Can Ataklı ile gün başlıyor 18 Kasım 2019 tek parça izle

Can Ataklı ile gün başlıyor 18 Kasım 2019 tek parça izle

Can Ataklı ile gün başlıyor 18 Kasım 2019 tek parça izle

Manşetlerin Dili 18 Kasım 2019 tek parça izle

Manşetlerin Dili 18 Kasım 2019 tek parça izle

Manşetlerin Dili 18 Kasım 2019 tek parça izle

10 günlük bebek ölü bulundu

Kayseri’de yabancı uyruklu 10 günlük henüz adı konmamış bebek yatağında ölü bulundu.
Edinilen bilgiye göre Sahabiye mahallesi Dalaman sokakta meydana gelen olayda Suriye uyruklu Mustafa ve Zeynep U., sabah uyandıklarında 10 günlük bebeklerini hareketsiz buldu. Druumun bildirilmesi üzerine eve gelen sağlık ekipleri henüz adı konmamış bebeğin hayatını kaybettiğini belirledi. Ölümü şüpheli bulunan bebeğin cansız bedeni, ölüm sebebinin belirlenmesi için hastane morguna kaldırıldı. Baba Mustafa U. ise ekiplerin çalışmalarını gözyaşları içerisinde izledi.
Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.
(İHA)

Devamını Oku
10 günlük bebek ölü bulundu
10 günlük bebek ölü bulundu

4 aylık karısını boğarak öldürdüğü iddiasıyla tutuklandı

Osmaniye’nin Düziçi ilçesinde henüz 4 aylık eşini önce darp eden ardından da boğarak öldürdüğü iddiasıyla gözaltına alınan kişi tutuklandı.
Edinilen bilgiye göre, Düziçi Küçük Sanayi Sitesinde çalışan Osman Sarı (25) 4 ay önce Serpil Sarı (25) ile evlendi. Olay günü iddiaya göre, Sarı çifti arasında evde oturdukları sırada henüz belirlenemeyen bir nedenle tartışma çıktı. Tartışmanın ardından Osman Sarı amcasına giderek eşini önce dövdüğünü ardından da öldürdüğünü söyledi. Kavganın yaşandığı eve gelen Osman Sarı’nın yakınları Serpil Sarı’yı hareketsiz şekilde yerde yatarken buldu. İhbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri tarafından ambulans ile Düziçi Devlet Hastanesine kaldırılan Serpil Sarı’nın hayatını kaybettiği belirlendi.
Olayın ardından gözaltına alınan Osman Sarı, Düziçi Emniyet Müdürlüğündeki işlemlerinin ardından çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.
(İHA)

Devamını Oku
4 aylık karısını boğarak öldürdüğü iddiasıyla tutuklandı

’İStanbul Tanısız ve NAdir Hastalıklara Çözüm Platformu’ toplantısı yapıldı

TÜSEB Türkiye Halk Sağlığı ve Kronik Hastalıklar Enstitüsü (TÜHKE), Acıbadem Mehmet Ali Aydınlar Üniversitesi ve İstanbul Üniversitesi Aziz Sancar DETAE ortaklığında gerçekleştirilecek ve İstanbul Kalkınma Ajansı (İSTKA) tarafından fonlanacak olan ‘‘İSTisNA (İStanbul Tanısız ve NAdir Hastalıklara Çözüm Platformu)” Toplantısı, TÜSEB Koşuyolu Kampüsü’nde yapıldı.
Projenin ana teması, nadir hastalığı olan bireyler ve bu hastaların takip ve tedavisini üstlenecek sağlık profesyoneli için tanı, tedavi ve bakım olanakları hakkında bilgiler sunmak, bu alanda veri toplamak (biyobanka kurmak), gerekli yasal düzenlemelere hazırlık olarak çalışmalar yapmak ve nadir hastalıkların ülkemizdeki sıklığı, genetik özellikleri ve Ar-Ge’ye dönüşebilecek ürünler konusunda çevrimsel araştırmalar yapmak olarak açıklandı.
(İHA)

Devamını Oku
’İStanbul Tanısız ve NAdir Hastalıklara Çözüm Platformu’ toplantısı yapıldı
’İStanbul Tanısız ve NAdir Hastalıklara Çözüm Platformu’ toplantısı yapıldı

Toprak seramik fabrikası tekrardan satışa çıkarıldı

Bir zamanlar Türkiye’nin önde gelen sanayi kuruluşları arasında yer alan 185 bin 76 metrekare yüz ölçümüne sahip Toprak Seramik Fabrikası, Vakıfbank tarafından tekrar satışa çıkartıldı.
Bilecik’in Bozüyük ilçesinde bulunan Toprak Seramik Fabrikasına 29 Şubat 2018 yılında Bozüyük İcra Dairesi tarafından 46 milyon 906 bin 823 TL muhammen bedelle satışa çıkarılmış ancak alıcı çıkmamıştı. 29 Mart 2018 tarihinde açık arttırma usulüyle ikinci kez satışa çıkarılan 185 dönümlük Toprak Seramik Fabrikasının yeni sahibi Vakıflar Bankası Türk Anonim ortaklığı oldu. Aradan geçen 20 ay sonrası banka Bozüyük’te bulunan fabrikayı satışa çıkardı. Vakıfbank resmi internet sitesinden satışa sunduğu fabrikanın başlangıç fiyatı olarak 52 milyon 185 bin TL ve teminat bedelini de 2 milyon 609 bin 250 TL olarak belirledi.

Türkiye’nin önde gelen sanayi kuruluşları arasında yer alıyordu
Toprak Fabrikaları 1990 yıllarında Türkiye’nin önde gelen sanayi kuruluşları arasında yer alıyordu. O yıllarda Türkiye’de seramik ve temizlik kağıdı sektöründe yüzde 25 oranında pazar payına sahip olan ve binlerce işçiyi bünyesinde çalıştırıyordu. 2009 yılında borçlarından dolayı Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından el konuldu. 2012 yılında Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) ile yaptığı protokolle geri alan rahmetli Halis Toprak, fabrikayı borçlardan dolayı eski gücüne getiremedi. Halis Toprak’ın vefatı sonrası 29 Mart 2018 yılında ipotek alacaklarından dolayı icra yoluyla satışa çıkarılarak yeni sahibi Vakıflar Bankası Türk Anonim ortaklığı oldu.
(İHA)

Devamını Oku
Toprak seramik fabrikası tekrardan satışa çıkarıldı

TÜSEB’in nadir hastalıklara yönelik vizyon projeleri değerlendirildi

TÜSEB Başkanı Prof. Dr. Adil Mardinoğlu ve TÜSEB Genel Sekreteri Prof. Dr. Hasan Türkez, Türkiye Halk Sağlığı ve Kronik hastalıklar Enstitüsü (TÜHKE) Başkanı Prof. Dr. İlhan Satman, Komisyon Başkanlığını Sağlık Eski Bakanı Dr. Ahmet Demircan’ın yaptığı TBMM ALS SMA ve Benzeri Hastalıkları Araştırma Komisyonu ile İl Sağlık Müdürü Prof. Dr. Kemal Memişoğlu ve beraberindeki heyeti ağırladı.
Komisyon üyeleri Hatay Milletvekili Hacı Bayram Türkoğlu, Ankara Milletvekili Gamze Taşcıer, Diyarbakır Milletvekili Semra Güzel, Niğde Milletvekili Selim Gültekin ve Ordu Milletvekili Mustafa Adıgüzel’in de katıldığı komisyon toplantısında TÜSEB’in nadir hastalıklara yönelik vizyon projeleri kapsamlı bir şekilde değerlendirildi.
TÜSEB Genel Sekreteri Prof. Dr. Hasan Türkez TÜSEB’in teşkilat yapısı ve vizyon projeleri hakkında bilgi verdi. Prof. Dr. Türkez dünyadaki benzeri kuruluşların incelenerek, TÜSEB’in hedeflerinin belirlendiğini ve fark oluşturacak etkin projelerin kısa zamanda hayata geçirildiğini ifade etti. Özellikle Cumhuriyet tarihinin en önemli Ar-Ge projelerinden biri olan Türkiye Genom Projesinin, dünyada yürütülen 68 Genom Projesinden içerik ve kapsam açısından oldukça farklı olduğuna vurgu yaptı. Türkiye Genom Projesinin Türkiye Transkriptom, Türkiye Proteom, Türkiye Metabolom, Türkiye Metagenom projeleri ile entegre edilerek dev bir milli proje haline getirildiğini belirtti. Bu dev entegre projenin stratejik önemini açıklayarak, hedeflenen çıktıların sağlık sistemimize dönük sosyo-ekonomik katkılarını paylaştı.
TÜSEB Başkanı Prof. Dr. Adil Mardinoğlu projenin tamamen yerli ve milli olmasına vurgu yaparak “Tamamen milli hiçbir bağımlılığı olmayan dev projemiz ulusal kaynaklarımız ile hayata geçirilecektir” dedi. Prof. Dr. Mardinoğlu, Türkiye Genom Projesi kapsamında elde edilecek 100 bin biyolojik örneğin de saklanacağı Türkiye’nin ilk Ulusal Biyobankası özelliğine sahip olacak Aziz Sancar Araştırma Merkezimizin tüm araştırmacıların hizmetine bedelsiz olarak sunulacağını belirtti.
TBMM Nadir Hastalıkları Araştırma Komisyonu başkanı ve üyeleri; kısa bir süre önce TÜSEB yönetimine gelen genç ekibinin geniş bilimsel birikimlerine övgü yaparak, 5 ay gibi kısa bir süre içerisinde TÜSEB çatısı altında yürütülen çalışmalar, Türkiye Genom Projesi ve geliştirilen diğer ulusal vizyon projeleri ile ülkemizde ciddi bir heyecan oluşturulduğunu belirttiler. TBMM araştırma komisyonu olarak TÜSEB’e Ar-Ge faaliyetleri kapsamında gereken her türlü desteğin verileceği beyan edildi.
Komisyon Başkanı Dr. Ahmet Demircan, kısa sürede yeni ekip ile TÜSEB’in Ar-Ge faaliyetlerinin ciddi ivme kazandığını ve oldukça verimli bir ziyaret gerçekleştirildiğini belirterek TÜSEB personeline teşekkürlerini ifade etti.
(İHA)

Devamını Oku
TÜSEB’in nadir hastalıklara yönelik vizyon projeleri değerlendirildi
TÜSEB’in nadir hastalıklara yönelik vizyon projeleri değerlendirildi

Servis dolandırıcılarından adliye yolunda pişkin sözler: "Abla güzel çek, kurbanın olayım"

444’lü numara üzerinden servis dolandırıcılığı yapan çeteye yönelik polis ekipleri özel harekat destekli operasyon düzenlenmiş, 30 kişi gözaltına alınmıştı. Çeteye liderlik ettiği tespit edilen 2 kişinin de aralarında bulunduğu 3’ü kadın 29 kişi bugün adliyeye sevk edildi.
Asayiş Şube Müdürlüğü Yankesicilik ve Dolandırıcılık Büro Amirliği ekiplerince, yapılan ihbarlar üzerine Bahçelievler’de ve civar ilçelerde, kendilerini 444’lü numaralar üzerinden yetkili servis yetkilisi olarak tanıtan kişiler hakkında çalışma başlatılmıştı. Yapılan çalışmalar kapsamında, çete halinde hareket ettikleri tespit edilen 30 şüpheli şahsın Bahçelievler bölgesi ve civarındaki ilçelerde, beyaz eşyaları tamir ihtiyacı oluşan kişilerin internette görmüş oldukları 444’lü numaralı ilanlarla kendilerine ulaştıkları, bu kişilerin evlerindeki beyaz eşyalarının, parçalarının değişim, tamir bahanesiyle alarak ve bilişim sistemlerini kullanmak suretiyle dolandırıcılık eylemlerini gerçekleştirdikleri tespit edilmişti.

100’lerce aileyi mağdur etmişler
Devam eden çalışmalarda, çete yapılanması içinde hareket eden 3’ü kadın, 1 çocuk olmak üzere 30 şüpheli şahsın 100’lerce aileyi mağdur ettiği, çete üyelerinin uyuşturucu, hırsızlık gibi suçlardan kaydının bulunduğu belirlenmişti. Çeteye liderlik ettiği tespit edilen “arap” kod adlı Devran T. ve “halo” kod adlı Ali R.S. isimli şahısların da ayrıca polise mukavemetten de kaydının bulunduğu öğrenilmişti.

Polis ekipleri düğmeye bastı, 30 kişi gözaltına alındı
6 ay boyunca yapılan fiziki ve teknik takibin ardından Asayiş Şube Müdürlüğü Yankesicilik ve Dolandırıcılık Büro Amirliği ekipleri, Özel Harekat ekipleri ile birlikte 30 şüpheli şahsın ev, iş ve depo adreslerine operasyon düzenlemiş, operasyon kapsamında 30 kişi gözaltına alınmıştı.

Servis dolandırıcıları adliyeye sevk edildi
Şüphelilerin emniyetteki sorgularının tamamlanmasının ardından bugün 3’ü kadın 28 kişi Asayiş Şube Müdürlüğünden, küçük yaştaki bir şüpheli de Çocuk Şube Müdürlüğünden adliyeye sevk edildi. Bir kişinin de emniyetteki işlemlerinin ardından serbest bırakıldığı öğrenildi.

Dolandırıcının söylediği söz hayrete düşürdü
Öte yandan, şüphelilerden birinin adliyeye sevk edilirken söylediği söz herkesi şaşkına çevirdi. Şüphelinin çekim yapan bir basın mensubuna yönelik “Abla güzel çek, kurbanın olayım” şeklindeki ifadesi pişkinliğin bu kadarına pes dedirtti.
(İHA)

Devamını Oku
Servis dolandırıcılarından adliye yolunda pişkin sözler: "Abla güzel çek, kurbanın olayım"
Servis dolandırıcılarından adliye yolunda pişkin sözler: "Abla güzel çek, kurbanın olayım"

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bireylerin güvenliğine yönelik tehdit devletten geliyorsa sıkıntı var demektir

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2. İstanbul Uluslararası Ombudsmanlık Konferansı'nda konuşuyor. Erdoğan, "Hukuk külliyatımızda bireyi önceleyen bir birikime sahibiz. İyi yönetim denilen işin özünde insana ve doğuştan gelen haklarına saygı göstermek vardır. Bireylerin güvenliğine yönelik tehdit devletten geliyorsa sıkıntı var demektir" ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

Halkının sahip çıktığı bir ülkeyi hiçbir gücün ve etkinin yıkabilmesi mümkün değildir. Bugünün dünyasında vatandaşıyla güçlü bağlar tesis edemeyen devletlerin iç ve dış müdahalelere karşı çok daha korunmasız kaldığını görüyoruz.
Kendi insanının sesine kulak vermeyen, sıkıntılarına çözüm yolu aramayan, tam tersine itirazları hoyratça bastırmaya çalışan devletler çok büyük acılar ve yıkımlarla karşılaşabiliyor. İnsan merkezli olmayan her yapının ve her anlayışın eninde sonunda yıkılmaya mahkum olduğunu unutmadık.

​Milletimizin kamu kurumları karışsındaki hak arayışını ne kadar çoğaltır, çeşitlendirir ve etkin hale getirirsek devletimizin o derece güçlü olacağına inanıyorum.
Türkiye olarak köklü reformlarla geçmişteki hataları giderdik. Milli iradeyi demokrasimizin merkezine yerleştirdik. Önümüzdeki dönemde devlet ile millet arasındaki bağı güçlendirecek adımlar atmayı sürdüreceğiz.
Yıllardır terör örgütlerinin saldırılarından ekonomik tuzaklara kadar pek çok tehditle yüzleşmemize rağmen dimdik ayakta kalmayı ve gücümüzü sürekli arttırmayı başardık.
70 yıllık çok partili demokrasi tecrübemiz var. Hukuk külliyatımızda bireyi önceleyen bir birikime sahibiz. İyi yönetim denilen işin özünde insana ve doğuştan gelen haklarına saygı göstermek vardır. Şayet bireylerin güvenliğine, huzuruna yönelik tehdit devletten geliyorsa sıkıntı var demektir.
Dünyada en az gelişmiş ülkelere veya mültecilere en büyük desteği veren ülke Türkiye'dir. Biz varil bombaları altında inleyen ve oralardan kaçan insanları asla ve kat’a o varil bombalarına teslim etmeyiz. Çünkü biz yaradılanı yaradandan ötürü severiz.
Birileri petrol paylaşımının içinde. Bizim önümüze de bunu getirdiler. 'Bizim derdimiz petrol değil' dedik, bizim derdimiz insan. Petrol için terör örgütleriyle kol kola girmekten çekinmeyen birçok ülke varken biz bu konuda da onurlu duruşumuzu koruyoruz.
Daha da trajikomik olanı kendi güvenliğimizi sağlamak için attığımız meşru adımlar sebebiyle yaptırım tehditlerine maruz kalmamızdır. Tarih bu olup bitenleri kayda alıyor.
Bugün inşa ettikleri duvarlar gerisinde umarsızca özgürlük ve refah tiyatrosu oynayanlar, yarın sırça köşkleri başlarına indiğinde diğer insanların neler hissettiklerini çok iyi anlayacaklardır.
Terör örgütlerini kendimizden uzak tutmakla yetinmiyor, bizzat inlerine girip imha ediyoruz. DEAŞ'tan El-Kaide'ye, PKK/YPG'den, FETÖ'ye kadar ülkemizi ve dünyayı tehdit eden ne kadar terör örgütü varsa hepsiyle mücadele halindeyiz. Türkiye, tüm bu çabalarıyla sadece kendi güvenliğini ve huzurunu sağlamakla kalmıyor aynı zamanda tüm uluslararası toplumun vicdan borcunu da ödüyor.

Devamını Oku
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bireylerin güvenliğine yönelik tehdit devletten geliyorsa sıkıntı var demektir

15 yıl sonra gelen ’kan parası’ işçi kadını yıktı

Muğla’da Menteşe Belediyesi’nde çay ocağında çalışan Naciye Yağcı’ya 2004 yılında kardeşinin de içinde bulunduğu, 6 kişinin ölümü ile sonuçlanan kazadan dolayı 15 yıl sonra 201 bin liranın tahsili için icra geldi.
Annesi ve babası vefat eden, kardeşleri arasında tek sigortalı çalışan olduğu için tüm borcun kendisine geldiğini söyleyen Yağcı, "Kardeşimin öldüğüne mi üzüleyim, yoksa hayatımın sonuna kadar ödemek zorunda kalacağım bu borca mı üzüleyim. Belediyeye girdim diye seviniyordum. Şimdi tazminatım dahil her şeyim elimden gidecek" dedi.
Muğla’nın Menteşe İlçesi Yeşilyurt Mahallesinde yaşayan belediye personeli Naciye Yağcı’ya 2004 yılında Yatağan’da kardeşi Hüseyin Gürcan’ın da içinde bulunduğu ve kardeşi dahil 6 kişinin ölümü ile sonuçlanan kazadan dolayı Yatağan İcra Dairesi’nden haciz yazısı geldi.
Yağcı’ya, kazada ölen kardeşinin sürücüsü olduğu kazadan dolayı faizler ve masrafları hariç 201 bin lira borç geldi. Ardından çay ocağında çalışan Naciye Yağcı, bu paranın diğer 6 kardeşine de geldiğini düşündü. Daha sonra tüm borcun kardeşleri arasında tek sigortalı çalışan olduğu için kendisine gönderildiğini öğrendi.

Düşük bir ücretle çalıştığını dile getiren Naciye Yağcı, "Kardeşimin öldüğüne mi üzüleyim, yoksa hayatımın sonuna kadar ödemek zorunda kalacağım bu borca mı üzüleyim anlamadım. 2014 yılında Menteşe Belediyesi’ne işe girdim. Kardeşim trafik kazasında vefat ettikten sonra 10 yıl çalışmadım. Emekli olmama yaklaşık 8 sene var. Ailede kardeşlerim arasında tek sigortalı çalışan ben olduğum için tüm borç bana geldi. Kardeşlerimin bu ücreti ödeyecek durumu yok. Benim de eşim çalışmıyor. Evli olan oğlum ve gelinimle birlikte yaşıyoruz. Belediyeye girdim diye seviniyordum. Üç kuruş para alıyorum, o da nasip olmadı.Kardeşimin vefatının ardından sürecin nasıl işlediğini bilmiyorduk. Bu konularda vefatın ardından ilk 3 ay içinde reddi miras yapılması gerekiyormuş. Babamız ve annemiz vefat ettiği için bu borç kardeşlere geliyormuş. Bizim için acı bir deneyim oldu. Bu borcu ben ödemezsem çocuklarım ödeyecek" diye konuştu.
(İHA)

Devamını Oku
15 yıl sonra gelen ’kan parası’ işçi kadını yıktı
15 yıl sonra gelen ’kan parası’ işçi kadını yıktı