Hakkında
Henüz açıklama eklenmemiş!
Henüz albüm eklenmemiş!
Sayfalar
Henüz sayfa eklenmemiş!
Gruplar
Henüz grup eklenmemiş!
Etkinlikler
Henüz eklenmiş etkinlik yok!

HAYKIRMAYA DEVAM!
15 TEMMUZ DARBE GİRİŞİMİNİN ŞİFRESİ 25 MART 2009 DAKİ ŞEHİT MUHSİN YAZICIOĞLU SUİKASTİNDE GİZLİDİR!
Bugün 15 Temmuz hain darbe girişiminin 3 yıl dönümü. Öncelikle bu Alçakça kalkışmada şehadet şerbeti içen 248 Şehidimize Allahtan rahmet dilerken, 2196 Gazimiz içinde halen tedavileri devam edenlere acil şifalar, sağlıklı ve hayırlı ömürler diliyorum.

15 Temmuz 2016’dan bu yana söylediğim ve bundan sonrada söylemeye devam edeceğim “15 TEMMUZ DARBE GİRİŞİMİNİN ŞİFRESİ 25 MART 2009 DAKİ ŞEHİT MUHSİN YAZICIOĞLU SUİKASTİNDE GİZLİDİR! İddiam “YAZICIOĞLU SÜİKSTİ” aydınlanana dek devam edecek. Bazılarımız bu yazının ardından şunları söyleyebilir. Yazıcıoğlu suikastıyla 15 Temmuz darbe girişiminin ne bağlantısı olabilir. İsterseniz ne bağlantısı olduğu ile ilgili olarak verecek olduğum bilgiler bu soruyu aklına getirenlerde bir cevap olsun.

15 Temmuz Darbe girişimi ile ilgili olarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip ERDOĞAN ‘a Marmaris’te kaldığı otelde suikast girişiminde bulunan ve yargılanıp cezaevine konulan sözde subaylardan İstanbul 4. Kara Havacılık Alayında görevli Kara Havacı Yarbay Davut Uçum ile Astsubay Üstçavuş Aydın Özsıcak ne tesadüftür ki 25 Mart 2009 da Şehit genel başkanım Cennet mekân Muhsin YAZICIOĞLU ve dava arkadaşlarımızın düşürülen helikopterinin parçalarını söken kişilerden sadece bir kaçıdır.
Yine Bugün 15 Temmuz darbe girişimine karıştıkları gerekçesi ile yargılanıp cezaevine konan Emniyet istihbaratın başında bulunan Ramazan AKYÜREK Yazıcıoğlu suikastının yapıldığı günde de emniyet istihbaratın başında idi. Ayrıca Suikast gönü Kahramanmaraş emniyet istihbarat müdür yardımcısı olarak görevinde bulunan Dursun Özmen FETÖ/PDY soruşturması kapsamında tutuklanıp cezaevine konulanlar arasında.
Bizlerin ve millet vicdanında suikast olarak yer alan Yazıcıoğlu olayının Malatya’da görülen davasına bakan ve takipsizlik kararı veren dönemin 2 özel yetkili Cumhuriyet savcısı Özden DOĞAN ve Şeref Gürkan FETÖ/PDY Üyesi olmaktan tutuklanıp ceza evine olanlardan. Bunlar gibi daha onlarca sözde devlet görevlileri ve siviller bugün FETÖ/PDY Terör örgütü üyesi olmaktan tutuklu ve ceza evinde.
VEEE
FETÖ/PDY Terör örgütü elebaşısı Fethullah Gülen’in Cennet mekan Muhsin YAZICIOĞLU suikastından hemen sonra yaptığı “Alperenler ve Liyakat” başlıklı konuşmasında ““Onca kin ve garez yüklü insanın her gün daha farklı bir komplo kurduğu bir dönemde, şayet gönül erleri, liyakat peşinde koşuyorlarsa ve davaya ehil insanlar olmak için çırpınıyorlarsa, o ölçüde menfi neticelere istihkaktan uzak durmuş sayılırlar. Aksi halde, ne kadar liyakat kaybına uğruyorlarsa, o nispette de derdest edilip bir kenara itilme istihkakıyla karşı karşıya kalmış olurlar.”
“Aldansanız bile kimseyi aldatmayın. Çünkü aldatma günahtır. Aldanırsanız böyle kurban gidersiniz. Bir perşembe akşamı vefat edersiniz, bir cuma günü cenazenize ulaşırlar.”
“Asker vazifesini yapmadı dediler, ben yaptığına kaniyim yani. Hakikaten herkes seferber olmuş. Sivil inisiyatif bu mevzuda bir şey yapmadı, ben o kanaatte değilim, herkes elinden geleni yaptı.”
“Hançerlenmek için sırtını da dönmemelisin. Hançerleyebilir. Siyasi istismara meydan vermemek lazım. Hiç kimse meydan vermemeli. Herkes elinden geldiğince bence bu havayı yumuşatmaya çalışmalı” ifadeleri.
Tüm bu belgeleri ve bilgileri ile sabit olan ve örneklemeleri daha da artırabileceğimiz olaylardan sonra halen” YAZICIOĞLU” suikastı ile FETÖ/PDY Terör örgütünün bir bağlantısı yoktur diyeceklerde elbette çıkacaktır. Böyle söyleyenlerin kanımca tek bir haklılık payı vardır oda şudur ki FETÖ/PDY Terör örgütü YAZICIOĞLU suikast indeki içerideki en önemli ayaklardan biridir. bu vesile ile bir kere daha paylaşmak istiyorum ki 15 Temmuz Darbe girişimini gerçekten çözmek isteyenler öncelikle 25 Mart 2009 da sadece Alperenlerin değil Tüm Türk İslam coğrafyasının ümit bağladı Cennet mekân Şehit liderim Muhsin YAZICIOĞLU suikastını çözmeliler. Çünkü 15 Temmuz darbe girişiminin şifreleri 25 Mart 2009 da ki Şehit Muhsin YAZICIOĞLU suikastında gizlidir.
Selam, sevgi ve saygılarımla

Ahmet BEREKET

Devamını Oku
AHMET BEREKET

HIZLA BÜYÜYEN VE ÖNLENEMEYEN TEHLİKE. MİSYONERLİK FAALİYETLERİ!

Bundan yaklaşık 6 sene kadar önce yazılı ve görsel basına taşıdığım Hızla büyüyen misyonerlik faaliyetleri ile alakalı olarak yaptığım çalışmalar bazılarını aşırı derecede rahatsız etmiş kendi yayın organları olan  http://www.hristiyangazete.com sitesi üzerinden “Hristiyan gazete” adıyla yayın yapan gazete üzerinden ilk olarak 18.06.2013 tarihinde ”O gün için il başkanlığını yürüttüğüm BBP İzmir il başkanı Misyonerlik faaliyetleri adı altında ülkemizi bölmek için çalışma yapıyorlar” başlıklı haber ile daha sonrada  haberin gazetede yer bulmasının ardından BBP’den sonra Yeni Asır ’da sitemizi ve misyonerleri hedef gösterdi başlıklı haber ile açık hedef gösterilmiştim.

O günden bugüne gelinen süreçte üzülerek gördük ki Misyonerlik faaliyetleri hız kesmeden aksine hızını artırarak devam ediyor. Vatikan merkezli Katolik misyonerler, Ortodoks misyonerler, Mardin merkezli Süryani misyonerler, Bahailer, Yahova Şahitleri ve benzerleri yapılar Ülkemizi bir baştan bir başa ahtapotun kolları gibi sarmış durumda. Özellikle Güney Kore, ABD, İngiltere, Yeni Zelanda, Avusturya, Almanya, İsveç ve Romanya uyruklu ‘Mesih inananları’ denen şahıslar tarafından yürütülen bu faaliyetler Adana, Edirne, İstanbul, Ankara, İzmir, Trabzon, Antalya, Hatay, Bursa ve Samsun gibi illerden yönlendiriliyor. Bu yapı faaliyetlerini anlatmak için kurdukları internet siteleri ile yazılı ve görsel basınları ile o kadar rahat çalışmaktadırlar ki örneğin, www.hristiyanforum.com, www.kutsalkitap.org gibi sitelere girip istediğin ildeki istediğin kiliseye ulaşabilmeniz mümkün. Misyonerler, Alfa adını verdikleri bir program ile İngilizce öğrenmek isteyenlere doğrudan Hıristiyanlık propagandası yapıyorlar. Senede bir ya da iki kez düzenlenen Alfa kursuna katılanlar arsından, Hıristiyanlığı benimseyenler için ev kiliseler oluşturuluyor. Ayrıca Türklere yönelik ev kiliselerde "Türk Ev Grubu" adı verilen bir çalışma yapmakta. Bu toplantılar çarşamba akşamları yapılmak olup Vaftiz aşamasına gelenler için Nisan ve Ekim aylarında "kilise kampları" düzenleniyor. Bu kamplara eskiler aileleriyle birlikte katılıyor ve yeniler üzerinde yoğun bir telkin ve ikna programı uyguluyorlar.

Tüm bu çalışmalara ilave olarak Gelir seviyesi yüksek semtlerde sinema, tiyatro, kafe ve benzer eğlence merkezlerinde misyonerlik faaliyetleri kapsamında film gösterileri yapılıyor. Bazı yayınevleri eliyle yurt genelinde Hıristiyanlık dinini tanıtıcı ve övücü kitap, kaset, broşür, CD, VCD dağıtımı yapılıyor. Ülke genelinde misyonerlik faaliyetleri kapsamında 300’den fazla kilise, çok sayıda kitapevi, 1 kütüphane, 6 dergi, onlarca vakıf, yayınevleri, 5 radyo, çok sayıda manastır, 7 gazete, onlarca dernek bulunduğu çeşitli defalar yayınlanan resmi raporlarda bildirilmiş durumda.

Tüm bu hatırlatmalardan sonra soru şu. Bizlerin sıradan vatandaşlar olarak ulaştığımız bu bilgileri devletimiz ilgili kurumları bilmiyorlar mı? Bu faaliyetler herkesin gözü önünde yapılırken yetkililerimiz nerede? Neden %99,9 Müslüman olan ülkemizde bu ve buna benzer faaliyetler bu kadar rahat bu kadar korkusuzca yapılır yapılmasına müsaade edilir. Tarih boyunca ecdat farklı dinlere her zaman hoş görü göstermişken amacımız ülkemizdeki farklı dinlere mensup Vatandaşlarımızı üzmek ya da kırmak değil. Ancak Dinimiz üzerinde oynanan bu çirkin oyuna da sadece hoş görü adına sessiz kalmakta mizacımıza ters düşmekte. Bu nedenle bir kere daha misyonerlik faaliyeti gibi faaliyetlere karışmamış sadece inandıkları inançları gereği istedikleri ibadethaneye giden buralarda görev yapan samimi vatandaşlarımız ayrılarak Misyonerlik faaliyeti gibi faaliyetler ile Ülkemizin birlik ve bütünlüğünü tehlikeye düşüren davranış içinde olan yapılar ile ilgili gereğini yapma hususunda bir kere daha yetkilileri göreve davet ediyorum.

Selam sevgi ve saygılarımla

Ahmet BEREKET

Devamını Oku
HIZLA BÜYÜYEN VE ÖNLENEMEYEN TEHLİKE. MİSYONERLİK FAALİYETLERİ!

BEREKET'TEN YAZICIOĞLU SEVENLERİNE TEŞEKKÜR.

25 Mart 2009 tarihinde seçim çalışmaları esnasında içinde bulunduğu helikopterin düşmesi neticesinde Vefat eden Muhsin Yazıcıoğlu vefatının 10. yılında İzmir'de yoğun bir program ile anıldı. Muhsin Yazıcıoğlu'nun yol arkadaşı BBP eski İzmir İl başkanı Ahmet Bereket liderliğinde 6 gün aralıksız devam eden etkinlikler ile ilgili olarak BBP eski il başkanı Ahmet Bereket bir teşekkür mesajı yayınladı.

Bereket yayınladığı mesajında "Cennet Mekân Şehit Muhsin YAZICIOĞLU’nun vefatının 10.yılı Sene-i devriyesi münasebeti ile gerek geçmişte Şehidimizle birlikte yol yürümüş dava arkadaşları gerekse Muhsin YAZICIOĞLU’nu seven Vatandaşlarımızla birlikte elimizden geldiği nispette İzmir ilimizde Şehidimizi anmaya onu ve uğrunda Şehadet şerbeti içtiği davamızı anlatmaya çalıştık. Bu vesile ile 24 Mart 2019 Pazar günü Şehit Muhsin YAZICIOĞLU adını verdiğimiz mescidimizde Öğle namazı ile birlikte başlayıp 30 Mart 2019 tarihine kadar devam eden etkinliklerimize maddi manevi destek olan tüm Muhsin YAZICIOĞLU sevenlerine sevgi saygı ve şükranlarımı gönderiyorum. İnşallah vuslatta kıyamet gününde peygamber efendimizin Liva-ül hamd sancağı altında Şehidimiz ile bir ve berber olmak dileği ile Selam, Sevgi ve saygılarımı sunuyorum" dedi. Not: Yapmış olduğumuz etkinliklerimize Okudukları 20 Hatmi Şerif, 2075 Yasin-i Şerifler,70.000 Kelimeyi tevhit 500 Suphanallah, 500 Elhamdülillah, 500 Allahüekber duaları ile destek olan Çağrı spor kulübü sporcu ve velilerine, İzmir Kadınlar Birliği derneği üyelerine, Zekiye Şahin, Emine Çalışkan, Ulviye Taştan, Ayşin Kütük hanımefendilere Cebrail Tümer ve ailesine, Mehmet Kelleci ve ailesine, Mehmet Altaylı ve ilesi, Hüseyin Özkan ve ailesi, Hamza Gültepe ve ailesi, Necat Zümbül, Hasan Hüseyin Bozok, Mehmet Özcan, Osman Dolma Vedat Diyarbakırlı, Bülent Doğaner, Ferdi Kikiş Nihat Baran, İsmail Taçyıldız, Mahmut Çalka, Taner Özgür, Yavuz Bayrak Kaptan Kartal, Zekeriya Tutal, Ali Arduşlu, Feyzullah Özdemir, Ömer Cihat Akay, Sedat Akgün, Eray Demir, Ömer Zincin, Cengiz Polat, Zekeriya, Yavuz Nar, Ali Sönmez, Remzi Dolmacı, beyefendilere Şehit Muhsin YAZICIIOĞLU mescidimizdeki mevlit programımızda okunan hayırların duasın gerçekleştiren Latif Ceylan Bey’e Maddi desteklerini esirgemeyen Mehmet Şahin, İsmail TAÇYILDIZ, Mehmet Özcan, Cebrail Tümer Bey’e Etkinliklerimizin Basında yer bulmasına destek olan İmtiyaz Sahibi Salih Erkek'in şahsında Gazetem İzmir ailesine, Yunus Karakaya’nın şahsında Yenigün TV ve Yenigün Gazetesine, Yusuf AKTAŞ ‘ın Şahsında Kanal Ege TV’ ye teşekkür ederim” dedi.

Devamını Oku
BEREKET'TEN YAZICIOĞLU SEVENLERİNE TEŞEKKÜR.

MUHSİN YAZICIOĞLU İZMİR’DE YOĞUN PROGRAM İLE ANILACAK

Merhum Yazıcıoğlu’nun dava arkadaşlarınca hazırlanan programlar ile Yazıcıoğlu ve arkadaşları İzmir’de bir dizi etkinlikler ile anılacak.

Etkinlikler ile bilgi aldığımız Uzun yıllar BBP İzmir il başkanlığı görevini yürüten merhum YAZICIOĞLU’nun yol arkadaşı Ahmet BEREKET “25 Mart 2009 tarihinde Şehadet şerbeti içen Muhsin YAZICIOĞLU ve tüm şehitlerimiz için İzmir’de YAZICIOĞLU’nun çizgisinde yürümeye çalışan dava arkadaşları olarak Şehidimizin vefatından bu yana her sene olduğu gibi bu senede bir dizi anma etkinliği organize ettik.

İlk olarak 24 Mart Pazar günü İl başkanlığım döneminde açmış olduğumuz Şehit Muhsin YAZICIOĞLU mescidinde öğle namazını toplu olarak eda edip ardından yaklaşık olarak bir aydır yoğun olarak koordine etmeye çalıştığımız ve şu ana kadar Merhum YAZICIOĞLU sevenleri tarafından okunan 20 hatmi şerif, 2067 Yasin-i şerif, 70.000 kelimeyi tevhit diğer okunan sürelerin duasını gerçekleştireceğiz.

25 Mart Pazartesi günü ise saat 14.00 canlı olarak katılacak olduğum TV programında dilimin döndüğünce Şehidimizi anlatmaya gayret göstereceğim.

Aynı gün (25 Mart Pazartesi) saat 17:00 da işletmekte olduğum spor kulübümün önünde vatandaşlarımıza lokma ikramı yapılacak.

26 Mart 2019 Salı günü ise akşam saat 19:00 da İzmir’in en işlet bölgelerinden biri olan Çankaya’da vatandaşlarımıza tavuklu pilav, ayran, tatlı, çay ikramı ve ardından sohbetimiz gerçekleştirilmiş olacak. Bu etkinlikler ile 4 gün boyunca gücümüz nispetinde Merhum Yazıcıoğlu ve şehitlerimizi yad etmeye çalışacağız. Bu vesile ile etkinliklerimize tüm vatandaşlarımızı davet ediyor emeği geçenlere şimdiden teşekkür ediyorum” dedi.

Devamını Oku
MUHSİN YAZICIOĞLU İZMİR’DE YOĞUN PROGRAM İLE ANILACAK

KARA-BAĞLAR İÇİN ÜZÜNTÜ BUCA İÇİNSE SEVİNÇ DUYDUM…

Göreve başladığı günden bu yanan Karabağlar için varını yoğunu ortaya koyup neredense gece gündüz Karabağlar için çalışan ve “Devletin Gülen Yüzünü” ettik kimlik, parti ayrımı gözetmeksizin herkese gösteren Sayın Mehmet Sadık TUNÇ Karabağlar kaymakamlığından Buca kaymakamlığına atanmış. Bu atama öncelikle Mehmet Sadık TUNÇ Bey’e sonrasında da Buca’mıza hayırlı olsun. Sözlerimin başında da ifade etmeye çalıştığım gibi yapılan bu atama Buca için nasıl bir kazançsa Karabağlar içinde o kadar kayıptır. Sayın kaymakamın görevinden istifa ederek AKP Karabağlar belediye başkan adayı olduktan ve adaylığı herkes tarafından kesin gözü ile bakılırken bile az çok siyasetten anladığımı düşünen birisi olarak ben Kaymakam Bey’e şu soruyu sormuştum. ADAY GÖZTERİLMEZ YA DA KAZANAMAZ İSENİZ GÖREVİNİZE KARABAĞLAR KAYMAKAMI OLARAK TEKRAR DÖNECEKMİSİNİZ? Çünkü bu sorunun cevabı benim için ve Karabağlar için son derece önemli bir soru idi. Nedenine gelince. Pek çok nedeni olması ile birlikte Karabağlar Kentsel dönüşümün kalbinin attığı ilçelerin başında gelmekte ve kentsel dönüşüm ile ilgili olarak Kaymakam beyin çok yoğun bir mesai harcayarak Yapılacak olan kentsel dönüşümün vatandaşlarımızın yararına sonuçlanacak şekilde çalışmaları yürüttüğünü yakinen takip edenlerden birisiyim. Kentsel dönüşüm çalışması dışında ilçenin hizmet noktasındaki pek çok yapımına karar verilen ya da yapımı devam eden çalışması da bizzat kaymakam beyin yürüttüğü çalışmalar ile sağlanmıştı. Ebetteki “Devlette Devamlılık esastır” diyebilirsiniz. Olması gereken de bu. Ancak bu işlerin böyle olmadığını sizde bizde biliyoruz. Ayrıca bu işin birde siyasi ayağı var. Kurulduğu günden beri mevcut hükümete ya da ana muhalefet ya da muhalefet partisine oy vermemiş, yolunu Şehit liderim Cennet mekân Muhsin Yazıcıoğlu’nun güzergahında çizmeye çalışmış bir kardeşiniz olarak diyorum ki! AKP liler oturup bir düşünse Karabağlarda zaten son dereçe açık olan CHP ile AKP arasındaki oy farkını daha fazla nasıl açabiliriz ancak böyle bir kararla bunu başarabilirlerdi. Yani özetle her ne olursa olsun Kaymakam Bey aday gösterilmese bile yeniden Karabağlara kaymakam olarak dönüşü sağlanmalı bu konuda kendisi ikna edilmeli idi. Dostane olarak bir iki sözümüzde sayın kaymakamımıza olsun. Biz sizden razıyız Allah da razı olsun. Ancak yeniden ilçeye Kaymakam olarak dönmeyişinizi doğru bulmadığımı bilmenizi isterim. Nedenine gelince bence Karabağlar ilçemiz için çok büyük bir şanstınız ve ilçe adına daha yapacak çok işiniz vardı. Bu gidiş şahsım adına söylüyorum çok yerinde bir karar olmadı Karabağlar ve Karabağlar halkı için. Yine de hakkınızda hayırlısı olsun. Neticede kaybeden bir Karabağlar var ancak Kazananda bir Buca’mız olduğunu zaman içinde başta Bucaklılar ve tüm İzmir görmüş olacak.

Selam sevgi ve saygılarımla

 Ahmet BEREKET

Devamını Oku
KARA-BAĞLAR İÇİN ÜZÜNTÜ BUCA İÇİNSE SEVİNÇ DUYDUM…

ACI AMA GERÇEK. YARINLARIMIZIN TEMİNATI ÇOCUKLARIMIZA SAHİP ÇIKAMIYORUZ…

Gün geçmiyor ki içimizi yakan yeni bir taciz haberi ile uyanmayalım. Yüzyıllar boyunca dünyaya hükmeden, Âleme nizam veren şanlı ecdadın torunları olan bizler, emperyalizmin içimizdeki ve dışımızdaki temsilcileri ile öyle bir hale getirildik ki, savaşlar ile başaramadıklarını, neslimizi dini ve ahlaki değerlerinden uzaklaştırarak adım adım başarmakta ve Sabırla çalışmalarına devam etmektedirler. Bunun en belirgin göstergelerinden biride maalesef yarınlarımızın teminatı olan çocuklarımızın karşı karşıya kaldığı cinsel istismar da gelinen durumdur. Mahkemelere yansıyan son duruma göre çocuklara yönelik cinsel istismarda açılan dava sayısı son 10 yılda 3 kat arttı. Resmi olmayan istatistikler ise ülkemizde her 3 kız çocuğumuzun dan 1'inin, her 5 erkek çocuğumuz dan da 1' inin cinsel istismara maruz kaldığını gösteriyor. VE EN ACISI DA istismara maruz kalan çocuklarımız Aile ve yakın akrabalarının da Tacizine maruz kalıyor.

 Özetle Emperyalizmin iç ve dış uzantıları milli ahlak ve değerlerimizden, yüce kitabimiz Kuran'dan bizleri öyle uzaklaştırdılar ki en önemli değerlerimiz olan çocuklarımıza bile sahip çıkamaz hale geldik. Peki çare. Çare konusunda 

 Hükümetimize görevler düştüğü gibi birey birey fert fert bizlere de görevler düşmekte. Hükümetimize düşen en önemli görev Ceza sisteminde köklü ve caydırıcı kararlar alıp Kangren haline gelen bu illetten kurtulmak için tıpkı kangren olan bölümü vücudumuzdan kesip atmak gibi, bu tarz eylemler içinde bulunanlara en sert biçimde cezalandırıp İdama kadar uzanan Ceza sistemini bir an evvel hayata geçirmekten geçiyor. Ebeveynler olarak bizlere düşen en öncelikli görev ise BİR AN EVVEL TİTREYİP KENDİMİZE DÖNÜP dini milli ve ahlaki değerlerimizi yeniden hayatımıza hakim kılmaktır. YOKSA YARINLARIMIZ MAALESEF BUHRAN, MAALESEF KARANLIK.

Selam, Sevgi ve Saygılarımla

Ahmet BEREKET

Devamını Oku
ACI AMA GERÇEK. YARINLARIMIZIN TEMİNATI ÇOCUKLARIMIZA SAHİP ÇIKAMIYORUZ…

NAMLUSUNU MİLLETİNE ÇEVİREN TANKA SELAM DURMAM DİYEN BİR YİĞİT VARDI...


Bugün günlerden 28 Şubat. Yani Sincan’da tankların yürütüldüğü ve “Darbe” girişiminde bulunanların demokrasiye balans ayarı verme olarak ifade ettikleri 28 Şubat" post modern" darbenin yıl dönümü.
Şu ana kadar yapılan paylaşım ve 28 Şubat la ilgili gerek yazılı gerekse görsel basında yer alan haberlerde, 28 Şubat süreci tüm yönleriyle tartışılıp kamuoyu bilgilendirilirken, yine Şehit edilmeden önceki dönemde olduğu gibi 28 Şubat sürecinde bu gün konuşunca mangalda kül bırakmayanlar o gün kaçacak delik ararlarken meydanlara çıkıp “Namlusunu Milletine çeviren tanka selam durmam “ diyen Şehit lider Muhsin YAZICIOĞLU unutulmuş.
Hep söyledim hep de söylemeye devam edeceğim.
“UNUTMAK İHANETTİR!
Biz unutmadık unutturmayacağız. Şehit liderim Cennet mekan Muhsin Yazıcıoğlu'nun yolundan yürümeye çalışan ve şu an İzmir’de o günkü BBP İzmir il başkanı sıfatı ile 28 Şubat sürecinin baş mimarları olanlardan 15 Ağustos 2013 tarihinde İzmir 12. Ağır ceza mahkemesinde ( TMK.10. Madde ile görevli ) davacı olan ve 2 kez özel yetkili mahkemeye, özel yetkili mahkemelerin kapatılmasından sonra da 3 kez de 12.ağır ceza mahkemesine ifade veren, Ayrıca aynı dava kapsamında Ankara 5.Ağır ceza mahkemesinde halen duruşması devam eden biri olarak 28 Şubatı ve 28 Şubatta yapılanları nede bu süreçte “Türkiye İran olmaz, Cezayir de Olmaz, Ama Suriye olmasına da biz müsaade etmeyeceğiz” diyerek bu süreci organize eden içteki ve dıştaki tüm karanlık mihrakların oyunlarını bozan yiğit insan Şehit lider Muhsin YAZCIOĞLU’nu unutturacagız.
Selam olsun gerçek dava adamlarını unutmayanlara, selam olsun gerçek dava adamlarının yolundan yürümeye çalışanlara.
Selam, sevgi ve saygılarımla
Ahmet BEREKET

Devamını Oku
NAMLUSUNU MİLLETİNE ÇEVİREN TANKA SELAM DURMAM DİYEN BİR YİĞİT VARDI... NAMLUSUNU MİLLETİNE ÇEVİREN TANKA SELAM DURMAM DİYEN BİR YİĞİT VARDI... NAMLUSUNU MİLLETİNE ÇEVİREN TANKA SELAM DURMAM DİYEN BİR YİĞİT VARDI...