Hakkımızda
Gazetelerin Köşe Yazarlarından Derlemeler
  • Gündem
Üyeler
Henüz üye yok!

Tunca Bengin: Türkiye İdlib’de oyunu bozdu

Soçi zirvesi ve kararları İdlib’e dönük, sadece Suriye rejimi ile Rusya’nın değil, ABD, İngiltere ve Fransa’nın da saldırı olasılığını kaldırdı. Yani ABD’nin Türkiye ile Rusya’yı, İran’ı karşı karşıya getirmek ve Astana sürecini bozmak, bunlar olurken de Türkiye’yi Fırat’ın doğusundaki PYD/PKK devletçiğine razı etmek tezgâhı da bozuldu. Dolayısıyla da ABD sözcülerinin “Suriye’de şiddeti azaltacak her samimi çabayı memnuniyetle karşılıyoruz. Umarız (İdlib’deki) çatışmasızlık kalıcı olur” şeklindeki açıklaması kulağa hoş gelse de inandırıcı değil. Aynen Menbiç’ten YPG’nin çıkarılmasına ilişkin süreç ve silahların toplanmasına dönük verdiği sözler gibi... Çünkü orada da ABD çözümden yanaymış görüntüsü verdi ancak bunlar sadece lafta kaldı.
YAZININ TAMAMI İÇİN TIKLAYIN

Devamını Oku
Tunca Bengin: Türkiye İdlib’de oyunu bozdu

Vedat Bilgin: İnsanlık ölmedi, Türkiye var!

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Tahran Zirvesi’nde ‘canlı yayın’ vasıtasıyla açıkça İdlib’de yaşayan binlerce insanın yaşama hakkını savunan samimi tavrı bütün insanlığın gözleri önünde gerçekleşebilecek bir vahşetin durdurulması yönünde bir haykırış olarak unutulmayacaktır. Bu haykırışın Soçi mutabakatıyla politikaya dönüşmesi, bir anlamada ‘insanlık ölmedi, Türkiye var ve onun devlet başkanı Erdoğan var’ dedirtecek bir netice yaratmıştır. Bu durumu memnuniyetle karşılayan BM Genel Sekreteri’nin aklına bu olay için ‘Nobel Barış Ödülü’ verilmesini önermek gelir mi dersiniz!
YAZININ TAMAMI İÇİN TIKLAYIN

Devamını Oku
Vedat Bilgin: İnsanlık ölmedi, Türkiye var!

Muharrem Sarıkaya: Yerel seçim yeni aktör çıkarır mı?

Yerel seçimlerin genel seçime göre önemli bir tarafı vardır.
Bugüne kadar görüldüğü gibi, yerel seçim sandığı partilerin oylarıyla birlikte, Türk siyasetinin yeni simalarını da ortaya çıkarır.
Bunu görmek için siyasetin iki ana akımı AK Parti ve CHP liderlerine bakmak yeterli…
Recep Tayyip Erdoğan, RP İl Başkanı idi, ancak onu siyasetin birkaç eşik yukarısına zıplatan 1994 yerel seçimi ve belediye başkanlığı dönemindeki performansı oldu…
Kemal Kılıçdaroğlu açısından da durum farklı değil…
SSK Genel Müdürü iken, 2002 genel seçiminde TBMM’ye milletvekili olarak girmiş, 2007’de de tekrar seçilmişti...
Ancak kamuoyu Kılıçdaroğlu’nu 2009 yerel seçiminde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adaylığı dönemindeki performansıyla tanıdı…
Bugün AK Parti ve CHP’nin yönetim kadrolarındaki isimlere bakın birçoğunun da geçmişinde yerel yönetimlerdeki başarı yatıyor…
YAZININ TAMAMI İÇİN TIKLAYIN

Devamını Oku
Muharrem Sarıkaya: Yerel seçim yeni aktör çıkarır mı?

Candaş Tolga Işık: CHP seçmeni sandığa gitmezse...

Kılıçdaroğlu, Parti Meclisi’nde şöyle konuşmuş: “Neymiş, küskünler seçimi boykot edecekmiş. Boykot etmek demek, AK Parti’ye oy vermek demektir. Böyle düşünenler boykot edeceğine gitsin, doğrudan AK Parti’ye oy versin. Sandığa herkesin gitmesi lazım. Seçmenin sandığa gitmeme gibi bir lüksü yok.” Seçimin hemen ertesinde yazmıştım. CHP seçmeni esaslı bir yenilik-değişim-dönüşüm görmezse önümüzdeki seçim ciddi anlamda sandığa gitmeyerek bu durumu protesto edebilir. Sosyolog falan değilim. Anket de yapmadım. Peki, bunu neye dayanarak söylüyorum? Çevreme! Tanıdıklarıma!
Neredeyse her seçim seferberlik ilan edercesine CHP için çalışan hatta kendisini bırakıp etrafındakileri ikna etmek için uğraşan muhalif arkadaşlarıma, dostlarıma...

Geçmişte CHP’ye oy veren neredeyse bütün arkadaşlarım aynı şeyi söylüyor: “CHP’de bir şeyler değişmeden bundan sonra beni sandığa kimse götüremez.”

YAZININ TAMAMI İÇİN TIKLAYIN

Devamını Oku
Candaş Tolga Işık: CHP seçmeni sandığa gitmezse...

Bülent Erandaç: İnsanlığın yüz akı Erdoğan

İNSANLIK ölmedi. Başkan Tayyip Erdoğan var. Rusya Lideri Putin'le anlaşarak, İdlib'te sıkışıp kalmış ve yeni bombardımanların korkusunu yaşayan üç buçuk milyon sivile güzel bir müjde verdi. Erdoğan, tampon bölge kurarak, Türkiye'nin BÖLGESEL GÜCÜ'nü ve KARİZMASINI gösterirken, İdlib'teki 3.5 milyon sivilin hayatlarını koruyarak, Yeni dünyanın YÜZ AKI oldu. Evet, Başkan Erdoğan "Suriye'de barışın tesisi için ümit verici" bir gelişmeye zemin hazırlarken, Türkiyemiz'in de uluslararası girişimleri kararlı ve ısrarlı yönettiğini, askeri başarılarını, Soçi zirvesiyle birlikte diplomatik alanda da sürdürdüğünü dünyaya gösterdi. Şimdi sırada yüreği karanlık beyni köhnemiş BM var.
Başkan Erdoğan, masumların ÜMİDİ olarak, Birleşmiş Milletler toplantısında, vicdansızlığa, insanlığın ayaklar altına alınmasına, küresel liderlerin gözlerinin içine bakarak, telin edecek.
YAZININ TAMAMI İÇİN TIKLAYIN

Devamını Oku
Bülent Erandaç: İnsanlığın yüz akı Erdoğan

Abdulkadir Selvi: Adnan Hoca’nın masonluğu ve kediciklerin örtünmesi

Adnan Hocacılar gündemden düştü ama ilgi alanımdan çıkmadılar.
Onlarla ilgili gelişmeleri takip ediyor, aynı zamanda savunma hakkına olan saygım gereği Adnan Oktar’dan gelen açıklamaları da paylaşıyorum.Adnan Oktar, 23.08.2018 tarihli mektubunda birçok konuya açıklık getirmeye çalışmış. Bunlardan birisi de Mehdilik meselesi. Hiçbir zaman kendisinin Mehdi olduğunu söylemediğini ifade ediyor. Zaten Mehdilik iddiasında olanların hiçbiri ‘Ben Mehdiyim’ demiyor. Ama Adnan Oktar gibi öyle bir Mehdilik tarifi yazıyorlar ki sadece adı ve soyadını vermiyorlar. Faaliyetlerine Karaköy’den başlayan Adnan Oktar da Mehdi’nin “Karaköy’den çıkacağını” belirtip DEAŞ’ın ‘kara bayrak’ açmasını Mehdiliğe bir delil olarak gösteriyor.

YAZININ TAMAMI İÇİN TIKLAYIN

Devamını Oku
Abdulkadir Selvi: Adnan Hoca’nın masonluğu ve kediciklerin örtünmesi

Ahmet Hakan: İşçiye ‘it’ diyen köşe yazarı

AKİT gazetesinde yazan bir yazar, taleplerini dile getirmek için eylem yapan Üçüncü Havaalanı işçileri için “it” demiş.
*
Sadece “it” mi demiş?
Hayır!
Buraya yazılamayacak kadar bir sürü yakışıksız şey de demiş.
*
Gazete güya İslami gazete...
Yazan güya İslami köşe yazarı...
Fakat yazdığı bu...
*
Son günlerde kendilerini İslam’a nispet eden bu ve benzeri şahıslara bakıp da İslam’dan uzaklaşma eğiliminde olanlara sesleniyorum:
*
Sakın uzaklaşmayın!
Sakın soğumayın!
Ve şu üç şeyi hiç aklınızdan çıkarmayın:
*
- BİR: Emek ve hak, İslam’ın en fazla önem verdiği iki yüce değerdir.
*
- İKİ: Peygamberimiz, “İşçinin hakkını alınteri kurumadan ödeyiniz” der.
*
- ÜÇ: Temiz ve nezih üslup, İslam’ın başlangıç noktasıdır.

YAZININ TAMAMI İÇİN TIKLAYIN

Devamını Oku
Ahmet Hakan: İşçiye ‘it’ diyen köşe yazarı

Hasan Basri Yalçın: Soçi’nin satır araları

Bakmayın fitne çıkarmaya çalışanlara. Soçi mutabakatı Türkiye için Suriye'de çok büyük bir kazanıma işaret ediyor. Uzlaşıyı mahkûm etmeye çalışıyorlar. "Türkiye çok büyük bir sorumluluğun altına girdi" iddiasını seslendiriyorlar. Ama bu içi boş bir iddia. Zira bu sorumluluk zaten Türkiye'nin üzerine yıkılıyordu. Yani bu bakımdan ortada yeni bir durum yok. Üstüne üstlük Türkiye İdlib konusunda istediği tüm başlıkları elde etti. Dahası bu uzlaşı Suriye'nin geneline dair çok önemli kazançlar sağladı. Asıl önemli kısmı burası.
YAZININ TAMAMI İÇİN TIKLAYIN

Devamını Oku
Hasan Basri Yalçın: Soçi’nin satır araları

Okan Müderrisoğlu: Programa inanç moral, sabır!

Küresel sistem ve Türkiye, bir dönüm noktasında. Bugün mücadele ettiğimiz sorunları aşma irademiz, ayak sesleri duyulan global ekonomik kaosa karşı Türkiye'yi güçlü hatta avantajlı kılacak. Şunu net şekilde söyleyebiliriz. Bir kriz yaşamıyoruz. Kur şoku olarak başlayan, manipülasyonlarla inişli çıkışlı seyir izleyen bir türbülanstan geçiyoruz. Ki aynı hususu dün Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan da inanarak bir kez daha söyledi. Yani açıklamaları, kamuoyunu yatıştırma faaliyeti değil, samimi kanaatleri idi.
YAZININ TAMAMI İÇİN TIKLAYIN

Devamını Oku
Okan Müderrisoğlu: Programa inanç moral, sabır!

Mehmet Barlas: Bir kriz yok ama kriz içerikli konuşmalar krizi tetikleyebilir

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Gaziler Günü dolayısıyla yaptığı konuşmada "Kriz falan sakın ha bunlara aldanmayın. Bunların hepsi manipülasyon. Güçlenerek geleceğe yürüyoruz" şeklindeki sözlerine katılmamak mümkün değildir.
İnançlı olmak
Cumhurbaşkanı'nın aşağıdaki sözlerine kim hayır diyebilir ki?
"- Türkiye 20 yıl önceki Türkiye'den daha zengin, daha etkilidir. Yarınki Türkiye daha güçlü, daha iddialı olacaktır.
İnanmak başarmanın yarısıdır. Biz ülkemizin potansiyelini biliyoruz.
Hedeflerimize ulaşacağımıza eminiz."
YAZININ TAMAMI İÇİN TIKLAYIN

Devamını Oku
Mehmet Barlas: Bir kriz yok ama kriz içerikli konuşmalar krizi tetikleyebilir