Hakkında
Henüz açıklama eklenmemiş!
Henüz albüm eklenmemiş!
Sayfalar
Henüz sayfa eklenmemiş!
Gruplar
Henüz grup eklenmemiş!
Etkinlikler
Henüz eklenmiş etkinlik yok!

Kobani'ye Destek Eylemleri Ardından Notlar

-2011'de "Ak Parti'den kopması muhtemel liberaller, Kürt meselesinde yumuşayacak (Baykal sonrası/ulusalcıların tasfiye edilmesi ihtimalinde)  CHP'yi destekleyecek mi?" veya geçen sene "Çözüm sürecinde siyasal islamdan sosyal demokratlara/sosyalistlere aktör devri mümkün mü" başlıklı yazılarımda benzer basit sorularım, Ak Parti'nin süreci, nihai aşamaya sürüp fren yaparak "milli" gömleğe döneceği senaryosu üzerine kuruluydu. Uluslararası alanda yalnızlaşma da "milli aktörlük" resmini tamamlayacaktı.

Günümüzden bakınca CHP uluslararası anlamda Kürt meselesi hk. ehliyet alsa da bu komplo teorileri havada asılı kalmaya devam ediyor. Çünkü arabayı kimin süreceğine yani iktidarın kimde olacağına (seçmen kararına) müdahale mümkün değil. Ak Parti tabanı sürece Erdoğan'la bağlandı yine Erdoğan söylemiyle kopuşta zorluk çekmez. Öte yandan Kobani'ye destek eylemleri bir prova olarak değerlendirilecek olsa bile HDP'nin sokak olayları kozunu erken harcaması aslında Kürt siyasi hareketinin elini zayıflattı. 

Çözüm Süreci, Türkiye sınırları içinden ibaret değil 

İçerde çözüm sürecini destekleyip dışarda IŞİD'e sempati duymanın tutarsızlığı çok derin. Kobani, Türkiye'deki sürece doğrudan bağlı olmasa da çözüm sürecine destek kişilerin olaya bölgesel bütünlük içinde bakmaması samimiyet şüphesine yol açıyor. Irak, Suriye, İran'ın da süreci yakından takip etmesi, sürecin TR sınırlarından ibaret olmadığını gösteriyor. Ama son zamanlarda artık sürecin devletin bir illüzyonu olduğuna, ne PKK'nın ne devletin/iktidarın nihai bir aşama istemediğine de inanmaya başlıyorum... 

Kobani'ye destek eylemlerinin şiddete evrilmesinde PKK/HDP YANLIŞ yaptı, değişen imajlarına zarar verdi.  

-HDP/PKK, Kobani eylemlerinde  bir yöntem hatası yaptı. Genelde HDP'nin Türkiyelileşmek projesindeki özelde Demirtaş'ın CB adaylığı sürecindeki kazanımlara zarar verdi. Türkiyelileşmek projesini, Kürt siyasal hareketinin aslolan hedeflerinden vazgeçmesi değil hedeflere giden yolda yeni paydaşlar kazanarak -kan bulaştırmadan zemin sağlamlaştırma olarak okuyorum. Bu iddianın zarar görmesi yanında "Gezi, Güneydoğu'ya benzemez" diyenler bu kozu erken denedi. Devlet nazarında da sokağın sonuç almaya yönelik olmadığı ortaya çıktı. 

İktidarın, Kürtlerin Kobani hassasiyetine yabancı imaj vermesi (bknz: sosyal medyada iktidara yakın kişilerin IŞİD sempatizanı bilinçaltını kusması- resmi açıklamalarda değil verilen psikolojik tabloda) ve PKK vb.nin sokak olaylarında gençlerin canı pahasına Türkiye'nin Suriye politikasını değiştirme çabasına hak vermek imkansız.

Türkiye, İnsani Yardımda Ayrımcılık Yapmıyor 

- Türkiye'nin sığınmacılar konusunda Kürtlere ayrımcılık yaptığı doğru değil. Kobani’den kaçıp Türkiye'ye sığınanların sayısı 185.000 kişiyi aşmış. Türkiye’nin Kobani’den ilk üç gün içinde kabul ettiği sığınmacıların sayısı (takriben 130.000), tüm Avrupa ülkelerinin Nisan 2011’den beri kabul ettiği Suriyeli mülteci sayısından daha fazladır. (Nisan 2011-Mayıs 2014 arasında Avrupa ülkeleri tarafından kabul edilen Suriyeli mülteci sayısı 123.671)

Sokak Olayları Ardından... 

- Bu tür olaylardaki risk, çözüm sürecindeki sosyolojik kazanımlarda geriye gitmektir. Bu da tarafların sorumluluğunda...

Devamını Oku