Hakkında
Henüz açıklama eklenmemiş!
Henüz albüm eklenmemiş!
Sayfalar
Henüz sayfa eklenmemiş!
Gruplar
Henüz grup eklenmemiş!
Etkinlikler
Henüz eklenmiş etkinlik yok!

Şakrak oyuncak oluyor!

Sinoplu Yazar Ayşegül Kara Zorlu'nun kaleme aldığı ve Sinop'ta geçen maceralarıyla çocukların sevgilisi olan Şakrak karakteri şimdi Sinop'taki Belarus-Türk ortaklığındaki fabrikada oyuncak oluyor. Bu habere çocuklar çok sevinecek...

Windows 10X en hızlı güncellenen işletim sistemi olacak!

Microsoft tarafından çift ekranlı olarak tasarlanan Surface Duo akıllı telefonun kameralara yansımasının ardından, şirket çift ekranlı cihazlar için tasarladığı Windows 10X işletim sistemi ile ilgili ayrıntıları açıkladı.

Microsoft'un çift ekranlı cihazlar için tasarladığı yeni işletim sistemi Windows 10X'in detayları şekilleniyor. Şirketin iddiasına göre yeni işletim sistemi şimdiye kadar en hızlı güncellenen işletim sistemi olacak.

Windows 10X'in güncellemeleri 90 saniyenin altında yüklenecek

Microsoft yeni işletim sistemi Windows 10x ile güncellemeler konusunda oldukça iddialı.

Windows işletim sistemlerini kullananların en büyük şikayeti genellikle güncelleme işleminin çok yavaş olmasıdır. Hatta bazı durumlarda, güncellemelerin tamamlanması için yarım saate yakın bir süre beklediğimiz bile oluyor. Ancak yazılım devinin yeni iddasına göre Windows 10X sürümü ile bu bekleme süresi oldukça kısalacak. Microsoft henüz yeni işletim sisteminde hangi yerleşik teknolojiyi kullanacağını açıklamasa da, Windows 10X işletim sistemiyle güncelleme işleminin 90 saniyeden kısa süreceği iddia ediliyor.

Windows 10X'in güncellemeleri 90 saniyenin altında yüklenecek

 

Windows 10X ilk defa 2019 Ekim ayında ortaya çıkmıştı. Surface Neo benzeri çift ekranlı cihazlarda ve hibrit PC'lerde en iyi şekilde çalışmak üzere tasarlanan Windows 10X'in birden fazla platformdasorunsuz ve uyumlu biçimde çalışması hedefliyor.

 Önümüzdeki günlerde Windows 10X ile ilgili çok fazla detayın daha gün yüzüne çıkması bekleniyor.

Devamını Oku
Windows 10X en hızlı güncellenen işletim sistemi olacak!

Çocuklarınızı AVM’ye değil ormana götürün!

Eskişehir Garında trenlerin yolculan misafir edişine ve uğurlayışına takılıp kalıyor gözlerim...
Sanki yolcular bavullarını koyarken gülümsüyor da hunharca çekip giderlerken gözleri yaşarıyor gibi hissediyorum.
Arkalarına bile bakmadan, koşturmaca içerisinde oradan oraya telaşlarını izliyorum kalabalığın...
O ise alışkın...
Her gün binlercesine veda etmenin duyarsızlığıyla soluk bakıyor.
Yazar Ayşe Gül Kara Zorlu’yu bekliyorum.
Bu düşünceler içerisinde...


Çocuk öykü kitapları var çoğunlukla... Trenden inişine bakıyorum.
Elinde tuttuğu bavulu telaşla sürüklerken bir yandan da bizlere el sallıyor.
Sanki yıllardır tanışıyormuşuz gibi, yabancılık çekmeden yola koyuluyoruz.
Kendisiyle bir 10 dakika sohbet etme imkanımız var.
Benden sonra Emirdağ’da bulunan bir okulda çocuklarla buluşacak...
Geçiyoruz VİP salonuna...
Sürekli gülüyor Ayşe Gül Hanım, çocukları neden bu kadar sevdiğini anlıyorum.
Kahvelerimiz de geldikten sonra başlıyoruz sohbete...


Elimde ‘Şakrak’ kitabını incelerken bir taraftan da çocuklara ilgisinin nereden geldiğini soruyorum.
Bir yudum kahvesinden alıyor ve yanıtlıyor:
"Çocuklara ilgim duyarlılığımdan geliyor. Toplumda duyarlılığın değeri de çocuklardan başlıyor. Biz yetişkinlere ne anlatırsak anlatalım geç kalmış olabiliyoruz. Farkındalığı kazandırmakta ya da eyleme dönüştürmek de ama çocuk bir ağaç... Biz ona nasıl şekil verirsek o şekilde devam ediyor.”
‘Neden yetişkin değil de çocuk?” diye yineliyorum sorumu...
O yine kendinden emin:
"Geleceğimiz çocuklarımız ve biz geleceğe şekil vermek istiyoruz. Ben yapı olarak da toplumsal konulara çok duvarlıyım. Bir park gördüğüm zaman diyorum ki burası çocukların neden sadece bedensel gelişimine hitap ediyor. Onun dışında onların zekalarını geliştirecek, sağlıklarına ya da farklı konularda donanımlar sağlayacak, dönüşümlerine hizmet edecek bir park yapamaz mıyız? Yani her gördüğüm materyali ya da çocuklara yönelik objeleri çocuklara kazanım sağlayacak hale getirmeyi seviyorum. Bununla ilgili de çok proje yaptım.”
Kısa ama öz yanıtları hoşuma gidiyor.
Satranç, masa tenisi ve zeka oyunlarına olan merakına getiriyorum konuyu...

‘‘MİZAHI BİLGİYLE BİRLEŞTİRİN”

Yüzünde bir tebessüm oluşuyor ve şunları söylüyor Ayşegül Hanım:
“Evet, bu alanlarla uğraşmayı seviyorum. Hem de bilgiyi oyuna dönüştürmeyi seviyorum. Kendim de
oyun üretiyorum. Mesela 'Şakrak' zeka ve dikkat oyunları var. Bu oyun kartları tamamen kendi hazırlamış olduğum oyun materyali... Yine oyunu da eğlenirken öğrenmeye dönüştürmeyi seviyorum. Sadece eğlenelim ya da mizah değil. Mizah bilgiyle birleştirdini zaman anlamlı. Aslında hayat o kadar kısa ki... Biz bu kısa hayatta eğlenirken de öğrenelim. Bakarken de öğrenelim ama sıkılmadan öğrenelim.”
Bu tarz oyunların hayatını nasıl etkilediğini de merak etmiyor değilim.
Düşüncelerimi sesli bir şekilde aktarıyorum.
Kısa bir düşünmenin ardından şöyle konuşuyor:

"Mesela daha hızlı düşünmeyi sağlıyor. Dikkat ve odaklanmayı sağlıyor. Özellikle teknoloji çağında büyüyen çocuklarımız da dikkat dağılması çok fazla. Bu artık yetişkinlerde de var. O yüzden oyunlarla biz dikkat ve odaklanmayı güçlendirmiş oluyoruz. Hızlı hareket etmeyi, konsantrasyonu ve iki farklı spor dalıyla uğraşan çocukların ileride daha başarılı olduğunu ben bilimsel araştırmalar neticesinde görmüş oldum. Örneğin dünyanın en iyi satranç oyuncusunun çok iyi yüzdüğünü öğrendim. Yüzerken de suyun altında çok uzun kaldığı için bir defa dayanıklılığı, dikkati, odaklanması daha yüksek oluyor."
“HAYATIN FELSEFESİ DENGEDİR”
“Sizin de böyle bir özelliğiniz var sanki...” deyince kahkahayı basıyor Ayşegül Hanım...
"Ben de çok yüksek bir sabra sahibim... Birçok deneyimlerimde, etkinliklerde, çalışmalarda böyledir. Sonuç odaklıyım. Duygusal zekam çok var. Vicdan çok önemli, empati çok önemli ama tamamen mantıksal zekayla da hareket etmeyi seviyorum. Mantıkla duygusallığı aslında birleştiriyorum.
“ŞAKRAK DÜNYA KAHRAMANI” Dengenin yazılarınıza katkısı nedir? diye sorduğumda ise yine yalın bir yanıt veriyor:
"Ben daha çok maneviyattan besleniyorum. Din kültürü herkese görecelidir. Herkesin inancı farklıdır ama temelde insani değerler vardır. Ben şimdi diyorum ki çocuklara: 'Şakrak dünya çocuklarının yeni kahramanı...’

Neden dünya dediler? Dedim ki; iyilik, doğruluk, empati... Bunlar Türkiye çocuklarının değerleri değil ki dünya çocuklarının değerleri... O yüzden dünya çocuklarının kahramanı Şakrak...”
“Oyuncağı da olacak sanırım..." diye devam ediyorum bu keyifli sohbete...
Heyecanla 'Evet' derken de ekliyor: "Birçok oyuncağı olacak!"


“ŞAKRAK'A SİNEMA FİLMİ!”
“Pepe gibi mi?” diye soruyorum, kısa bir düşünüyor:
“Pepe’nin birçok oyuncağı var. Pepe’nin yaş kategorisi belirli bir yaşta... Daha çok okul öncesi yaş grubu için... Bizimki daha farklı... Şu anda 3 ve 12 yaş grubuna hitap ediyor. Biz bu yaş segmentini de arttırmayı düşünüyoruz. Geçen gün de kendi alanında profesyonel bir senaristle görüşme yaptık, şakrak'ın sinema filmi hazırlığı da başlıyor. Reel animasyon düşünüyoruz. Gerçek! Biz aslında Şakrak’da gerçek hayattan besleniyoruz. şakrak hikâyeleri bilim kurgu ya da fantastik hikâyeler değil, gerçek hikayeler. Nasıl yetişkinler de gerçeklerden besleniyorsam çocuklarda da öyle aslında... çünkü çocuk hikayede kendinden bir şey bulduğu zaman hikayeye devam ediyor. Dönemlik ya da popülarite altında kalmıyor. Popülarite bugün vardır yarın yoktur. Bugün biz birçok örneğini gördük. Bir an da patlayan daha sonrasında hiç hatırlanmayan çok fazla karakter var. Ama kalıcı olarak sürdürülebilir olan her zaman gerçek hayattan beslenendir."
Kahvelerimizde kalan son yudumları da içtikten sonra sessizlik oluşuyor.
Kitapların sayfalarını çevirirken çocukluğuma gidiyorum...
“Çocuklarımıza ne tavsiye edersiniz?" diye ekliyorum.
“AVM’VE DEĞİL ORMANA GÖTÜRÜN” Bu soruyu beklercesine konuşuyor Ayşegül Hanım:
"Öncelikle değerlerimizi geliştirmek için ebeveynlerini ve büyüklerini gözlemlesinler... Onlarla beraber vakit geçirsinler, hayatın içerisinde olsunlar. En önemli şey hayatın içerisinde olmak... Sanal dünya ile gerçek dünyayı ayırt edemememizin sebebi çok fazla teknoloji başında vakit geçirmemiz. Ve gençlerimiz şu an da çok iyi üniversitelerden mezun olmasına rağmen işsizler. Neden biliyor musunuz? Bunun altında ekonomik sorunlar tabi ki etkili ama en önemli etken biziz, kendimiziz... Kendi içimizdeki engeller. Sanal dünyanın bize sunmuş olduğu hazır bir dünya var. Sosyal ortam var. İşte tıklıyorsunuz. Like yapıyorsunuz. Karşınızdaki ile iletişime geçebiliyorsunuz ama gerçek hayatta bir cafede otururken karşılıklı sohbet etme de çekiniyorsunuz. Bir iş başvurusuna gittiği zaman tekrar arayıp soramıyor, 'Ne oldu benim cv?‘ diyemiyor. Gerçekle hayal etmeyi çocuklarımıza küçük yaştan itibaren öğretmeliyiz. Onları hayatın içerisine katarak... Boş günlerinde AVM’ler yerine ormana götürelim, ağaçlara dokunduralım... Doğayı öğretelim. Doğa bizim için en büyük ders. En büyük kaynak... O kadar çok kaynak var ki? çocuklara sorun patates nerede yetişiyor? Ağaçta mı, toprakta mı? Bilmiyor. Neden? Çünkü hayatın içinde değil... Manavdan, marketten alıyor. Her şeyi hazır alıp tükettiğimiz için gerçeklerden uzak yaşıyoruz, çocuklara en büyük tavsiyem budur."
Kitapları masanın üzerine koyarken Eskişehir'i sormadan edemiyorum.
Eskişehir'e daha önce de geldiğini söylüyor: “Çok gezmedim ama... Eskişehir’in de şakrak hikayesini yaparsak daha iyi gezerim diyorum."
“ESKİŞEHİR'DEN DE BİR HİKAYE DOĞABİLİR”
“Eskişehir’den bir hikaye yaratacak mısınız?"
Gülümsüyor:
“Öyle bir idealimiz var. Bu da devlet büyüklerimizin ortaklığıyla oluyor. Çünkü biz her hikayeyi o bölgedeki bir belediye başkanımız ya da Valimizin önderliğinde yapıyoruz. Çünkü bu bölgelere onların hazırlamış olduğu projeler doğrultusunda çocuklara sunuyoruz. Bugün bir proje hazır değildir ama yarın hazırlanacaktır. Onu hikayede yer veriyoruz. Çünkü ‘Şakrak’ bugünün kitabı değil geleceğin kitabıdır."
Teşekkür ediyoruz Ayşe Gül Hanım’a bu doyurucu sohbet için...
Veda ederken kendisine, Eskişehir'den doğacak hikayeyi de merakla bekliyoruz.

Kaynak : İstikbal Dergi

Devamını Oku
Çocuklarınızı AVM’ye değil ormana götürün!

Matrix 4 setinden ilk görüntüler!

Matrix üçlemesinden 17 yıl sonra çekimlerine başlanılan Matrix 4'ün setinden ilk görüntüler paylaşıldı. Görüntülerde Keanu Reeves tam 17 yıl sonra tekrar Neo karakterini canlandırırken görülüyor.

Son yıllarda sinema sektöründe yeni senaryo bulunamaması nedeniyle Kore filmlerinin hollywood uyarlamasıyla yeniden çekildiğini ve önceki yıllarda beğenilen filmler için devam filmleri çekildiğini sıkça görmeye başladık. Kulislerde, Matrix 4'ün de Matrix serisinin gişe başarısını yakalamak için çekilden bir devam filmi olduğu konuşulmaya başlandı

2020 yılının merakla beklenen filmlerinden olan Matrix 'ün çekimleri bu hafta itibarıyla resmen başladı. Çekimlerin başlamasıyla birlikte film setinden görüntüler de sosyal medyaya düşmeye başladı. Aşağıdaki görüntüde Keanu Reeves'in canlandırdığı Neo karakterini 17 yıl sonra ilk kez görme fırsatı yakalıyoruz.

Embedded video

Keanu Planet isimli Twitter hesabında paylaşılan görüntülerde Neo karakteri, yeni kıyafetleriyle dikkat çekiyor. Keanu Reeves'in Neo karakteri ile ikonlaşan uzun deri ceket ve güneş gözlükleri yerine daha rahat bir kıyafet ile filmde yer aldığını  görüyoruz. Film hakkında yapılan yorumlarda uzun bir zaman atlamasının gerçekleşeceği tahmin ediliyor. Bir devam filmi olarak çekilen Matrix 4'ün sosyal medyaya düşen çekim görüntüleri ise bu tahmini doğrular nitelikte.

Film ile ilgili dikkat çeken bir diğer konu ise Wachowski kardeşler. Filmin senaristi ve yönetmeni olan Wachowski kardeşler, Matrix üçlemesi sırasında erkekti. İki kardeş 8 'er yıl arayla cinsiyet değiştirerek kadın oldular. Ancak Matrix4 filminin yönetmeni Lana Wachowski olacak. (Yukarıdaki resimde kamerayla birlikte hareket ederken görülüyor.) Lana Wachowski filmin tek yönetmeni olacak, kardeşi Lilly Wachowski ise Matrix 4 projesinde yer almayacağını açıklamıştı.

Carrie-Anne Moss'un (Trinity) görüldüğü Matrix4 film setinde diğer fotoğraflar:

 

View image on TwitterView image on TwitterView image on TwitterView image on Twitter

Matrix 4' ile ilgili detaylar yapımcı stüdyo şirketi Warner Bros tarafından sır gibi saklamaya devam ediyor. Keanu Reeves ve Carrie Anne-Moss haricinde filmin onaylanan oyuncu kadrosunda Jade Pinkett Smith (Niobe), Yahya Abdul-Mateen (Morpheus), Neil Patrick Harris ve Jonathan Groff gibi isimler var.

Bakalım 17 yıl aranın ardından çekimleri başlayan Matrix 4 de gişe kaygısı nedeniyle çekilen devam filmleri arasından sıyrılarak özgün bir yapım olmayı başarabilecek mi?

Devamını Oku
Matrix 4 setinden ilk görüntüler!

Şakrak ile "yolumuz iyilik olsun!"

Eskiden coğrafya derslerinde çok hayal kurardık. Hiç duymadığımız, görmediğimiz ülkeleri merak eder öğretmeni soru yağmuruna tutardık.
Ne bilgisayarımız vardı ne de akıllı tahta.

Sadece ders kitaplarına sıkıştırılmış birkaç fotoğraf ve ansiklopedilerden araştırdığımız bilgiler.

Abhazya Büyükelçisi

Çocuk dergilerine abone olurduk ki yeni bir şeyler keşfedelim diye. Eskiden radyo tiyatrolarını kaçırmaz hayallerimizi seslerle süslerdik.

Kuponla dağıtılan kasetleri biriktirir yeni dünyalara kulak verirdik. Eskiden en büyük hazinemiz "merakımız"dı.

Şimdi dünya avucumuzun içinde. Bir tıkla Afrika'yı ya da Kanada'yı görebiliyor ve araştırabiliyoruz.

Şimdiki çocuklar bilgiye çok hızlı ulaşırken tembelleşmedi mi? Bizim sözlüklerde, ansiklopedilerde araştırdığımız konuları bir tuşla ulaşabiliyor olmaları bazen de olumsuz sonuçlar doğurmuyor mu?

Abhazya Büyükelçisi


Günümüz çocuklarına farklı coğrafyaları anlatmak, dünyayı tanıtmak ve şifrelerle okurken düşündürmek için özel bir proje uyguluyoruz.

Şakrak kitaplarında hangi şehri ya da ülkeyi anlatacaksak önce biz orayı geziyor, araştırıyor ve yaşıyoruz. Sonra gördüklerimizi macera ile buluşturuyor, içine de biraz gizem katıyor ve gizli kelimelerle hikaye oluşturuyoruz.

Abhazya Büyükelçisi Sayın Vadim Haraziya ile yapmış olduğumuz keyifli sohbette, dünya çocuklarına Abhazya coğrafyasını, kültürünü ve çocuk oyunlarını ŞAKRAK'la hikayeleştirmeyi paylaştık.
Abhazya Büyükelçisi
Teknoloji bağımlılığının yaygın olduğu bir dönemde okuyarak öğrenen, araştırarak keşfeden çocuklar için ŞAKRAK hikayeleri devam ediyor

Devamını Oku
Şakrak ile "yolumuz iyilik olsun!"

Deprem bölgesine bir tır dolusu oyuncak

Elazığ ve Malatya'da meydana gelen depremin ardından tüm Türkiye'nin seferber olduğu yardım kampanyası için Polesie Türkiye firması da hızlıca harekete geçti. Firma “Acılar dinsin çocuklar gülsün” sloganıyla başlattığı kampanyada, koliler dolusu oyuncağı Elazığ ve Malatya’ya gönderdi. Depremden etkilenen çocukların yüzlerini güldürmek ve biraz olsun acılarını hafifletebilmek için tüm fabrika personeli canla başla çalıştı. Ayrıca Polesie Türkiye, Sinop halkı ve Sinop esnafı ile birlikte tek yürek olarak yiyecek, içecek, kıyafet, temizlik ve mutfak malzemeleri, battaniye gibi önemli ihtiyaç malzemelerini de bölgeye gönderdi.

Devamını Oku

Korona virüsü yüzünden Foxconn ve Samsung 'da üretim durdu!

Korona virüs sebebiyle, firmalar virüsün etkili olduğu şehirlerde üretim tesislerini tedbir amaçlı geçici olarak kapatıyor. Samsung ve Foxconn gibi teknoloji devleri de geçici tedbirden olumsuz etkilenmeye başladı.

Tüm dünyayı etkisi altına alan Çin'deki korona virüsü salgını teknoloji dünyasını da etkiledi. Dünyanın teknoloji üretim üssü olması Çin'de birçok firma alarma geçti.

Çin'in Wuhan şehrinde vahşi hayvan pazarlarından çıktığı tahmin edilen corona virüsü salgını nedeniyle Hubey eyaletinde 40 milyondan fazla kişinin karantina altına alındığı  bildiriliyor. Virüs nedeniyle ölenlerin sayısı 80 iken vakanın görüldüğü kişi sayısı ise 3 bini geçmiş durumda. Çin'de birçok eyalette karantina tedbirinin uygulanması beklenirken diğer ülkelerde de korona virüsü vakalarının görüldüğü bildiriliyor.

Gelen bilgilere göre salgının yaşandığı kentlerde büyük üretim tesisleri bulunan firmalar tedbir amaçlı olarak geçici süreyle üretimi durdurdu. Bu Tesisler arasında Foxconn, Samsung, FMCG ve Johnson&Johnson gibi dünya devi şirketlerin bulunduğu ifade ediliyor.

 

Tedbir nedeniyle başlatılan karantinanın 1-2 hafta sürmesi beklenirken salgının durumuna göre bu sürenin değişebileceği bildirildi. Salgının devam etmesi durumunda karantina süresinin uzaması ve diğer kentlerdeki tesislerin de kapatılması söz konusu.

Uzun süreli ve geniş çaplı üretimin durdurulmasının stoklara ve fiyatlara nasıl etki edeceği önümüzdeki günlerde göreceğiz.

Devamını Oku
Korona virüsü yüzünden Foxconn ve Samsung 'da üretim durdu!

iOS 14'ü hangi cihazlar kullanabilecek?

iPhone ve iPadlerde kullanılan iOS işletim sisteminin yeni sürümü olan iOS 14'ü hangi cihazların kullanabileceğini belli oldu. Gelen bilgilere göre iOS 13 kullanan tüm cihazlar, iOS 14 güncellemesi alacak.

Fransız iPhonesoft sitesi tarafından yayınlanan habere göre göre, iOS 13 çalıştıran tüm Apple cihazlar, iOS 14 sürümünü de çalıştırabilecek. Eğer cihazınız iOS 13 'ü çalıştıran eski bir model ise bu sizin için sevindirici bir haber olabilir. Haberde açıklanan  iOS 14 uyumlu Apple cihazlar ise şu şekilde:

  • iPhone 11 Pro
  • iPhone 11 Pro Max
  • iPhone 11
  • iPhone XS
  • iPhone XS Max
  • iPhone XR
  • iPhone X
  • iPhone 8
  • iPhone 8 Plus
  • iPhone 7
  • iPhone 7 Plus
  • iPhone 6s
  • iPhone 6s Plus
  • iPhone SE
  • iPod touch (7. nesil)

iPadOS 14 güncellemesi alacak cihazlar:

  • 12.9 inç iPad Pro (2016 ve 2017)
  • 10.5 inç iPad Pro
  • 9.7 inç iPad Pro
  • 11 inç iPad Pro (2018)
  • iPad Air 3
  • iPad 7
  • iPad 6
  • iPad 5
  • iPad Mini 5

Apple tarafından iOS 14 güncellemesinin hangi cihazlara geleceği konusunda henüz resmi bir açıklama yapılmadı. Ancak, AppleInsider tarafından bu habere yer verilmiş olması, bu bilginin büyük bir ihtimalle doğru olduğunun işareti olarak değerlendirilebilir.

Devamını Oku
iOS 14'ü hangi cihazlar kullanabilecek?

Deprem bölgesindeki çocuklar için bir tır dolusu oyuncak gönderildi!

24 Ocak'ta Elazığ’ın Sivrice ilçesinde meydana gelen 6,8 büyüklüğündeki depremin ardından yaraların sarılması için tüm Türkiye seferber oldu. Türkiye'nin dört bir yanından vatandaşlar, işadamları ve sivil toplum kuruluşları depremzedelere yardım için harekete geçti.

Deprem bölgesi için yapılan yardımlarla ilgili güzel bir haber de Sinop'tan geldi. Geçtiğimiz hafta Sinop'ta açılışı yapılan Türk-belarus ortaklı Polesie oyuncak fabrikası, deprem bölgesindeki çocuklar için bir tır dolusu oyuncak gönderdi.

Sinop'ta Türk iş adamları Taner ve Yener Dinçkurt kardeşlerin öncülüğünde kurulan Belarus'lu Polesie firması, depremin ardından bölgede yaşayan çocukların yüzlerini güldürmek için çalışma başlattı.

ELAZIĞ VE MALATYA'YA BİR TIR DOLUSU OYUNCAK GÖNDERİLDİ

Sinop'daki Fabrikada üretilen oyuncakları bölgedeki çocuklara ulaştırmak için Valilik ve AFAD ile birlikte ortak çalışma yapan Polesie firması görevlilerince hazırlanan bir tır dolusu oyuncak, Elazığ ve Malatya'ya gönderildi.

Firma tarafından yapılan açıklamada, deprem bölgesine gönderilen oyuncakların yanı sıra yaşam malzemelerinin de gönderildiği belirtilerek, "Hayatlarını kaybedenlere Allah'tan rahmet, yaralı vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz." ifadesi kullanıldı.

Devamını Oku
Deprem bölgesindeki çocuklar için bir tır dolusu oyuncak gönderildi!

OYUNCAKLARIN RENKLİ DÜNYASI SİNOP'TA

Dünyanın en büyük oyuncak firmalarından biri olan Polesie, Türkiye'de fabrika açtı. Belaruslu Polesie firması, Belarus-Türkiye ortaklı Oyuncak fabrikasının açılışını Sinop'ta gerçekleştirdi.

Firmanın Türkiye ayağının ortakları olan Sinop’lu iş adamları Yener Dinçkurt ve Taner Dinçkurt’un katkılarıyla, oyuncak fabrikası Sinop’ta hizmete girdi.

Açılış törenine İçişleri Bakan Yardımcısı Mehmet Ersoy’un yanı sıra Sinop milletvekili Nazım Maviş, Belarus Türkiye Büyükelçisi Andrei Savinykh, Sinop Valisi Köksal Şakalar, Belediye Başkanı Barış Ayhan, stk başkanları ve üyeleri, çeşitli oda başkanları, kamu kurum müdürleri ve Polesie Belarus şirket sahipleri de katıldı.

100 bin metrekarelik alan üzerine kurulan oyuncak fabrikasında şu anda 120 kişi çalışıyor. Çalışan sayısının kısa süre içerisinde 1200 'kişiye çıkarılması hedefleniyor. Tamamen geri dönüşümlü malzeme kullanılan fabrikada üretim sırasında hiç atık çıkmıyor.

 

Çocukların oyun oynarken hayalgücünü kullanarak düşünsel gelişimlerini de ilke edinen Polesei firması, güvenli, sağlam ve sağlıklı oyuncaklar üretiyor.

Açılışa çocuklar tarafından çok sevilen Türkiye nin yerli çizgi kahramanı Şakrak da katıldı. Şakrak 'ın yazarı Ayşegül KARA ZORLU "Şakrak karakterini Türk örf ve adetlerine uygun bir yerli çizgi film karakteri olarak oluşturduk. Oyuncak şirketinin de ilke olarak , bizler gibi çocukların oyun oynarken zihinsel gelişimlerini hedeflemeleri bizleri çok mutlu etti. Ülkemizde bu denli büyük bir yatırımın yapılması gurur verici" dedi.

Ayrıca, Ayşegül KARA ZORLU tarafından içişleri bakan yardımcısı Mehmet Ersoy, Belarus Türkiye Büyükelçisi Andrei Savinykh, Sinop Valisi Köksal Şakalar ile birlikte yapılan çekiliş sonucunda fabrikada tamamlanmış olan oyuncaklar ihtiyaç sahibi çocuklara verilmek üzere AFAD ‘a gönderilecek.

 

Devamını Oku
OYUNCAKLARIN RENKLİ DÜNYASI SİNOP'TA OYUNCAKLARIN RENKLİ DÜNYASI SİNOP'TA OYUNCAKLARIN RENKLİ DÜNYASI SİNOP'TA OYUNCAKLARIN RENKLİ DÜNYASI SİNOP'TA OYUNCAKLARIN RENKLİ DÜNYASI SİNOP'TA OYUNCAKLARIN RENKLİ DÜNYASI SİNOP'TA