Hakkında
BEYAZ HABER AJANSI (BHA) DOĞRU, TARAFSIZ, YORUMSUZ VE GÜNCEL HABERLER!
  • Basın
  • Yaşadığı yer Türkiye
  • Şehir İstanbul
Henüz albüm eklenmemiş!
Sayfalar
Gruplar
Henüz grup eklenmemiş!
Etkinlikler
Henüz eklenmiş etkinlik yok!

Kadının Varolma Halleri “TipTip” Sergisinde

Yeditepe Üniversitesi Moda ve Tekstil Tasarımı Bölümü araştırma görevlisi Bike Başaran’ın “TipTip” isimli sergisi, 28 Ocak’ta, Fular’t Sanat Evi’nde açılıyor

Bike Başaran’ın “TipTip” isimli sergisi, geçtiğimiz 10 yıl içindeki üretimleri arasından seçtiği yağlı boya tablolar ve dokuma tekniği ile üretilmiş portrelerden oluşuyor. Başaran eserlerinde, topluma, iş hayatına girmeye çalışan ve kendini gerçekleştirmeye çabalayan kadınların varolma hallerini konu ediniyor.

Disiplinlerarası bir yaklaşımla kurguladığı eserlerinde yağlı boya, alternatif tekstil malzemeleri gibi araçlar kullandığını ifade eden Bike Başaran, çalışmalarını şöyle anlatıyor:

“Çalışmalarımda; kadının, kitle medyasının yönlendirmesi sonucunda, sürekli olarak güzel, estetik, zayıf olma gibi eylemler içinde olma hallerini, her an yaşadığı kimlik problemini, kamusal alanda somut ve soyut tüm kimliklerinin başkaları tarafından yönetilmesini ve kadına kendi benliği ile varlığını ortaya koyabileceği bir alan bırakılmamasını tartışmaktayım. Bu duyguyu en iyi şekilde karşı tarafa geçirebileceğini düşündüğüm eserleri seçmeye gayret ettim.”

"Birbirimize Benziyoruz"

Kadınların farkında ya da olmadan çeşitli yönlendirmelere maruz kaldıklarını ve bu yönlendirmelerle farklı olmak isteseler de birbirlerine benzediklerini anımsatan Başaran, “Çalışmalarımda özellikle bir ‘tip’, ‘tipleme’ yaratmaya çalışıyorum ya da var olan ikonik isimlerin portrelerini tekrar yorumluyorum. Kiminin ‘tip tip' bakışlarına maruz kalacağınız, kimini kendi ‘tip’inize benzeteceğiniz, kimi için 'bu tam benim tipim' diyeceğiniz tiplerle dolu bir sergi gezeceksiniz. Bunlar benim ‘TipTip’' kadınlarım. Dip dibe duramadığımız bu günlerde ‘TipTip’e bir sergide buluşmak dileğiyle” diyor.

Kovid-19 tedbirleri alınarak açılan sergi, 11 Şubat tarihine dek gezilebilecek. BEYAZ HABER AJANSI (BHA)
Haberin tümünü okumak için tıklayın

Devamını Oku
Kadının Varolma Halleri “TipTip” Sergisinde

Airbus, piyasa ortamına göre üretim rakamlarını güncelledi

Airbus SE (borsa sembolü: AIR), piyasa ortamına yanıt olarak A320 Ailesi uçakları için üretim planlamasını güncelliyor.

A320 Ailesi için yeni ortalama üretim planına göre şu anki 40 adetlik aylık üretim rakamı, 2021 yılının üçüncü çeyreğinde 43 adete ve son çeyreğinde 45 adete kadar yükselerek üretimde kademeli bir artışa yol açacaktır. Bu yeni üretim planı, Temmuz itibariyle aylık 47 adetlik önceki üretim beklentisinden daha yavaş bir artışı temsil ediyor.

A220 üretim miktarı, daha önce öngörüldüğü şekilde 2021 yılının ilk çeyrek sonu itibarıyla aylık 4 ile 5 adet artış gösterecektir.

Geniş gövdeli üretimin mevcut seviyelerde sabit kalması bekleniyor ve aylık üretim rakamları sırasıyla A350 ve A330 için yaklaşık 5 ve 2 adettir. Bu karar, A350 için potansiyel bir artışı daha sonraki bir aşamaya erteliyor.

Airbus piyasayı yakından izlemeye devam ediyor. Bu güncellenen rakamlar ile Airbus, küresel pazar geliştikçe daha fazla uyum sağlama yeteneğini korurken, müşteri talebini karşılama kabiliyetini de muhafaza ediyor. Airbus, ticari uçak pazarının 2023 yılından 2025 yılına kadar Covid öncesi seviyelere geri dönmesini bekliyor. BEYAZ HABER AJANSI (BHA)
Haberin tümünü okumak için tıklayın

Devamını Oku
Airbus, piyasa ortamına göre üretim rakamlarını güncelledi

Airbus updates production rates in response to market environment

Airbus SE (Stock exchange symbol: AIR) is updating its production rate planning for its A320 Family aircraft in response to the market environment.

The new average production rates for the A320 Family will now lead to a gradual increase in production from the current rate of 40 per month to 43 in Q3 and 45 in Q4 2021. This latest production plan represents a slower ramp up than the previously anticipated 47 aircraft per month from July.

The A220 monthly production rate will increase from four to five aircraft per month from the end of Q1 2021 as previously foreseen.

Widebody production is expected to remain stable at current levels, with monthly production rates of around five and two for the A350 and A330, respectively. This decision postpones a potential rate increase for the A350 to a later stage.

Airbus continues to monitor the market closely. With these revised rates, Airbus preserves its ability to meet customer demand while protecting its ability to further adapt as the global market evolves. Airbus expects the commercial aircraft market to return to pre-COVID levels by 2023 to 2025. BHA WORLD
Haberin tümünü okumak için tıklayın

Devamını Oku
Airbus updates production rates in response to market environment

Beşiktaş JK Erkek Basketbol A Takımı’nın yeni isim sponsoru Icrypex oldu

ING Basketbol Süper Lig’nde ve Uluslararası Basketbol Federasyonu (FIBA) Avrupa Kupası’nda mücadele eden Beşiktaş JK Erkek Basketbol A Takımı’nın yeni sponsoru belli oldu. Icrypex Kripto Borsası ile Beşiktaş JK arasında yapılan anlaşmaya göre, Erkek Basketbol A Takımı bundan böyle Beşiktaş Icrypex olarak sahaya çıkacak.

Türkiye’nin en köklü spor kulübü Beşiktaş JK’nın başarılı Erkek Basketbol A Takımı’na finans sektörünün yenilikçi kuruluşu Icrypex sponsor oldu. Türkiye’nin ilk kurumsal yapıya sahip kripto para borsasını oluşturarak katma değer sağlamak ve sektörde trend yaratacak başarılar elde etmek amacıyla kurulan Icrypex, Beşiktaş JK’nın Erkek Basketbol A Takımı’na ismini verdi. Siyah Beyazlı Ekip, artık forma göğsünde Icrypex logosunu taşıyacak. Ahmet Nur Çebi: Anlaşmanın kulübümüze şampiyonluklar getirmesini diliyorum

Beşiktaş JK Vodafone Park’ta düzenlenen basın toplantısında konuşan Beşiktaş JK Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Nur Çebi, sponsorluk anlaşmasının ayrıntılarını anlattı. Çebi, “Türkiye’nin en köklü spor kulübü olarak Icrypex firması ile yaptığımız bu anlaşmanın her iki taraf için de hayırlı olmasını diliyorum. Kendilerine Türk sporuna ve Türk basketboluna katkılarından dolayı teşekkür ediyorum. Pandemi nedeniyle bütün dünyada olduğu gibi ülkemizde de spor kulüpleri zor bir dönemden geçiyor. Maçları seyircili oynayamamak kulüplerin gelirlerinde ciddi bir kayıba neden oldu. Böyle bir dönemde sporun ve sporcunun yanında duran sponsor markalarımız bizlere güç ve güven veriyor. Bu tür işbirlikleri, bu zorlu dönemi birlikte atlatacağımıza dair en önemli gösterge. Icrypex ile Erkek Basketbol A Takımızın isim ve forma sponsorluğu  anlaşması bir buçuk yıl sürecek. Bu anlaşmanın kulübümüze şampiyonluklar getirmesini diliyorum” şeklinde konuştu. Gökalp İçer: Birlikte yürümekten mutluluk duyacağız Icrypex CEO’su Gökalp İçer ise, “Türkiye’nin en köklü kulüplerinden biri olan Beşiktaş her adımında trendleri belirlerken, biz de bu yolda Beşiktaş ile birlikte yürümekten mutluluk duyacağız. Beşiktaş Icrypex Erkek Basketbol A Takımı’nın her başarısında yanında olmaktan gururlanacağız” dedi.

Toplantıda konuşan Beşiktaş JK Genel Sekreteri ve İcra Kurulu Başkanı Mesut Urgancılar da, Türkiye’de basketbolun gelişmesi için büyük çaba sarfeden bir kulüp olduklarını söyledi ve ekledi: “Beşiktaş JK, kurulduğu günden bugüne her branşta, başta altyapı yatırımları olmak üzere, sporun gelişmesine  önemli katkılar sağlamıştır. Kadın futbolundan e-spora, jimnastikten hentbola kadar her zaman sporun ve sporcunun yanında olmuş bir kulübüz. Bizler bu desteği önce taraftarımızdan, sonra bizi destekleyen sponsorlarımızdan aldığımız güçle yürüttük. Ülkemizde sporun gelişmesine katkıda bulunan bütün markalara, kattıkları değerden dolayı teşekkür ederiz.”

Beşiktaş JK Basketbol ve Gayrimenkul Geliştirme’den Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Umut Şenol ise, Icrypex ve Beşiktaş JK arasından yapılan anlaşmanın Türk Basketbolu için önemine dikkat çekti ve şunları söyledi: “Bildiğiniz gibi Beşiktaş JK Erkek Basketbol A Takımımız, ING Basketbol Süper Ligi’nde ve Uluslararası Basketbol Federasyonu Avrupa Kupası’nda mücadele ediyor. Takımımızın son sönemde aldığı başarılı sonuçlardan çok mutluyuz. Icrypex ile ligde ve Avrupa’da nice başarılara imza atacağımızdan hiç şüphem yok.’’ Icrypex Kripto Para Borsası Hakkında Türkiye merkezli ve tamamen Türk sermayesi ile kurulmuş kurumsal kripto para borsası olarak faaliyet gösteren Icrypex, kullanıcılarının talepleri ve piyasa hareketleri doğrultusunda pek çok geliştirme ile yoluna devam ediyor. Düşük komisyonları, kripto para yatırım uzmanı desteği ve 7/24 ulaşılabilir müşteri temsilcileri ile Icrypex, Türkiye’de kripto para ekosisteminin gelişimi için çalışmalarını sürdürüyor. Destek ve iletişim operasyonunu günün her anında sürdüren bir kripto para borsası olarak etkili ve sürekli bir iletişimi ön planda tutan Icrypex, pek çok önemli finans kuruluşunda görev almış finans profesyonelleri tarafından kurulmasıyla da rakiplerinden sıyrılmayı başarıyor. Türkiye’de blok zincir teknolojilerinin gelişimi, finansal okuryazarlığın desteklenmesi ve yatırımcıların şeffaf, doğru ve hızlı bir altyapı kullanarak işlemlerinin doğruluğunun sağlanması gibi pek çok konuda çalışmalarını sürdürmektedir. BEYAZ HABER AJANSI (BHA)
Haberin tümünü okumak için tıklayın

Devamını Oku
Beşiktaş JK Erkek Basketbol A Takımı’nın yeni isim sponsoru Icrypex oldu

Signal ile Hande Erçel anında bembeyaz gülüşler için bir araya geldi

Signal, anında beyazlık etkisi yaratan White Now serisi için gülüşüyle ilham veren ünlü oyuncu Hande Erçel’le iş birliğine imza attı.

Türkiye’nin güvenilir ağız bakım markası Signal, “Anında bembeyaz gülüşler” sloganıyla yayınlayacağı White Now serisi reklam kampanyası için Hande Erçel’le bir araya geldi. Klinik olarak kanıtlanan formülüyle, anında üç kata kadar bembeyaz dişler sunan White Now serisi reklam filmi çekimi için kamera karşısına geçen başarılı oyuncu, özgüvenli bembeyaz gülüşü ile ilham verecek. Erçel’in herkesi özgüvenli gülüşe davet edeceği reklam filminin setinde, eğlenceli ve bol gülüşlü sahneler yaşandı. Hande Erçel; “Güven dolu bir gülüş ve bu gülüşün yaşattığı pozitif etki benim vazgeçilmezim.” 

Signal White Now serisinin yeni reklam filmi setinde görüntülenen başarılı oyuncu Hande Erçel, Signal ile birlikte olmaktan çok mutlu olduğunu belirterek; “Bembeyaz ve içten bir gülüşün hayatımıza pozitif etkilerini hatırlatmak için Signal’le bir araya geldik. Bir kadının en önemli güzellik sırrı bence özgüvenli gülüşü. Güven dolu bir gülüş ve bu gülüşün yaşattığı pozitif etki benim vazgeçilmezim. Signal ile bu birlikteliğimiz umarım gülüşün güzel etkilerini hatırlatır ve bembeyaz, içten gülüşleri hep birlikte çoğaltırız” dedi. BEYAZ HABER AJANSI (BHA)
Haberin tümünü okumak için tıklayın

Devamını Oku
Signal ile Hande Erçel anında bembeyaz gülüşler için bir araya geldi

Çılgın Sayısal Loto’dan 100 Milyon TL’lik tarihin en büyük ikramiyesi!

Her çekilişinde yepyeni bir rekora koşan Çılgın Sayısal Loto’nun son ikramiyesi 100 Milyon TL’yi aştı! Oyun severlerin büyük hayalleri için 100 Milyon TL’lik tarihin en büyük ikramiyesini sunan Çılgın Sayısal Loto, bu müjdeli haberi “Türkiye’de böyle çılgınlık görülmedi” sloganıyla hazırladığı yepyeni tanıtım filmiyle duyuruyor. 

Çılgın Sayısal Loto’nun 100 Milyon TL’yi aşan tarihi çekilişi Star TV’de yayınlanan İbo Show’da, Seda Sayan’ın renkli sunumu ile 23 Ocak Cumartesi günü, saat 21:30’da gerçekleşecek.

Çılgın Sayısal Loto çekilişleri Pazartesi, Çarşamba ve Cumartesi günleri düzenlenirken, Şubat ayı boyunca her Cumartesi günü çekilişler, Seda Sayan’ın sunumuyla İbo Show’da ŞANS MERKEZİ’inden canlı olarak gerçekleşmeye devam edecek. İyi Şanslar Türkiye!

Yaygın erişim ağı ve şans oyunları alanındaki global deneyimiyle Türkiye ekonomisine katkı sunmak üzere faaliyetlerine devam eden Sisal Şans kazandırmaya devam edecek.

BEYAZ HABER AJANSI (BHA)
Haberin tümünü okumak için tıklayın

Devamını Oku
Çılgın Sayısal Loto’dan 100 Milyon TL’lik tarihin en büyük ikramiyesi!

Kaya: Yarıyıl tatili yüz yüze eğitime hazırlık dönemi olmalıdır

Eğitim-Bir-Sen İzmir 1 Nolu Şube Başkanı Ali Kaya, genel eğitim gündemi ve 2020-2021 eğitim-öğretim yılı birinci döneminin tamamlanması ile ilgili olarak yazılı bir açıklama yaptı.

Mesajında yarıyıl tatilinde okulların yüz yüze eğitime geçirilmesi için somut düzenlemeler yapılması gerektiğinin altını çizen Başkan Kaya aynı zamanda öğretmenlerin il içi ve iller arası yer değişikliği taleplerinin karşılanması, en az 60 bin öğretmen ataması yapılması, öğretmenlik meslek kanunun çıkarılması, unvan değişikliği sınavlarındaki belirsizliğin giderilmesi ve sözleşmeli öğretmenlik uygulamasına son verilmesi gerektiğine de belirtti.

Ali Kaya, mesajında şunları kaydetti;

“2020-2021 eğitim-öğretim yılı birinci dönemi, eğitimde her geçen gün telafisi daha da zor olacak kayıplar oluşturarak, öğretmenlerin fedakârlıkları, çoğu zaman eğitim kurumu yöneticilerinin kullanmış olduğu inisiyatifler doğrultusunda tamamlandı. Salgın nedeniyle büyük oranda uzaktan eğitim yöntemiyle gerçekleştirilen birinci yarıyılın sonunda objektif bir ölçme-değerlendirme yapmak, başarı notu takdir etmek mümkün olmadı.

Okullar öğrencisiz, öğretmenlerimiz sınıflarından uzakta, kendileri açısından meşakkatli bir eğitim-öğretim sürecini geride bıraktılar.

Dünyayı etkisi altına alan koronavirüs salgınından en fazla etkilenen alanlardan biri de eğitim-öğretim oldu. Yüz yüze eğitime ara verilmesi gibi, salgınla mücadele konusunda alınması zorunlu ve kaçınılmaz kararlar, eğitim-öğretimin her aşaması ve kademesine ne yazık ki telafisi zor zararlar vermiştir, hâlâ da vermeye devam etmektedir. Hayatın her alanda normalleşmesi için, salgının sona erdirilmesi adına alınan tedbirlere uyulması hepimizin sorumluluğudur. Bu süreçte oluşan öğrenme kayıplarının telafisi, yüz yüze eğitime geçilebilmesi için normalleşme gerekli ve zorunludur.

2020-2021 eğitim-öğretim yılı salgınla mücadele tedbirleri kapsamında 31 Ağustos tarihinde TRT EBA, EBA ve canlı dersler kullanılarak uzaktan eğitim yoluyla başlatıldı. Yüz yüze eğitim, ana sınıfları ve birinci sınıflar için 21 Eylül’de başladı. 12 Ekim tarihinden itibaren ilkokullar, köy okulları, 8 ve 12. sınıflar, lise hazırlık sınıfları ile özel eğitim öğrencileri için; 2 Kasım tarihinden itibaren ise 5 ve lise 9. sınıflarda yüz yüze eğitime geçildi. Ancak salgının yeniden artış göstermesi üzerine ilk ara tatil sonrası 23 Kasım tarihinden itibaren uzaktan eğitim başlatıldı.

Eğitim yönetiminde kararlılık, koordinasyon ve uyum esastır

Salgın sürecinde eğitim yönetiminde kararlar zamanında alınmalı, süreç içerisinde alınan farklı kararlar eğitim çalışanlarını belirsizlik içerisinde ve zor durumda bırakmamalıdır. İkinci dönem bu tür kararsızlıklara ve çelişkilere düşülmemelidir. Bakanlığın eğitim paydaşlarıyla istişare hâlinde olması, merkez ve taşra teşkilatları arasında güçlü koordinasyon kurması zorunludur. Zor şartlarda birçok şeyden mahrum olarak sürdürülmeye çalışılan eğitim faaliyetlerinin verimliliğinin ve niteliğinin artırılması için istişareyle uygulanabilir net kararların alınması önemlidir.

Uzaktan eğitim öğretmenlerin fedakârlıklarıyla icra edildi

Bu süreçte eğitim-öğretim, TRT EBA kanalları ve EBA platformu başta olmak üzere uzaktan eğitim araçlarıyla sürdürülmüştür. Ancak canlı ders veya EBA TV erişiminde bölgesel ve yöresel eşitsizlikler ile aynı eğitim kurumundaki öğrenciler arasında dahi var olan eşitsiz derse katılım imkânları, merkezî planlamanın göremediği sonuçlar üretmiştir. Bu olumsuz duruma rağmen, öğretmenlerimizin öğrencilerin eğitimde geri kalmaması adına gösterdiği olağanüstü ve fedakârca çabalar, uzaktan öğrenimi mümkün kılmıştır. Öğrencisi için sabahın erken saatlerinden gece geç saatlere kadar bilgisayar başında, bir yandan öğrencisinin dikkatini derste tutmaya çalışıp diğer yandan ders veren öğretmenlerimiz, bu zorlu süreçte hem eğitimin ayakta tutulmasının hem de öğrenme kayıplarının en aza indirilmesi mücadelesinin mimarları olmuştur.

Öğrenme kayıplarının telafisi için şimdiden planlama yapılmalıdır

Salgın süreci özellikle eğitimde fırsat eşitliği konusunda eğitim sistemimizdeki sorunları daha görünür kılmıştır. Sosyo-ekonomik özelliklerin uzaktan eğitime erişim imkânlarına etkisi göz önüne alındığında yüz yüz eğitimin ertelenmesinin daha fazla mümkün olmadığı ortadadır. Önümüzdeki günlerde Bakanlığın ana odak noktası, uzaktan eğitim sürecinde oluşan öğrenme kayıplarının giderilmesi olmalıdır. Bu amaçla öğrenme kayıpları tespit edilmeli, okulların kapasitesi güçlendirilmeli, öğrenciler yönlendirilmeli, öğretmenler desteklenmelidir.

25 Ocak tarihi itibarıyla Destekleme ve Yetiştirme Kurslarında yüz yüze eğitime başlanacak olması kararı yerinde ve doğrudur. Ancak, bu kararın okul yönetimlerine ve öğretmenlere yeterli hazırlık imkânı bırakılmadan alınmış olması eğitim çalışanlarını zor durumda bırakmıştır.

Ertelenen sınavlarda belirsizlik giderilmelidir

Eğitimin uzaktan sürdürüldüğü eğitim-öğretim yılının birinci döneminde aynı şekilde hizmet içi eğitimlerden unvan değişikliği sınavına kadar personel politikasının belkemiği niteliğindeki çok sayıda faaliyet de askıya alındı veya ertelendi. Geçici bir tedbir olarak zamanında gerekli görülen bu ve benzeri faaliyetler daha fazla ertelenmemelidir. Ertelenen unvan değişikliği sınavlarının ne zaman gerçekleştirileceğinin duyurulmaması, belirsizliğe ve haklı beklentinin karşılıksız kalmasına neden olmuştur.

Eğitim-öğretimin yükünü çeken eğitim personelinin unvan değişikliği sınavları beklentileri karşılanmalı, sınav tarihi netleştirilerek gerekirse online gerçekleştirilmelidir.

Eğitim çalışanlarının yer değişikliği talepleri karşılanmalıdır

Salgın süreci ve alınan tedbirlerin doğurduğu olumsuz sonuçlar gözetilerek, öğretmenlerimizin il içi ve iller arası yer değişikliği talepleri, mazeretlerinin giderilmesi başta olmak üzere, istekleri dâhilinde mağduriyet üretmeyecek ve yeni mağduriyetlere sebebiyet vermeyecek şekilde karşılanmalıdır.

En az 60 bin öğretmen ataması yapılmalıdır

Öğretmen açığı, ücretli öğretmenlik gibi hak kayıplarına neden olan güvencesiz istihdam türleriyle kapatılmak yerine, öğretmen ihtiyacı gözetilerek yarıyıl tatili döneminde en az 60 bin öğretmen atanması yapılmalıdır.

Sözleşmeli öğretmenlik uygulamasına son verilmelidir

Aynı işi yapan, aynı sorumluluklara sahip kamu görevlileri arasında eşit olmayan özlük hakları doğuran statü farklılıkları kabul edilemez. Öğretmenler odasında farklı haklara sahip eğitimcilerin bulunması ayrımcılıktır. Bu ayrım eğitimciler arasında iş barışına, öğretmenin iç huzuruna ve eğitimin verimliliğine zarar vermektedir.

Haklarımızı koruyacak ve geliştirecek içerikte bir meslek kanunu artık çıkarılmalıdır

Öğretmenin yetiştirilmesinden emekliliğine kadar öğretmenlik mesleğini bütün olarak ele alacak, yöneticilik ve liderlik süreçlerine katılım, bu pozisyonlardaki mali, sosyal ve özlük hakları da içerecek, uluslararası standartlara uygun, öğretmenliğin kariyer mesleği niteliğini dikkate alan, öğretmenin etkinliğini artıracak, itibarını yükseltecek nitelikte bir meslek kanunu eğitimin geleceği açısından ertelenemez bir zorunluluktur.

Okullar yüz yüze eğitime hazır hâle getirilmelidir

Bakanlık 15 Şubat tarihi itibariyle eğitimin her kademesinde yüz yüze eğitimi başlatma iradesini ortaya koymuş bulunduğundan devam eden salgın süreci gözetilerek tatil döneminde bazı ivedi adımların atılması zorunludur. Bu çerçevede okulların yüz yüze eğitime hazır hâle getirilmesi ekseninde okullara bütçe/ödenek tahsisi yapılmalı, okullarda güvenlik önlemleri artırılmalı, öğrenme kayıplarının hızlı bir şekilde tespiti ve giderilmesi için ilave kurs/ders imkânları getirilmeli, istekleri dâhilinde aşılamada öğretmenlere öncelik verilmeli, unvan değişikliği sınavları başta olmak üzere ertelenen sınavlar bir an önce gerçekleştirilmeli, salgın sürecinde ortaya çıkan özlük hakları kayıplarını telafi edecek, yüz yüze eğitime ara verilmesi hallerine ilişkin toplu sözleşme hükmünü eksiksiz hayata geçirecek somut düzenlemeler yapılmalıdır. Salgın süreci eğitim sistemi içindeki tüm paydaşlarla işbirliğine dayalı etkin bir iletişimin önemini ortaya koymuştur. Bundan sonraki süreçte, bunun gereklerini yerine getiren adımlar atılması olumlu olacaktır”

BEYAZ HABER AJANSI (BHA)
Haberin tümünü okumak için tıklayın

Devamını Oku
Kaya: Yarıyıl tatili yüz yüze eğitime hazırlık dönemi olmalıdır

Bipolar Duygudurum Bozukluğu Nedir

Günümüz şartlarında duygu durumumuzun değişkenliği yaşam biçimimizle farklılıklar gösterirken, iş  ve ilişkiler ile değerlendirildiğinde kişilere değişik boyutlarda yansıyabiliyor.

Dışardan gözlem ile kişinin yaşadıkları ve bazen anlamlandıramadıkları bütün olarak ele alındığında uzman psikiyatrların değerlendirmeleri önemli. Konu ile ilgili olarak Yeni Yüzyıl Üniversitesi Gaziosmanpaşa Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Fuat Torun’a danıştık ve ‘Bipolar Bozukluk’ ile ilgili görüşlerini aldık.

Bipolar duygudurum bozukluğu ülkemizde farklı adlarla da kullanılmaktadır. Bunlar arasında en sıklıkla ‘iki uçlu duygudurum bozukluğu’ ve ‘manik depresif bozukluk’ sayılabilir. Adından da anlaşılacağı gibi bu hastalıkta kişinin duygudurumu iki uç arasında dalgalanmaktadır. Bu uçlar depresyon ve manidir. Kişi depresyonda olduğunda hayattan zevk alamaz, mutsuz, keyifsiz, umutsuz, çaresiz ve daha önceden keyif aldığı birçok aktiviteye karşı isteksiz ve ilgi kaybı yaşar. Manide olduğu zaman ise depresyonun tam tersi bir şekilde çoşkulu, enerjik, aşırı mutlu, aşırı konuşkan ve kendisini birçok şeyi yapabilecek güçte hisseder ve aşırı para harcama ve düşüncesizce cinsel aktivite gibi riskli davranışlar içerisine girer. Bipolar bozukluğu olan kişi bu iki ucu uçlarda yaşayabileceği gibi ‘hipomani’ ya da hafif düzey depresyon gibi ara formlarda da yaşayabilir. Bipolar Bozukluğun Nedeni Nedir?

Bipolar bozukluğun nedeni kesin olarak bilinmemekle birlikte genetik yatkınlığı olan bireylerde çevresel ve psikolojik stres faktörlerin yanı sıra kişinin beynindeki bazı biyokimyasal maddelerin değişiminin hastalığı ortaya çıkarabildiği bilinmektedir. Bipolar Bozukluğun Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

Bipolar bozukluk günümüzde etkili bir şekilde tedavi edilebilmekte ve hastalar rutin işlevselliklerini sürdürebilmektedir. Öncelikle kişinin hastalığı ile ilgili yeterli bilgiye sahip olması ve hastalığın evrelerinde ortaya çıkan erken uyarıcı belirtileri tanıması hastalığın tam olarak ortaya çıkmasını engellemek açısından tedavinin belki de en önemli aşamasıdır. Örneğin uykusuzluk birçok hastada mani dönemlerini tetikler. Hasta uykusuzluğunu anlayıp hekimi ile görüştüğünde belki de mani atağı ortaya çıkmadan önlenmiş olacaktır. Bunun dışında kişinin birlikte yaşadığı ya da çalıştığı kişilerinde hastalıkla ilgili bilgi sahibi olması ve hasta ile destekleyici bir tutum içerisine girmesi hastalar açısından önemlidir.

Bipolar bozukluğun günümüzde en etkili tedavisi ilaçlarla yapılmaktadır. Her iki uçta da kullanılan farklı ilaçlarla ataklar sonlandırılmaya çalışılmaktadır. Ataklar sonlandırıldıktan sonra ise hastada uzun dönemli kullanılacak duygudurum düzenleyici ilaçlarla normal iyilik hallerinin sürmesi sağlanmaktadır. Atakları tetikleyen alkol ve madde kullanımı gibi durumlardan uzak durmak da koruyucu olabilmektedir. Ayrıca bu hastalarda uygulanacak psikoterapi de atakların sıklığını azaltmada etkilidir. Çocuk ve Gençlerde Bipolar Bozukluğu Seyri Nasıldır?

Çocuk ve gençlerde yaş dönemine uygun olarak iniş ve çıkışlar olabileceği için bipolar bozukluğu anlayabilmek oldukça zor olabilir. O nedenle erişkinlerdeki bipolar bozukluğun görünümü ve hastalığın gidişi açısından farklılıklar olabilir. Bu nedenle çocuk ve gençlerdeki davranış biçimleri aileleri zorlamaya başlar ve aileler çözümsüz kalırlarsa ilgili uzmandan yardım almalarında fayda vardır. Bipolar Bozukluğu Olan Hastalara Ailelerinin Davranış Biçimi Nasıl Olmalıdır?

Öncelikle ailelerin kişideki bu hastalığı kabul etmesi ve ona uygun davranış biçimi geliştirmesi gereklidir. Kişinin kendisi gibi ailesinin ve yakınlarının da hastalığın belirti ve bulguları konusunda bilgi sahibi olması hem hastalığa erken müdahale etmek hem de olası olumsuz davranış biçimlerinin önüne geçmek açısından önemlidir. Ayrıca aile hastanın tedavisi konusunda hem yönlendirici olması hem de kullanılacak ilaçların takibi açısından yol gösterici olması gereklidir. Hastalığı bilen ve belirtilerini takip eden aileler kişilerin davranışlarının altında yatan motivasyonu daha iyi anlayabilir ve ona yardımcı olabilirler.

Özellikle ergen ve genç yaş grubu için ailelerine önemli görevler düştüğünü ifade eden Prof. Dr Fuat Torun, onların doğru izlenmesi, çevre faktörlerine dikkat edilmesi ve mutlaka uzmandan destek alınarak hastalığın seyri ve tedavisine katkıda bulunulmasını sözlerine ekledi. BEYAZ HABER AJANSI (BHA)
Haberin tümünü okumak için tıklayın

Devamını Oku
Bipolar Duygudurum Bozukluğu Nedir

Bilgisayar korsanları, Covid-19 aşı belgelerini sızdırdı

Avrupa Birliği için ilaçları değerlendiren ve onaylayan Avrupa İlaç Ajansı (EMA), geçen ay bir siber saldırıya uğramış ve Covid-19 ile ilgili belgeler çalınmıştı. Ajans, belgelerin bir kısmının siber suçlular tarafından online olarak yayınlandığını duyurdu. Siber güvenlik kuruluşu ESET, konuyu mercek altına aldı. 

Avrupa İlaç Ajansı EMA, yaptığı basın açıklamasında durumu şu şekilde paylaştı: “EMA’ya yapılan siber saldırıyla ilgili devam etmekte olan soruşturmaya göre, Covid-19 ilaçları ve aşılarıyla ilgili üçüncü taraflara ait bazı belgelere yasa dışı şekilde erişim sağlanmış ve bu belgeler internete sızdırılmıştır. Bu konuda emniyet yetkilileri gerekeni yapacaktır.”

Sızan belgeler muhtemelen aşı üzerinde çalışan şirketlere ait belgelerdi. Ajans, sistemlerinin çalışmakta olduğunu, aşıyla ilgili onay ve değerlendirme çizelgesinde bir aksama olmadığını belirtti. Merkezi Hollanda’da bulunan ajans, ilk olarak 9 Aralık 2020 tarihinde bilinmeyen bir kaynaktan gelen bir siber sorun yaşadığını duyurmuştu. Ardından belgelerin sızdığı ortaya çıktı. Yürütülen soruşturmaya göre, veri ihlali bir IT uygulamasıyla sınırlı. Tehdidi düzenleyenler, doğrudan Covid-19 ilaçlarını ve aşılarını içeren bilgiyi hedef almış. Hangi veriler sızdı?

Ele geçirilen veriler; ‘e-posta ekran görüntülerini, EMA görevli yorumlarını, Word belgelerini, PDF’leri ve PowerPoint sunumlarını” içeriyor. Durumdan etkilenen şirketler, olayla ilgili olarak bilgilendirildi. İhlale uğrayan şirketler de açıklama yaptı 

Saldırının ortaya çıkmasının ardından aşı geliştiren BioNTech ve Pfizer şirketleri, belgelerine erişim sağlanan şirketler arasında olduklarını açıkladı. İki şirket, ihlalle ilgili olarak şu ortak bildiriyi paylaştı: “Pfizer ve BioNTech şirketlerinin Covid-19 aşı adayı BNT162b2’ye ait olan ve EMA’nın sunucularında saklanan düzenleyici şartlarla ilgili bazı belgelere yaşa dışı erişim sağlandığını öğrendik. Bu olayla bağlantılı olarak BioNTech veya Pfizer sistemlerinin herhangi bir ihlale maruz kalmadığını belirtmek isteriz. Çalışmaya katılanların kimliğinin, erişim sağlanan veriler üzerinden belirlendiğine dair bir bilgimiz bulunmamaktadır.” Aşıyla ilgili dolandırıcılık girişimlerini sıkça göreceğiz

Siber güvenlik kuruluşu ESET, Covid-19 aşıları ve ilaçlarıyla ilgili siber saldırılarla veya dolandırıcılık girişimleriyle birçok defa karşılaşacağımız uyarısında bulundu. Dünya genelinde tüm emniyet kuruluşları, aşılamanın başlamasını fırsat bilerek para kazanmak isteyen siber suçlular ve dolandırıcılar konusunda alarma geçmiş durumda. ABD Hazine Bakanlığı, aşı sırasında öne geçirmek için yapılabilecek yanıltıcı teklifler gibi, suçluların Covid -19 aşılama sürecini suistimal etme girişimlerinde bulunabileceği konusunda ciddi bir uyarı yayınlayan kurumlardan biridir.

Bu gibi tekliflerin sahte olduğunu unutmayın. Birçok ülkede aşılama stratejisi yüksek risk gruplarına ve sağlık görevlilerine öncelik veriyor. Benzer tekliflerle veya aşının satılmasıyla ilgili tekliflerle karşılaşırsanız, bu teklifler - pandemi başladıktan kısa süre sonra ortaya çıkan koronavirüsle bağlantılı dolandırıcılıklar gibi - sahtedir. BEYAZ HABER AJANSI (BHA)
Haberin tümünü okumak için tıklayın

Devamını Oku
Bilgisayar korsanları, Covid-19 aşı belgelerini sızdırdı

Derya Şensoy: “Yan komşum annem olunca yemek yapmak zorunda kalmıyorum”

Trendyol’un Instagram hesabı üzerinden canlı gerçekleşen “Mert Vidinli’yle Sıkıştıran Sorular” programının bu haftaki konuğu Derya Şensoy oldu. İş ve özel hayatına dair soruları yanıtlayan Şensoy, pandemi bitince daha önce hiç gitmediği İtalya’ya gitmek istediğini söyledi.

Her Perşembe Trendyol Instagram hesabı üzerinden ünlü isimlerin konuk olduğu “Mert Vidinli’yle Sıkıştıran Sorular” canlı yayın programının bu haftaki konuğu Derya Şensoy oldu. Karantina günlerinde ev düzenlemeye vakit ayırdığını söyleyen Şensoy, kitaplarını ve diğer eşyalarını renklerine göre dizdiğini belirtti. Mutfak ile hiç alakasının olmadığını, yemek yapmaktan keyif almadığını da sözlerine ekleyen Şensoy, yan dairede oturan annesi oyuncu Derya Baykal sayesinde yemek yapmak zorunda olmadığını söyledi. 9 yaşında tiyatro sahnesinde olmaktan gurur duyuyorum

Vidinli’nin çocukken en cesur hareketin neydi sorusuna 9 yaşındayken babam ile tiyatro sahnesine çıkmak olduğu yanıtını veren Derya Şensoy, hayatında en heyecanlandığı anın Pera’daki Hayalet oyununun ilk gösterimine çıkmak olduğunu belirtti. En gurur duyduğu anın da Pera’daki Hayalet oyununun ilk gösteriminin bitiş anı olduğunu söyledi.

Oyunculukta başına gelen komik olaylardan da bahseden Derya Şensoy: “Çakallarla Dans 3 filminin ilk sahnesinde Murat Akkkoyunlu ile kayalıklarda oturuyorduk. Motor denildiği zaman ayağımı kayalıklara soktum ve neredeyse denize düşüyordum. Murat Akkoyunlu beni kurtardı” dedi.

Bakım sırlarından da bahseden Şensoy, ödem ile mücadelede en etkili yöntemin soda, gülsuyu ve buz dolu bir kaba batırdığı havluyu yüzüne tutmak olduğunu söyledi. BEYAZ HABER AJANSI (BHA)
Haberin tümünü okumak için tıklayın

Devamını Oku
Derya Şensoy: “Yan komşum annem olunca yemek yapmak zorunda kalmıyorum”