Hakkında
Henüz açıklama eklenmemiş!
Henüz albüm eklenmemiş!
Sayfalar
Henüz sayfa eklenmemiş!
Gruplar
Henüz grup eklenmemiş!
Etkinlikler
Henüz eklenmiş etkinlik yok!

TOPLUMSAL UZLAŞMA VE EĞİTİM

Toplumsal uzlaşma, hoşgörünün dolayısıyla huzurun ve barışın teminatıdır. Bizim için esas husus toplumsal uzlaşma için aile ve okuldaki eğitimin sorgulanmasıdır.

En başta çocuk aileyi güvenli bir çevre olarak algılamalıdır. Bunun için çocuğun tüm ihtiyaçlarının karşılanması gerekir. Bu ihtiyaçların başında sevgi başta gelmektedir.

Çocuklar arasındaki çatışma kaybet-kazan temeli üzerinde temellendirilmemelidir.

Ebeveynler,aile içerisinde hoşgörünün hakim olması için çocuklara empati yeteneği kazandırmak zorundadır.

Yine, aile içinde çocukların kendilerini ifade etme şansı verilmelidir.

Diğer taraftan, toplumsal uzlaşmanın sağlanması için okul eğitimi önem taşıyor

.Kuşkusuz burada da öğretmenlere düşen sorumluluklar ve roller akla geliyor. Bu rolleri şu şekilde sıralamak mümkündür.

-Öğrenciye demokratik davranılmalı,
-Öğrenciler arasında eşitlik ilkesine uyulmalıdır,
-Sınıf içinde özgür bir ortam yaratılmalıdır,
-Öğretmen-öğrenci; öğrenci-öğrenci arasında çok yönlü iletişim ağı kurulmalıdır.
-Öğrenciler e empati duygusu kazandırmalıdır.
Sonuç olarak toplumsal uzlaşma barışın teminatıdır. Bu önemli işlevin yerine getirilmesinde de aile ve okul eğitimi başlı başına önem taşıyor.
E.Öğrt.Grv Hasan Güneş hgunes0202gmail.com.

Devamını Oku

FARKLI KÜLTÜR VE ÖĞRENCİLER

    Öğretmenin öğretme-öğrenme sürecinin önemi konusunda telkinlerde bulunabilir.

     Öğrenciler içinde oluşacak doğal grupların gücünden yararlanabilir. Öğretmen bu doğal grupların amaçlarını okulun amaçları doğrultusu için yönlendirebilir.

     Yine, öğretmen telkin ve tekrar ile okulun amaçlarının gerçekleştirilmesinin kendisi ve toplum için önemi konusunda bilinçlendirme yoluna gidebilir.        Öğrenciler, okula getirdikleri kültürlerin bilinmesi gerekir. Genelde, gereği gibi dikkate alınmayan nokta, öğrencilerin okula sadece okul için fiziksel özellikler, yetenekler, tutum ve eğilimlerle gelmedikleridir. Okul için olumsuz sayılabilecek tutumlar, kişilik özellikleri, duygu ve coşkularla donanık olarak da gelebilirler.

     Farklı sosyalleşme ortamları, yine farklı tutum ve davranışlara sahip öğrencileri meydana getiriyor. Kuşkusuz okulun etkililiği için bu farklı tutum ve davranışlar içinde okulun amaçları doğrultusunda olmayanların ayıklanması gerekir.

    Ancak, öğretmen ne yapmalı? Öğretme-öğrenme sürecinde hangi rolleri oynayabilir?

    En başta, öğretmen okulun amaçlarına uygun olmayan tutum ve davranışları gidermek için olası bütün iletişim kanallarını kullanmalıdır. Gerektiğinde, okulun amaçlarıyla ilgisi olmayan tutum ve davranışları ifade etmesi için öğrenciye fırsat vermelidir.

    Sonra; okul neden okulun amaçları doğrultusundaki tutum ve davranışların önemli olduğu veya her şeyin üstünde olduğu ikna yoluyla kavratılmaya çalışılmalıdır.

    Öğretmen çift yönlü iletişimi ve çoklu tartışma ortamları yaratabilir. Yine, öğretmen rol model olabilir.

 

     

Devamını Oku

OKULLARIMIZDA DANIŞMALI KATILMA AÇISINDAN DÜŞÜNCELER VE ÖNERİLER

                 E. Akademisyen Hasan Güneş hgunes0202@gmail.com

         Danışmalı katılma “ Okul yöneticilerinin belirli konularda öğretmenlerin bilgisine başvurmaları ve onların görüşü ve önerilerine açık olanlara” verilen isimdir.

     Danışmalı katılımın önemi nedir? Danışmalı katılma açısından okullarımızda mevcut durum nedir? Danışmalı katılma açısından neler önerilebilir?

     Danışmalı katılımım hem öğretmenler hem de okullar açısından birçok yararı bulunmaktadır. Ancak, bu köşe yazısında bunlardan başlıcalarına değinilecektir.

    Danışmalı katılım en başta öğretmenin görüş ve düşüncelerini test etmesini sağlamaktadır. Böyle bir süreç, öğretmenin benzer sorunlar karşısında görüşlerinin ya devam etmesi ya da değiştirmek durumunda kalmasıyla sonuçlanabilir. Yani, böyle bir süreç  söz konusu sorunların çözümü konusunda yetkinlik kazandırabilir.

    Diğer taraftan, danışmalı katılım öğretmenlerin birlik duygusu yarattığından etkili bir örgütsel iklime yol açacaktır. Kuşkusuz, böyle bir anlayışın öğretme-öğrenme sürecine katkısı olumlu olacaktır.

    Yine, danışmalı katılım, öğretmenlere değerli olma duygusunu kazandırdığından okula ilişkin aidiyet duygusu kazandıracaktır. Tabii ki böyle bir süreç öğretmenin öz saygı ve özgüven düzeyinin artması demektir.

    Öz saygı ve özgüven düzeyi yüksek olan öğretmenin öğretme-öğrenme sürecine ve dolayısıyla okulun amaçlarına etkili katılımıyla sonuçlanacaktır.

    Esas sorun, danışmalı katılım açısından okullarımızda mevcut durumun nasıl olduğu üzerinedir.

     Çok gene anlamda söylemek gerekirse; öğretmenlerin görüşlerine başvurulmadığı yönündedir. Böyle bir süreçte, öğretmenlerimizin olumlu görüş ve düşüncelerinden mahrum olmanın işaretidir.

     Bu da örgüt olarak okulun etkisizleşmesi anlamına geliyor. Başka bir ifadeyle, okulun amaçlarının etkili bir biçimde gerçekleşmesi bir ölçüde engelleniyor.

      Bütün bunlarla birlikte söylenecek son söz, öğretmenlerin kendilerini etkileyen kararlara katılması söz konusu kararların öğretmenler tarafından etkili bir biçimde yerine getirilmesidir. Kuşkusuz, bu durum da okul yaşamı için önemli katkılara neden olacaktır.

   

Devamını Oku

ÖĞRETMENLERİN ARAŞTIRMA YETERLİLİĞİ

Yazar Hasan Güneş hgunes0202@gmail.com

           Araştırma yeterliliği “araştırma yapabilecek düzeyde uzmanlığa ve genel  kültürüne sahip olmaya” verilen isimdir.

         Kuşkusuz, öğretmenin araştırma yeterliliğine sahip olmasının önemi tartışılamaz. Öğretmenin araştırma yeterliliğine sahip olmasının göstergeleri nelerdir? Bu konuyla ilgili olarak mevcut durum nedir? Öğretmenlerin araştırma yeterliliğini engelleyen öğeler nelerdir?  Öğretmenlerinin araştırma yeterliliğine sahip olmasının okul için önemi nedir? Öğretmenlerin araştırma yeterliliğinin artması için neler yapılabilir?

       Eğer öğretmen yeni sorunlarla baş edebiliyorsa araştırma yeterliliği bir ölçüde vardır diyebiliriz. Yine, öğretme-öğrenme süreci için değişmelere uyum sağlamak için gerekli değişmeleri sağlıyorsa, öğretmenin araştırma yeterliliğinin yerinde olduğunu söyleyebiliriz.

    Ancak,  öğretmenlerin araştırma yeterliliği açısından mevcut durumun pek iç açıcı olmadığını söyleyebiliriz. Çünkü öğretmenler ve araştırma yeterliliği açısından sorunlar bulunuyor. Bunların başında öğretmenlere yönelik yürütülen hizmet içi eğitimin yetersiz olmasıdır.

   Yine, öğretmenlerin kendi maddi olanaklarıyla araştırma yapmaları imkânsızdır.    

    Diğer taraftan, öğretmenlerin üstlendikleri rollerin ve sorumlulukların ağır olması onların araştırma yeterliliği kazanmalarını engelliyor.

     Yine, örgüt içi sorunlar ve öğretmenlerin güdülerinin karşılanmaması onların araştırma yeterliliği kazanmalarına engel oluyor.

      Ancak, öğretmenlerin araştırma yeterliliğine sahip olmaları öğretme-öğrenme sürecine ve dolayısıyla okulun etkililiğine katkısı kaçınılmazdır.

      Kuşkusuz, öğretmenlerin araştırma yeterliliğine sahip olmalarının sağlanması için çok farklı hususlar önerilebilir. Ancak başlıcaları şunlardır:

       .. Öğretmenlerin iş yükünün azaltılması

       ..Öğretmenlerin örgüt içi gereksinmelerinin karşılanması

       .. Öğretmenlerin etkili hizmet içi eğitimden geçirilmesi

       .. En önemlisi okul yöneticileri tarafından demokratik davranılmasıd

Devamını Oku

ÖĞRENCİNİN DAMGALANMASININ SONUÇLAR

                               Yazar Hasan Güneş0202@gmail.com

      Öğrencilerin tembel, aptal, geri zekalı  vb. şekilde damgalanmasının  devam ettiğini görüyoruz. Halen bu şekilde öğrencilerin damgalandığını üzülerek görüyoruz.

     Belki bilgi eksikliğinden belki de bu yolla öğrencileri sınıf içi sorunlarından uzak tutmak veya akademik başarısı istenebilir. Ancak, bu şekilde damgalanma öğrencilerin öz saygısını ve öz güvenini düşürüyor.

   Damgalanan öğrenci kendini izole edildiğini düşünerek, işbirliğinden ve dayanışmadan kaçınabilmektedir.

    Diğer taraftan, damgalanan öğrenciler kimlik duygusu geliştirememektedir. Kimlik duygusu geliştiremeyen öğrenciler  davranışlarında sapma görülebilmektedir.

   Yine damgalanan öğrenciler  sınıf içi etkinliklerden yoksun oldukları için iletişim becerilerinden yosun oldukları görülmektedir.

   Diğer taraftan, kimlik duygusu geliştirememiş ve yabancılaşmış bu nitelikte öğrenciler kendi yeteneklerini fark etmelerini engelleyebilir.

    Kendi  yeteneklerinin farkında olmayan öğrencinin sınıf içi etkinliklere  etkin katılımı beklenemez. Damgalanmış, kendi yeteneklerinin farkında olmayan bir öğrencinin kendini geliştirmesi de beklenemez.

   Yine damgalanmış bu öğrenciler, olumlu benlik geliştiremediği görülebilir. Bu durum, öğrencilerin kendi sorunlarını  çözememesi anlamına geliyor.

     Yine, bu öğrenciler çevresine olumlu tepkiler vermeyebilir.

      Diğer taraftan, damgalanmış öğrenciler empati güçlüğü yaşayabilir. Bu da davranış sapmalarına neden olabilir.

      Tabii ki, zayıf benlik duygusuna vb. özelliklere sahip bu damgalanmış öğrencilerin karar vermede, problem çözmede vb. durumlarda başarılı olması beklenemez.   

Devamını Oku

ÖĞRETMENİN POTANSİYELİ VE GELİŞTİRİLMESİ

         Yazar Hasan Güneş hgunes0202@gmail.com

   Öğretmenin potansiyelinin geliştirilmesi, psikolojik uyumu ve mesleki gelişimi ve sosyal açıdan bir çok yönden katkısı bulunuyor. Ancak, birtakım koşulların olması gerekir.

    En başta toplumsal koşulların düzenlenmesi gerekir. Bu toplumsal koşulların şunlardır:

     Kanaat önderlerinin öğretmenlik mesleğinin işlevleri konusunda olumlu algıya sahip olmalıdır.

     Kanaat liderleri gerektiğinde çevrenin katkılarını öğretmenlere yönlendirmelidir.

     Veliler okulun amaçları ve öğretme-öğrenme sürecinin amaçları konusunda bilgilendirilmelidir.

     Veliler okulda söz konusu öğrencilerde beklenen davranışların ne olacağı konusunda ortak anlayışa sahip olmalıdır.

     Veliler, öğretmenleri çevrenin liderleri olarak görmelidir.

      Özellikle veliler, okul aile birliği toplantılarını okula maddi kazanç getiren toplantılar olarak algılamamalıdırlar.

       Diğer taraftan, siyasi erkin yaratacağı koşullarda önem taşıyor.

Siyasi erk öğretmenlerin kendilerini geliştirmeleri için olanaklar yaratmalıdır. Lisansüstü eğitim bunlardan biri olabilir. Yine konumlarına geçişte nepotizme son verilmelidir.

Yetersiz olan hizmet içi eğitimleri yoğunlaştırılabilir.

     Diğer taraftan okul müdürlerine düşen görevler bulunuyor. Öğretmenlerin iş doyumu ve morali yüksek tutulmalıdır.

      Sonuç olarak, her iş gören gibi öğretmenin potansiyelinin geliştirilmesi hem okul hem de öğretmen için elzemdir. Bunun için örgütsel koşullar sağlanmalıdır. Çünkü potansiyelini tam olarak kullanmak öğretmenin iş doyumu ve morali için önem taşıyor. Bunun da örgüt olarak okulun amaçlarını gerçekleştirilmesine katkısı unutulmamalıdır.                  

Devamını Oku

ÖĞRENCİ UYUMU

       Öğrenci uyumsuzluğunun nedeni ya da nedenleri bulunup ortadan kaldırılması eğitim başarısı için önem taşımaktadır.

       Başta, öğrenci uyumsuzluğunun nedeni kendisinden kaynaklanabilir. Öğrencinin yetiştiği aile çevresi uyumsuzlukta etkili olabilir. Aşırı korunan, şımarık çocuklar veya  aşırı hoşgörülü bir biçimde yetiştirilen çocuklar uyum sorunu yaşayabilir.

      Bu nitelikteki çocuklar için rehber öğretmenlerle işbirliğine girilebilir.

        Yine öğrenci uyumsuzluklarından biri öğretmenin katı, otoriter, esnek olmaması gösterilebilir. Zira böyle bir tutum kaygı ve korkuyu beraberinde getirir.

     Diğer taraftan, öğretmenin ödülü kullanmayıp sadece ceza yöntemini kullanması da öğrenci uyumsuzluğundan biridir.

     Yine öğrenciye aşırı ev ödevleri vermek de öğrenci uyumsuzluğunun nedenlerinden biridir.

       Bunlara ilaveten, eğitim sistemimizin sınav odaklı olması da öğrenci uyumsuzluğunun nedeni olarak değerlendirilebilir.

        Öğrenciler arasında görülen çatışmaların öğretmenler tarafından çözüme kavuşturulamaması da uyumsuzluk nedenlerindendir.

         Ayrıca, öğrenciler arasında görülen bilişsel, duyuşsal ve sosyal farklılıklar öğrenci uyumsuzluğuna yol açabilir.

        Uygun olmayan öğretim yöntemlerinin kullanılması da bir diğer öğrenci uyumsuzluğu nedenlerindendir.

       Diğer taraftan, öğrencinin yaşadığı akademik başarısızlık uyum sorunları arasındadır.  

          Aslında sorunun çözümü, öğrenci uyumsuzluğuna yol açan nedenlerde saklıdır.

 


 

 

Devamını Oku

DUYUMSAMAZLIK VE VELİLER

    E.Öğrt.Grv Hasan Güneş hgunes0202@gmail.com

        Bir bireyde, toplumsal grupta ya da toplumda nesnelere, olaylara karşı herhangi bir duygu, bir coşku uyanmaması, eylemde bulunmaya itecek herhangi bir ilgi ve dürtünün olmaması durumu, duyumsamazlık olarak ele alınmaktadır.

    Her öğrencinin başarısı büyük ölçüde velilerin desteğine bağlıdır. Çünkü çocuğun en çok vakit geçirdiği yer ailedir. Yine, veliler rol model olarak önemli bir yer tutuyor.

     Genel anlamda veliler öğrencilere karşı duyumsamazlık örneği gösteriyor.

      Tabii ki böyle bir durumun belli başlı nedenleri bulunuyor. En başta, velilerin okulun amaç/amaçları konusunda bilgi sahibi olmamalarıdır.

       Kuşkusuz böyle bir anlayışın temelinde eğitimsizlik yatmaktadır. Çünkü Türkiye’de ortalama eğitim süresi 5-8 yıl arasında değişiyor. Böyle bir sonuç velilerin desteğini yetersiz kılıyor.

      Yine, velilerin öğrencilerin sorunları için görüşmeleri sınırlı kalıyor. Böyle bir durumda öğrenciyi öğretme-öğrenme sürecinin etkililiği konusunda olumsuz etkiliyor.

    Yine, tartışılması gereken hususlarda biri okul veli toplantılardan halen harç alınacağı anlayışının değişmemesidir.

      Bu nedenle, veliler okul veli toplantılarına ilgi göstermeyip duyumsamazlık örneği göstermeleridir.

      Diğer taraftan, veliler evdeki koşulları düzenlemiyorlar. Öyle ki, çocuk sayısının çok olması, çalışma odalarının bulunmaması, ısınma problemi önemli bir yer tutuyor

Devamını Oku

ÖĞRENCİNİN RUHSAL SAĞLIĞI AÇISINDAN BEKLENTİLER

                                                            E.Öğrt. Grv Hasan Güneş hgunes0202@gmail.com

                Bağımsızlık, üretici çalışma (emek), sevme gücü ve düşünebilme her insanda olduğu gibi

Öğrencinin ruhsal dengesine katkıda bulunmaktadır.

              Bağımsızlaşmanın, üretici çalışmanın, sevme gücünün ve düşünebilmenin ruhsal dengesi açısından neden önemlidir?

                Elbette, öğrencinin bağımsızlaşması eğitimle sağlanabilir. Özellikle bilişsel, duyuşsal, sosyal ve devinimsel alanlarda bağımsızlaşma olabilir.

                  Özellikle, eğitim süreci karar verme becerisi, değerlendirme yorum ve ilişki kurmayı öğreterek, problem çözme becerisi sağlayarak düşünme becerisi kazandırır.

                 Yine,  eğitim öğrencinin empati kurmasına yardımcı olur. Eğitim süreci öğrencinin toplumsal sorunlara da duyarlılık kazanması sağlar. İletişim becerisi kazandırır, yaratıcı olmayı öğretir.

                  Diğer taraftan; eğitim süreci öğrenciye sosyal becerileri kazandırarak bireyin bağımsızlaşmasını sağlar. Sosyal ilişkilerinin daha da nitelikli olmasını sağlar.

                  Yine, öğrencinin bireysel sağlığı üretici olmasına bağlıdır. Bu nedenle, okullarda gerekli koşullar sağlanmalıdır. Bu koşullar içinde öğretmenin uygun sınıf yönetimi ilkeleri kullanmaları başta geliyor.

                Her öğrencinin kendini ifade etmesine fırsat verilmelidir. Yine, öğretmen öğrencinin bilgiyi bulmasına yardımcı olmalı, rehberlik etmelidir.

                Özellikle, öğrencilerin gizil güçlerini açığa çıkarmasında katkısı olan görsel sanatla ve resim gibi derslere ağırlık verilmelidir. Ancak, okullarda bu alanlara ağırlık verilmediğini biliyoruz.

               Öğrencinin sağlıklı yaşamı için sevgi duygusu önemlidir. Gerek arkadaşlarını gerekse iletişimde bulunduğu kişileri sevmesi gerekiyor. Bunun için en başata empati duygusunun geliştirilmesi için öğretmen yardımcı olmalıdır.

              Öğrencinin düşünebilme becerisine sahip olması da sağlıklı olmasında etkilidir. Bunun için öğrenciler karara katılmalıdır. Grup sürecine ağırlık veren öğretim stratejilerine ve yöntemlerine başvurulmalıdır. Yine, öğretmenler öğrencilerin duygu ve düşüncelerini ifade etmelerine fırsat vermelidir.    

Devamını Oku

EĞİTİM ÖRGÜTLERİNDE “BİZ” DUYGUSU

          E.Öğrt.Grv /Yazar Hasan Güneş hgunes0202@gmail.com

    Okulda öğretmenlerin kendi kendilerini sıkı sıkıya dayanışma içinde hissetmeleri örgütsel etklilik için önem taşıyor. Başka bir ifadeyle, öğretmenlerin “biz” duygusunu duyumsamaları okul ve sınıf açısından önemi tartışılamaz.

    Okulda görev yapan öğretmenlerin öğretme-öğrenme etkinlikleri doğrultusunda katkılarının bir uyum içinde olması için bütün öğretmenlerin dayanışma içinde olmaları önem taşıyor.

   Ancak, kaynakların adil biçimde dağıtılmaması, yine okul müdürlerin ayrımcılık yapması  öğretmenlerin “biz” duygusunu geliştirmelerine engel oluyor.

   Aslında, “biz” duygusu geliştiren öğretmenler okula ilişkin kimlik hissetmelerine yol açabilir.

  Okuluna ilişkin kimlik duygusu geliştiren öğretmen, bulunduğu konumuyla özdeşleşebilir. Bulunduğu konumuyla özdeşleşen öğretmen okulun amaçları doğrultusunda güdülenebilir.

 Aslında, örgütüyle özdeşleşip kimlik duygusu geliştiren öğretmen kendini değerli görmekte; oda öz saygı ve özgüvenini yükseltmektedir. Bu nedenle, okul yönetimi bütün grupların üzerinde uzlaşacağı formal ve informal amaçlar belirlenmelidir.

  Eğitim örgütlerinin öğrenci boyutuna gelince söylenecek çok husus var. Öğrencilerin “biz” duygusuna sahip olması öğretme-öğrenme sürecinin etkili olması bakımından önem taşıyor.

    Ancak, onlarca sınava tabi olan öğrencilerde rekabete ve çatışmaya yol açacağından “biz” duygusunun gelişmesini beklemekten hayalden öteye gitmez.

    Yine, yeni uygulamaya konulan müfredat programı değil “biz” duygusunun gelişmesi tam aksi yönde öğrenciler yetiştirmektedir. Etkili öğretme-öğrenme yaşantıları “biz” duygusunun gelişimi için önem taşıyor.

    Öğrencilerde “biz” duygusunun gelişmesi için informal etkinlikler bir çözüm olarak düşünülebilir. Yine, grup sürecine ağırlık veren öğretim yöntemleri öğrencilerde “ biz” duygusunu geliştirebilir.

  Kuşkusuz, öğretmenlerde olduğu gibi öğrenciler arasında da kimlik duygusu gelişebilir. Bu nedenle, öğrencilerin okullarına ilişkin “biz” duygularını geliştirmeleri önem taşıyor.               

 

Devamını Oku