Hakkında
Ofisimizde alanında uzman avukatlar ve güçlü iş ve çözüm ortakları ile müvekkillerimizin yararına olacak şekilde evrensel hukuk ilkeleri çerçevesinde öncü, örnek ve referans gösterilen çalışmalar yapılmaktadır. Web sayfamız üzerinde hakkımızda daha fazla bilgiye ulaşabilirsiniz. https://or.av.tr
  • Avukat
  • Yaşadığı yer Türkiye
  • Şehir Ankara
Henüz albüm eklenmemiş!
Sayfalar
Henüz sayfa eklenmemiş!
Gruplar
Henüz grup eklenmemiş!
Etkinlikler
Henüz eklenmiş etkinlik yok!

Gümrük Hukukuna İlişkin Uyuşmazlıklar ve Çözüm Yolları

Gümrük avukatı; gümrük mevzuatına hakim ve karşılaşılan uyuşmazlıkları mevzuata uygun şekilde çözebilecek beceriye sahip olmalıdır. Süresinde ve etkin bir şekilde yapılan başvurular ile sorunun çözümünü henüz başvuru aşamasında çözüme kavuşturabilmeli ve süreleri kaçırmaması önemlidir.

Gümrük hukukuna ilişkin uyuşmazlıklarla ilgili uygulamada birçok problemle karşılaşılmaktadır. Gerek Gümrük mevzuatının karmaşıklığı gerekse de bu alanda mevzuatı bilen hukukçuların olmaması uyuşmazlıkların çözümünü zorlaştırmaktadır. Bu uyuşmazlıkların başında gümrük ve kaçakçılık mevzuatına ilişkin uyuşmazlıklar gelmektedir. Ayrıca bu uyuşmazlıklar idari yargı alanını da ilgilendiren ve çözümü, ciddi hukuki uzmanlık gerektiren bir uyuşmazlık türüdür.

Bu nedenle yukarıda da bahsettiğimiz gibi, Gümrük idarelerinin işlemlerine karşı hukukçular tarafından itiraz edilmesi ve dava açılması daha sağlıklı olacaktır. Hukukçular dışında ilgililer veya temsilcileri tarafından gerçekleştirilen işlemlerin doğru uygulanması çok da mümkün değildir. Yanlış itiraz ve davalar ilgililerin yüksek oranda idari para cezaları ödemesine veya hürriyeti bağlayıcı ceza almasına neden olabilmektedir.

Gümrük hukukuna ilişkin uyuşmazlıklarının hukuki çözümü için aşağıda belirttiğimiz mevzuata da hâkim olmak gerekmektedir:

  • Eşyanın menşei ve kıymetine ilişkin hükümler,
  • Tarifeye ilişkin hükümler,
  • Genel gümrük işlemlerine ilişkin hükümler,
  • İthalat ve ihracata ilişkin hükümler,
  • Ekonomik etkili gümrük rejimleri,
  • Ekonomik etkili olmayan gümrük rejimleri,
  • Dış ticarete ilişkin hükümler başta olmak üzere tüm Gümrük Mevzuatı,
  • Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu,
  • EPDK Mevzuatı, Gelir Vergisi Kanunu,
  • Vergi Usul Kanunu,
  • İdari Yargılama Usulü Kanunu,
  • Katma Değer Vergisi Kanunu,
  • Özel Tüketim Vergisi Kanunu,
  • Gümrük Kanunu,
  • Kabahatler Kanunu ve
  • Türk Ceza Kanunu.

Gümrük mevzuatı birçok riski de barındırmaktadır. Eşyanın müsaderesinden, yüksek idari-para-cezalarına, nakliye araçlarına elkonulmasından, hürriyeti bağlayıcı cezalara, vergi cezalarından vergi kaçakçılığı suçuna kadar giden ağır yaptırımları içermektedir. Teminatın iadesi kavramı da ciddi bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. Teminatın iadesi, muafiyet kapsamında ithali yapılan eşyaların vergi-resimlerinin belli bir taahhüt karşılığında geri alınmak üzere yatırılması olarak tanımlanır.

Gümrük Mevzuatına İlişkin Başlıca Uyuşmazlıklar

  • Gümrük Uyuşmazlıkları,
  • Gümrük Vergisi Uyuşmazlıkları,
  • Dâhilde İşleme Rejimi,
  • Eşyanın El Konulması, Müsaderesi,
  • İthalat vergileri, eş etkili vergiler ve mali yükler,
  • Gümrük yükümlülüğü ve sorumluluğu,
  • Gümrük müşavirliği,
  • Doğrudan ve dolaylı temsil,
  • Gümrük vergilerine ilişkin idari itiraz prosedürü,
  • Gümrük tarife istatistik pozisyonu,
  • Tercihli tarife uygulaması,
  • Telafi edici vergi,
  • Kaynak kullanımını destekleme fonu payı.

Mevzuat uyarınca, gümrük rejimlerine tabi tutulan eşyaların bu işlemlerine ilişkin tahakkuk eden teminata bağlanan gümrük vergileri ile diğer eş etkili vergiler ve mali yüklerin çözülmesi ve gümrük muafiyetine tabi eşyaların ithalat aşamasında verilen teminatlarının, yükümlülüğünün yerine getirilmesinden sonra iadesinin sağlanması da faaliyet alanımız içerisindedir.

Gümrük hukukuna ve mevzuatına ilişkin davalarda tarafların gerekli idari başvuruları etkin ve süresinde yapmaları ve dava açma sürelerini kaçırmamaları önemlidir. Ayrıca dava sonunda Gümrük hukukuna ilişkin davalardan kaynaklı tüm tazminat haklarını da tam olarak kazanabilmesi için profesyonel hukuki yardımdan faydalanmaları gerekmektedir. Or Hukuk ve Danışmanlık ofisi olarak diğer uzman olduğumuz faaliyet alanlarında olduğu gibi gümrük hukukuna ilişkin davalarda da uzman ekibmiz ile devam etmekteyiz. Bu nedenle ofisimiz gümrük kaçakçılığı avukatı, gümrük hukuku avukatı olarak anılmaktadır. Yine özellikle ülkemiz için gümrük faaliyetlerinin yoğun olarak yaşandığı diğer bölgelerde de faaliyetlerimiz devam etmektedir. Dolayısı ile gümrük avukatı istanbul, mersin gümrük avukatı, gümrük avukatı izmir, gümrük avukatı ankara gibi alanlarda da ofisimiz yine uzman kadrosu ile hizmet vermektedir.

Devamını Oku
Gümrük Hukukuna İlişkin Uyuşmazlıklar ve Çözüm Yolları

Gümrük Hukukuna İlişkin Uyuşmazlıklar ve Çözüm Yolları

Gümrük avukatı; gümrük mevzuatına hakim ve karşılaşılan uyuşmazlıkları mevzuata uygun şekilde çözebilecek beceriye sahip olmalıdır. Süresinde ve etkin bir şekilde yapılan başvurular ile sorunun çözümünü henüz başvuru aşamasında çözüme kavuşturabilmeli ve süreleri kaçırmaması önemlidir. Gümrük hukukuna ilişkin uyuşmazlıklarla ilgili uygulamada birçok problemle karşılaşılmaktadır. Gerek Gümrük mevzuatının karmaşıklığı gerekse de bu alanda mevzuatı bilen hukukçuların olmaması uyuşmazlıkların çözümünü zorlaştırmaktadır. Bu uyuşmazlıkların başında gümrük ve kaçakçılık mevzuatına ilişkin uyuşmazlıklar gelmektedir. Ayrıca bu uyuşmazlıklar idari yargı alanını da ilgilendiren ve çözümü, ciddi hukuki uzmanlık gerektiren bir uyuşmazlık türüdür.Bu nedenle yukarıda da bahsettiğimiz gibi, Gümrük idarelerinin işlemlerine karşı hukukçular tarafından itiraz edilmesi ve dava açılması daha sağlıklı olacaktır. Hukukçular dışında ilgililer veya temsilcileri tarafından gerçekleştirilen işlemlerin doğru uygulanması çok da mümkün değildir. Yanlış itiraz ve davalar ilgililerin yüksek oranda idari para cezaları ödemesine veya hürriyeti bağlayıcı ceza almasına neden olabilmektedir.Gümrük hukukuna ilişkin uyuşmazlıklarının hukuki çözümü için aşağıda belirttiğimiz mevzuata da hâkim olmak gerekmektedir:Eşyanın menşei ve kıymetine ilişkin hükümler,Tarifeye ilişkin hükümler,Genel gümrük işlemlerine ilişkin hükümler,İthalat ve ihracata ilişkin hükümler,Ekonomik etkili gümrük rejimleri,Ekonomik etkili olmayan gümrük rejimleri,Dış ticarete ilişkin hükümler başta olmak üzere tüm Gümrük Mevzuatı,Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu,EPDK Mevzuatı, Gelir Vergisi Kanunu,Vergi Usul Kanunu,İdari Yargılama Usulü Kanunu,Katma Değer Vergisi Kanunu,Özel Tüketim Vergisi Kanunu,Gümrük KanunuKabahatler Kanunu veTürk Ceza Kanunu.Gümrük mevzuatı birçok riski de barındırmaktadır. Eşyanın müsaderesinden, yüksek idari-para-cezalarına, nakliye araçlarına elkonulmasından, hürriyeti bağlayıcı cezalara, vergi cezalarından vergi kaçakçılığı suçuna kadar giden ağır yaptırımları içermektedir. Teminatın iadesi kavramı da ciddi bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. Teminatın iadesi, muafiyet kapsamında ithali yapılan eşyaların vergi-resimlerinin belli bir taahhüt karşılığında geri alınmak üzere yatırılması olarak tanımlanır.Gümrük Mevzuatına İlişkin Başlıca UyuşmazlıklarGümrük Uyuşmazlıkları,Gümrük Vergisi Uyuşmazlıkları,Dâhilde İşleme Rejimi,Eşyanın El Konulması, Müsaderesi,İthalat vergileri, eş etkili vergiler ve mali yükler,Gümrük yükümlülüğü ve sorumluluğu,Gümrük müşavirliği,Doğrudan ve dolaylı temsil,Gümrük vergilerine ilişkin idari itiraz prosedürü,Gümrük tarife istatistik pozisyonu,Tercihli tarife uygulaması,Telafi edici vergi,Kaynak kullanımını destekleme fonu payı.Gümrük avukatıMevzuat uyarınca, gümrük rejimlerine tabi tutulan eşyaların bu işlemlerine ilişkin tahakkuk eden teminata bağlanan gümrük vergileri ile diğer eş etkili vergiler ve mali yüklerin çözülmesi ve gümrük muafiyetine tabi eşyaların ithalat aşamasında verilen teminatlarının, yükümlülüğünün yerine getirilmesinden sonra iadesinin sağlanması da faaliyet alanımız içerisindedir.

Devamını Oku
Gümrük Hukukuna İlişkin Uyuşmazlıklar ve Çözüm Yolları

Erişimin Engellenmesi ve İçeriğin Yayından Kaldırılması

Erişimin engellenmesi ve içeriğin yayından kaldırılması, 5651 sayılı Kanun’da düzenlenmiştir. Bu yazımızda bu iki kurumla ilgili açıklamalar ve yapılması gerekenlerden bahsedeceğiz:

A) Genel Olarak

İnternet kullanımının yaygınlaşmasına bağlı olarak internet üzerinden işlenen suçlar da artış göstermiştir. Bu nedenle suçlarla mücadele de erişimin engellenmesi ve içeriğin yayından kaldırılması etkin hızlı ve etkin bir yoldur. 04/05/2007 tarihinde TBMM’ce kabul edilen 5651 sayılı Kanun bu iki hususu ayrıntılı olarak düzenlemiştir.

Yaşadığımız çağın ve teknolojinin gelişmesine bağlı olarak insan alışkanlıkları da değişim göstermektedir. Eskiden yapılan birçok şey artık yapılmamaktadır. Geçmişte çok popüler olan şeyler de zamanla popülaritesini yitirmektedir. Gazete ve dergiler yerini Twitter, Facebook gibi programlara bırakmıştır. Radyo ve televizyonlar da artık Youtube ve Netflix kadar güncel değildir. Tüm bu değişimler beraberinde suç tiplerini ve işleniş şekillerini de değiştirmiştir.

Ülkemizde yargıdaki iş yükünün fazlalığı, uzun yargılamaları da beraberinde getirmiştir. Buna bağlı olarak, yargılama yapılmadan hak ihlallerinin hızlı bir şekilde sonlandırılması gerekmektedir. Bu amaçla birtakım düzenlemeler yapılması zaruri hale gelmiştir. Bu zaruretin sonucu olarak internetten içerik, resim, haber silme ve kaldırma gibi durumlar hukukumuza girmiştir. Sanal ortamdaki önlenemez gelişmelere bağlı olarak erişimin engellenmesinin önemi her geçen gün daha da artmıştır.

Dijital ortamdaki gelişmeler, insanların bilgi ve habere daha hızlı bir şekilde ulaşmasına imkân sağlamıştır. Bu durum birçok fayda ile birlikte birtakım zararları da beraberinde getirmiştir. Faydalı bir bilgi veya haber saniyeler içerisinde büyük kitlelere ulaşabilmektedir. İnsanların kişilik haklarını zedeleyen bir resim veya video da bir tıkla tüm dünyada dolaşıma sokulabilmektedir. Artık her şey bir an diyebileceğimiz kısa bir süre de gerçekleşmektedir. Bu durum da internet ortamında yapılan ihlallerin de aynı hızla kaldırılmasını veya engellenmesini gerekli kılmaktadır.

İnternet ortamında işlenen suçlarla mücadele adına en etkili ve hızlı yol olarak “erişimin engellenmesi ve içeriğin yayından kaldırılması” kurumları karşımıza çıkmaktadır.

B) Erişimin Engellenmesi

5651 sayılı yasanın 2/o bendinde tanımı şu şekilde yapılmıştır. Alan adından, IP adresinden, içeriğe (URL) üzerinden ve benzeri yöntemler kullanılarak erişimin engellenmesidir.

İnsanların kişilik haklarını zedeleyen bir haber, resim veya videoya ulaşımının engellenmesinde, ilgili mevzuatı bilmek ve uzman bir ekiple çalışmak hızlı sonuç alma adına büyük önem arz etmektedir.

Erişimin engellenmesi, yargılamadan önce ortaya çıkması muhtemel zararı asgari düzeye indirmeyi amaçlamaktadır. Bu haliyle bir koruma tedbiridir. Bu şekilde bir taraftan kişilik hakkına saldırı nedeni ile ceza soruşturması süreci devam edecektir. Ve yargılama sonunda suçluların cezalandırılmaları sağlanacaktır. Diğer taraftan engelleme ile ihlal sonlandırılarak hızlı bir şekilde sonuç alınacaktır.

Bu müessesenin kanunda yapılan tanımından yola çıkarak engellemenin tek bir yol veya yöntemle yapılmadığını söyleyebiliriz. 5651 sayılı yasanın ikinci maddesine göre erişimin engellenmesi 3 şekildedir:

1-Alan Adından Erişimin Engellenmesi

“Domain name” de dediğimiz alan adı herhangi bir internet sitesine bağlanmak için kullanılan isimdir. İnternet ortamında her bir alan adı yalnızca bir kez tescil edilmektedir. Bu nedenle aynı alan adına sahip iki tane internet sitesinin bulunmamaktadır. Alan adı üzerinden yapılan engellemelerde sitenin tamamına ulaşım engellenmektedir.

2-IP adresinden Engelleme

“Internet Protocol” kısaca “IP“olarak ifade edilmektedir. IP; internet üzerinden yapılan tüm veri alışverişlerinde kullanılmaktadır. IP, bu işlemlerde ağlara bağlanan telefon, bilgisayar gibi aletlerin kimliğini tanımlar.

Bu yol kullanılarak yapılan erişim engellemelerinde ilgili web sitelerinin konumlandığı sunucuların engellenmesi sağlanmaktadır. Yani bir sunucunun IP adresinin engellenmesi durumunda sadece internet sitesi engellenmemektedir. Ayrıca bu sunucudan yayın yapan bütün internet sitelerinin erişimi kullanılamamaktadır.

3-URL Engellemesi

URL; internet kullanıcılarının internette dolaşırken adres çubuğunda gördükleri açık adres bilgileridir. Bu yöntemde sadece hukuka aykırı olan ve kişilik hakları ihlali sonucunu doğuran veriye ulaşım engellenmektedir.

Saydığımız tüm bu erişimin engellenmesi yöntemlerinin uygulanma sırası bakımından kanun koyucu terditli bir sistem benimsemiştir. Buna göre kararlar öncelikle ihlalin gerçekleştiği kısım ile ilgili olarak (URL vb. şeklinde) içeriğe erişimin engellenmesi yöntemiyle verilmektedir. Zorunlu olmadıkça internet sitesinde yapılan yayının tümüne yönelik engelleme kararı verilemez. Ancak, teknik olarak,

  • İhlale ilişkin içeriğe engelleme yapılamadığı veya
  • İlgili içeriğe erişimin engellenmesi yoluyla ihlalin önlenemediği

durumlarda, internet sitesinin tümüne yönelik olarak da bu yönde erişimin engellenmesi kararı verilebilir. Daha sonra içeriğin yayından çıkarılması halinde; bu karar kaldırılır. Kaldırma kararı soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı, kovuşturma evresinde mahkeme tarafından verilir.

5651 sayılı yasa, erişimin engellenmesinin yanında hukuka aykırı içeriğin yayından kaldırılmasına da imkân tanımıştır.

C) İçeriğin Yayından Kaldırılması

İçeriğin yayından kaldırılması; içerik veya yer sağlayıcılar tarafından içeriğin sunuculardan veya barındırılan içerikten çıkarılmasıdır.

Kişilik hakları; kişinin adını, resmini, kişiye ilişkin bir videoyu veya haberi de kapsamaktadır. Tüm bu hususlara ilişkin ihlaller kişilik haklarına ve özel hayatın gizliliğine saldırı olarak kabul edilir. Bundan dolayı, saydığımız hallere ilişkin ihlallerde erişimin engellenmesi ve içeriğin yayından kaldırılması mümkün olabilmektedir. Açıklamalarımız ışığın da kişilik haklarına ilişkin ihlallerde şu tip sonuçlar elde edilebilmektedir.

  • İnternet Ortamında yayınlanan bir habere ulaşmanın engellenmesi ve haberin yayından kaldırılması
  • İnternet Ortamında yayınlanan bir resim veya videoya ulaşmanın engellenmesi veya yayından kaldırılması
  • Kişinin adının haksız kullanılması halinde bunun engellenmesi
  • Kişiye ilişkin yapılan hukuka aykırı yorumun kaldırılması

D) Karar Alma Süreci

İçeriğin çıkarılması ve erişimin engellenmesi kararı, soruşturma evresinde Sulh Ceza Hakimi tarafından verilir. Kovuşturma evresinde ise yargılamayı yapan mahkeme tarafından verilir. Soruşturma evresinde, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısı tarafından da bu karar verilebilir. Bu durumda Cumhuriyet savcısı kararını yirmidört saat içinde Sulh ceza hâkiminin onayına sunar. Sulh Ceza Hâkimi, kararını en geç yirmidört saat içinde açıklar. Bu süre içinde kararın onaylanmaması halinde tedbir, Cumhuriyet savcısı tarafından derhal kaldırılır.

Kanun koyucu 5651 sayılı yasanın 9. Maddesinde içeriğin kaldırılmasına ilişkin ek bir yol daha öngörmüştür. Buna göre, ilk olarak internet ortamında yapılan yayının içeriği nedeniyle kişilik haklarının ihlal edildiğini iddia eden

  • Gerçek kişiler
  • Tüzel kişiler
  • Kurum ve kuruluşlar,

içerik sağlayıcısına başvuracaklardır. Buna ulaşamaması hâlinde yer sağlayıcısına başvurarak uyarı yöntemi ile içeriğin yayından çıkarılmasını isteyebileceklerdir. Ancak böyle bir başvuru yapmaksızın direk olarak Sulh Ceza Hakimliğine başvuru yapmakta mümkündür.

E) Kararın Uygulanma Süreci

Hâkim, mahkeme veya Cumhuriyet savcısı tarafından verilen Erişimin engellenmesi ve İçeriğin yayından kaldırılması kararlarının birer örneği, gereği yapılmak üzere Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumuna gönderilir. Bu kararlar kural olarak süresizdir. Ancak istenen amacı gerçekleştirecek nitelikte görülürse belirli bir süreyle sınırlı da olabilir.

Kararın gereği, derhal ve en geç kararın bildirilmesi anından itibaren dört saat içinde yerine getirilir.

Koruma tedbiri olarak verilen kararlara ilişkin olarak 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre itiraz edilebilir.

F) Koşulları

Gerek erişimin engellenmesi gerekse içeriğin yayından kaldırılması ancak belli suçlar açısından verilir. Ve birtakım şartların gerçekleşmesi halinde uygulanır.

1) Hangi Suçlar Bakımından Uygulanır

Her suç açısından engelleme ve yayından kaldırma kararı verilemeyecektir. 5651 sayılı yasanın 8/1. Maddesi uyarınca sadece aşağıda sayacağımız katalog suçlar açısından bu kararlar verilebilecektir.

a) 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nda yer alan;

1) İntihara yönlendirme (madde 84),

2) Çocukların cinsel istismarı (madde 103, birinci fıkra),

3) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma (madde 190),

4) Sağlık için tehlikeli madde temini (madde 194),

5) Müstehcenlik (madde 226),

6) Fuhuş (madde 227),

7) Kumar oynanması için yer ve imkân sağlama (madde 228),

suçları.

b) 25/7/1951 tarihli ve 5816 sayılı Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkında Kanunda yer alan suçlar.

c) 29/4/1959 tarihli ve 7258 sayılı Futbol ve Diğer Spor Müsabakalarında Bahis ve Şans Oyunları Düzenlenmesi Hakkında Kanunda yer alan suçlar.

Yalnızca içeriği yukarıda saydığımız suçlara ilişkin olarak içeriğin çıkarılmasına veya erişimin engellenmesine karar verilir. Bu suçlar dışındaki herhangi bir suça ilişkin olarak engellemeye karar verilemeyeceği gibi içeriğin kaldırılmasına da hükmedilemez.

2)Hangi Şartlarda Uygulanır

Erişimin engellenmesine ve içeriğin yayından kaldırılmasına belli şartların bir arada bulunması halinde karar verilebilmektedir. Genel olarak bu şartları şu şekilde sıralayabiliriz.

  • Kişilik Haklarına saldırı
  • Eylemin suç teşkil etmesi
  • Özel Hayatının gizliliğinin ihlali
  • Kamu düzeninin gerektirmesi

Bu şartlar dahilinde kişilik hakları ihlal edilen kimseler bu kararın verilmesini talep edebilirler. Hangi eylem ve ya yayınların;

  • Kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği,
  • Özel hayatın gizliliğini sayıldığını ya da
  • Kamu düzeninin gereklerine uygun olup olmadığı

her somut olayın özelliklerine göre ayrı ayrı değerlendirilmektedir.

G) Sona Ermesi

Erişimin engellenmesi ve içeriğin yayından kaldırılması kararları birer koruma tedbiri niteliğindedir. Bundan dolayı da tedbir niteliğindeki bu kararlar mutlak değildir. Bunun yanı sıra bu tip kararların alınıp uygulanması ceza soruşturmasının devamına da engel teşkil etmez. Bu kararların devamı veya sona ermesi ceza soruşturması ve kovuşturmasının sonucuna bağlıdır.

Öte yandan soruşturma sonucunda kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesi halinde karar kendiliğinden hükümsüz kalır. Bu durumda Cumhuriyet savcısı, hükümsüz kalan kararı Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumuna gönderir. Bu karara internet sitesinin adresini ve kovuşturmaya yer olmadığı kararının bir örneğini de ekler.

Kovuşturma evresinde beraat kararı verilmesi halinde, karar kendiliğinden hükümsüz kalır. Bu durumda mahkemece hükümsüz kalan karara konu internet adresini belirtmek suretiyle, beraat kararının bir örneği Kuruma gönderilmektedir.

H)Sonuç

Gelişen bilgi teknolojileri ve internet aracılığıyla insanoğlu bilginin gücünden yararlanmaktadır. Aynı zamanda internet ortamındaki hukuka aykırı içeriklerle mücadele etmek durumunda kalmaktadır. Kişiler derya büyüklüğünde olan internet ortamında kendilerine yapılan saldırılara büyük oranda engel olamamaktadırlar. Ancak erişimin engellenmesi ve içeriğin yayından kaldırılması yollarıyla kısa bir süre içerisinde bu saldırıları ve ihlalleri ortadan kaldırma imkanları bulunmaktadır. Uzman bir bilişim ekibi ve hukukçu kadrosu bu konuda öne arz etmektedir. Bu şekilde internet ortamında kişilik haklarına saldırı teşkil eden bir habere kısa bir süre içerisinde ulaşım engellenebilmektedir. Ayrıca bu haberin yayından kaldırılması da mümkün olmaktadır. Bu yöntem ile Youtube’de özel hayatın gizliliğini ihlal eden bir videonun engellenmesi olanaklıdır. Aynı zamanda İnstagram’daki bir fotoğrafın içeriğinin yayından kaldırılması da oldukça kolaydır. Bunun gibi internetin hangi mecrasında olursa olsun kişilerin haklarını ihlal eden haber, resim veya yorum durumlarının engellenmesi veya kaldırılması 5651 sayılı yasaya göre mümkündür.

Devamını Oku
Erişimin Engellenmesi ve İçeriğin Yayından Kaldırılması

Aile ve Boşanma Davaları

Aile, toplumun en küçük yapı taşıdır. Toplum içerisindeki düzeni sağlamak ise toplumun yapı taşı olan aile kavramından geçmektedir. Bu sebeple aile kavramına ve evlilik müessesine hukuk sistemimiz büyük önem vermektedir. Aynı şekilde boşanma avukatı İstanbul olarak faaliyetlerine konusunda uzman kadrosu ile devam eden ofisimiz, sadece bu konuda uzman avukatlar ile hizmet vermektedir.

Aile hukuku, medeni hukuk içerisinde yer alan bir hukuk dalıdır. Bu alan ise nişanlanma, evlenme, boşanma, nafaka, velayet gibi birçok konuyu kapsamaktadır. Dolayısıyla aile hukukun odak noktası adında da geçtiği üzere aile kavramı olup bu birliği oluşturmak için yapılan evlilik müessesidir.

Boşanma Nedenleri

Bir aile oluşturmak isteyen kişiler, hukuk sisteminin belirlediği şekli ve maddi şartlar altında evlenerek aile kavramını oluşturmaktadır. Ancak taraflar kimi zaman evliliği devam ettirmeme kararı alıp boşanmak istemektedirler. Boşanmanın birçok sebebi olabilmektedir. Bu çoğu zaman eşlerin evlilik birliği içerisindeki yükümlülüklerini yerine getirmemesinden kaynaklanmakla birlikte başka özel sebepler de olabilmektedir. Alınan boşanma kararı ile birlikte çiftlerin ve varsa müşterek çocukların birtakım hakları gündeme gelmektedir. Velayet, nafaka, mal rejimi gibi birçok konuda kişilerin haklarını gözetmesi gerekmektedir.

Günümüzde boşanma oranlarında her geçen gün artış yaşanmaktadır. Dolayısıyla boşanmalardaki artış ile orantılı olarak aile hukukundan kaynaklı uyuşmazlık davalarına bakan boşanma avukatlarının sayısında da artış olmaktadır.

Boşanma Avukatı Neden Önemlidir?

Boşanma davalarındaki artış oranı özellikle nüfus yoğunluğunun olduğu yerlerde daha çok olmaktadır. Türkiye geneline bakıldığında ise büyükşehirler olan İstanbul, Ankara, İzmir, Konya, Antalya gibi nüfus yoğunluğunun olduğu yerlerde hem boşanma dava sayısı hem de boşanma avukatı oldukça çoktur. Bu nedenle kişiler yeterli bilgi ve donanıma sahip, boşanma davalarında uzman bir avukat ile süreci takip etme arayışı içerisindedir. Ancak bunu yaparken tarafların araştırma yaparak haklarını en iyi şekilde gözetecek biriyle çalışmaları lehlerine olacaktır. Bu süreç içerisinde avukatınız sizin için en iyi hukuki yolu seçecektir. Boşanma avukatı İstanbul olan ofisimiz bu konuda uzman kadrosu ile yanınızdadır. Evlilik birliği içerisinde yaşamış olduğunuz sorunları tespit edecek ve bunu hukuki olarak temellendirecektir. Akabinde ise davanızı hak ve menfaatleriniz doğrultusunda takip edecektir. Dolayısıyla hukuka uygun delillerin dosyaya kazandırılması, hukuki dille ifade edilmesi ve sürelerin kaçırılmaması adına bir avukat ile sürecin yönetilmesi tavsiye edilmektedir.

Büromuz aile hukukundan kaynaklı davalarda her türlü danışmanlık hizmetini, boşanma avukatı istanbul olarak vermektedir. Anlaşmalı boşanma protokolü hazırlama, çekişmeli boşanma davası, mal paylaşımı, nafaka, velayet, evlilik sözleşmesi gibi birçok alanda danışan ve müvekkillerimize hizmet vermekteyiz.  Bu dava konularında bilgi almak isterseniz alanında uzman boşanma avukatına danışmanızı tavsiye ederiz.

Devamını Oku
Aile ve Boşanma Davaları

Memur Disiplin Soruşturması Usul ve Esasları

Disiplin Soruşturmasının nasıl yapılacağı, disiplin soruşturması yapılırken hangi usul ve esaslara bağlı kalınacağı ve disiplin soruşturması nasıl yapılır, memur disiplin soruşturması aşamaları, disiplin soruşturması zamanaşımı v.b. gibi konulardan bahsedilecektir.

Disiplin Soruşturmasının nasıl yapılacağı, disiplin soruşturması yapılırken hangi usul ve esaslara bağlı kalınacağı ve disiplin soruşturması nasıl yapılır, memur disiplin soruşturması aşamaları, disiplin soruşturması zamanaşımı v.b. gibi konulardan bahsedilecektir.

657 sayılı Kanuna tabi personel hakkında disiplin cezası verilebilmesi, usulüne uygun bir disiplin soruşturması yapılmasına bağlıdır. Disiplin soruşturması yapılmadan memurlara disiplin cezası verilemez.

Bu çerçevede, disiplin cezalarının neler olduğundan, disiplin soruşturmasının hangi usul ve esaslara bağlı olarak yapılacağından ve bu hususlarla ilgili ve ilişkili konulardan bu yazımızda bahsedeceğiz.

Devlet Memurları Kanunu’na Göre Disiplin Cezaları Nelerdir?

  • Uyarma,
  • Kınama,
  • Aylıktan Kesme,
  • Kademe İlerlemesinin Durdurulması ve
  • Devlet Memurluğundan Çıkarma’dır.

Disiplin Soruşturmasının Amacı Nedir?

  • Kamu hizmetlerinin gereği gibi yürütülmesini sağlamak,
  • Memurların kasıtla, kusurla veya ihmalle gerçekleştirdikleri eylemleri cezalandırmak ve böylece kamu kurumlarının iç çalışma düzenini korumak,
  • Memurların memurlukla bağdaşmayacak nitelikteki hal ve tavırlarda bulunmasını engellemek.

Disiplin Suçunun Öğrenilme Halleri Nelerdir?

  • Bizzat,
  • Basında çıkan bir haber yoluyla,
  • Yapılan çeşitli teftiş ve denetimler sırasında,
  • Şikâyet veya ihbar üzerine

Öğrenebilirler.

Bu şekillerden biriyle disiplin soruşturmasına konu olabilecek fiil ve hal öğrenildikten sonra gerçekten bu fiil ve hallerin işlenip işlenmediği hususunun ortaya konulması gerekir. Bu da her zaman usulüne uygun bir disiplin soruşturmasının başlatılması, yürütülmesi ve sonuçlandırılmasıyla mümkündür.

Disiplin Soruşturmasının Başlatılması Sırasında Nelere Dikkat Edilmelidir?

Bu çerçevede, disiplin suçunun işlendiği tarihte memur olan ancak daha sonra istifa eden, emekliye ayrılan, devlet memurluğundan çıkarma cezası alan, müstafi (görevinden çekilmiş) sayılan memurlar da dâhil olmak üzere tüm memurlar hakkında disiplin soruşturması yapılabilir.

Bir kişi hakkında disiplin soruşturması yapılmışsa, aynı fiil ve halden ikinci kez disiplin soruşturması yapılamaz.

Disiplin Soruşturmasını Yapmaya Yetkili Amirler Kimlerdir?

Bu disiplin amirleri, bu fiil ve hali öğrendikten sonra derhal disiplin soruşturmasına başlamalıdır. Aksi halde 657 sayılı Kanunda öngörülen soruşturma zamanaşımı süreleri geçebilir.

Disiplin Soruşturmasına Başlama ve Ceza Verme Zamanaşımı Süresi Ne Kadardır?

  • Uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarını gerektiren hallerde 1 ay,
  • Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren hallerde 6 ay,

İçinde disiplin soruşturmasına başlanmadığı takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar.

Disiplin cezası verilmesini gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten 2 yıl geçerse yine disiplin cezası verilemez. Bu da ceza verme zamanaşımıdır.

Kanunda öngörülen bu kısa süreler gözönüne alınarak disiplin soruşturmasına derhal başlanmalıdır.

Disiplin Soruşturmasının Gerekliliği ve Soruşturmacı Atanması

Disiplin soruşturması, disiplin amiri tarafından bir soruşturmacı (muhakkik) görevlendirilmesi ile başlar. Soruşturmacının soruşturmasını yürüttüğü memura eşit veya daha üst bir görevde bulunması zorunludur.

Soruşturmacının Görev ve Yetkileri

  • Disiplin amirinin disiplin cezası verme yetkisi dışında bütün yetkilerine sahiptir.
  • Soruşturmayla sınırlı olmak üzere, her çeşit evrakı incelemeye, ilgili kurum ve kişilerden belgeler almaya, keşif yapmaya, tanık dinlemeye, hakkında soruşturma yapılan memurun ifadesini almaya ve disiplin soruşturma raporu düzenlemeye yetkilidir.

Soruşturmacı, hakkında disiplin soruşturması yürüttüğü memurun leh ve aleyhine tüm delilleri toplamalıdır.

Disiplin Soruşturma Raporunda Bulunması Gerekenler

  • Soruşturma Oluru ve Soruşturmacı Atanma Yazısının Tarih ve Sayısı,
  • Disiplin Cezasını Gerektiren Fiili Öğrenme Tarihi,
  • Soruşturmaya Başlama Tarihi,
  • Soruşturma Geçiren Memurun Kimliği,
  • Müşteki veya Mağdurun Kimliği,
  • Soruşturmaya Konu Olay, Olayın Tarihi ve Yeri,
  • Memurun Savunması (İfadesi),
  • Memurun Leh ve Aleyhindeki Deliller,
  • Delillerin Bir Bütün Halinde Değerlendirilmesi,
  • Raporun Sonucu.

Raporun sonuç kısmında olay hakkında tahlil ve değerlendirmeler, hangi fiil ve halin hangi disiplin cezasını gerektirdiği madde ve bent belirtilmek suretiyle gösterilmesi zorunludur.

Memurun Savunma Hakkı

Savunma İstem Yazısında;

  • İsnat edilen fiil ve haller yer, zaman, kişi ve olay belirtilerek açıkça yazılmalı,
  • Memura 7 günden az olmamak üzere bir süre verilmeli, (7 günden az süre verilmesi iptal sebebidir)
  • Bu süre içinde savunma yapılmazsa savunma hakkında vazgeçilmiş sayılacağına ilişkin bildirimde bulunulmalıdır.

Disiplin Cezası Vermeye Yetkili Amir ve Kurullar

Uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezaları disiplin amirleri tarafından; kademe ilerlemesinin durdurulması cezası, memurun bağlı olduğu kurumdaki disiplin kurulunun kararı alındıktan sonra, atamaya yetkili amirler il disiplin kurullarının kararlarına dayanan hallerde Valiler tarafından verilir.

Devlet memurluğundan çıkarma cezası amirlerin bu yoldaki isteği üzerine, memurun bağlı bulunduğu kurumun yüksek disiplin kurulu kararı ile verilir.

Disiplin kurulu ve yüksek disiplin kurulunun ayrı bir ceza tayinine yetkisi yoktur, cezayı kabul veya reddeder. Ret halinde atamaya yetkili amirler 15 gün içinde başka bir disiplin cezası vermekte serbesttirler.

Özel kanunların disiplin cezası vermeye yetkili amir ve kurullarla ilgili hükümleri saklıdır.

Diğer Hususlar

Kademe ilerlemesinin durdurulması cezasını gerektiren hallerde soruşturma dosyası, kararını bildirmek üzere yetkili disiplin kuruluna 15 gün içinde tevdi edilir.

Disiplin kurulu, dosyayı aldığı tarihten itibaren 30 gün içinde soruşturma evrakına göre kararını bildirir.

Memurluktan çıkarma cezası için disiplin amirleri tarafından yaptırılan soruşturmaya ait dosya, memurun bağlı bulunduğu kurumun yüksek disiplin kuruluna tevdiinden itibaren azami altı ay içinde bu kurulca, karara bağlanır.

Disiplin cezaları verildiği tarihten itibaren hüküm ifade eder ve derhal uygulanır.

Aylıktan kesme cezası, cezanın veriliş tarihini takip eden aybaşında uygulanır.

Verilen disiplin cezaları üst disiplin amirine, Devlet memurluğundan çıkarma cezası ayrıca Devlet Personel Başkanlığına bildirilir.

Disiplin amirleri tarafından verilen uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarına karşı disiplin kuruluna, kademe ilerlemesinin durdurulması cezasına karşı yüksek disiplin kuruluna itiraz edilebilir.

İtirazda süre, kararın ilgiliye tebliği tarihinden itibaren yedi gündür. Süresi içinde itiraz edilmeyen disiplin cezaları kesinleşir.

İtiraz mercileri, itiraz dilekçesi ile karar ve eklerinin kendilerine intikalinden itibaren otuz gün içinde kararlarını vermek zorundadır.

İtirazın kabulü hâlinde, disiplin amirleri kararı gözden geçirerek verilen cezayı hafifletebilir veya tamamen kaldırabilirler.

Disiplin Cezalarına Karşı Dava Açılması

Disiplin soruşturmasının yürütülmesi ve sonuçlandırılması aşamasında yukarıda belirtilen ağır usullere uyulmaması bu cezaların iptaline neden olacaktır. Disiplin cezaları ile ilgili idare mahkemelerinde açılan davaların yüzde 60 ila 70’i disiplin soruşturmasının usulüne uygun yürütülmemesinden kaynaklı olarak iptalle sonuçlanmaktadır.

Devamını Oku
Memur Disiplin Soruşturması Usul ve Esasları

zimmet suçu,cezası ve nitelikleri

Zimmet suçu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 247 ve devamı maddelerinde düzenlenmektedir. Buna göre, görevi gereği zilyetliği kendisine devredilen ya da koruma ve gözetimiyle yükümlü olduğu malı zimmetine geçiren kamu görevlisi 5 ila 12 yıl hapis cezasıyla cezalandırılacaktır.

zimmet suçu,cezası ve nitelikleri

uyuşturucu avukatı

Uyuşturucu avukatı, Uyuşturucu madde ticareti suçu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 188. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre, uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak imal, ithal veya ihraç eden kişi cezalandırılır. Bu ceza, yirmi yıldan otuz yıla kadar hapis ve yirmibin güne kadar adlî para cezasıdır.

 uyuşturucu avukatı

kademe ilerlemesinin durdurulması

OR HUKUK & DANIŞMANLIK

İrtikap Nedir?

Kelime olarak irtikap kelimesinin Türk Dil Kurumu sözlüğündeki karşılığı, kötü iş yapma, kötülük yapma, yiyicilik, yalan söyleme, hile yapmadır. irtikap suçu, Tük Ceza Kanunu’nun Kamu İdaresinin Güvenilirliğine ve İşleyişine Karşı Suçlar bölümünde düzenlenmiştir. İrtikap suçu kısaca; bir kamu görevlisinin, görevinin sağladığı nüfuzdan yararlanmak suretiyle zorlama, hileli davranış veya ikna suretiyle kendisine veya bir başkasına yarar sağlaması olarak tanımlanabilir.

Devamını Oku
İrtikap Nedir?

adli sicil kaydı sildirme

Adli sicil kaydı (Sabıka) ve arşiv bilgilerinin oluşturulması, saklanması, ilgililere verilmesi ve silinmesi hususları Adli Sicil Yönetmeliğinde düzenlenmiştir.

Bilindiği gibi, herhangi bir suçtan ceza almış ve bu cezası kesinleşmiş kişilerin, cezaları adli sicil kaydına işlenir. Ceza ile ilgili sorumluluklar ve yükümlülükler yerine getirildikten sonra da bu cezaların adli sicil kaydından silinmesi gerekmektedir. Aksi takdirde özellikle özel ve kamu alanındaki işe girişlerde bu husus engel teşkil etmektedir

Devamını Oku
adli sicil kaydı sildirme