Hakkında
Eyüphan Kaya... 1962 yılında Diyarbakır’da dünyaya geldi. Klasik Kürt medreselerinde 8 yıl İslami ilimleri tahsil ettikten sonra, ortaokulu dışarıdan bitirdi, Diyarbakır Lisesini 1982-85 yılları arasında dahili okudu İmam-Hatip fark derslerini vererek iki liseden mezun oldu. Memuriyetinin ilk yıllarında İmam-hatiplik yaptı, D.Ü.Eğitim Kimya bölümünde 1989 yılında mezun oldu vatani görevini de ifa ettikten sonra MEB’de çalıştı, 28 yıllık çalışma hayatından sonra 2015 Ağustos atı itibariyle emekliliğe ayrıldı. Arapça, Türkçe, Kürtçe bilmekte olup, evli ve tamamı üniversite mezunu 6 çocuk babasıdır. İnternethaber.com sitesinin günlük yazarı ve yerelde özgürhaber gazetesinde yazıları yayınlanıyor. Birçok seminer, çalıştay ve konferanslara katıldı, TASAM, TKMM, DDA destekçisidir, Ortadoğu Gazeteciler Cemiyeti Diyarbakır il temsilciliğini yapmaktadır. 2014 Şubat ayında İslam İşbirliği Teşkilatına Bağdat’ta tebliğ sundu ve tebliği heyecana neden oldu. Orta doğu Kongresinin daimi katılımcı olup, müzakereci düzeyinde katkı sunmaktadır. BM’ler konferansına katılmıştır. Doğu-Batı Kardeşlik Platformunun aktif katılımcısıdır. Milli eğitimin muhtelif kademelerinde çalıştı, birçok sivil toplum kuruluşuna üye ve yöneticilik düzeyinde çalışmaları olmuş, an itibariyle değişik gazete ve internet sitelerinde yazıları yayınlanıyor, İnsan Hakları Aktivisti olan Kaya İnsan Hakları Cemiyeti yönetim kurlu üyesidir. Ayrıca İzmirizmir.net, Siverekname, Haber x, Haberlerankara, Giresun Aydındere, Haberdiyarbakır.gen.tr, Diniajans.com, Marmarayerelhaber, Düzceyerelhaber, Haberlerankara, Akgörüş, Akfikir, Serketinniws.com… ve ve… sitelerinde yazıkları yayınlanmaktadır. 2006 yılında Edebik.com sitesiyle başlayan sosyal medya sevgisi, edebiyatevi, edebiyatdostları.con ve edebiyatdefteri.com ile devam etti. Günlük köşe yazılarını yazmanın yanı sıra edebiyatdefteri.com sitesinde 600’den fazla manzum eseri yayınlanmıştır
  • Yaşadığı yer Türkiye
Henüz albüm eklenmemiş!
Sayfalar
Henüz sayfa eklenmemiş!
Gruplar
Henüz grup eklenmemiş!
Etkinlikler
Henüz eklenmiş etkinlik yok!

MEDAV ARACILIĞI İLE ÜLEMA HEYETİ KARADENZDE

Kısa adı MEDAV olan Mederseler ve Alimler vakfı vasıtasıyla Doğu/Güneydoğu- Karadeniz Kardeşlik Köprüsü programı kapsamında D. Bakır, Batman, Bitlis, Urfa, Siirt, Bingöl ve Mardin’den 41 Müderris ve 41 talebeyle Karadeniz’li kardeşlerimizle kucaklaşmak ve ÜMMET ortak paydasında bir olduğumuzu dosta-düşmana göstermek üzere yolları aşındırıyoruz. Wesselam

Devamını Oku
Eyüphan Kaya

Metina Der’in Barış Heyetine Tebrikler

Daha önce aralarında meydana gelen husumeti Metina-Der barış heyetinin gayreti, ulemanın himmeti, selam ve duanın bereketi ile sonlandıran “Gırı sor” ehalisi olan Ballıbaba ve Sisan köylerinin tüm efradını candan kutluyorum.

12 Ağustos 2018 günü itibariyle gerçekleşen barış etkiliğine binlerce barış sever ve yüzlerce ilim adamı, kanaat insanı katıldı.

Şeyh Hatip Yüksel hocamızın öncülüğünde Salat ve Selam ile Tekbir ve Dua ile ilim ve tasavvuf erbabı zatlar tarafından barışın ruhuna katkı verildi, bu hayırlı güne ayrı bir değer kattı. Bu barış hadisesine onay veren taraftarlara dua ederek birçoğu mutluluk göz yaşlarını döktü,  ben bizzat buna şahit oldum.

Molla Burhan Ekinci’nin birkaç defa kıvamında konuşması da etkinliğe ayrı bir renk, ayrı bir değer katıyordu.

Hepsini dile getirmem çok zor ama “barışa katkı veren kimselerin günahlarının af olacağı” söylemesi tüm katılımcıları sevindirdiğini söyleyebilirim.

Mardin-Diyarbakır-Şanlıurfa üçgeninde yaşayan ve mensuplarını nüfusu 200 binden fazla olan Metina aşireti aralarındaki birlik ve uhuvveti pekiştirmek, var olan dayanışmayı güçlendirmek için 2015 yılı itibari ile önce “aşiret meclisi” kurdu, sonra da bu meclise resmi bir unvan kazandırmak için dernekleşerek meclisi Metina Der adıyla bir derneğe dönüştürdüler.

Şimdiye kadar birçok hayırlı hizmetlere imza atan bu dernek, daha kim bilir ne tür hayırlı çalışmalara öncülük yapacak?

Mesela benim bildiğim bunlardan biri “Aşiretler Çalıştayı” gerçekleştirerek aşiret kavramını günümüz şartlarına formatlama gibi bir hedefleri var, bu konuda çalışmaları devam ediyor.

Ayrıca özelde aşiretin, genelde bölge insanının kültürel değerlerini gün yüzüne çıkarma gibi değişik spor türlerinde yarışmaların yapılacağı bir etkinlik de yılda bir düzenlemeyi düşünülüyorlar.

Bu kan davası öyle ağır bir durumda gerçekleşmişti ki günlerce arada asker olmasına rağmen iki köy arasında ateş kes sağlayamıyordu. Maalesef ölen, yaralanan oldu, bu silahlı kavgada yaralanıp da felç olarak kalan bile varmış. Buna rağmen uzun uğraşlar sonucu barışa onay veren tarafların tüm fertlerini tebrik ederken, barış heyetini ısrarlı çalışma ve çabasından dolayı kutluyorum.

“Barışta hayır var” diyen yüce Allahın adı bol bol tekbirlerle anılması en büyük tesellimizken, “biz yağmur duasına çıkacağız, aralarında dargın olanlar varsa barışıp öyle gelsinler” diyen peygamberimiz Hz.Muhammed aleyhisselatu veselama getirilen salat ve selam her biri barış sever ruhlarımızı okşuyordu. Tarafların Kur’anı Kerimin altından geçmesi ise ayrıca huzur ve güven verici bir davranıştı, Kur’an’a olan itimadın bir nişanesiydi, elhemdulillah. 

Bu hayırlı güne selam ve dualarıyla bizzat katılarak destek veren insanlarımızı candan tebrik ediyorum.

Benim bu barış heyetine farklı bir teklifim var; o da dargınları barıştırma teklifidir. Yani bir köyle iki insan, iki aile aralarında bir küskünlük varsa bunları barıştırmak için Türkçe “Ak saçlı” Kürtçe ise “Ru sîpı” adı verilen büyüklerin araya girip bu tür kimseleri barıştırmaları lazımdır ki öldürme hadiseleri meydana gelmesin, bu kırgınlık, dargınlık büyümesin.

Sanırım derneğin “sevgi projesi” adıyla her hafta bir köye gidebilecek bir araçları olacak, bu da hayata ayrı bir renk katar diye düşünüyorum.

Beni bu etkinliğe davet eden Metina Derin basın sözcüsü ve aynı zamanda organizasyonun koordinatörü Üniversite Hocası Abdülkadir Öz hocama teşekkür etmeyi bir borç bilirim.

Metina aşireti reisi Şerif Temelli’nin de bu barışa olan katkısı küçümsenemez. Aynı zamanda Metina-Der’in onursal başkanı olan Temelli alçak gönüllülüğü ve sempatik tavırları da takdire şayandı diyebilirim.

İnşallah herhangi bir nedenle hiçbir insanımız öldürülmez, var olan kan davaları da bu şekilde barış ile sonuçlanır.

Amin demeniz dileğiyle.

 

Devamını Oku
Eyüphan Kaya

“VATANDAŞ MEMNUNİYETİNE ENDEKSLİ ÇALIŞIYORUZ”

Yazarlarımızdan Eyüphan Kaya Diyarbakır Büyükşehir belediyesi ulaştırma daire başkanı Rifat Ural’ı ziyaret ederek, şehrimizin ulaşım hizmetleri üzerinde bir röportaj gerçekleştirildi.

Belediyenin ulaşım hizmetleri üzerine yapılan görüş teatisinde Ulaştırma Dairesi Başkanı Rifat Ural’ın ifadesi ile şu fikirler dile geldi.

Malum şehir insanımızı dikey olarak taşıyoruz, aktarmalı, ara istasyonlarımız yoktur, bir tarak edasi ile güzergahlarımız belirlenmiş ona göre trafik işliyor.

İstediğimiz nitelikte ulaşım hizmetleri vermemiz için geniş bir zaman ve mega bir bütçe gerekiyor. Takdir edersiniz ki yılların ulaşım aksaklıklarını bir iki yılda gidermek kolay değildir, belediyenin tüm imkanlarını halkımızın hizmetine sunmaya çalışıyoruz.

2016-2017 yılında ilk etapta 32 daha sonra da 100 otobüsle trafik filomuza bir takviye yaptık. 2016 yılı itibariyle 98 otobüsle bu şehre hizmet veriliyordu, çünkü o zaman köylere ulaşım hizmetleri verilmiyordu.

31 GÜZERGAH İLE 375 KÖYÜMÜZE ULAŞUIM HİZMETİ VERİYORUZ

Şu anda grup yolu üzerinde 31 güzergah ile 375 köyümüze ulaşım hizmetleri veriyoruz. İnsanımızın çoğundan memnuniyet ve hayır dualarını alıyoruz. Parasal açıdan da zarardayız, zaten bu hizmeti verirken amaç halkımızın hayatını kolaylaştırmaktır, yoksa kâr etme gibi bir amacımız yoktur.

Başkanımız Cumali Atilla beyin yaklaşımı “insanımıza hizmet verelim onların dualarını, gönlünü kazanalım, belediyenin bir hizmet kurumu olduğunu onlara hissettirelim.” şeklindedir. Bu yıl zarfında 8 milyon daha fazla yolcu taşımışız, bu da memnuniyet vericidir.

Bazen 6 aylık raporlar çıkararak ulaşım durumuzu değerlendiriyoruz, şehir içerisinde 17 güzergahı revize etmişiz, Protokol yolu, Hamravat civarı gibi. Ayrıca bir çok otobüslerimize yeni güzergahlar oluşturduk.

PERŞEMBE GÜNLERİ VATANDAŞLARIMIZI MEZARLIKLARA ÜCRETSİZ TAŞIYORUZ.

İl ve ilçe merkezlerimizde Perşembe günleri mezarlık ulaşım hizmetleri ücretsiz veriyoruz. Bu hizmeti 14 güzergahta 28 araçla yapıyoruz.

GÜZERGAH VE DURAKLARLA İLGİLİ ÇOK TALEP GELİYOR, HEPSİNİ DEĞERLENDİRİP EN UYGUN OLANI DİKKATE ALIYORUZ.

Geldiğimizde 166 otobüsün 18 tanesi hurda olmasına rağmen envanterden düşürülmemişti. Bir kısmı farklı alanlarda hizmet veriyordu.

Malum hafta sonları araç sayısı yarı yarıya iniyor bu münasebetle normalde durakta 20 dakikadan bir araç geçtiği halde  bu süre 40 dakika oluyor. Ama eğer hafta sonu araç sayısını azaltmazsak da bu defa kocaman otobüste 3-5 yolcu oluyor, buna da vicdan el vermiyor. Bazen vatandaş arabayı kaçırıyor, araba yok diye veryansın ediyor. Vatandaşlarımızın da bu konuda kendini disipline etmesi lazım.

Bazıları durak neden şurada değil de burada, inanın bazen belirlediğimiz durağın yerinden yakınındaki vatandaşlar şikayetçi oluyor ve yerini değiştirmek durumunda kalıyoruz.

Kimi vatandaşlarımız da güzergahlarımızla ilgili şikayetleri oluyor, niye oradan buradan geçmiyor diye, biz bu talepleri yerine getirmeye çalışırsak trafik allak bulak olur. Gelen bütün talepleri değerlendiriyoruz fakat kişinin isteğine göre en rantabıl tarzda güzergahlarımızı belirliyoruz.

BAŞKANIMIZIN TALİMATIDIR, ARIZA VEREN BİR ARACIMIZIN EN GEÇ 24 SAATTE TRAFİĞE DÖNMESİNİ SAĞLAMAK DURUMUNDAYIZ.

Başkanın talimatıdır, arıza veren bir vasıta maksimum 24 saat zarfında onarılması lazım. Bu kadar hassas davranıyoruz. Ama zaman zaman araba arıza verebiliyor, personel sıkıntısı yaşanabiliyor, ne yaparsak yapalım bazı aksaklıklar yaşanıyor ama buna rağmen anında müdahale ile sorunu gidermeye çalışıyoruz.

EYLÜL AYINDA 60 ARAÇ DAHA GELİYOR.

Eylül ayında 20 küçük 40 büyük araç filomuza katılacak ihtiyaca göre güzergahlara tahsis ederek trafiğimizi rahatlatacağımıza inanıyorum.

Huzur evreri, Bağların birçok sentinde trafik rahatlayacak.

UKOME’de trafiğin tüm paydaşları ile şehrimizin trafiği üzerinde etütlerimiz devam ediyor, her geçen gün daha iyi hizmet vermeyi amaçlıyoruz.

TİCARİ TAKSİ DURAKLARINA CEP YAPILACAK

Eylül ayı itibari ile yapılan UKOME toplantısında ticari taksi duraklarımızla ilgili de faydalı kararlar çıkacağına inanıyorum. Hem duraklara cep yapmaya çalışacağız, hem de icap ederse yeni duraklar tahsis edeceğiz.

İnşallah daha iyi şeyler olacak diye düşünüyorum.

TRAFİKTE HİZMET VEREN KOOPERATİFLERİ DE DÜŞÜNMEK DURUMUNDAYIZ.

Bu hizmetleri verirken yıllardır bu güzergahlarda hizmet veren kooperatif araçları var, onları da mağdur etmemek lazım. Onlarda evine ekmek götürüyorlar. Malum bizim ücretlerimiz düşük oluna vatandaşlarımız bizi tercih ediyor, ayrıca şimdiye kadar hiç yolcuyu geri çevirmedik, katı olsun olmasın, parası olsun olmasın herkesi bindirdik.

15 AGUSTOS’TAN SONRA KARSIZ YOLCU TAŞIMAYACAĞIZ.

Ama 15 Ağustos itibariyle bu esnek uygulamayı kaldırıyoruz ve artık kartsız kimseyi taşımayacağız. Malum belediyenin bütçesi bu şehirde yaşayan insanların parasından oluşuyor, bakıyoruz bu düzensiz uygulamadan vatandaşlarımız da şikayetçidir.

300 BİN KART VATANDAŞLARIMIZA ÜCRETSİZ DAĞITTIK

Malum 300 bin kadar kart vatandaşlarımıza parasız verdik, vatandaşımızın cebinde 5 Milyon parası kaldı. Eskiden firmalara verilirdi firmalar vatandaşa kartları 2 lira, 5 lira ve 10 lira para ile satıyordu.

Özetle şunları da paylaşmak isterim;

Büyükşehir belediyemiz 2018 yılı içerisinde 198 olan otobüs filomuza 50 otobüs daha ekileyerek araç sayımızı 248’e çıkarmıştır. Daha önceki araç takviyesi ile birlikte otobüs sayısında %49, taşıdığımız yolcu miktarında ise %56’lık bir artış sağlamıştır.

Wi-fi hizmeti 90 aracımızda vardır, yolcumuz istediği zaman internete bağlanabiliyor. Sivil toplum kuruluşları, Derneklerimiz, Okullarımız ve il müftülüğümüzün talepleri doğrultusunda Kur’an Kurs öğrencilerimize araç isteklerine de cevap veriyoruz, geçen yıl 945 araç bu tür etkinliklere tahsis etmiştir. Ayrıca Sayın Cumali Atilla başkanımızın direktifi ile 3500 adet bisiklet çocuklarımıza dağıtıldı.

56 kavşağımızda akıllı kavşak sistemi getirdik, bu kavşakların şu özeliği var, ışıkta duran araçları sayarak ona göre yeşil ışığın zamanını uzatıp trafiği hızlandırıyor.

Devamını Oku
Eyüphan Kaya

İstişare eden, aldanmaz

Suffe medresesinde şehrimizin sorunları ve çözümlerinin tartışılıp çözüm önerilerinin paylaşıldığı kahvaltılı bir istişare toplantısı gerçekleşti.

İl Valimiz Hasan Basri Güzeloğlu’un da katıldığı bu istişare toplantınsa Yenişehir kaymakamı, ilçe müftüleri, il müftü yardımcısı ve il emniyet müdürü katıldı.

Sivil toplum temsilcilerinin ağırlıklı olarak katıldığı bu toplantıda aşağıda belirtilen sonunlar ve tavsiyeler paylaşıldı.

Gündemsiz başlayan istişare toplantısı herkesin istediği sorunu dile getirme ve çözümü için öneride bulunma fırsatının dile geldiği toplantıda şu fikirler dile geldi.

*Kıraat konusunda Türkiye 2.liği olan Üniversite Hocası Rıfat Ablay ile il Valimiz Hasan Basri Güzeloğlu arasında geçen kıraat üzerindeki bilgi teatisinden, şehrimizin ezan ve sala konusunda okuma ve ses sorunların varlığı dillendirildi.

Birçok kişi hafız olabilir, ama Kurra olmak kolay olmadığı gibi, birçok kişi ilim elde edebilir ama müezzin olamaz, fikri kabul gördü.

Ezan ve sala okuyan insanların sesinin güzelliği için Bilal-i Habeşi’nin ezan okuması örnek verildi. Neden Hz.Ebubekir değil, Hz.Ömer değil de Bilal efendimize ezan okutuldu, çünkü sesinin güzelliği ezana ayrı bir mana katıyordu da ondan.

Bu münasebetle ezanı okuyan kimse bu manevi atmosferle ezanı seslendirmelidir. Okunan ezan insanın ruhunu okşamalıdır, alelacele okunan ezan manevi haz vermez, kişinin bu şekilde ezan okuması da bir vebaldır, hoş görmek, hatır için müsamaha göstermek doğru değildir.

*Müslümanların her geçen gün bir arada olmak için bir çalışma, çaba ve gayret içinde olmaları lazımdır düşüncesi üzerinde duruldu.

Kudüs’ü şerif düşerken, asıl nedeni Hırıstiyanların birlikteliği ve Müslüman aleminin parçalanmasının sebep olduğu, biri birine teslim olmayan Müslümanların düşmana boyun eğmek durumunda kaldıkları gerçeğine vurgu yapıldı, nitekim Salahhtini Eyyubi önce Müslümanları birleştirerek, aralarında ittifak oluşturdu ondan sonra Kudsü şerifi fethetti.

*OHAL kalktıktan sonra valilere geniş yetkilerin verildiği, valimiz bu yetkileri kullanırken vatandaşın huzuruna endeksli kararlar alması temennisi dile getirildi,

*İçkili bazı restoranlarda, çocuk yaşta kişilerin çalıştığı bu konuda emniyetin daha sıkı bir denetim yapması gerektiği talebi dile geldi.

*Bazı kahvehanelerde kimi vatandaşlarımızın rahatsız edecek tarzda yüksekselse konuşup, Cumhurbaşkanımıza hakaretlerin yapıldığı, emniyetin buraları tebdili kıyafetle kontrol edip, bu şekilde kamu düzenini bozan kimseleri uyarması gerekliği üzerinde duruldu.

*Hala bazı düğün salonlarında örgüt lehine kimi slogan ve marşların söylenerek, masum gençlerimizin yanlış yere kanalize edildiği de dile getirilen taleplerden biriydi.

*Kulp havalisinde kendini medrese alimi olarak tanıtıp İcma-i Ulemaya aykırı bir tarzda Kur’an hakkında sıra dışı fikirler ileri sürerek Hz.ömer’in Kur’an’a müdahale ederek içeriğini değiştirdiğini savunan tehlikeli bir kimsenin varlığından bahsedildi. Ben reklamı olmasın diye ismini yazımda dile getirmeyi uygun görmedim.

*Bazı kafelerde geç saate kadar yüksek sesle canlı müziğin çaldığı,  bu konuda emniyetin üzerine düşeni yapması gerektiğine vurgu yapıldı.

*Diyarbakır’ın imajı üzerinde yapılan konuşmaya müdahalede bulunan il valimiz “Biz şehrinizi nasıl tanıtırsanız halk da öyle tanıyacak, o eski sıkıntıları elhemduılillah şu anda yaşamıyoruz, şehrimiz sahabeler ve peygamberler şehridir, ilim irfan yuvasıdır, diyerek sözlerimize başlarsak şehrimiz öyle tanınacak” dedi.

Bu ilim irfan şehrinin özüne dönmesi için hepimiz sorumluyuz, kimin üzerine ne düşüyorsa yapmak durumundayız diyen Güzeloğlu ben bunu hatırlatmayı bir vazife biliyorum, dedi.

*Bizim her fırsatta vatandaşlarımızla selamlaşmaya çalışmamız gerektiğini ifade eden valimiz Hasan Basri Güzeloğlu bunu bayramlarla birlikte daha yoğun yaşamamız gerektiğini söyledi.

Valimizin istişareye önemli katkıları ile birlikte şu veciz hikaye ile istişare son buldu.”İstanbul’da bir mana adamı her gün karşıya gidip geliyormuş, ancak her bilet aldığında ücret bozuk olmasına rağmen parayı tam veriyor, bir gün bilet satıcısı diyor ki “amca sen bu kadar bozuk paraları nerde buluyorsun? yoksa veznedar falan mısın?” Amca da diyor ki, “yok evladım ben büyük para verirsem sen üstünü vermek için uğraşacaksın, o süre aynı zamanda benden sonra sırada olanların zamanını alacak, onlardan biri vapuru kaçırırsa ben bu vebalın altından kalkamam, dolayısıyla bu tür sıkıntılara sebep olmamak için ben bozuk paramı hazırlıyor ve sana tam veriyorum” diyor, kısadan hisse işte bir bu hassas vasıflarımıza sahip çıkmadığımız müddetçe  maalesef  toplumsal sıkıntılarımız olacak.

Sevgili okurlarım bu mümtaz istişare toplantısını bir yazıya sığdırmak zor bu kadarıyla yetinelim.

Bu kadar samimi ve sivil bir havada gerçekleşen bu istişare toplantısı bana umut ve huzur verdi. Dolayısıyla sizinle paylaşmayı bir vefa borcu olarak hissetim, paylaşınca ayrıca mutlu oldum.

Umarım zaman zaman bu tür istişare toplantıları devam edecek. Şehrimizin huzur ve başarısı için bu tür çalışmalar şarttır.

“İstişare eden, aldanmaz”

Aynı zamanda hadisin meali olan bu başlıkla yazı yazmama katkısı olan tüm katılımcılara teşekkür ederim.

Selam ve selametle kalın.

Devamını Oku
Eyüphan Kaya

Ucuz kahramanlık yapma zamanı değildir!

Bu ülkenin birlik beraberliğe, talim terbiyeye, sanayi ve teknolojiye, sosyal huzura, iman, edep ve marifete, en çok da iç barışa ihtiyacı varken “idam, idam” naraları atanlar tekin kimseler değildir.

İdam gündeme gelir gelmez hemen birleri ihanet kavramını gündeme getirecek, bu soyut kavramın arkasına sığınanlar artık bunun etrafında ucuz siyaset yapmaya başlayacaklar ve asli sorunlarımız bir kenarda kalacak diye endişe ediyorum.

Kim kime göre hain? Tabi zayıf güçlüye göre hain duruma düşüp cezalandırılacaktır. Halbuki öyle sinsi hainler var ki aslında bu memleketin baş belaları kimselerdir ki kimi zayıf siyasetçi gölgesine dahi yan bakamıyor.

Siz hazinenin trilyonlarını haksız yere cebine atıp etrafındakilerle paylaşanların ellerini kesebildiniz mi? ki ihanetten birilerini idam edeceksiniz.

Geçende iki kişinin konuşmasına gayri ihtiyari kulak misafiri oldum. Biri diyor ki; devletin hazine arazisini 49 yılına kiralayan biri arazisini satmamı istedi, ben 7 milyon dolar bir fiyat koydum, alıcıdan bir milyon dolar komisyon aldım. Sen bu halkın dostuysan bu tür haksız kazanç elde eden kimselerle mücadele et bence.

*Ne haber Destici bey bu hırsızlardan haberiniz var mı?

*Yeraltı dünyasının can alıcı aktörlerinin gölgesine bakılabiliyor musunuz?

*Hemen hemen her ilin ihale fareleri var ve bunların kuyrukları Ankara’da birilerine bağlı bunlara idam istesene!

*Aslına bakarsanız Türk ırkı üzerinde fanatik ırkçılık yapıp, karşısında Kürt ırkçılığını oluşturan kimseler vatan hainleridir.

*Atalarımız, “Kürtler bu vatanın asli unsurlarıdır” dediği halde Kürt yok diyen insanlardır vatan hainleri, bunları idam edecek misiniz?

15 Temmuz hain darbesine bil fiil karışan kimselerin sayısı binleri ancak bulurken, bu süreçte on binlerce mağdur insanlar oldu bunların haklarına niye sahip çıkmıyorsunuz? Bir vekil olarak sizin sorumluluk alanına girmiyor mu? Neden HDP vekili Dr.Ömer Faruk Gergerlioğlu kadar duyarlı olamıyorsunuz.

Bence siz BBP Merhum Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu’nun duruşunu hayata geçirmeye çalışın. On vekili ile ülkenin kaderine katkı veren duruşuyla düşmanların hedefi oldu. Katillerini bulup idam et sene!

Kürt meselesini ortadan kalkması için anayasanın 42. Maddesi ile 66.maddesinin değişmesi için Meclise bir teklif getir sene! Sen vatanperver isen alsana kendini gösterme fırsatı, haydi göreyim seni Destici kardeş…

Aile yapımızı sarsan yasalar var; tıpkı 6284 sayılı yasa gibi haydi bakayım örf ve inancımıza uygun bir tarzda yasa teklifinde bulun da sizi alkışlayalım ne dersiniz?

Hangi birini anlatayım bilmem ki, eğer idam getirilecekseniz en haklı idam kısasa kısastır, adam öldüreni öldürmektir, o da eğer maktulun yakınları af için ikna olmazsa, eğer diyet parası konusunda yakınları anlaşırsa o da idam edilmez.

Ayrıca cinsel tecavüz suçları ve uyuşturucu baronlarını idam edebilirsiniz bence.

Demek istediğim soyut bir kavram olan ihanet üzerine getirilmesi düşünülen idam cezası uygulamasında sıkıntı olacak, zaten yeterince dertlerimiz var, daha da arttırmaya gerek yok diye düşünüyorum.

Vekilseniz yasama ve denetim görevini yaparken Kamu yararını düşünerek adım atın, bu toplumun bir ferdi olarak Allah’a nasıl hesap vereceğinizi düşünün. Bu gün dünya yarın ahret dikkat edin, duygularınıza yenik düşmeyin!

Onun için bence idam konusunda tellallık yaparak ucuz kahramanlık yapmayın, faydalı bir vekil olun ki, bir sonraki seçimde halkın dualarını alan bir vekil olarak daha rahat meclise gidebilesiniz.

Benden söylemesi.

 

 

Devamını Oku

Ekonomi, ev idaresi disipliniymiş

Anadolu insanı hala kanaat adına rızkına razı ve devletin yakasına yapışmayı aklına getirmeyen bir durumdadır, yoksa ekonomik dengelerimiz alt üst olurdu, bunu bilmekte fayda var.

100 günlük eylem planı içinde ülkenin iç huzuruna dönük pek bir şey göremiyorum, sanki bazı sorunlar bir kenarda dursun, ne olur ne olmaz? Bakarsın o sorunlar üzerine siyaset yapar başarısızlığımızın suçluları olarak ilan eder, ucuz siyaset yaparız.

Mesela soruyorum;

28 Şubat’ın failleri elini kolunu sallayarak dolaşırken, o sürecin Hakim Savcıları, Emniyet mensupları “sakıncalı piyade” duruma düşmüşken onların hazırladıkları komplolar neticesinde 36’ar yıl ceza yiyip mahpus durumda olan Yusufilerin dava dosyaları neden yeniden yargılamaya açılmıyor? Bunun cevabını birileri kamuoyuna verebilir mi?

Hukuki açıdan oluşan bu durum karşısında bunların dava dosyaları hemen açılmalı, yeniden yargılama süreci başlatılmadır.

Şu FETÖ melanetine gelince neden en çok darbe ibadet kesinine indirildi? Bunun İhanet, Ticaret, Siyaset ayağı nerde kaldı? Mahkemelerin haklarında takipsizlik kararı verdiği on binlerce  bu mağdur insanlar neden fişlenmiş vaziyete getirildiler. Özel sektörde dahi çalışmalarına imkan verilmiyor?

HDPKK belası gerekli darbeyi almışken, Kürt melesi anadil eğitimi dahil niye 100 günlük eylem planı içinde yok. Anayasanın 42. Ve 66. Maddelerinin bu memleketin bu milletin neyine faydası var? bir particiğin kaprislerine hizmet etmekten başka.

Türkiye Cumhuriyeti Türkistan devleti değil, dikkatli olmak lazım. Yarım asırdır bu Türkçülük belası yüzünde iki ileri bir geri yaptık, bu yeni sistem artık bu tür hastalıkları yanında taşımamalıdır kanaatimce.

Televizyon ekranlarına, köşe yazılarına bakıyorum, bu dertli meseleleri ele alan pek yok, neler oluyor beyler “padişahım çok yaşa” diyerek bu ülkeyi hakkettiği muasır medeniyet seviyesine ulaştırmayı düşünüyorsak vay halimize.

Ekonomi; “Ev idaresi ilmi” ise bu kadar karışık olan bir evin güven endeksi sizce ne olur?

Ekonomiyi ithalat ihracattan ibaret bilen kimselerle benim konuşacak bir şeyim yok. Çünkü onlar her şeyi paraya endeksli düşünüyorlar. Halbuki ben ekonominin çok yönlü olduğunu bunun en önemli ayağı da oluşacak güven ortamı ve insan niteliği olduğuna inanıyorum.

Üretim tüketim kavramları insan niteliğine bağlıdır. Üretirken emeğin değerini bilen ve ibadet aşkı ile iyinin daha iyisini yapan mesaisinin bir bucuk katı kadar çalışıp alın teri ile kazanan ve kazandıran tüketime gelince ihtiyacı ölçüsünde tüketen kanaat ehli insanlar ile bir üretip üç tüketen insan aynı olur mu?

Devlet başkanımızın konuşmasında dile getirdiği gibi bu ülkede insanımızın aç ve akıta kalmaması gerekir, bu da sosyal devletin güvencesinde olmalıdır diye düşünüyorum.Çünkü bu alanda bir ihmalkarlık olursa ülkemizin güven endeksi aşağıya inar.

Eğer kanaat ehli, emeğin değerini bilen bir vatandaş kitlemiz olursa parolamız “üç üret, bir tüket” ise yakın zamanda bu ülke kalkınır inşallah ama eğer iç sorunlarımızla uğraşarak ucuz siyaset yaparak vakit öldürürsek ülke güven kaybedecek, ben şu anda endişeliyim.

Düşman bıyık altında gülüyor “bu devleti Türkçülük oyununa getirmek üzereyim, milliyetçilik Osmanlı’yı yıktığı gibi bu devleti de yıkar” diye umut ediyor.

Gelin yanlış yapmayalım. Anadolu insanı ile selamlaşalım, duasını alalım göreceksiniz ekonomimiz de, üretim ve tüketimiz de rayına oturacak.

O zaman üç üretip bir tüketeceğiz, hem de bunu seve seve yapacağız çünkü kalan iki emin ellerde olduğuna inanınca çalışmak insana zevk verir. Şu anda maalesef vatandaş o kadar rahat değildir, kalan ikinin nerelere gittiğini pek bilmiyor, bu ciddi bir sorun diye düşünüyorum.

Gelin bu evi daha iyi idare edelim, birkaç kardeşten biri ikisi bir kenarda mutsuz durmasın ne dersiniz?

Selam ve dua ile

 

Devamını Oku
Eyüphan Kaya

AİLE PLATFORMU AİLE DÜZENİNE SIKINTI VEREN YASALARI POTESTO EDEREK, DEĞİŞMESİNİ İSTEDİ

İSTANBUL(Aile Platformu)  - Aile Platformu Başkanı Adem Çevik, "Delilsiz, şahitsiz kadının beyanı esas alınarak erkekler evden atılıyor. Evden kediyi, köpeği attığınız zaman bile 700 lira cezası var ama 'baba'yı attığınız zaman herhangi bir cezası yok." dedi.

Aile Platformu üyeleri boşanan erkekleri mağdur ettiklerini öne sürdükleri yasayı Galatasaray Meydanı'nda protesto etti.

6284 sayılı yasanın kaldırılmasını isteyerek, tek taraflı velayetin çocuk istismarı olarak yorumlanması gerektiğini savunan Çevik, şunları söyledi:

"Delilsiz, şahitsiz kadının beyanı esas alınarak erkekler evden atılıyor. Evden kediyi, köpeği attığınız zaman bile 700 lira cezası var ama 'baba'yı attığınız zaman her hangi bir cezası yok. Evden atılan babanın evde ve mahallede itibarı zedelenmiş oluyor. 6284'ün başka zararları da var. Aile içinde 'tecavüz' kavramı getirildi, Bu da başlı başına bir skandal. Bu yasa aileleri parçalıyor, parçalanan ailelerin çocukları da suça daha meyilli hale geliyor. 1 Ağustos'da 6284'ün kabul edilişinin 4. yıl dönümü nedeniyle protesto ekmek istedik. Bu kanunun ya iptal ya da ıslah edilmesi için bu basın açıklamasını yaptık."

Platform üyesi Hüsametin Kiraz ise kendisinin de mağdur bir baba olduğunu belirterek, "Kadınlar eşimiz, anamız, kızımız, kardeşimizdir. Onların mağdur olmasını hiç kimse istemez. Kadını, bu mağdurluktan, zayıflık ve güçsüzlükten kurtaralım derken, denge kaçtı, erkek mağdur edilmeye başlandı. 6284 sayılı yasayla erkek mağdur edilmeye başlandı. Boşanan erkeğe sürekli nafaka gibi bir zulüm getirildi." ifadelerini kullandı.

 

Başka bir üye Mustafa Aslan da parası olanın çocuğunu gördüğünü olmayanın göremediğini söyleyerek, şunları kaydetti:

"Çocuğum 5,5 yaşında, toplasanız 20 kez falan görmüşümdür. Çünkü kadın tedbir aldırıyor ve bu tedbir neticesinde kadına yaklaşamıyorsunuz. Kadının beyanı burada esastır. Bundan dolayı mağduruz.Bu kadın-erkek eşitliği değil, erkek ezilmiş vaziyette, erkeğe zulüm yasası bu..." değerlendirmesini yaptı.

Devamını Oku
Eyüphan Kaya

İslam Uleması Uyanıyor

Son birkaç asırdır;

-Kıyamet koptu kopacak,

-Dünya hayatı kötü insanların çoğalmasıyla son bulur,

-Dünya leştir, leşin talipleri köpektir… vb.

İfadelerle İslam dünyası uyutuldu. Ama çeyrek asırdır, İslam uleması yavaş yavaş kendine geliyor.

Bu alimlerin uyarması sonucu kabiliyet ehli kimi liderlerin de varlığı hissediliyor.

Recep Tayyip Erdoğan da Muhammed Mursi de bunun alameti farikalarındandır.

Gel gör ki Siyonizm İslam dünyasının damarlarına işlemiş ve nerde işe yarar bir değerimiz varsa bir vesile ile kendine bağlamıştı.

Bir dinimiz kalmıştı, onu da FETÖ ile lekelemek istedi, ama bu memleket yine tekbir, sala, ezan, vatan ve bayrak aşkı ile elhamdulillah kurtarıldı. Eğer öyle olmasaydı bu halk hiç yoktan dinine düşman olacaktı ve Yahudi amacına ulaşmış olacaktı. Boşuna dememişler kaderin üzerinde bir kader vardır.

Bu dinin temsilcileri olan ilim erbapları kurdukları dernek ve vakıflarla bir dayanışma içinde olup her geçen gün daha kaliteli bir hal alıyorlar.

Yerelde İTTİHAD-I ULEMA ve MEDEV gibi oluşumların yanı sıra, Dünya Müslüman Alimleri Dayanışma Derneği(UMAD) gibi oluşumlar da vardır.

Geçenlerde UMAD’ın Diyarbakır’daki istişare toplantısına katıldım. Beni bu toplantıya davet eden UMAD Yüksek İstişare Kurlu Üyesi Muhammed Tayyip Elçi hocama teşekkür ederim.

Bu istişare toplantısında;

İlmin ve alimin önemi anlatılırken, medreselerde yetişen alimlerin muhakkak ilahiyat tahsilini yapmaları orta, lise ve üniversite hocalığı yaparak ilmini sarf etmeleri üzerinde duruldu.

Medreseler ve İlahiyatlar birbirlerinin rakipleri değil birbirlerini tamamlayan kurumlar olduğuna işaret edildi.

İslam ulemasının sosyal, ekonomik ve siyasi açıdan da iyi yetişmesi gerektiği kanaatine varıldı.

İslam dünyasının aralarında sınır olmadığını düşünerek çalışmamak gerektiği, ancak devletler düzeyinde var olan sınırları da tanımak gerekliliği gerçeği üzerinde duruldu.

İslam dünyasının varlığını hissetmesi için Kürtçe bir atasözü ile açıklayan Molla Musa, “Zor zane, zêr zane, devê tüfinda mor zane” diyerek şöyle bir katkıda bulundu.

Bu atasözünü;

*Nitelikli askerin olacak,

*Ekonomik gücün olacak,

*Günün şartlarına göre ihtiyaca cevap verecek silahın olacak. Şeklinde tercüme etti.

SUFFE medresesinde gerçekleşen 100 civarında ilim erbabının katılıp, katkı verdiği bu istişare toplantısında hayırlı fikirler dile geldi. Tamamını bir yazıya dökemem, bunu bir analiz haber mahiyetinde kabul buyurun.

Ama Diyarbakır’da yetişen bu binlerce ilim erbabının hem bölgemize, hem ülkemize, hem de İslam dünyasına hatta insanlık alemine bile ufuk verebileceğine inanıyorum. Çünkü yakından biliyorum ki bu tür ilim yuvalarında ilmiyle amil kimseler yetişiyor.

Allah bu gayretli, seçkin insanları başarıya ulaştırsın. Amin demeniz dileğiyle.

İyi ki medreselerimiz var, iyi ki bu ümmete yön verecek kadar binlerce talebe bu medreselerde yetiştiriyorlar. Bizim gibi sağduyulu insanlar da hem mutlu oluyor, hem de onlara dua ediyor.

Bizi bu günlere ulaştıran yüce Allah’a hamd ediyorum. Böyle bir ortamın sağlanmasına katkısı olan yetkili ve etkili insanlara da, Hükümete de teşekkür etmeyi bir borç biliyorum.

Anadolu özüne dönüyor inşallah.

Devamını Oku
Eyüphan Kaya

Sultan Abdulhamit Han Yatılı Kur'an Kursu Açıldı

DİYARBAKIR'DA Sultan Abdulhamit Han Yatılı Kız Hafızlık Kur’an Kursu Açıldı

Fetö’den devralınan Kuran Kursu, yeni imajı, yeni mimarisi ve yeni adıyla Sultan Abdulhamit Han Yatılı Kız Hafızlık Kur’an Kursu olarak eğitim vermeye başladı.

Sultan Abdulhamit Han Yatılı Kız Hafızlık Kur’an Kursu açılışına Vali Yardımcısı Sn. Hacı Hasan Gökpınar, Yenişehir Kaymakamı ve Belediye Başkanı Serdar Kartal, İl Müftüsü Yavuz Selim Karabayır, İlçe Müftüsü Şevket Dilmaç, davetliler, öğrenciler, veliler ve vatandaşlar katıldı.

Yenişehir Kaymakamı ve Belediye Başkanı Serdar KARTAL’ın açılış konuşmasını yapmasının ardından, okunan dualarla 2700 metrekarelik kapalı oturum alanına sahip on bir katlı Sultan Abdulhamit Han Yatılı Kız Hafızlık Kur’an Kursu’nun açılışı gerçekleştirildi. Yenişehir Kaymakamı ve Belediye Başkanı Serdar KARTAL ve açılışa katılan protokol üyeleri Kur’an Kursunu gezerek yetkililerden bilgi aldı.

Devamını Oku
Eyüphan Kaya

28 ŞUBAT POST MODERN DARBENİN FAİLLERİ DIŞARIDA MAĞDURLARI İLE MAHPUSLARDA... SESLERİNİ DUYUN EY YETKİLİLER! ZULME RIZA ZULÜMDÜR UNUTMAYALIM!!!