Değer Kaybı

Araç Değer Kaybı Nedir?

Meydana gelen bir kazası sonrası aracın kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa değeri ile kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa değeri arasındaki farka araç değer kaybı denmektedir.

Araç Değer Kaybı Nasıl Hesaplanır?

Araç değer kaybı hesaplaması 01.06.2015 yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ve eklerinde yer alan yöntemler aracılığıyla hesaplanmaktadır. Ayrıca bu hesaplamaya etki eden bazı faktörler bulunmaktadır.

  • Aracın kilometresi
  • Marka ve model bilgisi
  • Hasar geçmişi ve niteliği
  • Kusur durumu
  • Üretim yılı
  • Trafiğe çıkış tarihi
  • Aracın pazar değeri bu faktörlerden sadece birkaçıdır.

Nereden ve Ne Zaman Temin Edebilirim?

Aracınız kazaya karışmışsa hak kaybına uğramamak adına bir an önce sigorta şirketine başvuruda bulunmanız gerekmektedir. Zira sigorta şirketleri aracın kaza sebebi ile uğradığı kayıp ile ilgili tazminatları araç sahipleri tarafından talep olmadığı müddetçe ödemekten kaçınmaktadır. Bu sebeple bu alanında uzman bir avukat desteği ile konumu itibariyle güçlü olan sigorta şirketlerine karşı işlemlerinizi takip ettirerek hak kaybına uğramanızın önüne geçebilirsiniz.

Bunların dışında;

– Söz konusu tazminatı kaza tarihinden itibaren 2 yıl içerisinde talep edilmelidir. Alacağınızın zamanaşımına uğramasına fırsat vermeden en kısa zamanda zararınızın giderilmesini talep ederek zamanaşımı süresinin kesilmesini sağlamalısınız. Aksi halde hak kaybına uğramanız kuvvetle muhtemel olacaktır.

– Araçta hasar gören bölge daha önceden hasara uğramamış ya da yenileme işlemine tabi tutulmamış olmalıdır. Aksi halde değer kaybı alınamamaktadır.

– Mini onarım ile giderilebilen basit kaporta, plastik tampon/parça onarımları, cam, radyo/teyp, lastik, hava yastığı, jant, mekanik, elektrik, elektronik ve döşeme aksamı hasarları teminat kapsamı dışında kalmaktadır.

– Ağır hasar kaydına sahip olan çekme ve/ya hurda belgeli araçlarda meydana gelen hasarlarda tazminat alınmamaktadır.

– Kısa süreli kiralık araçlar, taksi, dolmuş, test aracı, koleksiyon ve antika sayılan araçlardaki hasar sebebiyle yapılan talepler ve tekerlekli/paletli ve zırhlı toplumsal müdahale araçları, belediye otobüsleri, yol süpürme araçları, itfaiye araçlarındaki hasar sebebiyle yapılan talepler teminat kapsamı dışında kalmaktadır.

– Motorlu bisikletlerin kullanılmasından ileri gelen zararlar teminat dışında kalmaktadır.

– Aracın kilometresi 165.000 üzerinde ise tazminat alınamayacaktır.

– Kazada tamamen kusurlu ya da diğer sürücüye nazaran daha kusurlu olan taraftan zarar talep edilebilecektir.

Araç değer kaybımı temin etmek için ne kadar masraf yaparım?

Uzmanlarımız tarafından yapacağınız başvurularda; şartlarınızın uygun olması halinde, hiç bir masraf ödemeden değer kaybınızın hesaplanması ve tahsil edilmesi mümkündür.

Araç değer kaybı başvurusu için gerekli belgeler nelerdir?

Araç değer kaybı ile ilgili sigorta şirketine yapacağımız yazılı başvuruda birtakım belgelerinde sunulması gerekmektedir.

  • Talep beyanı,
  • Trafik kazası tespit tutanağı resmi tasdikli sureti veya taraflar arasında tutulmuş kaza tespit tutanağı, varsa ifade tutanakları veya görgü tespit tutanakları,
  • Mağdur araca ait ruhsat,
  • Hasarlı araç resimleri,
  • Mağdur araç sahibine/zarar gören üçüncü şahsa ait banka hesap bilgileri (banka — şube adı, IBAN numarası),
  • Maddi hasara ilişkin ekspertiz yapıldıysa eksper raporu bunlardan yalnızca birkaçıdır.
Devamını Oku
Değer Kaybı

Araç Değer Kaybı

Araç Değer Kaybı Nedir?

Meydana gelen bir kaza sonrası aracın kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa değeri ile kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa değeri arasındaki farka araç değer kaybı denmektedir. Kaza sonrasında hasar gören aracınızı en orijinal parçalar ile aslına uygun olarak tamirini gerçekleştirseniz bile bu hasar geçmişi kayıtlara geçecektir. Bu durumda aracınızın ikinci el piyasasında talep edilebilirliği eskiye nazaran azalacaktır. Söz konusu haksız fiilinden kaynaklı araç değer kaybı zararının giderilmesi için kusursuz veya daha az kusuru olan taraf kendisinden daha çok kusurlu veya tam kusurlu olan tarafa (ya da sigortacısına) talepte bulunabilecektir.

Değer Kaybını Talep Edilmek İçin Gerekli Şartlar

Değer kaybı tazminatı kaza tarihinden itibaren 2 yıl içerisinde talep edilmelidir. Alacağınızın zamanaşımına uğramasına fırsat vermeden en kısa zamanda zararınızın giderilmesini talep ederek zamanaşımı süresinin kesilmesini sağlamalısınız. Aksi halde hak kaybına uğramanız kuvvetle muhtemel olacaktır.

Araçta hasar gören bölge daha önceden hasara uğramamış ya da yenileme işlemine tabi tutulmamış olmalıdır. Aksi halde değer kaybı alınamamaktadır.

Mini onarım ile giderilebilen basit kaporta, plastik tampon/parça onarımları, cam, radyo/teyp, lastik, hava yastığı, jant, mekanik, elektrik, elektronik ve döşeme aksamı hasarları değer kaybı teminatı kapsamı dışında kalmaktadır.

Ağır hasar kaydına sahip olan çekme ve/ya hurda belgeli araçlarda meydana gelen hasarlarda değer kaybı alınmamaktadır.

Kısa süreli kiralık araçlar, taksi, dolmuş, test aracı, koleksiyon ve antika sayılan araçlardaki hasar sebebiyle yapılan değer kaybı talepleri ve tekerlekli/paletli ve zırhlı toplumsal müdahale araçları, belediye otobüsleri, yol süpürme araçları, itfaiye araçlarındaki hasar sebebiyle yapılan değer kaybı talepleri teminat kapsamı dışında kalmaktadır.

Motorlu bisikletlerin kullanılmasından ileri gelen zararlar teminat dışında kalmaktadır.

Aracın kilometresi 165.000 üzerinde ise değer kaybı tazminatı alınamayacaktır.

Kazada tamamen kusurlu ya da diğer sürücüye nazaran daha kusurlu olan taraftan değer kaybı zararı talep edilebilecektir.

Aracınız kazaya karışmışsa hak kaybına uğramamak adına bir an önce sigorta şirketine başvuruda bulunmanız gerekmektedir. Zira sigorta şirketleri aracın kaza sebebi ile uğradığı değer kaybı ile ilgili tazminatları araç sahipleri tarafından talep olmadığı müddetçe ödemekten kaçınmaktadır. Bu sebeple araç değer kaybı alanında uzman bir avukat desteği ile konumu itibariyle güçlü olan sigorta şirketlerine karşı işlemlerinizi takip ettirerek hak kaybına uğramanızın önüne geçebilirsiniz.

Devamını Oku
Araç Değer Kaybı

DSÖ: Önlemler gevşetilirken yeni salgınlara hazır olmalıyız

Dünya Sağlık Örgütü'nün koronavirüs özel temsilcisi Dr. David Nabarro, koronavirüsün ortadan kalkmadığını ve insanların hareketliliği artarken yeni salgınların hızla yayılabileceğini söyledi.

BBC'ye konuşan Dr. Nabarro, önlemler gevşetilse de sosyal mesafeyi korumaya devam etmeyi tavsiye etti.

DSÖ: Önlemler gevşetilirken yeni salgınlara hazır olmalıyız

Merkez Bankası'nın brüt rezervlerinde 8 milyar dolarlık artış

Merkez Bankası'nın toplam rezervleri Katar swap anlaşmasının yapıldığı 22 Mayıs ile biten haftada 8 milyar dolar arttı.

TCMB'nin toplam rezervleri kamunun artan döviz arzı ve koronavirüse karşı alınan önlemlerin de etkisiyle şubat sonundan 15 Mayıs'a 23.4 milyar dolar düşüşle 84.4 milyar dolara gerilemişti.

Toplam rezervler 22 Mayıs ile biten haftada 8 milyar dolar, brüt rezervler 6.7 milyar dolar arttı. Böylece toplam rezervlerde şubat sonundan 15 Mayıs'a yaşanan 23.4 milyar dolarlık düşüş 22 Mayıs itibarıyla 15.4 milyar dolara geriledi.

TCMB verilerine göre net rezervler ise 22 Mayıs ile biten haftada yaklaşık 6 milyar dolar artışla 32 milyar dolara yükseldi.

Dünya'nın aktardığına göre, TCMB'nin rezerv kayıpları koronavirüs ile birlikte haftalık 10 milyar dolara kadar ulaşmış, sonrasında ise haftalık 200 milyon dolara kadar gerilemişti.

Devamını Oku
Merkez Bankası'nın brüt rezervlerinde 8 milyar dolarlık artış

Dış ticaret açığı yüzde 67 artışla 4 milyar 564 milyon dolara yükseldi

Türkiye'nin ihracatı nisanda geçen yılın aynı ayına göre yüzde 41.4 azalarak 8 milyar 990 milyon dolar, ithalatı yüzde 25 azalarak 13 milyar 553 milyon dolar oldu. Dış ticaret açığı yüzde 67 artışla 4 milyar 564 milyon dolara yükseldi.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ile Ticaret Bakanlığı iş birliğiyle oluşturulan nisan ayına ilişkin geçici dış ticaret verileri açıklandı.

Buna göre, Genel Ticaret Sistemi (GTS) kapsamında ihracat nisanda geçen yılın aynı ayına göre yüzde 41.4 azalarak 8 milyar 990 milyon dolar olarak gerçekleşirken, ithalat yüzde 25 azalarak 13 milyar 553 milyon dolara geriledi.

Dış ticaret açığı nisanda yüzde 67 artarak 4 milyar 564 milyon dolara yükseldi. İhracatın ithalatı karşılama oranı Nisan 2019'da yüzde 84.9 iken yüzde 66.3'e düştü.

İhracat ocak-nisan döneminde ise geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 13.7 azalarak 51 milyar 662 milyon dolara geriledi, ithalat yüzde 1'lik artışla 69 milyar 205 milyon dolar oldu.

Dış ticaret açığı ocak-nisan döneminde yüzde 102.3 artarak 17 milyar 543 milyon dolara yükseldi. İhracatın ithalatı karşılama oranı ocak-nisan 2019'da yüzde 87.4 iken, bu yılın aynı döneminde yüzde 74.7'ye geriledi.

Devamını Oku
Dış ticaret açığı yüzde 67 artışla 4 milyar 564 milyon dolara yükseldi

Türkiye 2020'nin ilk üç ayında yüzde 4,5 büyüdü

Türkiye'de gayrisafi yurt içi hasıla, Ocak-Mart 2020 döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 4,5 büyüdü.

Bilgi ve iletişim faliyetlerinde yüzde 10,7, sanayi faliyetlerinde yüzde 5,2 tarımda yüzde 3 artış yaşanırken inşaat sektörü yüzde 1,5 küçüldü.

TÜİK verilerine göre mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış tabloda ise büyüme yüzde 0,6 oldu.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), bu yılın ilk çeyreğine (ocak-mart) ilişkin gayrisafi yurt içi hasıla (GSYH) sonuçlarını açıkladı.

Buna göre, GSYH tahmini, zincirlenmiş hacim endeksi olarak, bu yılın ilk çeyreğinde geçen yılın aynı döneminde göre yüzde 4.5 artış gösterdi.

Üretim yöntemine göre cari fiyatlarla GSYH tahmini, bu yılın ilk 3 aylık döneminde geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 16,2 artarak 1 trilyon 71 milyar 98 milyon lira olarak gerçekleşti.

GSYH'yi oluşturan faaliyetler incelendiğinde bu yılın ilk çeyreğinde, geçen yılın aynı dönemine kıyasla zincirlenmiş hacim endeksi olarak diğer hizmet faaliyetleri yüzde 12.1, bilgi ve iletişim faaliyetleri yüzde 10.7, sanayi yüzde 6.2, kamu yönetimi, eğitim, insan sağlığı ve sosyal hizmet faaliyetleri yüzde 4.6, hizmetler yüzde 3.4, tarım yüzde 3, gayrimenkul faaliyetleri yüzde 2.4, mesleki, idari ve destek hizmet faaliyetleri yüzde 1.9, finans ve sigorta faaliyetleri yüzde 1.6 arttı. İnşaat sektöründe ise yüzde 1.5 azalış görüldü.

Devamını Oku
Türkiye 2020'nin ilk üç ayında yüzde 4,5 büyüdü

Hadi ipucu 29 Mayıs 2020: Halk arasında 'altın damlayan ağaç' olarak da bilinen ağaç türü hangisidir?

Mini hadi bugün 12:30'da
Bugün ipucu sorusu sizler için geliyor hadiciler!
Halk arasında “altın damlayan ağaç” olarak da bilinen ağaç türü hangisidir?
CEVAP: Sakız ağacı
Sakız ağacı, sakız ağacıgiller familyasından bir ağaç türü. Akdeniz bölgesinin doğal bitkisidir. Türkiye'de Batı ve Güney Anadolu'da, Kanarya Adaları, ve Sakız Adası'nda yetişir.
Yurtiçi ve yurtdışı piyasalarda kilosu yüzlerce euroya alıcı bulan sakızın salgılandığı ağaca halk arasında 'altın damlayan ağaç' deniliyor. Sakız ağacının Yunanistan'ın tekelinden çıkarılıp Türkiye'de de yaygınlaşarak, üretiminin çoğalması amacıyla Orman Genel Müdürlüğü geniş kapsamlı çalışma yürütüyor.

Devamını Oku
Hadi ipucu 29 Mayıs 2020: Halk arasında 'altın damlayan ağaç' olarak da bilinen ağaç türü hangisidir?

Prof. Dr. Ceyhan: Vaka sayılarında 10'lu rakamların altına 4-6 haftada inebiliriz

Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mehmet Ceyhan, "Bizde birkaç gündür vaka sayısı 900, bin civarında.

Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mehmet Ceyhan, "Bizde birkaç gündür vaka sayısı 900, bin civarında. Bu bence son derece olumlu azalma şekli. Ben 10'lu rakamların altına 4-6 haftada ineceğimizi, maskeyi ve mesafeyi bırakmanın 4-6 aydan daha sonraki dönemde olacağını tahmin ediyorum" dedi.

Devamını Oku
Prof. Dr. Ceyhan: Vaka sayılarında 10'lu rakamların altına 4-6 haftada inebiliriz

Ahmet Kekeç: CHP, darbe özlemini başkasının darbesiyle gideriyor

Hatırlarsanız, Gezi ve Mısır’daki darbe “eş zamanlı” olarak yürürlüğe konmuştu.

Biz kazandık.

Mısır ise çapulculara ve orduya teslim oldu.

O sırada “skandallar kraliçesi” CHP’li prof Gaye Usluer şöyle demişti: “Seçimle geldik diyen Mursi üç günde gitti...”

Buradan da anlıyoruz ki, CHP’lilerin demokrasi tarifinde “sandık” o kadar da mühim bir yer işgal etmiyor. Hatta, hiç yer işgal etmiyor...

Demokrasi, evet, sadece sandık demek değildir ama “seçimle geldiğini” söyleyip, en azından o makamda bulunuşunun meşruiyetine atıf yapan seçilmiş bir başkanın arkasından “üç günde gitti” diyerek zil takıp oynamak da değildir.

Koskoca prof böyle diyecek de, CHP Genel Başkan Yardımcısı Umut Oran geri kalacak... Mümkün mü?

Buyurun kendi ağzından dinleyelim: “Mısır’daki gelişmeler çok önemli. Demokrasinin sadece sandıkla olmadığının bir göstergesi. Tüm siyasi kurumlar ders çıkarmalı...”

Güzel, değil mi?

Fakat, Umut Oran, yarattığı “güzelliğin” peşinden gitmiyor. Yani, sözünün arkasında durmuyor.

Mısır’dan “ordu yönetime el koydu” haberi gelince, yazdığı tweeti siliyor ve hemen yenisini devreye sokuyor: “Demokrasi sadece sandık değildir ve darbeler asla kabul edilemez. Çoğulcu, özgür bir ülkede yaşamak herkesin hakkı...”

Bunu o zaman söyleyecektin Umut Oran...

İş işten geçmiş ve “demokrasi sadece sandık değildir” düşüncesi askeri darbeye varmış, sen kalkmış içinde “çoğulculuk”, “özgürlük” geçen hoş ama boş cümleler kuruyorsun.

Hadi Umut Oran hafiften de olsa nedamet getiriyor, “darbeci” demesinler diye yazdığı tweeti siliyor ve “kendince” iz bırakmıyor.

Kemal Kılıçdaroğlu’nun iz bırakmamak gibi bir derdi de yok.

Bilakis “iz” oluştursun istiyor ve bodoslamadan dalıyor.

Kendisi anlatsın: “Demokrasiyi sadece sandıktan ibaret sayanların yanıldıklarını görüyoruz. Çoğulculuk denen bir kavram var. Herkesin taleplerine, ülkeyi yönetenlerin kulak kabartması gerekiyor. Taleplere duyarsız kalmak, onları görmezden gelmek, ‘benim oy çokluğum vardır, ben istediğimi yaparım’ demek artık günümüzde geçerli değildir.”

Kemal Bey, belli ki, “çoğunluk-çoğulculuk” meselesine atıf yapıyor.

Peki, “Köprü yapmayacaksın, havaalanı açmayacaksın, enerji santrallerini iptal edeceksin, Kanal İstanbul projesinden vazgeçeceksin, Topçu Kışlası’nı aklından bile geçirmeyeceksin, hemen şu an istifanı verip gideceksin” ültimatomu hangi “çoğulculuk” düşüncesinin ürünüdür?
YAZININ TAMAMI İÇİN TIKLAYIN

Devamını Oku
Ahmet Kekeç: CHP, darbe özlemini başkasının darbesiyle gideriyor

Kurtuluş Tayiz: Albayrak neden hedef?

Muhalefetin, Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan sonra en çok saldırdığı isimlerden biri de Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak. “Damat” küçümsemeleriyle, “ekonomiyi batırdı” suçlamalarıyla neredeyse her gün linç edilmekte, itibar suikastına uğramakta.

Bakan Berat Albayrak, önceki gün katıldığı bir televizyon programında, Koronavirüs sonrası döneme ilişkin alınan ekonomik tedbirleri açıkladıktan sonra, biraz da dertli biçimde kendisine yöneltilen seviyesiz suçlamalara, çirkin yakıştırmalara yanıt verdi.

Bakan Albayrak, CHP Sözcüsü Faik Öztrak’ın “sosyete damat tefecileri mutlu ediyor” sözlerine tepki gösterdi. Türkiye’nin 2000’li yıllarda, bizzat Faik Öztrak’ın hazine müsteşarlığı yaptığı dönemde yüzde 12 ile 30 yıllığına dolar borçlandığının altını çizen Albayrak, Hazinenin hala bu borçları ödediğini söyledi.

CHP Sözcüsü Faik Öztrak’ın “sosyete damat” sözleri de tepki çekmişti. Albayrak, ailesiyle ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “damadı” olmakla övündüğünü de ayrıca vurguladı.

Tabii, ekonomi yönetiminin başında olmak kolay değil. Koronavirüs vakasıyla işleri iki kat daha fazla ağırlaştı. Ekonomideki en küçük kötü gidişin faturası onlara çıkıyor. Türkiye de bu, çok daha fazla böyledir.

Muhalefet, ekonomi yönetimine eleştiri yapmak yerine işin kolayına kaçarak gerçeklerden kopuk suçlamalar üretmeye çalışıyor. Bakan Albayrak’ın özellikle hedef seçilmesi de anlaşılmaz değil.
YAZININ TAMAMI İÇİN TIKLAYIN

Devamını Oku
Kurtuluş Tayiz: Albayrak neden hedef?