Hakkında
Henüz açıklama eklenmemiş!
Henüz albüm eklenmemiş!
Sayfalar
Henüz sayfa eklenmemiş!
Gruplar
Henüz grup eklenmemiş!
Etkinlikler
Henüz eklenmiş etkinlik yok!

"AKSAÇLILAR" OLUŞUMUNDAN RAMAZAN BAYRAMI MESAJI
Yaşadığımız ağır ve kasvetli günlerden sonra Tekrarına ulaşmayı niyaz ettiğimiz Mübarek Ramazan ayını geride bırakmanın bir nebze de olsa burukluğunu ve hüznünü yaşarken tüm dünyayı ve ülkemizi esir alan Virüs imtihanı nedeni ile burukta olsa, eriştiğimiz Ramazan Bayramının mutluluk ve sevincini yaşıyoruz. Bayram demek, barış ve kardeşlik demektir.
Bayram demek, hatırlama, hatırlanma, heyecan ve huzur demektir.
Bu duygular içerisinde tüm Türk – İslam Alemi’nin Mübarek Ramazan Bayramı’nı kutluyor, bayramın milletimize ve tüm insanlığa huzur, barış ve mutluluk getirmesini temenni ediyorum.
“AKSAÇLILAR” OLUŞUMU ADINA
AHMET BEREKET

Devamını Oku
AHMET BEREKET

MÜSLÜMAN MAHALLESİNDE SALYANGOZ SATILMAZ!
11 Ayın Sultanı Mübarek Ramazan Ayını, dünyayı esir alan Virüs imtihanı, Türk -İslam coğrafyasında Dindaş ve soydaşlarımızın karşı karşıya kaldığı, acı ve zulümleri görerek buruk bir biçimde idrak etmeye çalıştığımız bu günlerde, gündeme düşen küçük gibi görünse de aslında birlik bütünlük kardeşliğimize kısacası bizi biz yapan Yüce Türk milleti yapan kardeşlik değerlerimizi ciddi manada tehlikeye sokan iki büyük olayla meşgul olmaya başladık.
İlk önce İstanbul Büyük Şehir belediye başkanı 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramında 100 bin çocuğa çeşitli hediye paketleri gönderdi. Bunda ne kötülük ne art niyet var demeyin. Bakın ne var! Gönderilen dergide Müslüman, Hristiyan, Yahudi din adamlarının resminin yanında 4.bir resim. Bu resimde çizilen bir Alevi dedesi. Yani özetle diyor ki İstanbul Büyük şehir belediye başkanı. Alevilik ayrı bir dindir.
Belediye başkanına cevabı samimi Alevi Kardeşlerimiz en yüksek tondan verdiler ve verdikleri mesaj ile bir kez daha yüreklerimize su serptiler. Alevi Kardeşlerimiz mesajlarında “Aleviliğin ayrı bir din olmadığını, Aleviliği İslamın ayrı bir dinmiş gibi gösterme çabalarının birlik bütünlük ve kardeşliğimizi bölme adına bir proje olduğunu ve bu projenin yıllardır uygulamaya çalışıldığını, Aleviliğin İslamın içindeki farklı bir yorum olduğunu ama asla İslam dışı olmadığını, Aleviliğin orijininde İslamın özü olduğunu İfade ederek yapılmaya çalışılan üstelikte çocuklar üzerinden yapılmaya çalışılan bu çirkin senaryoyu bir kere daha gözler önüne serdiler.
Tam bu sıkıntıyı şu mübarek günlerde atlattık Şükür derken, bu kez de karşımıza İnsan Hakları Derneği (İHD) Ankara Şubesi çıktı. İHD Ankara şubesi Diyanet İşleri başkanı Ali ERBAŞ hakkında Ankara Hacı Bayram Camii’nde, temsili Cuma namazının hutbesinde yapmış olduğu konuşmasında kullandığı “Ey insanlar! İslam zinayı en büyük haramlardan kabul ediyor. Lûtîliği, Eşcinselliği lanetliyor. Nedir bunun hikmeti. Hastalıkları beraberinde getirmesi ve nesli çürütmesidir, bunun hikmeti. Yılda yüz binlerce insan gayri meşru ve nikahsız hayatın İslami literatürdeki ismi zina olan bu büyük haramın sebep olduğu HIV virüsüne maruz kalıyor. Geliniz bu tür kötülüklerden insanları korumak için birlikte mücadele edelim." İfadelerinden dolayı LGBT'lilere yönelik nefret söyleminde bulunduğu iddiasıyla suç duyurusunda bulundu. Yani açılımı lezbiyen, gey, biseksüel ve transseksüeller olan sapkın kimlik için Diyanet illeri başkanının Yüce kitabımız Kuranı kerimde yer alan ayetlerini okudu diye görevinden alınması yönünde suç duyurusunda bulundular.
Şimdi bizde “Ak saçlılar” oluşumu adına gündemi meşgul eden bu iki hadise için diyoruz ki; Ne Aleviliğin İslamın dışında ayrı bir Din gibi sunulmasına, nede Alevi kardeşlerimiz üzerinden kaşınmaya çalışılan birlik bütünlük kardeşliğimize zarar verecek bu ve buna benzer çirkin oyunlara müsaade ederiz. Ve yine buradan en yüksek tondan ifade ediyoruz ki Diyanet İşleri başkanı için yapılan görevden uzaklaştırılması ve cezalandırılması yönündeki çalışmalara kökten karşıyız ve Allah adına Yüce Kitabımızdan söylenen her sözü yanındayız. Özetle şu mübarek Ramazan günlerinde herkesin aklına başını almasını Müslüman mahallesinde salyangoz satılmasına müsaade etmeyeceğimizi bir kere daha ilan ediyoruz.
Yüce Türk Milletine Saygılarımızla
“Ak saçlılar” oluşumu adına
Ahmet BEREKET


Devamını Oku
AHMET BEREKET

MUHSİN YAZICIOĞLU İZMİR’DE ANILDI...

MUHSİN YAZICIOĞLU İZMİR'DE DUALARLA ANILDI...

Büyük Birlik Partisi (BBP) Kurucu genel Başkanı merhum Muhsin Yazıcıoğlu, vefatının 11. yılında İzmir’de dualarla anıldı.

BBP İzmir es Il Başkanı ve Merhum YAZICIOĞLU’nun Dava arkadaşı ve “ AKSAÇLILAR” oluşumu Kurucu başkanı Ahmet BEREKET önderliğinde düzenlenen anma etkinliği ile ilgili olarak “BEREKET “yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi. “Kahramanmaraş’ta 11 yıl önce seçim çalışmaları esnasında içinde bulunduğu helikopterin düşürülmesi sonucu hayatını kaybeden liderimiz Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberinde şehit olan arkadaşlarımız için ‘Vefatlarının11. Sene–i Devriyesinde Şehadetinden bu yana her sene olduğu gibi bu senede, “Şehit Liderimizi ve tüm geçmişlerimizi Dualarla Anıyoruz’ adı altında 5 güne yaydığımız etkinlikler düzenlemeyi planlamıştık. Ancak Tüm dünyayı esir alan ve Ülkemize de sirayet eden Virüs imtihanı neticesinde, Devletimiz almış olduğu tedbirler gereği, toplu olarak yapılan ibadetlerinde yasak olması sebebi ile, normal şartlarda, Konak Yalı Camiinde yapacak olduğumuz Mevlit  etkinliğimizi iptal edip, 11 senedir acık tutmaya çalıştığımız Muhsin YAZICIOĞLU mescidinde, gerekli hijyen kurallarına riayet ederek ve cemaat olmadan sadece hocamız ve iki arkadaşımız ile birlikte bir araya gelerek Şehit Muhsin YAZICIOĞLU ve tüm geçmişlerimiz için okunan 10 Hatmi-Şerif,  2.478 Yasin-i Şerif, sayısız Tebarekeler, Kelimeyi tevhitler, salavatlar ve sürelerin toplu duasını gerçekleştirip, yapılan mevlidi sanal ortam üzerinden paylaşarak tüm Muhsin YAZICIOĞLU sevenlerinin bu etkinliği canlı olarak takip etmelerini sağlamaya çalıştık. İnşallah dünyayı esir alan bu virüs imtihanını atlattıktan sonra yapmayı planladığımız tüm etkinliklerimizi YAZICIOĞLU sevenleri ile bir araya gelerek gerçekleştirmek istiyoruz” dedi.

Devamını Oku
MUHSİN YAZICIOĞLU İZMİR’DE ANILDI...

KISSADAN HİSSE

Sözlerime Hz. Ömer Efendimizden iki menkıbeyi anlatarak başlamak istedim.

Hz. Ali anlatıyor: "Bir gün Ömer'i, binekli olarak ve telaş içinde, hızlı hızlı giderken gördüm; "Ya Emire'l-müminin nereye gidiyorsun?" diye sordum. "Devlete ait develerden biri kaçmış, onu aramaya gidiyorum" diye cevap verdi. O zaman ben: "İnan ki, senden sonra bu milleti idare edecek olanlara ağır bir yük bırakıyorsun! Herkes senin yaptığını yapamaz!" dedim. Bunun üzerine şöyle konuştu: "Hz. Muhammed aleyhissalatü vesselamı, hak peygamber olarak gönderen Allah'a yemin ederim ki,   Fırat’ın kenarında bir oğlak kaybolsa (yahut bir kurt bir koyunu kapsa) korkarım ki kıyamet gününde onun bile hesabı Ömer'den sorulur!"

İslam’ın Halifesi Hz. Ömer Radiyallahu Anh- “Dağlara buğdaylar serpin. Müslüman ülkede kuşlar aç demesinler” buyurdu.

Bu iki menkıbeden sonra asıl varmak istediğim yer, bundan 19 sene evvel sol bir hükümet iş başında iken ekonomik sıkıntılar yüzünden başbakanlık önüne atılan yazar kasa, 19 sene sonra sağ bir hükümet görevde iken “çocuklarım aç” diye kendini yakan vatandaşımız...

Demek ki mesele, hükümetlerin sağcı ya da solcu olması ile alakalı değil; Hz. Ömer bakışı ile idareci olup olmamakla alakalı.

Pekiyi, “tüm bunlardan daha vahimi nedir?” diye sorarsak kendimize, bir vatandaşımızın çocuklarım aç diyerek valilik önünde kendini yakarak hayatına mal olan eyleminden sonraki yaşanan, elim hadiseye açıklama getiren sözde siyasetçinin, üstelikte bayan bir siyasetçinin: "Böyle ucuz siyasi manevraları millet yemez” şeklindeki bizleri kahreden açıklaması...

Şimdi Durup bir düşünelim: Hükümetler ister sağcı olsun ister solcu “Fırat’ın kenarında bir oğlak kaybolsa (yahut bir kurt bir koyunu kapsa) korkarım ki kıyamet gününde onun bile hesabı Ömer'den sorulur!".

“Dağlara buğdaylar serpin. Müslüman ülkede kuşlar aç demesinler” buyuran Hz. Ömer adaleti ile hükmetmediğimiz müddetçe korkarım ki daha çok yazar kasa fırlatmalar, daha çok “açız” diye kendini yakmalar gibi millet vicdanını derinden yaralayan elim hadiseler, (Allah muhafaza) üstümüzden eksik olmaz!..

Selam, sevgi ve saygılarımla

Ahmet BEREKET

 

Devamını Oku
KISSADAN HİSSE

ABD TEMSİLCİLER MECLİSİNİN KARINA BİR BOZKURT NİDASI İLE GECİKMEDEN CEVAP VERELİM

ABD Temsilciler Meclisi Barış Pınarı harekâtını gerekçe göstererek Türkiye’ye yaptırım uygulanmasına ilişkin yasa tasarısını ve 1915 olaylarını Soykırım olarak tanıyan tasarıyı kabul etmiş.

Peki bu karara neden şaşırmadık? Çünkü Ne buyurmuş Atalarımız. “Katranı kaynatsan olur mu şeker, cinsine tükürdüğüm cinsine çeker.

Peki ne yapmak lazım. Hükümete çağrımdır. T.B.M.M nin görünen en güzel yerine Amerikalıların yapmış olduğu soykırımları anlatan bir kitabe hazırlayıp Kitabeye 250 yıllık tarihi rezillikler ile dolu olan ABD’nin zulüm ve soykırımlarına yazıp bir soykırım anıtı dikelim. Nedir bu soykırımlar diye soranlara ise Örnek olarak Kızılderili kellesi başına 5 dolar ödeyerek “En iyi yerli ölü yerlidir politikasıyla” Tam 70 milyon Kızılderili’yi kendi vatanlarında katlettiklerini anlatalım. Bununla yetinelim mi tabi hayır. Anlatmaya devam edelim ve ABD’nin 1898 yılında Meksika’yı işgal ettiğini, aynı yıl Küba’ya girdiğini, 1921 yılında Nikaragua’yı işgal ettiğini ve 300 kişiyi katlettiğini, 1945 yılında Japonya’ya iki atom bombası atarak yüz binlerce masum sivili öldürüp dünya tarihinin en büyük vahşetini dönemin ABD Başkanı Harry Truman’ın “Tarihin en büyük olayı” olayı diye yorumladığı katliamı yaparak gerçekleştirdiğini, II.ci Dünya savaşından sonra Amerikalıların, Almanların savaşı kaybetmelerinin ardından, Dresden kentine sığınan Alman göçmenlerin üzerine 3 gün süreyle havadan bomba yağdırdığını ve bu saldırılar da  çoğunluğunu çocuk ve kadınların oluşturduğu 200 bin kişi öldürüldüğünü, 1950-1959 yılları arasında Küba’da 60.000 kişi ABD destekli Batista birliklerince katledildiğini,1960 yılındaki Kongo katliamını,1965-1966 Endonezya katliamını,1962-1975 Vietnam savaşında 3 milyon Vietnamlı sivil hayatını kaybettiğini,1973 Şili Darbesinde 5 bin Şilili sivil hayatını kaybettiğini,1980-1988  İran– Irak savaşını körüklediğini ve ABD nin körüklediği  bu savaşta yaklaşık 700 bin insanın İran-Irak savaşı sonucunda öldüğünü,1983 Lübnan katliamında 14.000 Amerikan deniz piyadesinin binlerce kişiyi katlettiğini,1991yılında Irak’ı işgal ederek 113 bin sivil Iraklının bu işgalde öldüğünü, 2001 yılında El Kaide’nin saldırısına karşılık olarak  Afganistan’ı işkal ederek 150 bin Afgan  sivilin ölmesine neden olduğunu, Arap baharı adı ile başlattığı Darbeler serisi ile binlerce insanın ölümüne sebep olduğunu, İsrail’e verdiği acık ve koşuşuz destek ile binlerce Filistinlinin ölümünde baş sorumlulardan biri olduğunu ve daha nice katliamlarını anlatalım ve bir soykırım anıtı dikelim. Bunu sadece T.B.M.M sinde değil yurdun dört bir köşesinde yapalım bilim adamları bazında üniversitelerimizin Tarih bölümlerinde ABD ve diğer Siyonistlerin yaptıkları katliamları, darbeleri anlatan kürsüler kuralım, Hükümet bazında da gerek yurt içinde gerekse yurt dışında dışişlerimiz ve elçiliklerimiz vasıtası ile belgeleri ile sabit olan bu katliamları anlatan toplantılar düzenleyip anladıkları lisanı münasip ile onlara cevap verelim. Ve en önemlisi de Yüce meclisimizin çatısı altında belgeleri ile sabit olan ABD’ nin yapmış olduğu soykırımları tanıyıp Tüm dünyanın gözünün içine bakıp ABD en büyük Darbeci en büyük soykırımcıdır diyelim. Ne dersiniz çok şeymi istedim…  

Devamını Oku
ABD TEMSİLCİLER MECLİSİNİN KARINA BİR BOZKURT NİDASI İLE GECİKMEDEN CEVAP VERELİM

YAZICIOĞLU İSMİ İZMİR'DE YAŞATILCAK

"Çocuklar Bizim, Okullar Bizim" sosyal sorumluluk kampanyasının İzmir'deki ilk durağı 30 Ağustos ilk Okulu ve Orta Okulu oldu. Sosyal  sorumluk projesi kapsamında 30 Ağustos İlkortaokulu Anaokulu’dan bir sınıfa Muhsin Yazıcıoğlu’nın adı verildi.
Törende bir konuşma yapan Büyük Birlik Partisi eski il başkanı Ahmet Bereket;
İzmir Buca ilçemizin en güzide okullarindan 30 Ağustos ilk ögretim okulu ana sınıfına Cennet mekan Şehit Muhsin Yazıcıoğlu 'nun ismini astık.
Allah kismet ederse Şehit liderimizin ismini yaşatmak adına çalışmalarımız aralıksız devam edecek.
Bu vesile ile bu önemli ve sonderece anlamlı günde bizi yanlız birakmayan tüm Muhsin Yazıcıoğlu sevenlerine, bu etkinliğin gerçekleşmesinde büyük payı bulunan Taner Alperen Kayaoğlu ve arkadaşlarına, 30 Ağustos ilk ögretim okulu müdürümüze, İzmir Valimiz Erol Ayyıldız' a şahsım ve arkadaşlarım adına teşekkür ederim”dedi

Devamını Oku
YAZICIOĞLU İSMİ İZMİR'DE YAŞATILCAK YAZICIOĞLU İSMİ İZMİR'DE YAŞATILCAK YAZICIOĞLU İSMİ İZMİR'DE YAŞATILCAK

HAYKIRMAYA DEVAM!
15 TEMMUZ DARBE GİRİŞİMİNİN ŞİFRESİ 25 MART 2009 DAKİ ŞEHİT MUHSİN YAZICIOĞLU SUİKASTİNDE GİZLİDİR!
Bugün 15 Temmuz hain darbe girişiminin 3 yıl dönümü. Öncelikle bu Alçakça kalkışmada şehadet şerbeti içen 248 Şehidimize Allahtan rahmet dilerken, 2196 Gazimiz içinde halen tedavileri devam edenlere acil şifalar, sağlıklı ve hayırlı ömürler diliyorum.

15 Temmuz 2016’dan bu yana söylediğim ve bundan sonrada söylemeye devam edeceğim “15 TEMMUZ DARBE GİRİŞİMİNİN ŞİFRESİ 25 MART 2009 DAKİ ŞEHİT MUHSİN YAZICIOĞLU SUİKASTİNDE GİZLİDİR! İddiam “YAZICIOĞLU SÜİKSTİ” aydınlanana dek devam edecek. Bazılarımız bu yazının ardından şunları söyleyebilir. Yazıcıoğlu suikastıyla 15 Temmuz darbe girişiminin ne bağlantısı olabilir. İsterseniz ne bağlantısı olduğu ile ilgili olarak verecek olduğum bilgiler bu soruyu aklına getirenlerde bir cevap olsun.

15 Temmuz Darbe girişimi ile ilgili olarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip ERDOĞAN ‘a Marmaris’te kaldığı otelde suikast girişiminde bulunan ve yargılanıp cezaevine konulan sözde subaylardan İstanbul 4. Kara Havacılık Alayında görevli Kara Havacı Yarbay Davut Uçum ile Astsubay Üstçavuş Aydın Özsıcak ne tesadüftür ki 25 Mart 2009 da Şehit genel başkanım Cennet mekân Muhsin YAZICIOĞLU ve dava arkadaşlarımızın düşürülen helikopterinin parçalarını söken kişilerden sadece bir kaçıdır.
Yine Bugün 15 Temmuz darbe girişimine karıştıkları gerekçesi ile yargılanıp cezaevine konan Emniyet istihbaratın başında bulunan Ramazan AKYÜREK Yazıcıoğlu suikastının yapıldığı günde de emniyet istihbaratın başında idi. Ayrıca Suikast gönü Kahramanmaraş emniyet istihbarat müdür yardımcısı olarak görevinde bulunan Dursun Özmen FETÖ/PDY soruşturması kapsamında tutuklanıp cezaevine konulanlar arasında.
Bizlerin ve millet vicdanında suikast olarak yer alan Yazıcıoğlu olayının Malatya’da görülen davasına bakan ve takipsizlik kararı veren dönemin 2 özel yetkili Cumhuriyet savcısı Özden DOĞAN ve Şeref Gürkan FETÖ/PDY Üyesi olmaktan tutuklanıp ceza evine olanlardan. Bunlar gibi daha onlarca sözde devlet görevlileri ve siviller bugün FETÖ/PDY Terör örgütü üyesi olmaktan tutuklu ve ceza evinde.
VEEE
FETÖ/PDY Terör örgütü elebaşısı Fethullah Gülen’in Cennet mekan Muhsin YAZICIOĞLU suikastından hemen sonra yaptığı “Alperenler ve Liyakat” başlıklı konuşmasında ““Onca kin ve garez yüklü insanın her gün daha farklı bir komplo kurduğu bir dönemde, şayet gönül erleri, liyakat peşinde koşuyorlarsa ve davaya ehil insanlar olmak için çırpınıyorlarsa, o ölçüde menfi neticelere istihkaktan uzak durmuş sayılırlar. Aksi halde, ne kadar liyakat kaybına uğruyorlarsa, o nispette de derdest edilip bir kenara itilme istihkakıyla karşı karşıya kalmış olurlar.”
“Aldansanız bile kimseyi aldatmayın. Çünkü aldatma günahtır. Aldanırsanız böyle kurban gidersiniz. Bir perşembe akşamı vefat edersiniz, bir cuma günü cenazenize ulaşırlar.”
“Asker vazifesini yapmadı dediler, ben yaptığına kaniyim yani. Hakikaten herkes seferber olmuş. Sivil inisiyatif bu mevzuda bir şey yapmadı, ben o kanaatte değilim, herkes elinden geleni yaptı.”
“Hançerlenmek için sırtını da dönmemelisin. Hançerleyebilir. Siyasi istismara meydan vermemek lazım. Hiç kimse meydan vermemeli. Herkes elinden geldiğince bence bu havayı yumuşatmaya çalışmalı” ifadeleri.
Tüm bu belgeleri ve bilgileri ile sabit olan ve örneklemeleri daha da artırabileceğimiz olaylardan sonra halen” YAZICIOĞLU” suikastı ile FETÖ/PDY Terör örgütünün bir bağlantısı yoktur diyeceklerde elbette çıkacaktır. Böyle söyleyenlerin kanımca tek bir haklılık payı vardır oda şudur ki FETÖ/PDY Terör örgütü YAZICIOĞLU suikast indeki içerideki en önemli ayaklardan biridir. bu vesile ile bir kere daha paylaşmak istiyorum ki 15 Temmuz Darbe girişimini gerçekten çözmek isteyenler öncelikle 25 Mart 2009 da sadece Alperenlerin değil Tüm Türk İslam coğrafyasının ümit bağladı Cennet mekân Şehit liderim Muhsin YAZICIOĞLU suikastını çözmeliler. Çünkü 15 Temmuz darbe girişiminin şifreleri 25 Mart 2009 da ki Şehit Muhsin YAZICIOĞLU suikastında gizlidir.
Selam, sevgi ve saygılarımla

Ahmet BEREKET

Devamını Oku
AHMET BEREKET

HIZLA BÜYÜYEN VE ÖNLENEMEYEN TEHLİKE. MİSYONERLİK FAALİYETLERİ!

Bundan yaklaşık 6 sene kadar önce yazılı ve görsel basına taşıdığım Hızla büyüyen misyonerlik faaliyetleri ile alakalı olarak yaptığım çalışmalar bazılarını aşırı derecede rahatsız etmiş kendi yayın organları olan  http://www.hristiyangazete.com sitesi üzerinden “Hristiyan gazete” adıyla yayın yapan gazete üzerinden ilk olarak 18.06.2013 tarihinde ”O gün için il başkanlığını yürüttüğüm BBP İzmir il başkanı Misyonerlik faaliyetleri adı altında ülkemizi bölmek için çalışma yapıyorlar” başlıklı haber ile daha sonrada  haberin gazetede yer bulmasının ardından BBP’den sonra Yeni Asır ’da sitemizi ve misyonerleri hedef gösterdi başlıklı haber ile açık hedef gösterilmiştim.

O günden bugüne gelinen süreçte üzülerek gördük ki Misyonerlik faaliyetleri hız kesmeden aksine hızını artırarak devam ediyor. Vatikan merkezli Katolik misyonerler, Ortodoks misyonerler, Mardin merkezli Süryani misyonerler, Bahailer, Yahova Şahitleri ve benzerleri yapılar Ülkemizi bir baştan bir başa ahtapotun kolları gibi sarmış durumda. Özellikle Güney Kore, ABD, İngiltere, Yeni Zelanda, Avusturya, Almanya, İsveç ve Romanya uyruklu ‘Mesih inananları’ denen şahıslar tarafından yürütülen bu faaliyetler Adana, Edirne, İstanbul, Ankara, İzmir, Trabzon, Antalya, Hatay, Bursa ve Samsun gibi illerden yönlendiriliyor. Bu yapı faaliyetlerini anlatmak için kurdukları internet siteleri ile yazılı ve görsel basınları ile o kadar rahat çalışmaktadırlar ki örneğin, www.hristiyanforum.com, www.kutsalkitap.org gibi sitelere girip istediğin ildeki istediğin kiliseye ulaşabilmeniz mümkün. Misyonerler, Alfa adını verdikleri bir program ile İngilizce öğrenmek isteyenlere doğrudan Hıristiyanlık propagandası yapıyorlar. Senede bir ya da iki kez düzenlenen Alfa kursuna katılanlar arsından, Hıristiyanlığı benimseyenler için ev kiliseler oluşturuluyor. Ayrıca Türklere yönelik ev kiliselerde "Türk Ev Grubu" adı verilen bir çalışma yapmakta. Bu toplantılar çarşamba akşamları yapılmak olup Vaftiz aşamasına gelenler için Nisan ve Ekim aylarında "kilise kampları" düzenleniyor. Bu kamplara eskiler aileleriyle birlikte katılıyor ve yeniler üzerinde yoğun bir telkin ve ikna programı uyguluyorlar.

Tüm bu çalışmalara ilave olarak Gelir seviyesi yüksek semtlerde sinema, tiyatro, kafe ve benzer eğlence merkezlerinde misyonerlik faaliyetleri kapsamında film gösterileri yapılıyor. Bazı yayınevleri eliyle yurt genelinde Hıristiyanlık dinini tanıtıcı ve övücü kitap, kaset, broşür, CD, VCD dağıtımı yapılıyor. Ülke genelinde misyonerlik faaliyetleri kapsamında 300’den fazla kilise, çok sayıda kitapevi, 1 kütüphane, 6 dergi, onlarca vakıf, yayınevleri, 5 radyo, çok sayıda manastır, 7 gazete, onlarca dernek bulunduğu çeşitli defalar yayınlanan resmi raporlarda bildirilmiş durumda.

Tüm bu hatırlatmalardan sonra soru şu. Bizlerin sıradan vatandaşlar olarak ulaştığımız bu bilgileri devletimiz ilgili kurumları bilmiyorlar mı? Bu faaliyetler herkesin gözü önünde yapılırken yetkililerimiz nerede? Neden %99,9 Müslüman olan ülkemizde bu ve buna benzer faaliyetler bu kadar rahat bu kadar korkusuzca yapılır yapılmasına müsaade edilir. Tarih boyunca ecdat farklı dinlere her zaman hoş görü göstermişken amacımız ülkemizdeki farklı dinlere mensup Vatandaşlarımızı üzmek ya da kırmak değil. Ancak Dinimiz üzerinde oynanan bu çirkin oyuna da sadece hoş görü adına sessiz kalmakta mizacımıza ters düşmekte. Bu nedenle bir kere daha misyonerlik faaliyeti gibi faaliyetlere karışmamış sadece inandıkları inançları gereği istedikleri ibadethaneye giden buralarda görev yapan samimi vatandaşlarımız ayrılarak Misyonerlik faaliyeti gibi faaliyetler ile Ülkemizin birlik ve bütünlüğünü tehlikeye düşüren davranış içinde olan yapılar ile ilgili gereğini yapma hususunda bir kere daha yetkilileri göreve davet ediyorum.

Selam sevgi ve saygılarımla

Ahmet BEREKET

Devamını Oku
HIZLA BÜYÜYEN VE ÖNLENEMEYEN TEHLİKE. MİSYONERLİK FAALİYETLERİ!

BEREKET'TEN YAZICIOĞLU SEVENLERİNE TEŞEKKÜR.

25 Mart 2009 tarihinde seçim çalışmaları esnasında içinde bulunduğu helikopterin düşmesi neticesinde Vefat eden Muhsin Yazıcıoğlu vefatının 10. yılında İzmir'de yoğun bir program ile anıldı. Muhsin Yazıcıoğlu'nun yol arkadaşı BBP eski İzmir İl başkanı Ahmet Bereket liderliğinde 6 gün aralıksız devam eden etkinlikler ile ilgili olarak BBP eski il başkanı Ahmet Bereket bir teşekkür mesajı yayınladı.

Bereket yayınladığı mesajında "Cennet Mekân Şehit Muhsin YAZICIOĞLU’nun vefatının 10.yılı Sene-i devriyesi münasebeti ile gerek geçmişte Şehidimizle birlikte yol yürümüş dava arkadaşları gerekse Muhsin YAZICIOĞLU’nu seven Vatandaşlarımızla birlikte elimizden geldiği nispette İzmir ilimizde Şehidimizi anmaya onu ve uğrunda Şehadet şerbeti içtiği davamızı anlatmaya çalıştık. Bu vesile ile 24 Mart 2019 Pazar günü Şehit Muhsin YAZICIOĞLU adını verdiğimiz mescidimizde Öğle namazı ile birlikte başlayıp 30 Mart 2019 tarihine kadar devam eden etkinliklerimize maddi manevi destek olan tüm Muhsin YAZICIOĞLU sevenlerine sevgi saygı ve şükranlarımı gönderiyorum. İnşallah vuslatta kıyamet gününde peygamber efendimizin Liva-ül hamd sancağı altında Şehidimiz ile bir ve berber olmak dileği ile Selam, Sevgi ve saygılarımı sunuyorum" dedi. Not: Yapmış olduğumuz etkinliklerimize Okudukları 20 Hatmi Şerif, 2075 Yasin-i Şerifler,70.000 Kelimeyi tevhit 500 Suphanallah, 500 Elhamdülillah, 500 Allahüekber duaları ile destek olan Çağrı spor kulübü sporcu ve velilerine, İzmir Kadınlar Birliği derneği üyelerine, Zekiye Şahin, Emine Çalışkan, Ulviye Taştan, Ayşin Kütük hanımefendilere Cebrail Tümer ve ailesine, Mehmet Kelleci ve ailesine, Mehmet Altaylı ve ilesi, Hüseyin Özkan ve ailesi, Hamza Gültepe ve ailesi, Necat Zümbül, Hasan Hüseyin Bozok, Mehmet Özcan, Osman Dolma Vedat Diyarbakırlı, Bülent Doğaner, Ferdi Kikiş Nihat Baran, İsmail Taçyıldız, Mahmut Çalka, Taner Özgür, Yavuz Bayrak Kaptan Kartal, Zekeriya Tutal, Ali Arduşlu, Feyzullah Özdemir, Ömer Cihat Akay, Sedat Akgün, Eray Demir, Ömer Zincin, Cengiz Polat, Zekeriya, Yavuz Nar, Ali Sönmez, Remzi Dolmacı, beyefendilere Şehit Muhsin YAZICIIOĞLU mescidimizdeki mevlit programımızda okunan hayırların duasın gerçekleştiren Latif Ceylan Bey’e Maddi desteklerini esirgemeyen Mehmet Şahin, İsmail TAÇYILDIZ, Mehmet Özcan, Cebrail Tümer Bey’e Etkinliklerimizin Basında yer bulmasına destek olan İmtiyaz Sahibi Salih Erkek'in şahsında Gazetem İzmir ailesine, Yunus Karakaya’nın şahsında Yenigün TV ve Yenigün Gazetesine, Yusuf AKTAŞ ‘ın Şahsında Kanal Ege TV’ ye teşekkür ederim” dedi.

Devamını Oku
BEREKET'TEN YAZICIOĞLU SEVENLERİNE TEŞEKKÜR.

MUHSİN YAZICIOĞLU İZMİR’DE YOĞUN PROGRAM İLE ANILACAK

Merhum Yazıcıoğlu’nun dava arkadaşlarınca hazırlanan programlar ile Yazıcıoğlu ve arkadaşları İzmir’de bir dizi etkinlikler ile anılacak.

Etkinlikler ile bilgi aldığımız Uzun yıllar BBP İzmir il başkanlığı görevini yürüten merhum YAZICIOĞLU’nun yol arkadaşı Ahmet BEREKET “25 Mart 2009 tarihinde Şehadet şerbeti içen Muhsin YAZICIOĞLU ve tüm şehitlerimiz için İzmir’de YAZICIOĞLU’nun çizgisinde yürümeye çalışan dava arkadaşları olarak Şehidimizin vefatından bu yana her sene olduğu gibi bu senede bir dizi anma etkinliği organize ettik.

İlk olarak 24 Mart Pazar günü İl başkanlığım döneminde açmış olduğumuz Şehit Muhsin YAZICIOĞLU mescidinde öğle namazını toplu olarak eda edip ardından yaklaşık olarak bir aydır yoğun olarak koordine etmeye çalıştığımız ve şu ana kadar Merhum YAZICIOĞLU sevenleri tarafından okunan 20 hatmi şerif, 2067 Yasin-i şerif, 70.000 kelimeyi tevhit diğer okunan sürelerin duasını gerçekleştireceğiz.

25 Mart Pazartesi günü ise saat 14.00 canlı olarak katılacak olduğum TV programında dilimin döndüğünce Şehidimizi anlatmaya gayret göstereceğim.

Aynı gün (25 Mart Pazartesi) saat 17:00 da işletmekte olduğum spor kulübümün önünde vatandaşlarımıza lokma ikramı yapılacak.

26 Mart 2019 Salı günü ise akşam saat 19:00 da İzmir’in en işlet bölgelerinden biri olan Çankaya’da vatandaşlarımıza tavuklu pilav, ayran, tatlı, çay ikramı ve ardından sohbetimiz gerçekleştirilmiş olacak. Bu etkinlikler ile 4 gün boyunca gücümüz nispetinde Merhum Yazıcıoğlu ve şehitlerimizi yad etmeye çalışacağız. Bu vesile ile etkinliklerimize tüm vatandaşlarımızı davet ediyor emeği geçenlere şimdiden teşekkür ediyorum” dedi.

Devamını Oku
MUHSİN YAZICIOĞLU İZMİR’DE YOĞUN PROGRAM İLE ANILACAK