Hakkında
Ozgeçmiş - Hasan Yaşar Özfidan. Karşıyaka'da doğdu. Ilk Türk Motorunu 12.03.1937 Tarihinde Karşıyaka’da yapan Hasan Özfidan'ın oğludur. İlk orta ve lise eğitimlerini Karşıyaka'da tamamladıktan sonra, Ege Üniversitesi İşletme Fakültesi, İşletme Ekonomisi Bölümünü bitirdi. Ardından, Ege Üniversitesi Bilgisayar Araştırma Geliştirme Merkezi ve Yaşar Bilgi İşlemde Bilgisayar Programcılığı eğitimlerini aldı Askerlik görevini Eğridir Dağ ve Komando Okulunda eğitim aldıktan sonra Yedek Subay olarak Bolu Komando Tugayında tamamladı. Anavatan Partisi Karşıyaka İlçe Teşkilatı kurucu Yönetim Kurulu Üyeliği yaptı. Ardından politikayı bıraktı. En son olarak, Amerika’dan Uluslararası Hukuk Lisans, ardından Uluslararası Kamu Hukuku Tezli Yüksek Lisans Eğitimlerini aldı. Halen, Uluslararası Hukuk alanında doktora yapmaktadır. Ülkemizin ekonomik yönden daha iyi duruma gelmesi için Susurluk kazasından sonra, uzun ve ciddi araştırmalar yaparak hazırlamış olduğu detaylı çözüm yollarını www.ekonomikcozum.com Adı altında bir sitede topladı. Hürriyet Gazetesi tarafından düzenlenen ve ülkemizin ekonomik yönden daha iyiye gitmesi için neler yapılabilinir temasını içeren "Ben olsam." Adlı yarışmada ödül aldı. Ayrıca, Dünya Bankası tarafından desteklenen bu çalışmaları, birçok üniversite, akademisyen ve birçok üniversite öğrencisinin ilgisini çekmekte ve bu sitedeki bilgiler, başta üniversiteler olmak üzere çeşitli yerlerde kaynak olarak gösterilmektedir. Bunlara örnek olarak www.istanbul.edu.tr/iktisat/trikt.htm, http://homepage.uludag.edu.tr/~ufukb ve www.ceterisparibus.net Siteleri gösterilebilinir. Son olarak Arjantin Ekonomik Krizinin bilimsel açıklaması olarak yazmış olduğu yazı, uluslararası alanda kabul görmüştür. Halen https://www.haberx.com/ozfidan Sitesinde ekonomi ve siyaset ağırlıklı köşe yazıları yazmaktadır. Çoğu zaman yazılarına yazılı basında yer verilmektedir. Evli ve bir çocuk sahibi olup, yabancı dil olarak İngilizce bilmektedir. Ciddi, uzun süren bilimsel araştırmalar yapmakta, ekonomi, hukuk ve bilimsel alanda yazılar yazmaktadır. Yazmış olduğu yazılar, İngiltere Kraliçesi dahil, Bilim Dünyası tarafından kabul görmektedir. Son olarak öğrenmenin sonu yoktur düşüncesiyle Temel Tıp, Alternatif Tıp, Anatomi, Fizyoloji ve Mikrobiyoloji dallarında olmak üzere Tıp alanında sertifika programlarına katıldı. Ekonomi, Hukuk ve Tıp Alanlarında çeşitli araştırmaları ve buluşları mevcuttur. Şuanda Uluslararası Hukuk alanında Doktora yapmaktadır. İyi bir öğrencidir. Görüldüğü gibi, hala öğrenmeye devam etmektedir. Geçmişteki hatalardan ders çıkartarak öğrenmeye ve bilimsel araştırmalarına devam etmektedir. SEVGİLERİMLE. Hasan Yaşar Özfidan. LL.M. Uluslararası Hukukçu - Ekonomist. Araştırmacı Yazar.
  • LL.M. Uluslararası Hukukçu - Ekonomist.
  • Yaşadığı yer Türkiye
Henüz albüm eklenmemiş!
Sayfalar
Henüz sayfa eklenmemiş!
Gruplar
Henüz grup eklenmemiş!
Etkinlikler
Henüz eklenmiş etkinlik yok!

KANUNLAR İLE KAMUOYU VİCDANI ARASINDA PARALELLİK OLMALI, EKSİKLİKLER GİDERİLMELİDİR! 

                                                                                                            19.06.2022. 

 

KANUNLAR İLE KAMUOYU VİCDANI ARASINDA PARALELLİK OLMALI, EKSİKLİKLER GİDERİLMELİDİR

 

İnsanlar üzerindeki haklar, hukuk kurallarına sığdırılmayacak kadar büyüktür. Kanunların sadece maddelerden ibaret olmadığı, kanunların insanlara hitap ettiği göz ardı edilmemelidir. Sonuçta, kanuna dayanılarak verilen kararı uygulayacak olan insandır. İnsan, cansız, ruhsuz bir varlık değildir. Hak ve adalet duygusunu insana yaşatmak gerekir. Verilen karar yada sonuç, açık ve net bir şekilde mağdurun yanında olmalıdır. Aksi takdirde, kamu vicdanı zedelenir, hukuka olan güven azalır. 

 

Yargıda, kamuoyu vicdanını zedeleyen, ahlaka, adaba, nizama aykırı sonuçlar doğuracak bazı kararların alınmamasına özen gösterilmelidir. Halkımız arasında, sözünü yerine getirmeyen, aralarında yapmış oldukları yazılı ve sözlü anlaşmalara uymayan kişilere iyi gözle bakılmaz. Yargıda bu kişilerin aklanması, kamuoyu vicdanını zedeler. Mağdur olan bir kişinin hakkını araması ve adaletin yerini bulması için göstermiş olduğu çabalara çare bulunmalı ve çözümler üretilmelidir. 

 

HUKUK, SADECE KANUN MADDELERİNDEN İBARET OLMAMALIDIR. HUKUK, AYNI ZAMANDA KAMUOYU VİCDANINA HİTAP ETMELİ, MAĞDUR OLANIN VE HAKSIZLIĞA UĞRAYANIN MAĞDURİYETİNİ VE UĞRADIĞI HAKSIZLIĞI BİRŞEKİLDE GİDERMELİDİR! KANUN MADDELERİNİ GEREKÇE GÖSTEREREK KAMUOYU VİCDANINI VE ADALETİ ZEDELEYİCİ KARARLAR ALMAKTAN KAÇINILMALI, MAĞDUR OLAN VATANDAŞIN GÖZÜNDE ADALETİN YERİNİ BULMASI İÇİN ÇÖZÜMLER ÜRETMELİDİR. Devlet, iyi niyetli vatandaşını, kötü niyetli vatandaşlara karşı korumalı ve bununla ilgili yasal düzenlemeler dahil her türlü önlemi almalı ve çözüm yollarını üretmelidir. Bu çözümler üretilinceye kadar, yargı mensupları hukukun vatandaş gözünde zedelenmemesi için elinden gelen hassasiyeti göstermeli ve insiyatifini kullanmalıdır. 

 

Hukuk, kötü niyetli ve sahtekar kişileri ödüllendirmemeli ve onun kötü çıkarlarına alet olmamalıdır. Verilecek kararlar ile kötü niyetli kişiler cesaretlendirilmemeli, onların önünü açacak ve onlara örnek olacak kararlar verilmemelidir. Kötü niyetli kişilerin, kanunlardaki açıklardan yararlanarak faydalanmasına fırsat verilmemelidir. Yasama organı, kanunların güncel olup olmadığını, kanunlarda bazı açıkların olup olmadığını sürekli olarak araştırarak takip etmelidir. Kanunlardaki açıkları kullanarak faydalanan kişilere mani olmak için önlemler almalı, kanunlardaki bu açıklar kapatılmalıdır. Yargıda, kötü ve art niyetli olan tarafı kollayan, kamuoyunun vicdanını zedeleyen, ahlaka, adaba, nizama aykırı olan kararlar alınmamasına özen gösterilmelidir. Yaşanan bu durumu kamuoyuyla paylaşsak ve sorsak haklı ve haksız, suçlu yada suçsuz taraf kim olurdu? Diye hakimin kamuoyuyla empati kurarak karar vermesi, tıpkı matematikte sağlamanın yapılmasında olduğu gibi yargıda da hakim tarafından sağlamanın yapılması en sağlıklı olanıdır. 

 

Kanunlar ile kamuoyu vicdanı arasında bir paralellik olmalıdır. Kanun maddelerine dayanılarak kamuoyu vicdanını zedeleyici bazı kararların çıkması, çelişki oluşturmaktadır. Bu çelişkilerin acilen ortadan kaldırılması için yasama organı tarafından kamuoyu vicdanını zedelemeyen, ahlaka, adama, nizama aykırı düşmeyen bazı düzenlemeler yapılmalıdır. Kanun maddelerindeki eksiklikler giderilmeli ve günümüze uyarlanmalıdır. Hukuk terazisini sürekli olarak dengede tutmak için, arada bir denge kontrolü yapılarak terazide ayar yapılmalıdır. 

 

 

                                                                               SEVGİLERİMLE. 

                                                                           Hasan  Yaşar  Özfidan. 

                                                             Uluslararası LL.M. Hukukçu – Ekonomist. 

                                                                             Araştırmacı  Yazar. 

 

 

Email: hasanozfidan1@hotmail.com 

Ödül Alan Çalışmalarımı Topladığım Site: www.ekonomikcozum.com  

Köşe Yazılarım:  www.haberx.com/ozfidan 

 

Devamını Oku
KANUNLAR İLE KAMUOYU VİCDANI ARASINDA PARALELLİK OLMALI, EKSİKLİKLER GİDERİLMELİDİR! 

KANUNLAR İLE KAMUOYU VİCDANI ARASINDA PARALELLİK OLMALI, EKSİKLİKLER GİDERİLMELİDİR!

                                                                                                            19.06.2022. 

 

KANUNLAR İLE KAMUOYU VİCDANI ARASINDA PARALELLİK OLMALI, EKSİKLİKLER GİDERİLMELİDİR!

 

İnsanlar üzerindeki haklar, hukuk kurallarına sığdırılmayacak kadar büyüktür. Kanunların sadece maddelerden ibaret olmadığı, kanunların insanlara hitap ettiği göz ardı edilmemelidir. Sonuçta, kanuna dayanılarak verilen kararı uygulayacak olan insandır. İnsan, cansız, ruhsuz bir varlık değildir. Hak ve adalet duygusunu insana yaşatmak gerekir. Verilen karar yada sonuç, açık ve net bir şekilde mağdurun yanında olmalıdır. Aksi takdirde, kamu vicdanı zedelenir, hukuka olan güven azalır. 

 

Yargıda, kamuoyu vicdanını zedeleyen, ahlaka, adaba, nizama aykırı sonuçlar doğuracak bazı kararların alınmamasına özen gösterilmelidir. Halkımız arasında, sözünü yerine getirmeyen, aralarında yapmış oldukları yazılı ve sözlü anlaşmalara uymayan kişilere iyi gözle bakılmaz. Yargıda bu kişilerin aklanması, kamuoyu vicdanını zedeler. Mağdur olan bir kişinin hakkını araması ve adaletin yerini bulması için göstermiş olduğu çabalara çare bulunmalı ve çözümler üretilmelidir. 

 

HUKUK, SADECE KANUN MADDELERİNDEN İBARET OLMAMALIDIR. HUKUK, AYNI ZAMANDA KAMUOYU VİCDANINA HİTAP ETMELİ, MAĞDUR OLANIN VE HAKSIZLIĞA UĞRAYANIN MAĞDURİYETİNİ VE UĞRADIĞI HAKSIZLIĞI BİRŞEKİLDE GİDERMELİDİR! KANUN MADDELERİNİ GEREKÇE GÖSTEREREK KAMUOYU VİCDANINI VE ADALETİ ZEDELEYİCİ KARARLAR ALMAKTAN KAÇINILMALI, MAĞDUR OLAN VATANDAŞIN GÖZÜNDE ADALETİN YERİNİ BULMASI İÇİN ÇÖZÜMLER ÜRETMELİDİR. Devlet, iyi niyetli vatandaşını, kötü niyetli vatandaşlara karşı korumalı ve bununla ilgili yasal düzenlemeler dahil her türlü önlemi almalı ve çözüm yollarını üretmelidir. Bu çözümler üretilinceye kadar, yargı mensupları hukukun vatandaş gözünde zedelenmemesi için elinden gelen hassasiyeti göstermeli ve insiyatifini kullanmalıdır. 

 

Hukuk, kötü niyetli ve sahtekar kişileri ödüllendirmemeli ve onun kötü çıkarlarına alet olmamalıdır. Verilecek kararlar ile kötü niyetli kişiler cesaretlendirilmemeli, onların önünü açacak ve onlara örnek olacak kararlar verilmemelidir. Kötü niyetli kişilerin, kanunlardaki açıklardan yararlanarak faydalanmasına fırsat verilmemelidir. Yasama organı, kanunların güncel olup olmadığını, kanunlarda bazı açıkların olup olmadığını sürekli olarak araştırarak takip etmelidir. Kanunlardaki açıkları kullanarak faydalanan kişilere mani olmak için önlemler almalı, kanunlardaki bu açıklar kapatılmalıdır. Yargıda, kötü ve art niyetli olan tarafı kollayan, kamuoyunun vicdanını zedeleyen, ahlaka, adaba, nizama aykırı olan kararlar alınmamasına özen gösterilmelidir. Yaşanan bu durumu kamuoyuyla paylaşsak ve sorsak haklı ve haksız, suçlu yada suçsuz taraf kim olurdu? Diye hakimin kamuoyuyla empati kurarak karar vermesi, tıpkı matematikte sağlamanın yapılmasında olduğu gibi yargıda da hakim tarafından sağlamanın yapılması en sağlıklı olanıdır. 

 

Kanunlar ile kamuoyu vicdanı arasında bir paralellik olmalıdır. Kanun maddelerine dayanılarak kamuoyu vicdanını zedeleyici bazı kararların çıkması, çelişki oluşturmaktadır. Bu çelişkilerin acilen ortadan kaldırılması için yasama organı tarafından kamuoyu vicdanını zedelemeyen, ahlaka, adama, nizama aykırı düşmeyen bazı düzenlemeler yapılmalıdır. Kanun maddelerindeki eksiklikler giderilmeli ve günümüze uyarlanmalıdır. Hukuk terazisini sürekli olarak dengede tutmak için, arada bir denge kontrolü yapılarak terazide ayar yapılmalıdır. 

 

 

                                                                               SEVGİLERİMLE. 

                                                                           Hasan  Yaşar  Özfidan. 

                                                             Uluslararası LL.M. Hukukçu – Ekonomist. 

                                                                             Araştırmacı  Yazar. 

 

 

Email: hasanozfidan1@hotmail.com 

Ödül Alan Çalışmalarımı Topladığım Site: www.ekonomikcozum.com  

Köşe Yazılarım:  www.haberx.com/ozfidan 

 

Devamını Oku
KANUNLAR İLE KAMUOYU VİCDANI ARASINDA PARALELLİK OLMALI, EKSİKLİKLER GİDERİLMELİDİR!

BAYRAMDA BASILAN PARALAR ETKİSİNİ GÕSTERİYOR. 

 

                                                                                                           27.05.2022. 

 

BAYRAMDA BASILAN PARALAR ETKİSİNİ GÕSTERİYOR. 


Bayramda basılan paralar sonucu piyasaların nakit TL Bolluğuna girmesi üzerine Türk Lirası güçlü ekonomileri olsun yada olmasın, Dünyadaki bütün yabancı ülkelerin paraları karşısında (Tıpkı ekonomisi ve sanayisi olmayan komşumuz Gürcistan para birimi olan Lari karşısında olduğu gibi.) Değer kaybediyor. Akaryakıt zammı ve enflasyon olarak geri dönüyor. Ne Ekersen Onu Biçersin! Kısır Döngüye Girmek Buna Denir. BEN PARA BASARIM DİYORSAN, PİYASALARA SÚRULEN PARALARI DUNYADAKİ DİĞER ÜLKELERDE OLDUĞU GİBİ FAİZ YÜKSELTEREK PİYASALARDA OLUŞAN LİKİLİTEYİ AZALTMAK, NAKİT PARAYI GERİ ÇEKMEK ZORUNDA KALIRSIN. YOK, BEN İLLEDE FAİZ DÜŞURECEĞİM DERSEN DE PARA BASMAYACAKSIN. PİYASALARI NAKİT TL YE BOĞMAYACAKSIN.  HESAP BU KADAR BASİT. 

 

 

                                                                        SEVGİLERİMLE. 

 

                                                                     Hasan  Yaşar  Özfidan. 

                                                        Uluslararası LL.M. Hukukçu – Ekonomist. 

                                                                        Araştırmacı  Yazar. 

 

 

Email: hasanozfidan1@hotmail.com 

Ödül Alan Çalışmalarımı Topladığım Site: www.ekonomikcozum.com  

Köşe Yazılarım:  www.haberx.com/ozfidan 

 

Devamını Oku

BAYRAMDA BASILAN PARALAR ETKİSİNİ GÕSTERİYOR.

 

                                                                                                      27.05.2022. 

 

BAYRAMDA BASILAN PARALAR ETKİSİNİ GÕSTERİYOR. 


Bayramda basılan paralar sonucu piyasaların nakit TL Bolluğuna girmesi üzerine Türk Lirası güçlü ekonomileri olsun yada olmasın, Dünyadaki bütün yabancı ülkelerin paraları karşısında (Tıpkı ekonomisi ve sanayisi olmayan komşumuz Gürcistan para birimi olan Lari karşısında olduğu gibi.) Değer kaybediyor. Akaryakıt zammı ve enflasyon olarak geri dönüyor. Ne Ekersen Onu Biçersin! Kısır Döngüye Girmek Buna Denir. BEN PARA BASARIM DİYORSAN, PİYASALARA SÚRULEN PARALARI DUNYADAKİ DİĞER ÜLKELERDE OLDUĞU GİBİ FAİZ YÜKSELTEREK PİYASALARDA OLUŞAN LİKİLİTEYİ AZALTMAK, NAKİT PARAYI GERİ ÇEKMEK ZORUNDA KALIRSIN. YOK, BEN İLLEDE FAİZ DÜŞURECEĞİM DERSEN DE PARA BASMAYACAKSIN. PİYASALARI NAKİT TL YE BOĞMIYACAKSIN.  HESAP BU KADAR BASİT. 



                                                                        SEVGİLERİMLE. 

 

                                                                     Hasan  Yaşar  Özfidan. 

                                                        Uluslararası LL.M. Hukukçu – Ekonomist. 

                                                                        Araştırmacı  Yazar. 

 

 

Email: hasanozfidan1@hotmail.com 

Ödül Alan Çalışmalarımı Topladığım Site: www.ekonomikcozum.com  

Köşe Yazılarım:  www.haberx.com/ozfidan 

 

Devamını Oku

EV SAHİPLERİYLE KİRACILAR BİRBİRLERİNE GİRDİ!!

     

                                                                                                      22.05.2022. 

 

EV SAHİPLERİYLE KİRACILAR BİRBİRLERİNE GİRDİ!! 

 

Geçen ekim ayında FAİZ SEBEP ENFLASYON SONUÇTUR denilerek faizler düşürüldü.  piyasalar karıştı. O Günden bu güne her geçen gün daha da kötüye  gidiyor. Mutfaktaki krize ilaveten en son ev fiyatları ve kiraları aşırı artıyor. Ev sahipleriyle kiracılar birbirlerine girdi. 

 

Yaz mevsiminin gelmesiyle sebze ve meyve bolluğu nedeniyle  fiyatların düşeceği, yine yazın turizm gelirinde ki artışa bel bağlanmış durumda. Toplantılar ve paketler çözüm getirmiyor! Doğalgaz, petrol bulundu sözleriyle milletin gazı alınmaya çalışılıyor.  Rusya ve Ukrayna bile savaşta olmasına rağmen bizdeki kadar onlarda enflasyon yok! Vatandaş gergin. Milleti millete düşürüp düşmanları güldürmeyelim. Onların ekmeğine yağ sürmeyelim. 



                                                                        SEVGİLERİMLE. 

 

                                                                     Hasan  Yaşar  Özfidan. 

                                                        Uluslararası LL.M. Hukukçu – Ekonomist. 

                                                                        Araştırmacı  Yazar. 

 

 

Email: hasanozfidan1@hotmail.com 

Ödül Alan Çalışmalarımı Topladığım Site: www.ekonomikcozum.com  

Köşe Yazılarım:  www.haberx.com/ozfidan 

 

 

Devamını Oku

EV SAHİPLERİYLE KİRACILAR BİRBİRLERİNE GİRDİ!! 

   

                                                                                                      22.05.2022. 

 

EV SAHİPLERİYLE KİRACILAR BİRBİRLERİNE GİRDİ!! 

 

Geçen ekim ayında FAİZ SEBEP ENFLASYON SONUÇTUR denilerek faizler düşürüldü.  piyasalar karıştı. O Günden bu güne her geçen gün daha da kötüye  gidiyor. Mutfaktaki krize ilaveten en son ev fiyatları ve kiraları aşırı artıyor. Ev sahipleriyle kiracılar birbirlerine girdi. 

 

Yaz mevsiminin gelmesiyle sebze ve meyve bolluğu nedeniyle  fiyatların düşeceği, yine yazın turizm gelirinde ki artışa bel bağlanmış durumda. Toplantılar ve paketler çözüm getirmiyor! Doğalgaz, petrol bulundu sözleriyle milletin gazı alınmaya çalışılıyor.  Rusya ve Ukrayna bile savaşta olmasına rağmen bizdeki kadar onlarda enflasyon yok! Vatandaş gergin. Milleti millete düşürüp düşmanları güldürmeyelim. Onların ekmeğine yağ sürmeyelim. 



                                                                        SEVGİLERİMLE. 

 

                                                                     Hasan  Yaşar  Özfidan. 

                                                        Uluslararası LL.M. Hukukçu – Ekonomist. 

                                                                        Araştırmacı  Yazar. 

 

 

Email: hasanozfidan1@hotmail.com 

Ödül Alan Çalışmalarımı Topladığım Site: www.ekonomikcozum.com  

Köşe Yazılarım:  www.haberx.com/ozfidan 

 

Devamını Oku

BATAKLIKTAKİ SİNEKLERİN KAYNAĞI, AKARYAKITTAKİ FİYAT ARTIŞLARIDIR! 

 

                                                                                                          18.05.2022. 

 

BATAKLIKTAKİ SİNEKLERİN KAYNAĞI, AKARYAKITTAKİ FİYAT ARTIŞLARIDIR! 

Akaryakıt fiyatlarındaki artış ve piyasalarda zam  aralıksız devam ediyor. Avrupa'da asgari ücretle kaç litre benzin alınabiliyor? Bizde asgari ücretle kaç litre benzin alınabiliyor? 

 

Her geçen gün vatandaş daha da fakirleşiyor. Vatandaşta Moraller Bozuk, Dayanacak Güç Kalmadı. Savaşta olan Ukrayna ve Rusyada bile enflasyon %8 lerde, %17 lerde.. Ekonomisi, sanayisi ticareti olmayan Gürcistan'ın parası bile bizim paramız karşısında her geçen gün değer kazanıyor. Hayat pahalılığının ve enflasyonun artmasında en önemli rolü olan  akaryakıt fiyatlarını arttıran fırsatçılar tespit edilerek kendilerine gereken, hakettikleri cezalar verilmelidir! Vatandaş, bütün bunların bilerek yapıldığını düşünmeye başladı. 



                                                                        SEVGİLERİMLE. 

 

                                                                     Hasan  Yaşar  Özfidan. 

                                                        Uluslararası LL.M. Hukukçu – Ekonomist. 

                                                                        Araştırmacı  Yazar. 

 

 

Email: hasanozfidan1@hotmail.com 

Ödül Alan Çalışmalarımı Topladığım Site: www.ekonomikcozum.com  

Köşe Yazılarım:  www.haberx.com/ozfidan 

 

Devamını Oku

BATAKLIKTAKİ SİNEKLERİN KAYNAĞI, AKARYAKITTAKİ FİYAT ARTIŞLARIDIR!

 

                                                                                                          18.05.2022. 

 

BATAKLIKTAKİ SİNEKLERİN KAYNAĞI, AKARYAKITTAKİ FİYAT ARTIŞLARIDIR! 

Akaryakıt fiyatlarındaki artış ve piyasalarda zam  aralıksız devam ediyor. Avrupa'da asgari ücretle kaç litre benzin alınabiliyor? Bizde asgari ücretle kaç litre benzin alınabiliyor? 

 

Her geçen gün vatandaş daha da fakirleşiyor. Vatandaşta Moraller Bozuk, Dayanacak Güç Kalmadı. Savaşta olan Ukrayna ve Rusyada bile enflasyon %8 lerde, %17 lerde.. Ekonomisi, sanayisi ticareti olmayan Gürcistan'ın parası bile bizim paramız karşısında her geçen gün değer kazanıyor. Hayat pahalılığının ve enflasyonun artmasında en önemli rolü olan  akaryakıt fiyatlarını arttıran fırsatçılar tespit edilerek kendilerine gereken, hakettikleri cezalar verilmelidir! Vatandaş, bütün bunların bilerek yapıldığını düşünmeye başladı. 



                                                                        SEVGİLERİMLE. 

 

                                                                     Hasan  Yaşar  Özfidan. 

                                                        Uluslararası LL.M. Hukukçu – Ekonomist. 

                                                                        Araştırmacı  Yazar. 

 

 

Email: hasanozfidan1@hotmail.com 

Ödül Alan Çalışmalarımı Topladığım Site: www.ekonomikcozum.com  

Köşe Yazılarım:  www.haberx.com/ozfidan 

 

Devamını Oku

EMEKLİLERİN BAYRAM İKRAMİYESİ DARPHANEDEN Mİ GELİYOR?? PİYASALARA YENİ PARA SÜRMEK KOLAY AMA, SÜRÜLEN BU PARALARI PİYASALARDAN GERİ TOPLAMAK ZORDUR!

 

                                                                                                         30.04.2022. 

 

EMEKLİLERİN BAYRAM İKRAMİYESİ DARPHANEDEN Mİ GELİYOR?? 

PİYASALARA YENİ PARA SÜRMEK KOLAY AMA, SÜRÜLEN BU PARALARI PİYASALARDAN GERİ TOPLAMAK ZORDUR! 

 

Bugünlerde emeklilerin çoğu, bankamatiklerden bayram ikramiyelerini çektiklerinde ellerine gıcır gıcır Darphaneden yeni çıkmış, seri numaraları bile sıralı bir şekilde gelen banknotlar ellerine geçiyor. Anlaşılan, paralar darphaneden basıldığı gibi hiç ellenmeden ve sırası bile bozulmadan piyasalara sürülmüş gibi gözüküyor! 

 

Bir bilim insanı olarak bundan yaklaşık 11 Ay önce 11.06.2021 Tarihinde "Doların, enflasyonun ve faizlerin düşmesi için yapılması gerekenler." Başlıklı yazımı sizlerle paylaşmıştım. Bu yazıma https://www.haberx.com/post/686401/dolarin-enflasyonun-ve-faizlerin-dusmesi-icin-yapilmasi-gerekenler Adresinden ulaşabilirsiniz. Bu yazımı 15 Yıllık çalışmalarıma dayanarak yazdığımı özellikle belirtmiştim. Ama görülüyor ki, yetkililer bu görüş ve önerilerimi dikkate almamış gözüküyor. 

 

Yazıyı okuyanların kafalarını karıştırmadan kısa ve anlaşılır bilgiler vermekte yarar görüyorum. Çok olan her şeyin değeri düşük olur. Bunu herkes bilir. Burada da aynı kural geçerlidir. Türk Lirasının değer kaybetmesinin en büyük nedenlerinden biri, piyasalarda olması gerekenden fazla nakit (Likilite.) Türk Lirası bolluğunun olması yatmaktadır. Türk Lirası, piyasalarda gereğinden fazla çok olursa, başta A.B.D. Doları olmak üzere diğer para birimlerine karşı DEĞER KAYBEDER. Bunun tam tersinde ise, değer kazanır. Burada önemli olan husus ise, piyasalardaki likiliteyi dengeli tutmaktır. Dengeyi yakalamak için, ülkelerin Gayri Safi Milli Hasılasını (Yıllık olarak ülkede oluşan tüm hasıla, ülkenin tüm geliri.) dikkate almak ve kurala bağlamak gerekir. Maalesef ne ülkemizde, ne de tüm dünyada bununla ilgili bir kural, formül yada temayül bulunmamaktadır. Halbuki, her ülke kendi G.S.M.H sının belli oranında likit para bulundurabilir diye bir kural konsa, bütün sorunlar kökünden hallolur! 

 

Türk Lirasının birçok gelişmemiş yada gelişmekte olan ülke para birimleri karşısında değer kaybetmesinin asıl nedeni, piyasalarda olması gerekenden fazla Türk Lirası bolluğunun olması yatmaktadır. Piyasalarda olması gerekenden fazla likit paranın olması (Burada sanal paralarda önemli. Bunlarında dikkate alınması gerektiğine inanmaktayım.) yabancı para birimleri karşısında değer kaybetmesiyle birlikte, yurt içinde enflasyona (Hayat Pahalılığına.) neden olmaktadır. 

 

Şimdi gelelim, çözüm yollarına; 

  1. Çözüm yolu: Aşırı para bolluğuna neden olmamak için piyasalara aşırı miktarda para basılarak sürülmemelidir
  2. Çözüm yolu: Piyasalara aşırı para sürüldüğünde bu paranın geri emilimini sağlayacak önlemler alınmalı. Burada da faiz enstrümanı öne çıkıyor. Birçok gelişmiş ülkelerin başvurduğu faizleri yukarı çıkararak yada devletin yüksek faizli borçlanma tahvilleri çıkararak piyasalardaki likilite fazlalığının geri emiliminin sağlanması yolu. Bunlardan başka bilimsel bir yol yoktur. 

 

Gelelim asıl konuya! Faiz batağına batmamak ve faizlerin sıfıra doğru inmesi için piyasalara olması gerekenden fazla para basarak sürülmemesi gerekir. 

 

Bundan yaklaşık 21 Yıl önce Türk Lirasından Sıfır Atılması gerektiği makalelerimi yetkili yerlere gönderdiğim zamanlarda, dönemin Türk Lirasının değer kaybı ve yüksek enflasyonla mücadele edilen dönemlerde dönemin Merkez Bankası yetkililerine yazdığım yazıda, piyasalara para sürülürken nasıl bir yol izlendiği, piyasalarda bulunan banknotların ne kadar olduğu, bu banknotların küpürleri ve seri numaralarının neler olduğuna dair bazı sorular sormuştum. İlgili yerden bana, 

 

From : 

To :  hasanozfidan1@hotmail.com

Date :  Wed, 12 Dec 2001 15:53:06 +0200 

Sayın Hasan Yaşar Özfidan. 

İlgi: 18 Kasım 2001 tarihli e-mail mesajınız. 

İlgi e-mail mesajınızda yer alan sorularınızın cevapları aşağıda sıralanmıştır. 

Şeklinde bana cevabi bir yazı gelmiştir.  Bu yazıyı, zaman aşımına uğraması nedeniyle aşağıda sizlerle paylaşmakta yarar görüyorum. 

 

 

                                                                        SEVGİLERİMLE. 

 

                                                                     Hasan  Yaşar  Özfidan. 

                                                        Uluslar arası LL.M. Hukukçu – Ekonomist. 

                                                                        Araştırmacı  Yazar. 

 

 

Email: hasanozfidan1@hotmail.com 

Ödül Alan Çalışmalarımı Topladığım Site: www.ekonomikcozum.com 

Köşe Yazılarım:  www.haberx.com/ozfidan 

 

 

From : 

To :  hasanozfidan1@hotmail.com

Date :  Wed, 12 Dec 2001 15:53:06 +0200

 

Sayın Hasan Yaşar Özfidan. 

İlgi: 18 Kasım 2001 tarihli e-mail mesajınız.

İlgi e-mail mesajınızda yer alan sorularınızın cevapları aşağıda sıralanmıştır.

 

  1. a) Ülkemizde, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 87.maddesine göre, para

basılmasına karar verilmesi Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin görev ve yetkileri

arasındadır. Türkiye Büyük Millet  Meclisi, bu yetkiyi "Türkiye Cumhuriyet

Merkez Bankası Kanunu" ile Merkez Bankası'na devretmiştir. Banknotlar Bankamızda

"Banknot Basım Yönetmeliği" nde belirlenen hükümler çerçevesinde basılmaktadır.

  1. b) Bankamızca, yıllık olarak banknot baskı programı hazırlanırken;

                *       İçinde bulunulan yıl sonunda emisyon hacminin ulaşacağı varsayılan seviye,

                *       Takip eden yıl içinde yaşanacak bayramlar ve maaş ödeme dönemleri gözönüne

alınarak emisyon hacminin ulaşacağı varsayılan en yüksek seviye,

                *       Enflasyon, büyüme, döviz kuru, faiz oranı gibi makroekonomik göstergelerdeki

gelişmeler,

                *       Dolaşıma bir üst değerli banknotun çıkarılıp çıkarılmayacağı,

                *       Banknotların fersudeleşme oranları,

                *       Banknot Matbaası Genel Müdürlüğü'nün teknik olanakları

                gibi hususlar dikkate alınarak, bir sonraki yıl için basılması uygun görülen

banknot miktarı kupür ve adet itibariyle tahmini olarak hesaplanmaktadır.

  1. c) Yukarıda açıklandığı gibi, banknot basımı belirli kural ve ilkeler

çerçevesinde gerçekleştirilmektedir. Diğer ülkeler de banknot basımında bu

kuralları gözönünde bulundurmaktadır.

  1. d) Soruda kastedilen husus tam olarak anlaşılamamakla birlikte, Cumhuriyetimizin

kuruluşundan günümüze kadar dolaşıma 7 ayrı emisyon grubunda 113 tertip ve 21

değişik değerli banknot çıkarılmıştır.

                28 Kasım 2001 tarihi itibariyle, tedavülde

                        TL.20.000.000 banknotlardan   16.417.546 adet,

                        TL.10.000.000 banknotlardan 316.422.687 adet,

  1. 5.000.000 banknotlardan 174.583.990 adet,
  2. 1.000.000 banknotlardan 173.571.718 adet,
  3. 500.000 banknotlardan 101.518.123 adet,
  4. 250.000 banknotlardan 101.924.611 adet

                banknot bulunmaktadır.

 

  1. e) Bir üst değerli banknotun dolaşıma çıkarılmasında; emisyon hacmindeki

gelişmeler, ekonominin büyük kupürlü banknot ihtiyacı, yüksek oranlı enflasyona

paralel olarak banknot değerlerinin düşük kalmasının yanında;

                *       Dolaşımdaki en yüksek kupürlü banknotun değer ve adet olarak dolaşımdaki

payı,

                *       Şubelerimizde gerçekleşen toplam işlem hacmi,

                *       Paranın Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası ile piyasa arasındaki dolaşım

hızı,

                gibi hususlar gözönüne alınmaktadır.

  1. f) Piyasaya yeni banknotların çıkarılması ile imha edilmiş banknotlar arasında

herhangi bir ilişki bulunmamaktadır. Şöyle ki, piyasadan Bankamıza dönen

banknotlar sayım, ayırım ve tetkik işlemine tabi tutulmakta ve bu aşamada

sözkonusu banknotlardan tekrar dolaşıma verilmeyecek kadar kirli, eskimiş,

yıpranmış veya eksik olanlar imha edilmektedir. Dolaşıma yeni çıkarılan bir

banknotun (20.000.000 gibi) veya diğer banknotların piyasaya verilebilmesi için

bir para çekme talebinin olması ve mutlaka karşılığının bulunması gerekmektedir.

                Bilgi edinilmesini rica ederiz. 

 

TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI 

                    İdare Merkezi 

 

   Genel Müdür Yardımcısı          Müdür (Tedvir) 

 

 

Devamını Oku
EMEKLİLERİN BAYRAM İKRAMİYESİ DARPHANEDEN Mİ GELİYOR?? PİYASALARA YENİ PARA SÜRMEK KOLAY AMA, SÜRÜLEN BU PARALARI PİYASALARDAN GERİ TOPLAMAK ZORDUR!

EMEKLİLERİN BAYRAM İKRAMİYESİ DARPHANEDEN Mİ GELİYOR?? PİYASALARA YENİ PARA SÜRMEK KOLAY AMA, SÜRÜLEN BU PARALARI PİYASALARDAN GERİ TOPLAMAK ZORDUR!

 

                                                                                                           30.04.2022. 

 

EMEKLİLERİN BAYRAM İKRAMİYESİ DARPHANEDEN Mİ GELİYOR?? 

PİYASALARA YENİ PARA SÜRMEK KOLAY AMA, SÜRÜLEN BU PARALARI PİYASALARDAN GERİ TOPLAMAK ZORDUR! 

 

Bugünlerde emeklilerin çoğu, bankamatiklerden bayram ikramiyelerini çektiklerinde ellerine gıcır gıcır Darphaneden yeni çıkmış, seri numaraları bile sıralı bir şekilde gelen banknotlar ellerine geçiyor. Anlaşılan, paralar darphaneden basıldığı gibi hiç ellenmeden ve sırası bile bozulmadan piyasalara sürülmüş gibi gözüküyor! 

 

Bir bilim insanı olarak bundan yaklaşık 11 Ay önce 11.06.2021 Tarihinde "Doların, enflasyonun ve faizlerin düşmesi için yapılması gerekenler." Başlıklı yazımı sizlerle paylaşmıştım. Bu yazıma https://www.haberx.com/post/686401/dolarin-enflasyonun-ve-faizlerin-dusmesi-icin-yapilmasi-gerekenler Adresinden ulaşabilirsiniz. Bu yazımı 15 Yıllık çalışmalarıma dayanarak yazdığımı özellikle belirtmiştim. Ama görülüyor ki, yetkililer bu görüş ve önerilerimi dikkate almamış gözüküyor. 

 

Yazıyı okuyanların kafalarını karıştırmadan kısa ve anlaşılır bilgiler vermekte yarar görüyorum. Çok olan her şeyin değeri düşük olur. Bunu herkes bilir. Burada da aynı kural geçerlidir. Türk Lirasının değer kaybetmesinin en büyük nedenlerinden biri, piyasalarda olması gerekenden fazla nakit (Likilite.) Türk Lirası bolluğunun olması yatmaktadır. Türk Lirası, piyasalarda gereğinden fazla çok olursa, başta A.B.D. Doları olmak üzere diğer para birimlerine karşı DEĞER KAYBEDER. Bunun tam tersinde ise, değer kazanır. Burada önemli olan husus ise, piyasalardaki likiliteyi dengeli tutmaktır. Dengeyi yakalamak için, ülkelerin Gayri Safi Milli Hasılasını (Yıllık olarak ülkede oluşan tüm hasıla, ülkenin tüm geliri.) dikkate almak ve kurala bağlamak gerekir. Maalesef ne ülkemizde, ne de tüm dünyada bununla ilgili bir kural, formül yada temayül bulunmamaktadır. Halbuki, her ülke kendi G.S.M.H sının belli oranında likit para bulundurabilir diye bir kural konsa, bütün sorunlar kökünden hallolur! 

 

Türk Lirasının birçok gelişmemiş yada gelişmekte olan ülke para birimleri karşısında değer kaybetmesinin asıl nedeni, piyasalarda olması gerekenden fazla Türk Lirası bolluğunun olması yatmaktadır. Piyasalarda olması gerekenden fazla likit paranın olması (Burada sanal paralarda önemli. Bunlarında dikkate alınması gerektiğine inanmaktayım.) yabancı para birimleri karşısında değer kaybetmesiyle birlikte, yurt içinde enflasyona (Hayat Pahalılığına.) neden olmaktadır. 

 

Şimdi gelelim, çözüm yollarına; 

  1. Çözüm yolu: Aşırı para bolluğuna neden olmamak için piyasalara aşırı miktarda para basılarak sürülmemelidir
  2. Çözüm yolu: Piyasalara aşırı para sürüldüğünde bu paranın geri emilimini sağlayacak önlemler alınmalı. Burada da faiz enstrümanı öne çıkıyor. Birçok gelişmiş ülkelerin başvurduğu faizleri yukarı çıkararak yada devletin yüksek faizli borçlanma tahvilleri çıkararak piyasalardaki likilite fazlalığının geri emiliminin sağlanması yolu. Bunlardan başka bilimsel bir yol yoktur. 

 

Gelelim asıl konuya! Faiz batağına batmamak ve faizlerin sıfıra doğru inmesi için piyasalara olması gerekenden fazla para basarak sürülmemesi gerekir. 

 

Bundan yaklaşık 21 Yıl önce Türk Lirasından Sıfır Atılması gerektiği makalelerimi yetkili yerlere gönderdiğim zamanlarda, dönemin Türk Lirasının değer kaybı ve yüksek enflasyonla mücadele edilen dönemlerde dönemin Merkez Bankası yetkililerine yazdığım yazıda, piyasalara para sürülürken nasıl bir yol izlendiği, piyasalarda bulunan banknotların ne kadar olduğu, bu banknotların küpürleri ve seri numaralarının neler olduğuna dair bazı sorular sormuştum. İlgili yerden bana, 

 

From : 

To :  hasanozfidan1@hotmail.com

Date :  Wed, 12 Dec 2001 15:53:06 +0200 

Sayın Hasan Yaşar Özfidan. 

İlgi: 18 Kasım 2001 tarihli e-mail mesajınız. 

İlgi e-mail mesajınızda yer alan sorularınızın cevapları aşağıda sıralanmıştır. 

Şeklinde bana cevabi bir yazı gelmiştir.  Bu yazıyı, zaman aşımına uğraması nedeniyle aşağıda sizlerle paylaşmakta yarar görüyorum. 

 

 

                                                                        SEVGİLERİMLE. 

 

                                                                     Hasan  Yaşar  Özfidan. 

                                                        Uluslar arası LL.M. Hukukçu – Ekonomist. 

                                                                        Araştırmacı  Yazar. 

 

 

Email: hasanozfidan1@hotmail.com 

Ödül Alan Çalışmalarımı Topladığım Site: www.ekonomikcozum.com 

Köşe Yazılarım:  www.haberx.com/ozfidan 

 

To :  hasanozfidan1@hotmail.com

Date :  Wed, 12 Dec 2001 15:53:06 +0200

 

Sayın Hasan Yaşar Özfidan.

İlgi: 18 Kasım 2001 tarihli e-mail mesajınız.

İlgi e-mail mesajınızda yer alan sorularınızın cevapları aşağıda sıralanmıştır.

 

  1. a) Ülkemizde, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 87.maddesine göre, para

basılmasına karar verilmesi Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin görev ve yetkileri

arasındadır. Türkiye Büyük Millet  Meclisi, bu yetkiyi "Türkiye Cumhuriyet

Merkez Bankası Kanunu" ile Merkez Bankası'na devretmiştir. Banknotlar Bankamızda

"Banknot Basım Yönetmeliği" nde belirlenen hükümler çerçevesinde basılmaktadır.

  1. b) Bankamızca, yıllık olarak banknot baskı programı hazırlanırken;

                *       İçinde bulunulan yıl sonunda emisyon hacminin ulaşacağı varsayılan seviye,

                *       Takip eden yıl içinde yaşanacak bayramlar ve maaş ödeme dönemleri gözönüne

alınarak emisyon hacminin ulaşacağı varsayılan en yüksek seviye,

                *       Enflasyon, büyüme, döviz kuru, faiz oranı gibi makroekonomik göstergelerdeki

gelişmeler,

                *       Dolaşıma bir üst değerli banknotun çıkarılıp çıkarılmayacağı,

                *       Banknotların fersudeleşme oranları,

                *       Banknot Matbaası Genel Müdürlüğü'nün teknik olanakları

                gibi hususlar dikkate alınarak, bir sonraki yıl için basılması uygun görülen

banknot miktarı kupür ve adet itibariyle tahmini olarak hesaplanmaktadır.

  1. c) Yukarıda açıklandığı gibi, banknot basımı belirli kural ve ilkeler

çerçevesinde gerçekleştirilmektedir. Diğer ülkeler de banknot basımında bu

kuralları gözönünde bulundurmaktadır.

  1. d) Soruda kastedilen husus tam olarak anlaşılamamakla birlikte, Cumhuriyetimizin

kuruluşundan günümüze kadar dolaşıma 7 ayrı emisyon grubunda 113 tertip ve 21

değişik değerli banknot çıkarılmıştır.

                28 Kasım 2001 tarihi itibariyle, tedavülde

                        TL.20.000.000 banknotlardan   16.417.546 adet,

                        TL.10.000.000 banknotlardan 316.422.687 adet,

  1. 5.000.000 banknotlardan 174.583.990 adet,
  2. 1.000.000 banknotlardan 173.571.718 adet,
  3. 500.000 banknotlardan 101.518.123 adet,
  4. 250.000 banknotlardan 101.924.611 adet

                banknot bulunmaktadır.

 

  1. e) Bir üst değerli banknotun dolaşıma çıkarılmasında; emisyon hacmindeki

gelişmeler, ekonominin büyük kupürlü banknot ihtiyacı, yüksek oranlı enflasyona

paralel olarak banknot değerlerinin düşük kalmasının yanında;

                *       Dolaşımdaki en yüksek kupürlü banknotun değer ve adet olarak dolaşımdaki

payı,

                *       Şubelerimizde gerçekleşen toplam işlem hacmi,

                *       Paranın Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası ile piyasa arasındaki dolaşım

hızı,

                gibi hususlar gözönüne alınmaktadır.

  1. f) Piyasaya yeni banknotların çıkarılması ile imha edilmiş banknotlar arasında

herhangi bir ilişki bulunmamaktadır. Şöyle ki, piyasadan Bankamıza dönen

banknotlar sayım, ayırım ve tetkik işlemine tabi tutulmakta ve bu aşamada

sözkonusu banknotlardan tekrar dolaşıma verilmeyecek kadar kirli, eskimiş,

yıpranmış veya eksik olanlar imha edilmektedir. Dolaşıma yeni çıkarılan bir

banknotun (20.000.000 gibi) veya diğer banknotların piyasaya verilebilmesi için

bir para çekme talebinin olması ve mutlaka karşılığının bulunması gerekmektedir.

                Bilgi edinilmesini rica ederiz. 

 

TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI 

                    İdare Merkezi 

 

   Genel Müdür Yardımcısı          Müdür (Tedvir) 

 

Devamını Oku
EMEKLİLERİN BAYRAM İKRAMİYESİ DARPHANEDEN Mİ GELİYOR??  PİYASALARA YENİ PARA SÜRMEK KOLAY AMA, SÜRÜLEN BU PARALARI PİYASALARDAN GERİ TOPLAMAK ZORDUR!