Alman gazetecinin 60 şüpheli haberinden 14'ü yalan çıktı... Türkiye hakkında haberleri de var...

Alman Der Spiegel dergisi ödüllü muhabirleri Claas Relotius'un yazdığı 60 haberin en az 14'ünün uydurma olduğunu duyurdu. 33 yaşındaki gazeteci, sahte haberleri ortaya çıkınca istifa etti.

Haftalık siyasi dergi Der Spiegel olayı bir makale ile duyurdu. Dergi, okurlardan ve Claas Relotius'un 'sahte alıntıları, kurgu ürünü yerlerdeki kurgu ürünü olayları ve kişisel detayları'nın öznesi olmuş ve olabilecek kişilerden özür diledi.


Dergi olayı 'Spiegel'in 70 yıllık tarihindeki en düşük nokta' olarak değerlendirdi.

Almanya'da 'yılın gazetecisi' seçilen ve daha önce Forbes'in 'Avrupa'nın en iyi 30 yaş altı 30 gazeteci' listesine giren Relotius, uzun bir süre reddettiği yalan haberlerinin ortaya çıkması üzerine "Başarısız olma korkusuyla" yaptığını itiraf etti. Claas Relotius "Hastayım ve yardıma ihtiyacım var" dedi.

Şüpheleri, yalanını ortaya çıkaran meslektaşının üzerine yönlendirmeye çalışmış
Yalan haber vakası Relotius'un ABD-Meksika sınırındaki göçmenler hakkında beraber haber hazırladığı meslektaşı Juan Moreno şüphelenmesiyle ortaya çıktı.

Relotius'un röportaj yaptığını söylediği iki kaynağın izini süren Moreno, her iki kişinin de Relotius ile hiç tanışmadıklarını ortaya çıkardı. Olayın dergiye intikal etmesinin ardından Claas Relotius, önce şüpheleri meslekdaşının üzerine yönlendirmeye çalıştı ve uydurma hikayeleri kabul etmedi.

Ancak dergide kurulan iç komisyon, olayın peşini bırakmadı ve Relotius'u sıkıştırarak yalan haber ürettiğini itiraf ettirdi.

Der Spiegel için 60 kadar haber yazan Claas Relotius 14 haberde 'hayal mahsulü' kişiler, olaylar ve mekanlardan bahsettiğin itiraf etti. Ancak dergi komisyonu gazetecinin yaptığı diğer haberleri de inceliyor.

Şüphelenilen haberler arasında Türkiye'deki iki 'çocuk köle' hakkında 2016 yılında yapılan haber de var.

Relotius'un haberinde yer alan çocuklardan biriyle yaptığı görüşme sırasında yanlarında bulunan fotoğrafçının tanık kabul edilebileceği ancak diğer çocukla görüşmesini birebir yapması nedeniyle doğrulama şansının olmadığı belirtiliyor.

Sahtekarlık yapılan haberler arasında, Guantanamo Körfezi'ndeki Yemenli bir mahkum ile ilgili bir haberin de olduğu açıklandı.

Relotius'un başka yerlerde yayınlanan haberleri de mercek altında
Relotius; ayrıca Cicero, Neuen Zürcher Zeitung, Financial Times Deutschland, taz, Welt, SZ-Magazin, Weltwoche, Zeit, Frankfurter Allgemeinen Sonntagszeitung gibi gazetelere serbest muhabir olarak makaleler yazıyordu.

Der Spiegel, haber yaptığı diğer kurumlarda da sahtecilik yapmış olabileceği konusunda uyarıda bulundu.

33 yaşındaki Claas Relotius, göçmen hikayeleriyle ilgili yazdığı haberler nedeniyle 2014'de yılın gazetecisi ödülünü, Aralık ayı başında da bir Suriyeli genç hakkında yaptığı haberinden dolayı Almanya’da yılın gazetecisi seçilmişti.

#euronews

Devamını Oku
Alman gazetecinin 60 şüpheli haberinden 14'ü yalan çıktı... Türkiye hakkında haberleri de var...

Türkiye, Cinsiyet Eşitliği Raporu'nda 149 ülke arasında 130'uncu

Dünya Ekonomik Forumu, cinsiyet eşitliği 2018 raporunu yayınladı. Dünya ülkelerinin cinsiyet eşitliğine göre sıralandığı listede; İzlanda, Norveç, İsveç ve Finlandiya ilk dört sırada yer bulurken Türkiye listenin sonlarında yer alarak 130’uncu oldu.

Bu yıl Kongo Demokratik Cumhuriyeti, Irak, Umman, Sierra Leone ve Togo’nun eklenmesiyle listede toplam 149 ülke bulunuyor.

Cinsiyet eşitliği listesi hazırlanırken, kadınların ekonomiye katılımı, fırsat eşitliği, eğitim imkanları, sağlık ve kadının siyasi güçlendirilmesi gibi kriterlere bakıldı.

Cinsiyet ayrımcılığına en az rastlanan ülke İzlanda oldu. Diğer yandan cinsiyet ayrımcılığının en fazla yaşandığı ülke ise Yemen olarak belirlendi.

İzlanda cinsiyet eşitsizliğine karşı savaşta Avrupa'nın öncüsü

Ekonomik ve toplumsal gelişmelerin olmazsa olmazlarından görülen küresel cinsiyet eşitliğinin sağlanması tahminlere göre bir asırdan fazla süre gerekecek.


Dünya Ekonomik Forumu, 2006’dan beri cinsiyet ayrımcılığının yüzde 3.6 azaldığını belirtti. Fakat 2018’de sadece yüzde 0.03 ilerleme yaşandığını işaret eden forum, bunun “aşırı derecede az” olduğunu açıkladı.

Kadın olmak için en iyi 10 ülke
Dünya Ekonomik Forumu, kadınlar için cinsiyet ayrımcılığının en az olduğu ilk 10 ülkeyi şöyle sıraladı: İzlanda, Norveç, İsveç, Finlandiya, Nikaragua, Ruanda, Yeni Zelanda, Filipinler, İrlanda ve Namibya.
#EURONEWS

Devamını Oku
Türkiye, Cinsiyet Eşitliği Raporu'nda 149 ülke arasında 130'uncu

Güneş Sistemi'ndeki Onuncu gezegen bulundu mu?

Güneş Sistemi içerisindeki uzay cisimleri arasında Güneş'e en uzak olarak ölçülen yeni bir gök cismi keşfedildi. '2018 VG18' ismini alan cisim Güneş'ten Dünya'ya göre 120 kat daha uzakta.

Carnegie Bilim Enstitüsü, Hawaii Üniversitesi ve Northern Arizona Üniversitesi'nden araştırmacıların ortak çalışması sonucunda keşfedilen cisme 'ücra bir yerde' anlamına gelen 'Farout' takma ismi de verildi.


Güneş'e 120 astronomik birim (AU) uzaklıktaki 'Farout' keşfedilmeden önce Güneş Sistemi'nin en ucundaki cisim yaklaşık 96 AU uzaklıktaki 'Eris' olarak kabul ediliyordu. Uzay ölçümlerinde kullanılan 'astronomik birim' (AU) , Güneş ile Dünya arasındaki uzaklığa deniyor.

Önceden gezegen olarak tanımlanan fakat Uluslararası Astronomi Birliği tarafından 2006'da cüce gezegen olduğu kararlaştırılan Plüton ise Güneş'ten 34 AU uzaklıkta bulunuyor.

'Farout'un diğer uzay cisimlerine göre çok yavaş hareket etmesi nedeniyle henüz tam olarak hangi rotayı takip ettiği bilinmiyor. Önümüzdeki haftalarda yapılacak gözlemler, cismin yörüngesini belirlemeye imkan kılarak yıllardır spekülasyonlara konu olan 'Onuncu Gezegen'in var olup olmadığı konusunda da araştırmacılara bilgi verecek.

#euronews

Devamını Oku
Güneş Sistemi'ndeki Onuncu gezegen bulundu mu?

Avustralya Batı Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak tanıdı

Avustralya hükümeti resmi olarak Batı Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıdı. Başbakan Scott Morrison, Avustralya Büyükelçiliğinin taşınmasının zaman alabileceğini söyledi.

Başbakan Morrison, “Avustralya, birçok İsrail devlet kurumu ve parlamentonun bulunduğu Batı Kudüs’ü başkent olarak resmen tanıdı. En uygun zamanda elçiliğimizi taşımayı sabırsızlıkla bekliyoruz.” ifadelerini kullandı.

Morrison ekim ayında yaptığı açıklamada, Avustralya Büyükelçiliğini Tel Aviv’den taşıma fikrine açık olduğunu belirtmişti.

#euronews

Devamını Oku
Avustralya Batı Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak tanıdı

Huawei veliahtı konusunda Çin'den Kanada'ya sert uyarı

Çin'in teknoloji devi Huawei'nin finans sorumlusu Meng Wanzhou'nun yargılanmasına ilişkin Pekin yönetiminden Kanada'ya sert tepki geldi.

Meng'in bir önce serbest bırakılmasını talep eden Çin Dışişleri Bakanlığı, aksi halde Kanada'nın sonuçlarına katlanmak zorunda kalacağı uyarısını yaptı. Ayrıca, Çin Dışişleri Bakan Yardımcısı Le Yucheng Kanada'nın Pekin büyükelçisini bakanlığa çağırarak protesto notası verdi.


Amerika Birleşik Devletleri (ABD) tarafından İran'a yönelik yaptırımlarını ihlal etmekle suçlanan Meng, ABD'ye iade edilmek üzere Kanada'da gözaltına alınmıştı. İade davası boyunca tutuksuz yargılanma talebinde bulunan Meng için cuma günü başlayan kefalet duruşması pazartesi gününe ertelendi.

Duruşma sırasında ayrıca Meng hakkındaki suçlamalar açıklığa kavuşturuldu. Amerikan savcılığı Meng'in Amerikalı bankalara Huawei ve Skycom'u birbirinden bağımsız şirketler olarak tanıtarak sahtekarlık yaptığını iddia etti.

İş kadını, eğer ABD'ye iade edilirse sahtekarlık suçlamalarıyla yargılanarak, her bir suçlama için 30 yıla kadar hapisle cezalandırılabilir.

#euronews

Devamını Oku
Huawei veliahtı konusunda Çin'den Kanada'ya sert uyarı

İtalyanlar bir gecede gençleşti

İtalya'nın başkenti Roma'da toplanan Yaşlılık Hastalıkları ve Yaşlılık Bilimi Topluluğu, 'yaşlı' tanımının 65 yaş üstü insanları değil, 75 yaş üstü insanları kapsamasını kararlaştırdı.

Topluluk, 'yaşlı' tanımının tıptaki gelişmelerin yanı sıra nüfusun ortalama ömrünün de dikkate alınarak hesaplanması gerektiğini kararlaştırdı. Buna göre 'yaşlı' olan kişi, ortalama 10 yıl ömrü kalan insanlara denecek.


Careggi Hastanesi'nde Kalp ve Damar Hastalıkları Bölümü Başkanı Niccolo Marchionni, "Bugün 65 yaşındaki bir kişi, 30 yıl önce 40-45 yaşlarında olan bir kişiyle aynı fiziki ve zihinsel forma sahip. 75 yaşındaki bir kişi ise 1980'de 55 yaşında olan birisine denk." şeklinde konuşarak günümüzdeki insanların daha uzun yıllar zinde kaldığını belirtti.

Gelişmiş ülkelerdeki ortalama yaşam sürelerinin uzaması sonucunda yaşlılık sınırını da yükseltmenin bir gereklilik olduğunu söyleyen Marchionni, "Nüfus bilgileri bize İtalya'da ortalama ömrün 1900'lü yılların başına göre 20 sene arttığını gösteriyor. Bunun yanında günümüzde 60 ila 75 yaşlarındakilerin çoğunluğu oldukça sağlıklı." dedi.

Japonya'da yaşlı nüfus rekor seviyede, uzun yaşamın sırrı ne?
Dünyanın en yaşlı kadını olduğuna inanılan 'Julia Ana' 118 yaşında
İstatistikler İtalya'da kadınların ortalama 85 yaşına kadar, erkeklerin ise 82-83 yaşına kadar yaşadığını gösteriyor. Marchionni, "Sonuçta gerçekler ortada, 65 yaşındaki bir kişi artık yaşlı olarak görülmüyor." ifadelerini kullandı.

Türkiye'de ise #TÜİK'in açıkladığı son verilere göre beklenen yaşam süresi kadınlarda 80,8 yıl, erkeklerde ise 75,3 yıl olarak ölçülüyor.

#euronews

Devamını Oku
İtalyanlar bir gecede gençleşti

Kötü beslenme sigaradan daha tehlikeli

Dünyada her 5 ölümden birine yetersiz ya da kötü beslenme sebep oluyor.

Dünya genelinde beslenme koşullarını araştıran Küresel Beslenme Raporu’na göre, sağlıksız veya yetersiz beslenme dünya nüfusunun önemli bir kesimi için ciddi bir sorun.


194 ülke üzerinde yürütülen araştırmanın sonuçlarına göre, kötü beslenmenin küresel ölçekteki maliyeti her yıl 3,5 trilyon doları buluyor.

Halkın dörtte birinin “klinik obezite” denilen şişmanlık hastalığından muzdarip olduğu ABD’de ise obezitenin maliyeti yıllık 500 milyar dolar.


Araştırmaya göre, her ülke kötü beslenme alışkanlığıyla mücadele ediyor, ancak ülkelerin çoğunun yetişkin obezite, diyabet, anemi ve çocuk sağlığı alanlarında 2025 yılına kadar ulaşmayı amaçladıkları hedeflere erişmesi zor.

Uzmanlar bu alandaki ilerlemenin “kabul edilemeyecek derecek yavaş” olduğunu düşünüyor.

Raporda, her 5 ölümden birine kötü ya da yetersiz beslenmenin yol açtığı belirtildi.

Sağlıklı beslenme hedeflerine ulaşılabilmesi için yiyecek reklamlarına sınırlama getirilmesi ve okullarda sağlıklı atıştırmalıkların özendirilmesi gibi önlemlerin artırılması gerektiği belirtilen raporda, bu doğrultuda Hollanda’nın başkenti Amsterdam’da 2012 yılında hayata geçerilen projenin obezitenin önlenmesinde olumlu sonuçlar almaya başladığı kaydedildi.

Sigaradan daha tehlikeli
Araştırmayı yürüten Johns Hopkins Üniversitesinden Jessica Fanzo, beslenmenin dünya çapında gerçekleşen hastalık ve ölümler için hala en önemli faktörlerden biri olduğunu vurguluyor. Fanzo’ya göre, hava kirliliği ve sigaraya bağlı ölümler beslenmeye bağlı ölümlerin gerisinde.

Fanzo, “Yediğimiz şeyler bizi öldürüyor. Beslenme sistemimizin yeniden düzenlenmesi için bir şey yapılması gerekiyor.” ifadesini kullandı.

Bilgi eksikliği, besleyici gıdaların pahalılığı ve tedarik zincirlerindeki beceriksizlik kötü beslenmeye katkı sunan faktörler arasında olduğunu belirten Fanzo, beslenmenin hastalıklara karşı bağışıklıkta ve zihinsel kavrayışta çok önemli olduğunu kaydetti.

#euronews

Devamını Oku
Kötü beslenme sigaradan daha tehlikeli

Kamerun'un Afrika Uluslar Kupası ev sahipliği hakkı iptal edildi

Afrika Uluslar Kupası’na 2019'da ev sahipliği yapacak Kamerun'un bu hakkı iptal edildi. Böylece üst üste dördüncü turnuvanın yapılacağı ülke değiştirilmiş oldu.

Afrika Uluslar Kupası’na 2019'da ev sahipliği yapacak Kamerun'un bu hakkı iptal edildi.

Afrika Futbol Konfederasyonu (CAF) yönetim kurulunda oybirliğiyle alınan kararda Kamerun'un turnuvaya yönelik hazırlıkları yerine getirmediği açıklandı.


Gana’nın başkenti Akra’da düzenlenen toplantıda organizasyona ev sahipliği yapmak isteyen diğer ülkelere çağrıda bulunuldu.

CAF, Kamerun'a uzmanlar göndererek turnuva için yapılması planlanan 5 stadyumun durumunu inceletti. Ancak ekip, çalışmalarda ilerleme sağlanamadığını kayıtlara geçti.

Dev turnuvayı düzenlemeye en yakın ülke olarak ise Fas gösteriliyor. Kararın açıklanmasının ardından Faslı yetkililer Kamerun'un yerini alabileceklerini açıkladı.

İki yılda bir yapılan ve tarihinde ilk kez 24 ülkenin katılacağı 2019 Afrika Uluslar Kupası, 15 Haziran- 13 Temmuz tarihleri arasında yapılacak.

Dördüncü kez turnuvanın adresi değişti
Böylece üst üste dördüncü turnuvanın ev sahibi değiştirilmiş oldu.

2013'te Libya'da düzenlenmesi planlanan Afrika Uluslar Kupası, güvenlik gerekçesiyle Güney Afrika'da yapıldı.

2015'te Fas organizasyonu düzenleme hakkını elde etti; ancak o dönemdeki Ebola salgını korkusuyla adres Ekvator Ginesi olarak değiştirildi.

2017'de ise turnuva finalleri Güney Afrika'dan Libya'ya oradan da Gabon'a taşındı.

#euronews

Devamını Oku
Kamerun'un Afrika Uluslar Kupası ev sahipliği hakkı iptal edildi

Dünya'yı kurtarabilecek son nesil biziz

Dünya Meteoroloji Örgütü perşembe günü yayımlanan 2018 Küresel İklim Raporu, küresel ısınma tehdidinin boyutlarını bir kez daha gözler önüne koydu.
Örgütün Başkanı Petteri Taalas, "İklim değişikliğini tamamiyle anlayabilen ilk jenerasyonuz ve bu konuda bir şeyler yapabilecek sonuncusuyuz." dedi.
Küresel ısınma konusunda yeterince iyi adımlar atılamadığına dikkat çeken Taalas, "Sera etkisi yapan gazların yoğunluğu yine rekor seviyelere ulaştı ve eğer bu trend devam ederse yüz yılın sonuna kadar sıcaklıklar 3 ila 5 derece artabilir." ifadelerini kullandı.
Türkiye sıcaklıkların en fazla arttığı yerlerden biri
Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Donald Trump, kendi hükümeti tarafından hazırlanan iklim değişikliğinin ülke ekonomisine ciddi zararları olacağına dair raporu inandırıcı bulmadığını söylemişti.
Ancak veriler 2018'in bu yıla kadar ölçülen en sıcak sene olduğunu gösteriyor. İklim uzmanları tarafından hazırlanan raporda özellikle kuzey kutbu ve Türkiye'nin de içerisinde bulunduğu Avrupa ve Orta Doğu'da en yüksek artışların yaşandığı belirtildi.
Rapor, Türkiye'deki sıcaklıkların normalden 2 ila 3 derece daha fazla olduğunu ortaya koydu.
Raporda dikkat çekilen bir diğer nokta ise yükselen deniz seviyesi oldu. Dünya genelindeki seviye 2017'ye göre ortalama 2-3 santimetre yükseldi. Bu oran her ne kadar küçük görünse de etkileri çok yüksek olabiliyor.
İklim değişikliği okyanusların kimyasını da değiştiriyor. Bilim insanları okyanusların insan kaynaklı karbondioksitin yüzde 25'ini emdiğini bildiriyor. Bu da suların asitlik derecesini değiştirdiği gibi, deniz hayatını büyük derecede olumsuz etkileyebilir.
Son zamanlarda yaşanan doğa felaketleri ekstrem hava koşullarının gelecekte yaşanacak bir olay değil, günümüzün bir parçası haline geldiğini ortaya koydu.
Avrupa'da hissedilen aşırı sıcaklıklar, Hollanda ve Polonya'daki kuraklık yaşanan problemlerden sadece bir kısmı. Bunların yanında ABD, Kanada ve Avustralya'da meydana gelen devasa yangınlar da iklim değişikliğinin doğrudan sonucu olarak nitelendiriliyor.
Raporda ayrıca küresel ısınmanın sahip olabileceği sosyo-ekonomik etkilerden de bahsedildi. Tarım ve havyancılık büyük oranda etkilenirken, dünya genelinde iki milyon kişi iklim bağlantılı sebeplerden yer değiştirmek zorunda kaldı.

#euronews

Devamını Oku
Dünya'yı kurtarabilecek son nesil biziz

50 bin euroya AB’de 'Altın Oturum'

Maddi imkanı iyi olan Türk vatandaşları “Altın Vize” kapsamında Avrupa ülkelerinde gayrimenkul satın alarak AB oturumu elde ediyor. Birikimi olmayanların tercihi ise Ankara Anlaşması kapsamında Türk vatandaşlarına çok uygun koşullarda iş kurma vizesi veren İngiltere. Bu ülke, son dönemde en çok tercih edilen ülkelerin başında geliyor. Sadece 2014-2017 yılları arasında 12 bin 700 Türk vatandaşının başvurusu olumlu sonuçlandı. Ancak İngiltere'nin AB’den ayrılmasının planlandığı Mart 2019’dan sonra Ankara Anlaşması’nın sona ermesi bekleniyor.

Göçmenlik hukuku danışmanlığı sağlayan hukuk büroları Türk vatandaşlarının taleplerine uygun Avrupa’da oturum fırsatlarını değerlendiriyor. Altın Oturum (Golden Residency) olarak bilinen program ile maaşı dışında aylık 1200 euro geliri veya 50 bin euro birikimi olan Türk vatandaşlarının başta Yunanistan, Portekiz ve İspanya olmak üzere AB ülkelerinde oturum alabildiği anlaşıldı. Son bir yılda 5-10 kadar Türk vatandaşının Yunanistan’da, 10 kişinin de Portekiz’de bu yolla başvuru yaptığı ortaya çıktı. Yatırım ve danışmanlık firmaları daha çok kâr ettikleri için gayrimenkul satışı içeren Altın Vize’ye yoğunlaştığından Altın Oturum programı henüz pek bilinmiyor.


Şartlar ülke ve kişiye göre değişiyor
Londra merkezli uluslararası avukatlık bürosu Garth Coates’ten AB Göçmenlik Hukuku Uzmanı Tamer Ulay programdan yararlanmanın koşullarını şöyle anlatıyor: “Ülkesine, başvuran kişinin özelliklerine ve başvuru amaçlarına göre Golden Residency (Altın Oturum) programının başvuru koşulları farklılık gösterebiliyor. Ancak en temel koşullardan olan maddi yeterlilik koşulu her ülkede mevcut. Bir başka ifade ile, maaş dışında aylık en az 1200 euro civarında garanti gelir olması veya en az 50 bin euro nakit paraya sahip olunması veya (iş kuracaklar için) yapılacak işin gereklerini yerine getirecek kadar sermayeye ve bilgi birikimine veya eğitime sahip olunması gerekiyor.”

Başvuru için bir kurum veya işyerinde çalışarak elde edilen gelir kabul edilmiyor ancak emekli maaşı, kira geliri, faiz geliri, borsa geliri ve şirket kar payı gelirleri kabul görüyor.

Kalıcı oturum ve vatandaşlık mümkün
Altın Oturum programında, kalıcı oturum ve/veya vatandaşlık başvurusunda bulunmak mümkün. Ancak başvuru için ülkede yaşama süreci değişiyor. Bu programda Portekiz’de 5 yıl, İspanya’da 10 yıl ve Yunanistan’da ise 12 yıl içinde vatandaşlık başvurusunda bulunmak mümkün.

Şartları Altın Vize’den farklı
Gayrimenkul satın alınması veya belirli miktarda yatırım karşılığına sağlanan Altın Vize’ye (Golden Visa) göre Altın Oturum’un şart ve hakları oldukça farklı. Altın Vize için değeri en az 250 bin ile 500 bin euro arasında değişen fiyatlarla bir gayrimenkul almak zorunlu. Ancak, Altın Oturum’da oldukça düşük maliyetlerle yatırım yaparak, hatta herhangi bir yatırım yapmadan oturum izni almak mümkün.

Altın Vize’ye göre bu programın bazı dezavantajları bulunuyor. Tamer Ulay bunları şöyle açıklıyor: “Altın Vize’de oturum izni alındıktan sonra gidilen ülkede yaşama zorunluluğu bulunmazken Altın Oturum’da yılda 4 ay ile 6 ay arasında yaşama zorunluluğu bulunuyor. Altın Oturum, oturum izni alınacak ülkede yaşamayı düşünen veya en azından yılın 4 ile 6 ayını yaşayarak değerlendirmeyi düşünenler için ideal bir seçenek.”

Portekiz’e Türkiye’den 10 başvuru
Portekiz’de Göçmenlik Hukuku Avukatı Rui Teixeira Rodrigues ülkesindeki Altın Oturum için gayrimenkul satın alma veya yatırım zorunluluğu olmadığını yıllık 18 hafta oturum koşulu bulunduğunu belirtiyor. Bu programın hukuki zemini konusunda ise Rodrigues “Kesinlikle [hukuki zemini bulunuyor]. Zaten hukuki zemini olmadan başvurmaya hakkınız olmaz.” diyor. Avukat Rodrigues bu türde verilen kesin vize sayısının açıklanmadığını ancak yıllık 500 civarında olduğunu söyledi. Rodrigues yaklaşık 10 Türk vatandaşının bu kapsamda başvuru yaptığını bildirdi.

Yunanistan’da göçmenlik ve yatırım danışmanlığı yapan Christos Leonida Altın Vize gibi en az 250 euro değerinde gayrimenkul satın almaya gerek olmadığını, ancak imkanı olan müşterilerine 90-100 bin euro civarında bir ev satın almalarını tavsiye ettiklerini belirtiyor. Leonida Yunanistan’da bu programın hukuki zemini Altın Oturum'un bilinmediğine ancak sektörde böyle adlandırıldığına işaret ediyor. Bu programın çok iyi bilinmediği için başvuru sayısının yıllık 100’den az olarak tahmin edildiğine dikkat çeken Christos Leonida Türkiye’den ise son bir yılda 5-10 civarında başvurunun yapıldığını kaydetti.

#euronews

Devamını Oku
50 bin euroya AB’de 'Altın Oturum'