ÖZE DÖNÜŞ KAPISI

Onbir ayın sultanı Ramazan geldi. Dünya üzerindeki tüm Müslümanlar nasiplerince değerlendirecekler. Oruçlar tutulacak, teravihler kılınacak, fitreler zekatlar verilcek, fakirin garibin hali pür melali anlaşılacak. Ramazan boyunca şeytanın eli kolu bağlanacak. Kul ne yaparsa kendi iradesi, nefsinin yönlendirmesi ile yapacak. Peki şeytan bağlanıyorsa bunca zulüm, bunca haksızlık, bunca acıyı kim nasıl yapıyor. Şeytanın bir numaraları avareleri....

Şeytan Bağlanıyor bağlanmasına ama şeytanlaşanları kim bağlayacak. Zalimleri, faşistleri, kadına şiddet uygulayanları, adaletsiz yöneticiyi, insafsız işvereni, hortumcuyu, teröristi ..... kim bağlayacak. Öyle şeyle ryaşıyoruz ki inanın şeytan bile "Beni bırakın onları bağlayın." der. Ama bunca karamsarlığa rağmen ifade edilmeliki yapılan araştırmalar Ramazanda suç oranının gözle görecek seviyede düştüğünü gösteriyor.

Ramazanda esas fakirin garibin halini anlayabilmek, onlarla aynı kederi, aynı sofrayı, aynı duyguları paylaşabilmek. Zaten zekat müessesindeki sırda o seviyeyi dengeleyebilmek. Bizler her akşam sofralarımızda bu duyguları yaşamıyorsak tuttuğumuz oruç diyet uygulamasından başka ne olur ki. Açın halini anlamak, her zamanakinden daha fazla doldurulmuş çeşidi artmış sofralarla mı olur. Yoksa alıp olan olmayan ne varsa sofrada hadi kalkın gidiyoruz diyerek bir garibin sofrasında hiç bükülmeyen bacakları kırıp diz üstü oturarak yenen yemeklerle mi olur!

Bu demek değildirki ne kadar verirsen o kadar kazanırsın. Tatlı dil ile hal hatır sormak bile dünyanın tüm malı mülkünün vereceği kıymetten daha değerlidir. Zaten Kur'an-ı Kerim'de "Hepsinden âlâsı ise, Allah’ın kendilerinden razı olmasıdır.” (Tevbe, 9/72) ifade edilir. Allah aza çoğa bakmaz niyete bakar. Niyetler halis olsa ameller varacağı yere varır.

Ramazan bu noktada bizler için büyük bir nimet. Öze dönüş kapısı. Ben neyim, dünyaya neden geldim, yaradılış gayem ne....

Özünü bulalardan olma temennisi ile...

Vesselam

Popüler Kullanıcılar