daha keyifli olmaktadır. Üstelik yayın akışı ile birlikte, daha rahat bir şekilde kanallarda neler yayınlandığını görerek, kendi tarzınıza uygun programları bulabilir ve izleyebilirsiniz. Bu sayede her zaman cep telefonlarından ya da tabletlerden bile artık canlı tv keyfini yaşayabilecek ve sizlere önereceğimiz site sayesinde, kanalların yayınlarını hd olarak izlemiş olacaksınız.

 

Ulusal Kanalları Canlı İzle

 

Ulusal kanalların yanı sıra, yerel kanalları da bularak online olarak izlemenin keyfini yaşayabileceğiniz için, zamanınızı da en güzel şekilde geçirmiş olacak ve buna göre çok güzel bir şekilde televizyon yayınlarını izleyebileceksiniz. Tabii ki en fazla izlenen kanalları bir arada bulmak ve artık ulusal kanallardaki dizileri ve programları kaçırmadan naklen cep telefonundan bile izlemek için güzel bir siteyi takip etmek her anlamda sizin için çok daha keyifli olacak ve artık canlı tv izleme keyfini yaşayabileceksiniz. Tabii ki böylelikle hiç bir programı da kaçırmamış olacak ve sizlere önereceğimiz siteden faydalanmış olacaksınız.

 

Online Canlı Tv İzleyin

 

Tüm bunları bir arada bulmak isteyenler için Canlitvle.com sitesine girmeleri yeterli olacağından dolayı, sizde istediğiniz gibi canlı tv keyfini vakit kaybetmeden en iyi şekilde yaşayabilirsiniz. Tabii ki artık izlemek istediğiniz kanalları farklı alternatifleri ile de bularak, full hd kalitesinde izlemeye başlayabilirsiniz. Yayın akışını da siteden bulabileceğiniz için, artık istediğiniz gibi hangi kanalda ne olduğunu da hızlıca öğrenmiş olacaksınız. Televizyon izlemeyi sevenler ve diziler ile filmleri kaçırmak istemeyenler için siteden yararlanarak dilediğiniz her zaman en kaliteli hali ile televizyon izleyebilirsiniz.

Kaynak: https://www.canlitvle.com/

Devamını Oku
Canlı Tv Keyfini Full Hd Yaşayın

Engin AKYOL : ....İNSANLIĞI YEŞERTELİM....

....İNSANLIĞI YEŞERTELİM....

Toplumun bütünlüğünü birliğini koruyan ve toplumu nesiller boyunca devam ettiren şimdi ki ve gelecekteki nesillerimizdir.
Toplumda insanlığın baş gösterdiği ve insanlık adına yol alan bir nesil yetişirse duyarlılık ve farkındalık gündem güne artacaktır.
Dünya malı dünyada kalır ve dünya malını amaç etmeyerek araç olarak kullanmamız gerekir.
Dünya malına tapan bir nesil olursak;
Liyakatı, ahlakı, manevi bütün değerlerimizi kaybetmiş oluruz.
Toplumlara baktığımızda aileler de bile büyük husumetler bulunmaktadır. Detayına baktığımızda sebepler dünya malı dünya malı...
Nice canlar bir dünya malı yüzünden ölüyor ve nice insanlar dünya malı yüzünden birbirine düşman oluyor.
Gün geç değil ve şimdi de istesek bir çok şeyi değiştirebiliriz.
Gelin hep birlikte insanlık adına yol alalım ki;
Çocuklarımız insanlık ile yol alsın
Ahlak ile yol alsın
Hizmet ile yol alsın
Dininine hizmetkar olsunlar
Ama biz bunu yapmasak çocuklarımız ve geleceğimiz de cehalet ve dünya malı zihniyetli ile büyür.
Yarın bizi yönetecek kişiler olacaktır.
Ve ahlak, liyakat diye Bişi olmayacak.
Topluma bakıyoruz dünya malı yüzünden birbirine düşman kardeşler ölümlü günlerde gelip göz yaşı düküyorlar ve pişmanlıklarını dile getiriyorlar. Sağ iken kıymet yoksa öldükten sonrada geri dönüşü yoktur. Bu sefer o ailelerin çocukları da o zihniyetle ve düşmanlıkla büyüyor.
Demem o ki ne kadar zengin olursanız olun, insanlık yoksa ve güzel hayır miraslar bırakmamışsanız o malının hiç önemi yoktur.
İnsanlığı yeşert ki insanlık olsun.
Dünya malınını amaç değil araç olarak kullanın ki insanlık hep yeşersin.
Artık dünya malı yüzünden insanlık yok. Olmasın sağ ile kıymetimizi bilelim ki öldükten sonra vicdan azabı ile her gün ölmeyelim.
Aile olarak bu güzel duyguya temel atarsak inanıyorum cennet misali her yer olur.
Saygı ve hürmetlerle

Halkının hizmetkarı
ENGİN AKYOL

Devamını Oku
Engin AKYOL :  ....İNSANLIĞI YEŞERTELİM....

Bakan Akar: Fransa Türkiye'den özür dilemeli

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Fransız gemisinin taciz edildiği iddiasıyla ilgili olarak "Askeri değil politik birtakım hesaplar peşinde yapılan kumpaslar. Fransa Türkiye'den özür dilemeli" dedi.

 

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler, Libya'daki Mehmetçik ile bir araya geldi, Orta Akdeniz'de görev yapan Türk Deniz Görev Grubu gemisi TCG Giresun'u ziyaret etti.

 

Akar, beraberinde Orgeneral Güler ile Güvenlik ve Askeri İşbirliği Mutabakat Muhtırası kapsamında yapılan faaliyetleri yerinde incelemek üzere geldiği Libya'nın başkenti Trablus'taki temaslarını sürdürüyor.

 

Savunma Güvenlik İşbirliği ve Eğitim Yardım Danışma Komutanlığında görevli Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) personeli ile bir araya gelen Akar, Mehmetçiğin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın direktifleri doğrultusunda karada, denizde ve havada önemli faaliyetleri yerine getirmeye devam ettiğini belirtti.

 

Akar, konuşmasında yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınına karşı alınması gereken önlemler ile savunma ve güvenlik konularına değindi. Türkiye ile Libya arasında 500 yıla varan ortak tarih, kültür, anlayış ve inanç birlikteliği bulunduğuna işaret eden Akar, sözlerini şöyle sürdürdü:

 

"Burada ciddi sıkıntı, haksızlık, adaletsizlik vardı. Biz de burada atalarımıza yaraşır şekilde yapmamız gereken ne varsa, uluslararası hukuk, adalet neyi gerektiriyorsa bu manada buradayız ve sonuna kadar da burada olmaya devam edeceğiz. Libyalı kardeşlerimizle beraberiz. Bundan kimsenin şüphesi olmasın, bundan da vazgeçmemiz söz konusu değil."

 

Yurt dışında görevli personelin sadece kendi görevlerini yapmadığını, aynı zamanda ülkelerini temsil ettiklerini ve bunun da kendilerine birtakım sorumluluklar yüklediğini bildiren Akar, şöyle konuştu:

 

"Bizim buradaki görevimiz askeri eğitim iş birliği ve danışmanlık. Elimizden geldiğince Libyalı kardeşlerimize bu alanlarda katkı sağlamaya çalışıyoruz. Darbeci Hafter'in bütün Libya'ya hakim olmak gibi hayali neredeyse gerçek olmak üzereydi. Fakat sizlerin katkılarıyla dengelerin değişmesi bunu durdurdu, engelledi. Bunu sadece biz değil dünya genelinde basın, akademi kurulları ve askeri çevreler de 'Türkler geldi buranın kaderi, Hafter'in durumu değişti' hükmünü rahatlıkla söylüyor."

 

Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti (UMH) lideri Serrac'ın Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yazdığı davet mektubu üzerine Libya'da görev yapmaya başladıklarını bildiren Akar, "Şimdi, o kadar devlet başkanının bulunduğu ve üzerinde mutabık kaldığı metni bir tarafa bırakmışlar Kahire'de kendilerine göre bir şeyler yapmaya çalışıyorlar. Bunlar işi sulandırmaktan, kaçak dövüşmekten başka bir anlama gelmiyor. Bu arada Mısır da kendince bir şeyler yapmaya çalışıyor. Bunların hiçbirinin geçerliliği yok, bunların niyetleri herhangi bir şekilde çözüm, birlik ve beraberlikten yana değildir. Kendi kişisel menfaatlerini yerine getirme çabasındalar. Bunların niyetleri belli" ifadelerini kullandı.

 

Libya ordusunun, başkent Trablus'un güneyi ile Terhune ve çevresinde Hafter'e bağlı güçler tarafından oluşturulan toplu mezarlardan aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu 200'den fazla ceset bulduğunu anımsatan Akar, "Bu bir insanlık suçudur. Bunlara karşı mücadele eden insanlarla berabersiniz. Bu, onurlu bir durum ve tutumdur. Kederde de kıvançta da Libyalı kardeşlerimizle beraberiz. Libya Libyalılarındır. Biz Libyalıların hak ve hukukunu alması konusunda kendilerine uluslararası hukuka uygun metinler çerçevesinde yardımcı olmaya çalışıyoruz" diye konuştu.

 

Libya'daki Türk askerinin görevini güzide bir şekilde yerine getirdiğine dikkati çeken Akar, "Burada yaptıklarınız tarihteki önemli yerini mutlaka alacaktır" dedi.Bakan Akar ve Orgeneral Güler, daha sonra Mitiga Hastanesi'ne geçti. Bir dönem Hafter milislerinin saldırılarına hedef olan hastanede incelemelerde bulunan Akar ve Güler, buradaki Türk sağlık personeli ile de sohbet etti. 

 

Helikopterle TCG Giresun'a gitti 

Bakan Akar ve Orgeneral Güler daha sonra askeri helikopterlerle Mitiga Havaalanı'ndan, Orta Akdeniz'de görev yapan Türk Deniz Görev Grubu gemisine geçmek üzere hareket etti.

 

Helikopterle TCG Giresun'a inen Akar ve Güler, Savaş Harekat Merkezi'nde çalışmalara ilişkin bilgi aldı. Harekat Merkezi'ndeki görevlilerle tek tek görüşen Bakan Akar ve Güler gemi personeli ile bir araya geldi. Savunma ve güvenlik konularına ilaveten Akar, buradaki konuşmasında, Yunanistan'ın Ege'de son dönemde gerginliği artıran davranışlarına da dikkati çekti. 

 

"Uluslararası anlaşmalara aykırı olarak 23 adanın 16'sının silahlandırılması, askeri statü kazandırılması kabul edilemez" diyen Akar, "Bu çok açık ve net şekilde Lozan'ı ihlaldir. Dünyanın hiçbir yerinde karasuları 6 mil, hava sahası 10 mil olan bir ada yoktur. EGEAYDAK'da hiçbir şekilde mutabakat sağlanmamışken 'Hepsi benim' diyorsunuz. Bazı Yunan akademisyenler, siyasiler, emekli askerler de bizim dediğimiz yönde yorumlar yapmaya başladı. Yunanlı dostlarımızdan aklıselimle yapılan bu değerlendirmeleri dikkate almalarını bekliyoruz" ifadelerini kullandı.

 

Deniz Kuvvetleri'nin Türkiye'nin hak, alaka ve menfaatlerini korumaya kararlılıkla devam ettiğini dile getiren Akar, şöyle devam etti:

 

"Ege, Akdeniz ve Kıbrıs ile ilgili hiçbir oldu bittiye meydan vermeyecek, müsaade etmeyeceğiz. Türkiye'nin içinde olmadığı hiçbir çözüm uygun bir çözüm olmayacaktır, bunu herkesin bilmesi lazım. Türkiye, Kıbrıs'ta garantördür. Kıbrıslı Türk kardeşlerimizin ve kendi haklarımızın gereği neyse bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da aynı ciddiyet ve samimiyetle, aynı dikkat ve hassasiyetle yapmaya devam edeceğiz. Bizim hak ve menfaatlerimizin çiğnenmesine asla müsaade etmeyeceğiz. Diğer taraftan da iyi komşuluk ilişkileri, diyalog, barışçıl yol ve yöntemler çerçevesinde uluslararası hukuka, deniz hukukuna uygun şekilde yapılması gereken ne varsa yapacağız."

 

Türk ve Yunan savunma bakanlıklarından askeri heyetlerin, ikisi Atina'da olmak üzere üç defa toplantı yaptığını hatırlatan Akar, dördüncü toplantının Ankara'da yapılmasını beklediklerini de söyledi.

 

'NATO'nun 'beyin ölümü' gerçekleşmemiştir'

"Türk donanmasının Fransız askeri gemisini taciz ettiği" yönündeki iddialara da değinen Akar, bunun tamamen gerçek dışı olduğunu kaydetti.

 

Bununla ilgili Türkiye’nin haklılığını kanıtlayan bilgi, belge, görsel kayıtların müttefikler ve NATO karargahındaki sivil ve askeri yetkililerle paylaşıldığını anımsatan Akar, Fransa'nın ise kendi iddialarını kanıtlayan herhangi bir belge sunamadığına dikkati çekti.

 

Akar, "Tüm bu olaylardan sonra yapılanın askeri değil tamamen politik birtakım hesaplar peşinde yapılan kumpaslar olduğunu, dolayısıyla Fransa'nın Türkiye'den özür dilemek zorunda olduğunu ifade ediyoruz." dedi.

 

NATO’nun hala dünyanın en güvenilir, caydırıcı ve sürdürülebilir ittifakı olmaya devam ettiğini vurgulayan Akar, şunları kaydetti:

 

"İttifakın sağlığı yerindedir, 'beyin ölümü' gerçekleşmemiştir. NATO, gücünü değişen güvenlik ortamına başarıyla adaptasyonuna borçludur. Fransa dahil 30 NATO ülkesi, karada, havada, denizde, sivil ve asker unsurları ile dünya ve bölge barışı, istikrarı için gece gündüz mücadele ederken, 'NATO’nun beyin ölümü gerçekleşmiştir' gibi ifadeler doğru değildir. İttifakın temsil ettiği dayanışma ve müttefiklik geleneğine ciddi zarar veren bu söylemler, NATO’nun gerçekten beyin ölümünü isteyenlerin işini kolaylaştırır."

Devamını Oku
Bakan Akar: Fransa Türkiye'den özür dilemeli

İran'da COVID-19 ölümleri 11 bin 408'e yükseldi

İran'da yeni tip koronavirüs (COVID-19) nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı 11 bin 408'e yükseldi.

İran Sağlık Bakanlığı Sözcüsü Sima Sadat Lari, ülkede son 24 saatte COVID-19 nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısının 148 artışla 11 bin 408'e çıktığını bildirdi.

 

Lari, ülkedeki toplam vaka sayısının da 2 bin 449 artarak 237 bin 878'e yükseldiğini kaydetti.

 

Hastalardan 3 bin 136'sının durumunun ağır olduğunu belirten Lari, tedavisi tamamlanarak taburcu edilenlerin sayısının ise 198 bin 949'a çıktığı bilgisini verdi.

 

Lari, ülkede şu ana kadar yapılan toplam test sayısının da 1 milyon 769 bin 520 olduğunu söyledi.

Devamını Oku
İran'da COVID-19 ölümleri 11 bin 408'e yükseldi