Pompeo: Kaşıkçı cinayeti tam olarak aydınlatılmadığı sürece tatmin olmayacağız

ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, ABD tarafının, Suudi gazeteci Cemal #Kaşıkçı cinayetinin tam olarak aydınlatılmadığı sürece tatmin olmayacağını açıkladı.

Bakan Pompeo, bakanlık çalışanlarına e-mail yoluyla Kaşıkçı'nın öldürülmesi ve soruşturmasına ilişkin açıklama metni gönderdi.
#ABD medyasında yer alan e-mailde, Pompeo, "Suudi Arabistan'ın bu konuda ciddi sorumluluklar aldığını görüyoruz ama ne olduğu tam olarak aydınlatılmadığı sürece tatmin olmayacağız" ifadelerini kullandı.

Pompeo, dün Bakanlıkta düzenlediği basın toplantısında da Kaşıkçı'nın ölümüyle bağlantılı 21 #Suudi yetkilinin vizelerinin iptal edileceğini, vize yasağı ve "Küresel Magnitsky İnsan Hakları Sorumluluk Yasası" kapsamında yaptırım uygulanacağını açıklamıştı.

Devamını Oku
Pompeo: Kaşıkçı cinayeti tam olarak aydınlatılmadığı sürece tatmin olmayacağız

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Prens Selman'la görüştü

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile #Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman arasında telefon görüşmesi gerçekleştirildi.
Veliaht Prens Muhammed bin #Selman'ın talebi üzerine gerçekleşen görüşmede, Cemal #Kaşıkçı cinayetinin bütün yönleriyle aydınlatılması için ortak çaba harcanması hususu ve bu çerçevede atılması gereken adımlar ele alındı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Prens Selman'la görüştü

Cemal Kaşıkçı’yı katleden timin beyni

Cemal Kaşıkçı’nın katledilişinde emir ve planları uygulatan kişi Başkonsolosluk Ataşesi Almuzaini. Almuzaini Kaşıkçı randevu aldıktan sonra Riyad’a gitti. Emir ve planları alarak 1 Ekim’de geri geldi. #Kaşıkçı öldürüldükten sonra Riyad’a döndü
#Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı'nın 2 Ekim'de ülkesinin İstanbul Başkonsolosluğu'na girdikten sonra ortadan kaybolmasıyla başlayan olaylar zincirinin aydınlatılmasına yaptığı haberlerle katkı sağlayan #SABAH, Kaşıkçı cinayetinin emrini ve planını getiren en kritik kişinin kimliğine ve fotoğraflarına ulaştı.

Genel İstihbarat Başkan Yardımcısı Ahmet Asiri Veliaht Prens Muhammed bin Selman'ın masadaki beyni. Tim lideri Albayı Maher Abdülaziz Mutreb ise Prens Selman'ın sahadaki sağ kolu.

HABERİN TAMAMI İÇİN TIKLAYIN

Devamını Oku
Cemal Kaşıkçı’yı katleden timin beyni

CNN: Suudi şüphelilerden biri Kaşıkçı'nın kıyafetleriyle konsolosluktan çıkarken görüntülendi

CNN'e konuşan bir üst düzey Türk yetkili, #Kaşıkçı'nın ölümüyle bağlantısı olduğu iddia edilen 15 şüpheliden birinin başkonsolosluktan Kaşıkçı'nın kıyafetleriyle çıkarken görüntülendiğini söyledi.

Yetkili, görüntülerdeki kişinin Mustafa Mohammed El Madani olduğunu öne sürdü.

#CNN'in ulaştığı görüntülerde, söz konusu şüphelinin Kaşıkçı'nın kıyafetleri, sahte sakal ve gözlüklerle #Suudi Arabistan Konsolosluğu'nun arka kapısından çıktığı anların kayda geçtiği belirtildi.

Videodaki kişinin 2 Ekim'de son olarak gazetecinin konsolosluğa girerken görülmesinden birkaç saat önce de İstanbul Sultanahmet Cami yakınlarında görüldüğü kaydedildi.

Devamını Oku
CNN: Suudi şüphelilerden biri Kaşıkçı'nın kıyafetleriyle konsolosluktan çıkarken görüntülendi

Yeni Şafak: Mutreb, Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman'ı 4 kez aradı

Yeni Şafak gazetesi, 2 Ekim’de #Suudi Arabistan’ın İstanbul Başkonsolosluğu’nda öldürülen Washington Post yazarı Cemal #Kaşıkçı’nın öldürülmesinin ardından üst düzey Suudi güvenlik görevlisi olan Maher Abdülaziz Mutreb’in dört kez Veliaht Prens Muhammed bin #Selman’ı aradığını yazdı.

Gazetenin ismini açıklamayan kaynaklara dayanan haberinde şu iddialar yer alıyor:

Quote Message: Mutreb, İstanbul Başkonsolosu’nun odasından cep telefonuyla, Veliaht’ın Ofis Müdürü Bedr el Asakir’in cep telefonunu aradı. Mutreb’in Asakir dışında ABD’deki bir numarayla irtibat kurduğu belirlendi. Mutreb’in ABD’de aradığı numaranın Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın Washington Büyükelçiliği yapan kardeşi Halid bin Selman olduğu ihtimali üzerinde duruluyor."
Mutreb, İstanbul Başkonsolosu’nun odasından cep telefonuyla, Veliaht’ın Ofis Müdürü Bedr el Asakir’in cep telefonunu aradı. Mutreb’in Asakir dışında ABD’deki bir numarayla irtibat kurduğu belirlendi. Mutreb’in ABD’de aradığı numaranın Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın Washington Büyükelçiliği yapan kardeşi Halid bin Selman olduğu ihtimali üzerinde duruluyor."

Maher Abdulaziz Mutreb kim?

Mutreb'in 2000'li yıllarda iki yıl boyunca Londra'daki Suudi Arabistan büyükelçiliğinde çalıştığı düşünülüyor. İngiltere hükümeti tarafından2007 yılında yayımlanan bir resmi diplomatik listede bu isimde biri Suudi Arabistan Büyükelçiliğinde başkatip olarak görevli görünüyor.

Amerikan #CNN televizyonuLondra'dan Mutreb'i tanıyan bir kaynağın onu Suudi istihbaratında albay olarak tanımladığınıaktardı. Arapçada telefonla arayanların kimliğini bildiren yaygın bir ugulama olanMenoM3ay'da da Mutreb kraliyet sarayında albay rütbesiyle görevliolarak görünüyor.

Ayrıca bu yılın Mart ayından bu yana çekilmiş fotoğraflar Mutreb'in bir kaç ay içinde en az üç kez Veliaht Prens Muhammed bin Selman ile birlikte seyahat ettiğini belgeliyor.

Bu da Mutreb'in üst düzey bir güvenlik görevlisi olabileceği savını güçlendiriyor.

Devamını Oku
Yeni Şafak: Mutreb, Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman'ı 4 kez aradı

Temsilciler Meclisi'nden Trump'a Kaşıkçı mektubu

ABD Temsilciler Meclisi, Başkan Donald #Trump'a bir mektup göndererek #Suudi gazeteci Cemal #Kaşıkçı'nın akıbetinin 'Magnitsky Yasası' kapsamında soruşturulmasını ve olayda Suudi Arabistan'ın rolünün olduğunun ortaya çıkması halinde bu ülkeye güçlü ve kapsamlı yaptırım çağrısında bulundu.

ABD Temsilciler Meclisinden 40'tan fazla vekil, Kaşıkçı olayını "Küresel Magnitsky İnsan Hakları Sorumluluk Yasası" kapsamında soruşturması için Trump'a bir mektup gönderdi.
"Sağlam kanıtlar, Suudi Arabistan yönetiminin, Cemal Kaşıkçı'nın öldürülmesi ve bedeninin parçalanması talimatını verdiği şeklinde gözüküyor." ifadesiyle başlayan mektupta Trump'a harekete geçmesi çağrısı yapıldı.

Meclis üyeleri mektupta, Küresel Magnitsky İnsan Hakları Sorumluluk Yasası kapsamında (Kaşıkçı olayında) "ifade özgürlüğü hakkını kullanan bir kişiye yönelik yasa dışı infaz, işkence ve diğer ağır insan hakları ihlallerinin" olup olmadığının Trump yönetimi tarafından belirlenmesini talep etti.

Mektupta, Trump yönetiminin ABD Kongresine 120 gün (4 ay) içinde bu konuda bir rapor sunması talebinde de bulunularak, ilgili yabancı kişi veya kişilere buna göre yaptırım getirileceği kaydedildi. Söz konusu mektupta, "Paranın adalet ve diğer Amerikan değerlerinden daha önemli olduğu yönündeki açıklamalarınızdan oldukça endişe duyduk." ifadesi kullanıldı.

Ayrıca Amerikan istihbaratının, Kaşıkçı olayı ile ilgisi bulunan Suudi yetkililerin istihbaratına sahip olup olmadığı ve eğer varsa bunların ABD Kongresine bir an önce teslim edilmesi çağrısı da mektupta yer aldı.

Mektubu, "Eğer hızlı soruşturmanız ve varacağınız sonuç, bu korkunç eylemle ilgili medyada yer alan haberlerle örtüşürse o zaman (ilgili kişi ve ülkeye) güçlü ve kapsamlı yaptırım çağrısı yapıyoruz." ifadesiyle sonlandıran vekiller, ayrıca ABD'nin Yemen'e müdahalesine bir an önce son vermesi çağrısında da bulundu.

Geçen hafta da ABD Senatosu Trump'a hitaben benzer bir mektup göndermiş ve Kaşıkçı olayının Magnitsky Yasası kapsamında soruşturulmasını talep etmişti.

Magnitsky Yasası, Dışilişkiler Komitesinden talep gelmesi durumunda ABD Başkanının 'ifade özgürlüğü hakkını kullanan bir kişiye yönelik yasa dışı infaz, işkence ve diğer ağır insan hakları ihlallerini' soruşturma şartı getiriyor. Yasaya göre ABD Başkanının, komitenin talebinden itibaren 120 gün içinde söz konusu taleple ilgili bulguları içeren rapor ve varsa insan hakları ihlallerine karışmış yabancı kişi veya kişilere yönelik yaptırım kararını açıklama zorunluluğu bulunuyor.
Kongrenin 2016'da yaptığı düzenlemeyle söz konusu yasa, ABD yönetiminin dünyanın herhangi bir ülkesindeki insan hakları ihlalleri kapsamında ilgili kişi ve kurumlara yaptırım kararı alabilmesine imkan tanıyacak şekilde genişletilmişti.

Devamını Oku
Temsilciler Meclisi'nden Trump'a Kaşıkçı mektubu

NYT: Cemal Kaşıkçı'nın ölümünden sorumlu olan kişi belli oldu

NYT, günlerdir dünya gündeminden düşmeyen Cemal #Kaşıkçı olayı hakkında yeni bir iddia ortaya attı.  

 

Gazete, #Suudi Arabistan’ın planlarından haberdar olduğunu belirttiği 3 kaynağına dayandırdığı haberinde, Suud yönetiminin Prens Selman’a yakın isimlerden General Assiri’yi Kaşıkçı’nın ölümünden sorumlu tutmaya hazırlandığını öne sürdü.  

 

NYT’ye göre kaynaklar, "Suudi yöneticilerin, General Assiri’nin Muhammed bin Selman’dan Kaşıkçı’yı yakalaması için sözlü yetki aldığını ancak Assiri’nin bu yetkiyi ya yanlış anlayarak ya da yetkilerini aşarak gazeteciyi öldürdüğünü söyleyeceklerini" aktardı.  

 

“Beyaz Saray bilgilendirildi”  

 

Kaynaklar, Beyaz Saray yetkilileri ile de görüşüldüğü ve Assiri’nin isminin verildiğini belirtti. 

 

Daha önce Yemen’deki Suudi Arabistan öncülüğündeki askeri müdahalenin sözcülüğünü yapan General Assiri, Prens Muhammed’e en yakın isimlerden biri olarak görülüyor.  

Devamını Oku
NYT: Cemal Kaşıkçı'nın ölümünden sorumlu olan kişi belli oldu

Cemal Kaşıkçı'nın Washington Post'taki son köşe yazısı

Amerikan Washington Post gazetesi, Suudi Arabistan'ın İstanbul Başkonsolosluğu'na girdiği 2 Ekim'den bu yana kayıp olan gazeteci Cemal #Kaşıkçı'nın son köşe yazısını yayımladı.

Washington Post, Kaşıkçı'nın yazıyı, bu tarihten önce gazeteye gönderdiğini açıkladı.

Gazeteden yapılan açıklamada, köşe yazısının Kaşıkçı'nın kaybolmasından önce yazıldığı, 3 Ekim'de onun tercümanı ve yardımcısı tarafından Washington Post'a gönderildiği belirtildi.

Yazının bugüne dek Kaşıkçı'nın yeniden ortaya çıkacağı umuduyla yayımlanmadığı vurgulandı.

Türk yetkililerin Başkonsoloslukta "sorgulandığını, işkence gördüğünü ve öldürüldüğünü" iddia ettikleri, #Suudi Arabistan'ın ise "Hakkındaki bu iddialar yalan" dediği Kaşıkçı, "Arap dünyasının en çok ihtiyaç duyduğu şey ifade özgürlüğü" başlıklı yazıda, Arap ülkelerinin hükümetlerine medyayı susturmak için tam yetki verildiğini iddia ediyor.

'Araplar ya gelişmelerden habersiz ya da yanlış bilgilendiriliyorlar'

Suudi gazetecinin yazısından bazı satırlar şöyle:

"Geçenlerde (Washington merkezli düşünce kuruluşu) Freedom House'un 2018 raporuna bakıyordum. Arap dünyasında "özgür" olarak nitelendirilen tek ülke vardı: Tunus.

"Bunun sonucu olarak diğer ülkelerde Araplar ya gelişmelerden habersiz ya da yanlış bilgilendiriliyorlar...İşin üzücü yanı, bu durum değişmeyeceğe benziyor.

"Arap dünyası 2011'in sonbaharında umut doluydu. Ancak tüm beklentiler kısa sürede yerle bir oldu. Arap toplumları eski statükoya geri döndüler, hatta daha öncekilerden de zorlu koşullarla yüzleştiler.

"Sevgili dostum, önde gelen Suudi yazar Saleh al-Shehi, Suudi basınında bugüne dek yayımlanan en ünlü köşe yazılarından birini kaleme aldı. Sözleri, Suudi Arabistan'da kurulu düzene ters bulundu. Maalesef şimdi mesnetsiz bir suçlama sonrası çarptırıldığı 5 yıl hapis cezasını çekiyor. Mısır hükümetinin Al Masry Al Youm gazetesini toplatmasına, gazetedekilerin meslektaşlarından hiçbir tepki gelmiyor. Tüm bu eylemler uluslararası toplumun da tepkisini çekmiyor. Bunun yerine, kınamayı tetikleyebilecek faaliyetleri, sessizlik izliyor.

"Arap Baharı'nın ruhunu yansıtmayı sürdüren birkaç ülke var. Katar hükümeti, komşularının "eski Arap düzenini" desteklemek için bilgi akışını kontrole dayalı çabalarının aksine, dış haberlere yönelik yayınlarını süürdürüyor. Ancak basının "kısmen özgür" olarak nitelendirildiği Tunus ve Kuveyt'te bile medya Arap dünyasının yüzleştiği sorunlara değil, iç gelişmelere odaklanıyor. Suudi Arabistan, Mısır ve Yemen'den gazetecilere bir platform sunmakta da tereddüt ediyorlar. Basın özgürlüğü konusunda Arap dünyasının en iyisi olan Lübnan bile kutuplaşmanın ve İran yanlısı Hizbullah'ın etkisinin kurbanı oldu.

'Arap dünyası kendi Demir Perde'siyle yüzleşiyor'
"Arap dünyası bugün kendi Demir Perde'siyle yüzleşiyor. Perdeyi çekenler ise dış aktörler değil, güç mücadelesi içindeki iç güçler. Arapların, Soğuk Savaş'ın Radio Free Europe'una (Özgür Avrupa Radyosu) benzer bir şeye ihtiyacı var.

"Yazılarımı yayımlayan Washington Post, onlardan çoğunun Arapçaya çevrilmesi için inisiyatif aldı, onların Arapça olarak da basılmasını sağladı. Bunun için minnettarım. Araplar, yazılarımı kendi dillerinde okumalı. Böylece onları anlayabilir, ABD ve Batı'da demokrasinin çeşitli unsurlarını ve komplikasyonlarını tartışabilirler.

"Arap dünyasının eski uluslarötesi medyanın modern bir versiyonuna ihtiyacı var. Vatandaşlar böylece küresel olaylar hakkında bilgi sahibi olabilirler. Daha önemlisi, Arap sesler için bir platform oluşturmalıyız. Yoksulluk, kötü yönetim ve kötü eğitim nedeniyle acı çekiyoruz. Propaganda aracılığıyla nefret yayan milliyetçi hükümetlerin etkisinden uzak bağımsız bir uluslararası forum yaratarak, Arap dünyasındaki sıradan insanların toplumlarının yüzleştiği yapısal sorunları çözmeye çalışmalarına yardımcı olabiliriz."

#wp #bbc

Devamını Oku
Cemal Kaşıkçı'nın Washington Post'taki son köşe yazısı

Riyad birini susturdu ! Yeni Şafak'ın Flaş İddiası

Yeni Şafak gazetesi, Suudi Arabistan İstanbul Başkonsolosluğu'nda gazeteci
Cemal Kaşıkçı'yı vahşice katleden timde yer alan Meşal Saad El Bostani'nin
Riyad'ta şüpheli bir kazada öldüğünü duyurdu.
Teğmen rütbesiyle Kraliyet Hava Kuvvetleri'nde pilotluk yapan
Bostani böylece sırlarıyla gitmiş oldu.

Yeni Şafak'tan Burak Doğan'ın haberine göre, bilgi veren kaynaklar kazanın oluş şekli ve zamanıyla ilgili bilgi vermedi. İnfaz timindeki isimler arasında hiyerarşi olmadığı belirtiliyor.

Bostani'nin Kaşıkçı cinayetinin hangi aşamasında rol aldığı da henüz net değil. Timin diğer üyelerinin benzer biçimde ortadan kaldırılıp kaldırılmayacağı da merak konusu.

İnfaz timi 2 Ekim'de iki ayrı özel jetle Riyad'dan İstanbul Atatürk Havalimanı'na gelmişti. 1987 doğumlu Meşal Saad El Bostani, saat 01.45'te pasaport noktasından geçti. Wyndham Grand Hotel'de kaldı.

Kaşıkçı öldürüldükten sonra Sky Prime Aviation adlı şirkete ait özel jetle 21.46'da güvenlik noktasından geçip Türkiye'den ayrıldı.

 

#YeniSafak
#SuudiArabistan
#CemalKasikci
#MesalSaadElBostabi
#ElBostani
#Bostani
#Riyad
#SkyPrimeAviation
#WyndhamGrandHotel
#AtaturkHavaLimani
#Tegmen

Devamını Oku
Riyad birini susturdu ! Yeni Şafak'ın Flaş İddiası

Türk yetkililer Suudi Arabistan Başkonsolosluk konutunda

Suudi gazeteci #Kaşıkçı'nın kaybolmasıyla ilgili oluşturulan çalışma grubundaki Türk yetkililer, #Suudi Arabistan Başkonsolosluk konutuna geldi.

Türk yetkililer Suudi Arabistan Başkonsolosluk konutunda